(91-93) Cehennem de azgınlara gösterilecek ve onlara, "Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?" denilecek.

وَبُرِّزَتِ الْجَحِيمُ لِلْغَاوِينَ وَقِيلَ لَهُمْ اَيْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ هَلْ يَنْصُرُونَكُمْ اَوْ يَنْتَصِرُونَ

ve burrizeti l-ceHīmu li l-ğāvīne / ve ḳīle lehum eyne mā kuntum teǎ'budūne / min dūni (a)llahi hel yenSurūnekum ev yenteSirūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَبُرِّزَتِve burrizetiب ر زÇıktı/geldi/bayıldı/ileri gitti, yayınlandı, ortaya çıktı, belirgin/açık/aşikar hale geldi, belirgin/çıkıntılı hale geldi, ortaya koydu, üretmek/yayınlamak, açığa çıkardı, geride bırakmak/geçmek, bir şeyin ötesine geçmek, hoş/güzel görünüm ve zeka ile karakterize edilmiş bir adam, ağaçsız geniş arazi veya açık alanve karşısına çıkarılır
2الْجَحِيمُl-ceHīmuج ح مAteş yakmak, yanmasını sağlamak, yanıp tükenmek, parlak veya şiddetli yanmak, gözü açmak, sakınmak/vazgeçmek/çekinmek/kaçınmak, ilerlemek veya öne gitmek, geri çekilmek veya geri çekmek [Bu fiil çelişkili anlamlar taşır], yok etmeye veya öldürmeye yakın olmak, arzu/açgözlülük ve cimrilikle yanmak, huyu dar olmak, inatçı veya cimri olmak, alevli veya parlak, şiddetli sıcak.cehennem
3لِلْغَاوِينَli l-ğāvīneغ و يHata yapmak, sapmak veya yolunu kaybetmek, dikkatsiz, ihmalkar, dalgın, kasıtsız, düşüncesiz, umursamaz, unutkan; yanıltılmak/baştan çıkarılmak, hayal kırıklığına uğramak, karanlıkta yolculuk etmek, orada uzağa gitmek; karanlık, yoğun siyah, en koyu siyah; gençliğin ilk dönemi veya hali; karınazgınların
1وَقِيلَve ḳīleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve denilir
2لَهُمْlehumonlara
3اَيْنَeynehani nerede?
4مَاşeyler
5كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
6تَعْبُدُونَteǎ'budūneع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmektaptıklarınız
1مِنْmin
2دُونِdūniد و نaşağı, alt, düşük, alçak, değersiz, bayağı, kötü, aşağılık, yakın, yakınında, -den önce, -den başka, hariç, dışında, altındabaşkası
3اللّٰهِ(a)llahiAllah'tan
4هَلْhel-mı?
5يَنْصُرُونَكُمْyenSurūnekumن ص رyardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumaksize yardım ediyorlar-
6اَوْevyahut
7يَنْتَصِرُونَyenteSirūneن ص رyardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumakkendilerine yardımları dokunuyor (mu?)

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onlara, nerede kulluk ettikleriniz denilmiştir,

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve onlara, nerede kulluk ettikleriniz denilmiştir,

Adem Uğur

Onlara: Allah'tan gayrı taptıklarınız hani nerede? denilir.

Ahmed Hulusi

Onlara: "Nerede tapındığınız şeyler?" denildi.

Ahmet Tekin

Onlara: 'Hani, taptıklarınız nerede?' denir.

Ahmet Varol

Onlara denir ki: 'Tapmakta olduklarınız nerede?

Ali Bulaç

Ve onlara: "Tapmakta olduklarınız nerede?" denilir;

Ali Fikri Yavuz

(92-93) Ve onlara: Allah’dan başka taptıklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı, veya kendilerini kurtarıyorlar mı? denilmekte...

Ali Rıza Safa

Ve onlara, şöyle denilir: "Hizmet ettikleriniz neredeler?"

