"Elini koynuna sok; Firavun'a ve onun kavmine gönderilen dokuz mucizeden biri olarak, kusursuz bembeyaz olarak çıksın. Çünkü onlar fasık bir kavimdir."

وَاَدْخِلْ يَدَكَ فِي جَيْبِكَ تَخْرُجْ بَيْضَاءَ مِنْ غَيْرِ سُوءٍ فِي تِسْعِ اٰيَاتٍ اِلٰى فِرْعَوْنَ وَقَوْمِهِ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِقِينَ

ve edḣil yedeke fī ceybike teḣruc beyDā'e min ğayri sū'in fī tis'ǐ āyātin ilā fir'ǎvne ve ḳavmihi innehum kānū ḳavmen fāsiḳīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاَدْخِلْve edḣilد خ لgirmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak, anlaşıldı/dahil edildi, karışmak/kaynaşmakve sok
2يَدَكَyedekeي د يdokunmak, yardım etmek, iyilik etmek, hayırlı olmak, güç ve üstünlük göstermek, güç, kuvvet, el, onun aracılığıyla (gerçekleştirmek) Türkçe'ye girmiş türevler: teyit, teyit etmek, teyitleşmek, müeyyide, müeyyet, müeyyitelini
3فِي
4جَيْبِكَceybikeج ي بGömleğin yakasını kesmek, gömleğin boyun ve göğüs kısmındaki açıklık, gömlekteki açıklık (örneğin başın veya kolun geçtiği yer), cep (Arapların genellikle eşyaları gömleğin göğüs kısmında taşımasından türetilmiş), göğüs, kalp, bir ülke/toprak için giriş yeri, oyulmuşkoynuna
5تَخْرُجْteḣrucخ ر جÇıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak, eğitmek/disipline etmek/iyi yetiştirmek, iki karışımdan bir şey yapmak (iki renk gibi, siyah ve beyaz, veya bir tabletin bir kısmına yazıp bir kısmını boş bırakmak), bir şeyi farklı türlerde yapmak, bir şeye veya nedene katkıda bulunmak, anlaşma yapmak, zorla almak/çıkarmak/üretmek/ortaya çıkarmak, bir şeyi veya birini dışlamak, boşaltmak, aşmak veya üstün olmak, başkalarını geçmek, dışsal/harici/nesnel olmakçıksın
6بَيْضَاءَbeyDā'eب ي ضBeyaz olmak, beyazlamak, yumurtlamak, ağarmak, beyaza çalmak, beyazlaştırmakbembeyaz
7مِنْmin
8غَيْرِğayriغ ي رgetirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek; dışında (münhasıran), hariç, olmadan; yalan; [a manãs] başkasının sözde hakkı olan şeye katılımından hoşlanmama; küçümseme şüphesinden kaçınmak için kutsal veya dokunulmaz olana özen gösterme; Müslüman bir hükümette özgür gayrimüslim tebaanın tanınma simgesi; devesinin eşyalarını üzerinden çıkarıp onu rahatlatmak ve kolaylaştırmak isteyen kişi. mughiraat - akıncılar.olmaksızın
9سُوءٍsū'inس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmekkusur
10فِيiçinde
11تِسْعِtis'ǐت س عDokuzuncu olmak, dokuz.dokuz
12اٰيَاتٍāyātinا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.mu'cize
13اِلٰىilā
14فِرْعَوْنَfir'ǎvneفرعونFir'avn'a (git)
15وَقَوْمِهِve ḳavmihiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhve onun kavmine
16اِنَّهُمْinnehumçünkü onlar
17كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinoldular
18قَوْمًاḳavmenق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhbir kavim
19فَاسِقِينَfāsiḳīneف س قİtaatsizlik yapmak, yoldan çıkmak, emre karşı gelmek, ahlaksızca yaşamak, düzensizlik içinde olmak, kötü olmak, ahlaksız olmak, ahlaksızlık yapmak, sapkın olmak, dinsiz olmak, kötülük yapmak.fasık

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve elini koynuna sok da bir hastalık yüzünden olmaksızın bembeyaz, parıl parıl parlar bir halde çıksın; bu, Firavun'la kavmine gösterilen dokuz delil içindedir; şüphe yok ki onlar, buyruktan çıkmış bir topluluktur.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve elini koynuna sok da bir hastalık yüzünden olmaksızın bembeyaz, parıl parıl parlar bir halde çıksın; bu, Firavunʼla kavmine gösterilen dokuz delil içindedir; şüphe yok ki onlar, buyruktan çıkmış bir topluluktur.

Adem Uğur

Elini koynuna sok da kusursuz bembeyaz çıksın. Dokuz mucize ile Firavun ve kavmine (git). Çünkü onlar artık yoldan çıkmış bir kavim olmuşlardır.

Ahmed Hulusi

"Elini de koynuna sok. . . Sağlıklı, bembeyaz çıkar. . . Bunlar, Firavun ve onun toplumuna (onlarla irsal olunduğun) dokuz ayet içindedir! Muhakkak ki onlar inançları bozuk bir topluluk oldular. "

Ahmet Tekin

'Elini koynuna sok, kusurla ilgisi olmayan, ışıl ışıl bembeyaz bir el ortaya çıksın. Dokuz mûcize ile Firavun ve kavmini Allah’a imana, emirlerine itaate davete git. Çünkü onlar doğru ve mantıklı düşünmeyi terkeden, fâsık, bozguncu bir kavim olmuştur.'

Ahmet Varol

Elini koynuna sok da bir hastalık olmadan bembeyaz çıksın. Bu Firavun ile kavmine (göstereceğin) dokuz mucizeden biridir. Şüphesiz onlar fasık bir kavimdirler.'

Ali Bulaç

"Ve elini koynuna sok, kusursuz olarak bembeyaz çıkıversin, (bu,) Firavun ve kavmine olan dokuz ayet (mucize) içinde(n biri)dir. Gerçekten onlar, fasık olan bir kavimdir."

Ali Fikri Yavuz

Elini koynuna sok, (sonra) lekesiz bembeyaz çıksın da dokuz mucize ile beraber Firavun’a ve onun (kıpt) kavmine git. Çünkü onlar kâfirler topluluğudur.”

Ali Rıza Safa

"Şimdi, elini göğsüne sok; Firavun ve onun toplumuna, dokuz mucizeden biri olarak, pürüzsüz bir biçimde ışıldayarak çıksın. Aslında, onlar, yoldan çıkmış bir toplumdur!"

Bayraktar Bayraklı

"Elini koynuna sok da kusursuz, bembeyaz çıksın. Dokuz mucize ile Firavun ve kavmine git! Çünkü onlar artık yoldan çıkmış bir kavim olmuşlardır."

Bekir Sadak

(10-12) «egnegini at!» Musa, degneginin yilan gibi hareketler yaptigini gorunce, arkasina bakmadan donup kacti. «Ey Musa! Korkma; Benim katimda peygamberler korkmaz; yalniz haksizlik eden bunun disindadir. Kotu hali iyilige ceviren kimse bilsin ki Ben suphesiz bagslarim, merhamet ederim. Elini koynuna sok, Firavun ve milletine gnderilen dokuz mucizeden biri olarak kusursuz, bembeyaz ciksin. Gercekten onlar yoldan cikmis bir millettir.»

Celal Yıldırım

(Ya Musâ!) Elini koynuna sok da kusursuz bembeyaz pırıl pırıl çıksın, tâ ki Fir'avn'a ve milletine sunacağın dokuz mu'cize içinde yer alsın. Çünkü gerçekten onlar Hakk'ın yolundan çıkmış bir millettir.

Diyanet İşleri

"Elini koynuna sok; Firavun'a ve onun kavmine gönderilen dokuz mucizeden biri olarak, kusursuz bembeyaz olarak çıksın. Çünkü onlar fasık bir kavimdir."