Bayraktar Bayraklı

- Onlara, "Allah'tan başka taptıklarınız nerededir? Size yardım ediyorlar mı veya kendilerine yardımları dokunuyor mu?" denilir. Onlar, azgınlar ve İblis'in adamları tepe taklak hepsi oraya atılırlar.

Bekir Sadak

(92-93) Onlara: «Allah'i birakip taptiklariniz nerededir. Size yardim ediyorlar mi veya kendilerine yardimlari dokunuyor mu?» denilir.

Celal Yıldırım

(92-93) Onlara, Allah'tan başka taptıklarınız nerede ? Size yardım edebiliyorlar mı veya kendilerine yardımları oluyor mu ? denilir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(92-93) Onlara, “Allah’ı bırakıp da taptıklarınız nerede? Size yardım edebiliyorlar veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?” denilir.

Diyanet İşleri

(91-93) Cehennem de azgınlara gösterilecek ve onlara, "Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?" denilecek.

Diyanet İşleri (eski)

(92-93) Onlara: 'Allah'ı bırakıp taptıklarınız nerededir. Size yardım ediyorlar mı veya kendilerine yardımları dokunuyor mu?' denilir.

Diyanet Vakfi

(92-93) Onlara: Allah'tan gayrı taptıklarınız hani nerede? Size yardım edebiliyorlar mı veya kendilerine (olsun) yardımları dokunuyor mu? denilir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(92-93) Onlara, «Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, hani nerede? Size yardım edebiliyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?» denilir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve bunlara: "Hani nerede o taptıklarınız,

Elmalılı Hamdi Yazır

(92-93) Ve bunlara hani nerede o Allahın gayrıdan taptıklarınız? Nasıl size yardım ediyorlar veya kendilerini kurtarıyorlar mı? denilmekte

Erhan Aktaş

Ve onlara: "Kulluk ettikleriniz nerede?" denilir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve onlara: "Kulluk ettikleriniz nerede?" denilir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve onlara: "Kulluk ettikleriniz nerede?" denilir.

Fizilal-il Kuran

Sapıklara denir ki; «Hani vaktiyle taptığınız sözde ilahlar.

Gültekin Onan

Ve onlara: "Tapmakta olduklarınız nerede?" denilir.

Hamdi Döndüren

Onlara, “Taptıklarınız nerede?” denilir.

Hasan Basri Çantay

(92-93) Ve anlara: "Allahı bırakıb da tapdıklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı, yahud kendi başlarına yardımları dokunuyor mu?" denilmişdir.

Hasib Asutay

Ve onlara 'Taptıklarınız nerede?' denilir;

Hayrat Neşriyat

(92-93) Ve onlara: 'Sizin, Allah’dan başka tapmakta olduklarınız hani nerededir? Sizeyardım ediyorlar mı, veya kendilerine yardımları dokunuyor mu?' denilir.

İbni Kesir

Ve onlara denilir ki: Nerededir taptıklarınız?

Mehmet Okuyan

Onlara (cehennemliklere) “Allah’ın peşi sıra taptıklarınız nerede? Size yardım edebiliyorlar mı veya kendilerine yardımları dokunuyor mu?” denecektir.

Muhammed Esed

Ve onlara: "Nerede sizin bütün o tapınıp durduklarınız?" diye sorulacaktır,

Mustafa İslamoğlu

Ve onlara sorulacaktır: "Nereye kayboldular tapınıp durduğunuz

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlara denildi: «İbadet eder olduğunuz şeyler nerede?»

Ömer Öngüt

Onlara denilir ki: “Taptıklarınız hani nerede?”

Suat Yıldırım

(92-93) Ve onlara: "Nerede o, Allah’tan başka taptıklarınız? Size yardım edebiliyorlar mı, kendilerini olsun kurtarabiliyorlar mı?" denilir.

Süleyman Ateş

Onlara "Hani taptıklarınız nerede?" denilir.

Süleymaniye Vakfı

Onlara şöyle denir: "Nerede kulluk edip durduklarınız...

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara şöyle denir: "Kulluk edip durduklarınız nerede?