Diyanet İşleri (eski)

(10-12) 'Değneğini at!' Musa, değneğinin yılan gibi hareketler yaptığını görünce, arkasına bakmadan dönüp kaçtı. 'Ey Musa! Korkma; Benim katımda peygamberler korkmaz; yalnız haksızlık eden bunun dışındadır. Kötü hali iyiliğe çeviren kimse bilsin ki Ben şüphesiz bağışlarım, merhamet ederim. Elini koynuna sok, Firavun ve milletine gönderilen dokuz mucizeden biri olarak kusursuz, bembeyaz çıksın. Gerçekten onlar yoldan çıkmış bir millettir.'

Diyanet Vakfi

Elini koynuna sok da kusursuz bembeyaz çıksın. Dokuz mucize ile Firavun ve kavmine (git). Çünkü onlar artık yoldan çıkmış bir kavim olmuşlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Elini koynuna sok; kusursuz bembeyaz çıkacaktır. Dokuz mucize ile Firavun ve kavmine (git), çünkü onlar yoldan çıkmış bir kavim olmuşlardır.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de elini koynuna sok; bembeyaz, kusursuz çıksın, Firavun ve kavmine dokuz mucizeden biri olarak. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir toplum oldular."

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de elini koynuna sok çıksın bembeyaz hiç bir afetsiz, dokuz ayet içinde, Fir'avne ve kavmına, çünkü onlar fasık bir kavm oldular

Erhan Aktaş

"Ve elini koynuna sok. Kötülük olmaksızın onu bembeyaz olarak çıkar. Firavun ve halkına dokuz ayet ile git. Çünkü onlar fasık bir halk oldular."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ve elini koynuna sok. Kötülük olmaksızın onu bembeyaz olarak çıkar. Firavun ve halkına dokuz ayet ile git. Çünkü onlar fasık bir halk oldular."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ve elini koynuna sok. Onu bembeyaz olarak çıkar. Firavun ve kavmine dokuz ayet ile git. Çünkü onlar fasık bir toplum oldular."

Fizilal-il Kuran

Elini yenine sok: Dışarı çıkardığında, hiçbir hastalık belirtisi olmaksızın, ak bir parıltı saçacaktır. Bu olağanüstülükler, Firavun ile soydaşlarına göstereceğin dokuz mucizenin ikisidir. Onlar kesinlikle yoldan çıkmış bir toplumdur.»

Gültekin Onan

"Ve elini koynuna sok, kusursuz olarak bembeyaz çıkıversin; (bu,) Firavun ve kavmine olan dokuz ayet içinde(n biri)dir. Gerçekten onlar, fasıklar kavmidir."

Hamdi Döndüren

“Elini koynuna sok, kusursuz olarak bembeyaz çıksın. (Bu da) Firavun’a ve kavmine (göstereceğin) dokuz mucizeden biridir. Çünkü onlar, yoldan çıkan bir kavim oldular.”

Hasan Basri Çantay

"Elini koynuna sok da Fir'avne ve kavmine (göstereceğin) dokuz mu'cize içinde o, kusursuz, bembeyaz olarak çıkıversin. Şübhesiz ki onlar fasıklar güruhudur".

Hasib Asutay

'Elini koynuna sok da kusursuz, bembeyaz çıksın. (3) Dokuz, mucize ile Firavun ve kavmine (git). Çünkü onlar yoldan çıkmış bir kavim olmuşlardır.' (3. 'Ceyb ', yakanın göğüs üzerindeki açık yeri demektir.)

Hayrat Neşriyat

'Hem elini koynuna sok; Fir'avun’a ve kavmine (gönderilen) dokuz mu'cizeden biri olmak üzere kusursuz, bembeyaz (parlayan ve ışık saçan bir el) olarak çıksın! Çünki onlar bir fâsıklar topluluğu oldular!'

İbni Kesir

Ve elini koynuna sok. Firavun ve kavmine gönderilen dokuz mucizeden biri olarak kusursuz, bembeyaz çıksın. Şüphesiz ki onlar; fasık bir kavim idiler.

Mehmet Okuyan

Elini koynuna sok ki kusursuz bembeyaz çıksın! (Sen de) dokuz delil (mucize) ile Firavun’a ve kavmine (git)! Çünkü onlar, yoldan çıkmış bir topluluk oldular.

Muhammed Esed

"Şimdi elini koynuna sok; her türlü lekeden arınmış olarak bembeyaz, ışıl ışıl çıkacaktır!" "(Ve şimdi de) dokuz mesaj(ımız)la Firavun ve onun toplumuna (git); çünkü onlar gerçekten yoldan çıkmış bir toplum haline geldiler!"

Mustafa İslamoğlu

"Şimdi de elini göğsüne sok! Her tür kusurdan arınmış olarak tertemiz, ışıl ışıl bir beyazlıkta çıkacaktır. Dokuz ayet de içinde olmak üzere, (bütün mucizelerle) Firavun ve kavmine git; çünkü onlar öteden beri yoldan çıkmış bir kavimdirler!

Ömer Nasuhi Bilmen

«Ve elini koynuna sok, bembeyaz, kusursuz olarak çıkıversin. Dokuz mucize ile Fir'avun'a ve kavmine (git), şüphe yok ki onlar fâsıklar olan bir kavim oldular.»

Ömer Öngüt

“Elini koynuna sok, kusursuz bembeyaz çıksın. Bu, Firavun'a ve kavmine (göstereceğin) dokuz âyet (mucize) içindedir. Doğrusu onlar fâsıklar gürûhudur. ”

Suat Yıldırım

"Haydi, elini koynuna sok! Şimdi çıkar: İşte kusursuz, pırıl pırıl ışık saçıyor. Böylece Firavun’a ve onun halkına göstereceğin dokuz mûcizeye bu da dahil olsun. Hakikaten onlar yoldan tam çıkmış bir güruhtur."

Süleyman Ateş

"Elini koynuna sok, kusursuz olarak bembeyaz (parıl parıl) çıksın. (Bu da) Fir'avn'a ve onun kavmine (göstereceğin) dokuz mu'cize içindedir. Çünkü onlar yoldan çıkan bir kavimdir."

Süleymaniye Vakfı

Elini koynuna sok; lekesiz, bembeyaz olarak çıksın. Bu, Firavun'a ve halkına göstereceğin dokuz ayetin/mucizenin içindedir. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir halktır."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Elini koynuna sok; lekesiz bembeyaz olarak çıkıversin. Bu, Firavun'a ve halkına karşı dokuz belgenin içindedir. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir halktır."

Şaban Piriş

Elini koynuna sok hiç kusursuz, bembeyaz çıksın. Firavun'a ve kavmine olan dokuz mucizeden biri budur. Onlar, yoldan çıkmış bir toplumdur.

Tefhim-ul Kuran

«Ve elini koynuna sok, kusursuz olarak bembeyaz çıkıversin, (bu,) Firavun ve kavmine olan dokuz ayet (mucize) içinde(n biri)dir. Gerçekten onlar, fasık olan bir kavimdir.»

Ümit Şimşek

'Şimdi de elini koynuna sok ki, hiç kusursuz, bembeyaz parlar halde çıksın. Böylece dokuz âyetle Firavun ve kavmine git. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir topluluk haline geldiler.'

Yaşar Nuri Öztürk

"Elini koynuna sok; Firavun ve toplumuna yönelik dokuz mucizeden biri olarak pürüzsüz ve lekesiz, bembeyaz bir biçimde çıkacaktır. O Firavun ve yandaşları sapmış bir topluluk haline geldiler."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əlini qoynuna sal ki, əlin oradan ləkəsiz, ağappaq çıxsın. Firona və onun tayfasına göndərilən doqquz möcüzədən biri budur. Həqiqətən, onlar fasiq bir tayfadır!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əlini qoynuna (köynəyinin yaxasına, yaxud qoltuğunun altına) qoy ki, Firʼona və onun tayfasına göndərilən doqquz möʼcüzədən biri olaraq eyibsiz-qüsursuz ağappaq (parlaq bir nur kimi) çıxsın. Həqiqətən, onlar (Allahın itaətindən çıxmiş) fasiq bir camaatdır!″