Şaban Piriş

(92-93) Onlara: -Hani nerede, Allah'tan başka kendilerine kulluk ettikleriniz? Hiç size yardım ediyorlar veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı? denilir.

Tefhim-ul Kuran

Ve onlara: «Tapınmakta olduklarınız nerede?» denilir.

Ümit Şimşek

Onlara denir ki: 'Nerede şimdi taptıklarınız-

Yaşar Nuri Öztürk

Denir ki onlara: "O ibadet ettikleriniz nerede?"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlara deyilər: “Hanı sizin sitayiş etdikləriniz –

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Və onlara belə deyərlər: ″İbadət etdikləriniz (bütlər) haradadır?

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ihnen wird gesagt werden: ʺWo sind die Götzen, die ihr angebetet habt

Almanca — Der Edle Quran

Und es wird zu ihnen gesagt: ʺWo ist denn das, dem ihr zu dienen pflegtet

Almanca — M. A. Rassoul

und es wird zu ihnen gesprochen: ʺWo ist nun das, was ihr anzubeten pflegtet

Almanca — Muhammad Zaidan

Und ihnen wurde gesagt: ʺWo ist das, dem ihr gedient habt

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They shall be asked: "Where now are those you revered and adored with appropriate acts and rites"!

Abdul Haleem

it will be said to them, ‘Where are those you worshipped

Abdullah Yusuf Ali

"And it shall be said to them: 'Where are the (gods) ye worshipped-

Abul A'la Maududi

and they will be asked: "Where are the gods that you worshipped

Aisha Bewley

They will be asked, ‘Where are those you used to worship besides Allah?

Al-Hilali & Khan

And it will be said to them: "Where are those (the false gods whom you used to set up as rivals with Allâh) that you used to worship.

Ali Quli Qarai

and they shall be told: ‘Where is that which you used to worship

Amatul Rahman Omar

And who shall be asked, `Where are (your deities) that you worshipped,

Arthur John Arberry

It shall be said to them, 'Where is that you were serving

Bijan Moeinian

The disbelievers will be asked, "Where are those idols of yours that you used worship instead of God?….

E. Henry Palmer

and it shall be said to them, "Where is what ye used to worship

Edip-Layth

It was said to them: "Where is what you used to serve?"

George Sale

and it shall be said unto them, where are your deities which ye served

Hamid S. Aziz

"And Hell shall be brought forth plainly to those who go astray,

Mahmoud Ghali

And it will be said to them, "Where is that which you used to worship.

Marmaduke Pickthall

And it will be said unto them: Where is (all) that ye used to worship

Mohamed Ahmed - Samira

They will be asked: "Where are those you worshipped

Muhammad Asad

and they will be asked: "Where now is all that you were wont to worship

Mustafa Khattab

And it will be said to them, "Where are those you used to worship

Progressive Muslims

And it was said to them: "Where is what you used to worship"

Sahih International

And it will be said to them, "Where are those you used to worship

Sam Gerrans

And it will be said to them: “Where is what you served,

Shabbir Ahmed

And it will be said, "Where is all that you used to worship and obey,

Syed Vickar Ahamed

And it shall be said to them: "Where are the (gods that) you worshipped—

Taqi Usmani

and it will be said to them, ‘Where is that which you used to worship

The Monotheist Group

Andit was said to them: "Where is what you used to worship?"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et on leur dira: ʺOù sont ceux que vous adoriez,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji wan re tê gotin: Ew ên ku we perestina wan dikir, ka li ku ne..?

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En tot hen wordt gezegd: ʺWaar is het wat jullie gewoon waren te dienen

Hollandaca — Salomo Keyzer

En tot hen zal gezegd worden: Waar zijn uwe godheden,

Hollandaca — Siregar

En tot hen wordt gezegd: ʺWaar is het, wat jullie plachten te aanbidden?

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И скажут им [многобожникам]: «Где то, чему вы поклонялись,

Rusça — Osmanov

[когда им] скажут: ʺГде же те, кому вы поклонялись,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och de skall tillfrågas: ʺVar är de som ni tillbad