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Und stecke deine Hand in deinen Brustschlitz, so kommt sie weiß, jedoch nicht von Übel befallen, heraus. (Dies zählt) zu neun Zeichen, (gerichtet) an Firʹaun und sein Volk. Gewiß, sie sind ein Volk von Frevlern.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und steck deine Hand unter deinen Arm; sie wird ohne ein Übel weiß hervorkommen - (dies ist eines) der neun Zeichen für Pharao und sein Volk; denn sie sind ein frevelhaftes Volk.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und stecke deine Hand in den Ausschnitt deines (Kleides), kommt sie hell unversehrt heraus. (Geh!) mit neuen Ayat zu Pharao und seinen Leuten. Sie waren fisq-betreibende Leute.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And, Allah added, "put your hand into your bosom it shall come out transfigured in a radiance of white divine light unharmed and all sound, one of nine divine signs you shall present to Pharaoh and his people who have confirmed themselves in the horrid purpose and the ill intention".

Abdul Haleem

Put your hand inside your cloak and it will come out white, but unharmed. These are among the nine signs that you will show Pharaoh and his people; they have really gone too far.’

Abdullah Yusuf Ali

"Now put thy hand into thy bosom, and it will come forth white without stain (or harm): (these are) among the nine Signs (thou wilt take) to Pharaoh and his people: for they are a people rebellious in transgression."

Abul A'la Maududi

Now put your hand into your bosom, and it will come forth shining without any blemish. (These are two of the) nine Signs to be carried to Pharaoh and his people. They are surely a wicked people."

Aisha Bewley

Put your hand inside your shirt front. It will emerge pure white, yet quite unharmed – one of nine Signs to Pharaoh and his people. They are a people of deviators.’

Al-Hilali & Khan

"And put your hand into your bosom, it will come forth white without hurt. (These are) among the nine signs (you will take) to Fir‘aun (Pharaoh) and his people. Verily they are a people who are Fâsiqûn (rebellious, disobedient to Allâh).

Ali Quli Qarai

‘Insert your hand into your bosom. It will emerge white, without any fault, —among nine signs for Pharaoh and his people. Indeed they are a transgressing lot.’

Amatul Rahman Omar

`And put your hand into your bosom, it will come forth (sparkling) white without any disease. (These are two signs) from among the nine signs (which you shall show) to Pharaoh and his people. They are truly a rebellious people.'

Arthur John Arberry

Thrust thy hand in thy bosom and it will come forth white without evil-among nine signs to Pharaoh and his people; they are an ungodly people. '

Bijan Moeinian

"Now put your hand into your pocket; when you take it out, it will shine white [like an intense fire] without hurting you. These are among the nine miracles that you have to present to Pharaoh and his people; [you are my messengers to them and your mission is to bring them back to the right path as] they are indeed wicked people."

E. Henry Palmer

but put thy hand in thy bosom, it shall come forth white without hurt;- one of nine signs to Pharaoh and his people; verily, they are a people who act abominably. '

Edip-Layth

"Place your hand into your pocket; it will come out white with no blemish, one of nine signs to Pharaoh and his people."

George Sale

Moreover put thy hand into thy bosom; it shall come forth white, without hurt: This shall be one among the nine signs unto Pharaoh and his people; for they are a wicked people.

Hamid S. Aziz

Save only those who have done wrong and then substitute good for evil; and, verily, I am Forgiving, Merciful!

Mahmoud Ghali

And put your hand into your bosom, (i. e., the bosom of your robe) it will come out (Literally: go out) white without any odious (imperfection) among nine signs to Firaawn (Pharaoh) and his people. Surely they have been an immoral people."

Marmaduke Pickthall

And put thy hand into the bosom of thy robe, it will come forth white but unhurt. (This will be one) among nine tokens unto Pharaoh and his people Lo! they were ever evil-living folk.

Mohamed Ahmed - Samira

Put your hand in the bosom of your shirt; it will come out white without any blemish. This will be one of nine tokens for the Pharaoh and his people, who are a wicked lot indeed."

Muhammad Asad

"Now place thy hand into thy bosom: it will come forth [shining] white, without blemish!" [And thou shalt go] with nine [of My] messages unto Pharaoh and his people for, verily, they are people depraved!”

Mustafa Khattab

Now put your hand through ˹the opening of˺ your collar, it will come out ˹shining˺ white, unblemished.[1] ˹These are two˺ of nine signs for Pharaoh and his people.[2] They have truly been a rebellious people."

Progressive Muslims

"And place your hand into your pocket; it will come out white with no blemish, one of nine signs to Pharaoh and his people. "

Sahih International

And put your hand into the opening of your garment [at the breast]; it will come out white without disease. [These are] among the nine signs [you will take] to Pharaoh and his people. Indeed, they have been a people defiantly disobedient."

Sam Gerrans

“And enter thou thy hand into thy bosom; it will come forth white, without evil — among nine proofs to Pharaoh and his people; they are a perfidious people.”

Shabbir Ahmed

"Now, when you present the Light in your heart with forceful Logic, it will shine with unblemished Truth. Take the Nine of My Messages to Pharaoh and his people - for, verily they are a nation drifting away from the Right Path." ((28:32). Nine, and not ten Commandments (17:101)).

Syed Vickar Ahamed

"Now put your hand on your chest, and it will come out white without stain: (These are) from the nine Signs (you will take) to Firon (Pharaoh) and his people: Verily, they are unruly people exceeding all limits. "

Taqi Usmani

And put your hand into your bosom, and it will come out white, without any evil, as one of the nine signs (sent) to Pharaoh and his people. Surely they have been a sinful people.

The Monotheist Group

"And place your hand into your pocket; it will come out white with no blemish, one of nine signs to Pharaoh and his people; for they are a wicked people."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et introduis ta main dans lʹouverture de ta tunique. Elle sortira blanche et sans aucun mal - un des neuf prodiges à Pharaon et à son peuple, car ils sont vraiment des gens perversʺ -.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Destê xwe hêdîka têxe paxila xwe, dê spî derkeve; spîtiyeke ne ji nexweşî. Tu digel van neh mucîzeyan here cem Firewn û gelê wî. Bêguman ew civateke jirêderketî û fasiq in.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En steek je hand in je boezem, dan zal zij wit, maar zonder iets slechts tevoorschijn komen als een van negen tekenen voor Firʹaun en zijn volk. Zij zijn verdorven mensen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Steek uwe hand in uwe borst, en uwe hand zal wit en ongedeerd te voorschijn komen; dit zal een der negen teekenen voor Pharao en zijn volk wezen; want zij zijn zondaren.

Hollandaca — Siregar

(Allah zei tot Môesa:) ʺEn stop jouw hand onder jouw kraag en deze schijnt wit, zonder ziek te zijn: als één van de negen wonderen tegen Firʹaun en zijn volk. Voorwaar, zij zijn een zwaw zondig volk.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И введи (о, Муса) свою руку за пазуху, (и) она выйдет белой (как снег) без (никакого) вреда. (И это чудо будет одним) в числе девяти знамений [[Девять чудес-знамений, с которыми Аллах Всевышний направил пророка Мусу к Фараону: белая, как снег, рука; посох, годы, неурожай, потоп, который затопил их поля и сады; саранча, которая поела их посевы, урожай, двери и крыши домов, и также их одежды; насекомые, которые несли гибель их скоту; жабы, которые оказывались в их пище, посуде и постели; кровь, в которую превратилась вода в их реках и колодцах;]] к Фараону и его народу, – поистине, они – непокорные [неверующие] люди».

Rusça — Osmanov

Сунь свою руку за пазуху, и она станет [совершенно] белой, безо всякого пятна, - [это одно] из девяти знамений для Фирʹауна и его народа, ибо они - грешный народʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och (Gud sade:) ʺFör in din hand (och lägg den mot din sida); när du drar fram den skall den lysa vit, utan en fläck. (Dessa är två) av nio tecken (som du skall visa) för Farao och hans folk; de är människor förhärdade i synd och trots.ʺ