(75-76) İbrahim, şöyle dedi: "Sizin ve geçmiş atalarınızın taptığı şeyleri gördünüz mü?"
قَالَ اَفَرَاَيْتُمْ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَ اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمُ الْاَقْدَمُونَ
ḳāle e fe raeytum mā kuntum teǎ'budūne / entum ve ābā'ukumu l-eḳdemūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Şimdi gördünüz mü dedi, neye kulluk ediyorsunuz.
Abdulkadir Gölpınarlı
Şimdi gördünüz mü dedi, neye kulluk ediyorsunuz.
Adem Uğur
İbrahim dedi ki: İyi ama, neye taptığınızı (biraz olsun) düşündünüz mü?
Ahmed Hulusi
(İbrahim) dedi ki: "Bir düşünün! Neye kulluk ediyorsunuz. . . "
Ahmet Tekin
İbrâhim: 'Neye taptığınızı biraz olsun düşündünüz mü?' dedi.
Ahmet Varol
Dedi ki: 'Şimdi neye taptığınızı gördünüz mü?
Ali Bulaç
(İbrahim) Dedi ki: "Şimdi, neye tapmakta olduğunuzu gördünüz mü?"
Ali Fikri Yavuz
(75-76) İbrahim şöyle dedi: “- Şimdi gördünüz mü, o sizin ve geçen atalarınızın taptıklarını?
Ali Rıza Safa
Dedi ki: "Madem öyle, hizmet ettiğiniz şeylere hiç bakmadınız mı?"
Bayraktar Bayraklı
- İbrahim şöyle demişti: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum, ancak alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde, yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana ilim ve egemenlik ver ve beni iyiler arasına kat!"
Bekir Sadak
(75-83) Ibrahim: «Eski atalarinizin ve sizin nelere taptiklarinizi goruyor musunuz? Dogrusu onlar benim dusmanimdir. Dostum ancak alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, dogru yola eristiren de O'dur. Beni yediren de, iciren de O'dur. Hasta oldugumda bana O sifa verir. Beni ldurecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gununde yanilmalarimi bana bagislamasini umdugum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasina kat.
Celal Yıldırım
(75-76) İbrâhim : «Sizin ve önceki atalarınızın nelere taptıklarını (üzerinde düşünüp onların neler olduklarını iyice) görüp anladınız mı ?
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(75-76) İbrâhim dedi ki: “İyi de sizin ve önceki atalarınızın neye taptığınızı hiç düşündünüz mü?
Diyanet İşleri
(75-76) İbrahim, şöyle dedi: "Sizin ve geçmiş atalarınızın taptığı şeyleri gördünüz mü?"
Diyanet İşleri (eski)
(75-83) İbrahim: 'Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.
Diyanet Vakfi
(75-76) İbrahim dedi ki: İyi ama, ister sizin, ister önceki atalarınızın; neye taptığınızı (biraz olsun) düşündünüz mü?
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
(75-76) İbrahim dedi ki: «İyi ama, ister sizin, ister önceki atalarınızın olsun, neye taptığınızı (biraz olsun) düşündünüz mü?»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
(75-76) (İbrahim) dedi ki: "Siz ve sizden önceki atalarınızın neye taptıklarını şimdi gördünüz?
Elmalılı Hamdi Yazır
Şimdi, dedi: gördünüz a o sizin ve eski atalarınızın taptıklarınızı
Erhan Aktaş
İbrahim: "Peki neye kulluk ettiğinizi hiç düşünüyor musunuz?" dedi.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
İbrahim: "Peki neye kulluk ettiğinizi hiç düşünüyor musunuz?" dedi.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
İbrahim: "Peki neye kulluk ettiğinizi hiç düşünüyor musunuz?" dedi.
Fizilal-il Kuran
İbrahim dedi ki, «Nelere taptığınızı görüyor musunuz?»
Gültekin Onan
(İbrahim) Dedi ki: "Şimdi, neye tapmakta olduğunuzu gördünüz mü?"
Hamdi Döndüren
İbrahim, “Hiç düşündünüz mü, neye tapıyorsunuz? dedi.”
Hasan Basri Çantay
(75-76) (İbrahim): "Şimdi gördünüz mü, dedi, gerek sizin, gerek daha evvelki atalarınızın neye tapmakda olduğunuzu"?
Hasib Asutay
(İbrahim) dedi: 'İşte gördünüz mü neye tapıyorsunuz?
Hayrat Neşriyat
(75-76) (İbrâhîm) dedi ki: 'Siz ve önceki atalarınız, artık nelere tapmakta olduğunuzu gördünüz mü?'
İbni Kesir
O da demişti ki: Neye tapmış olduğunuzu görüyor musunuz?
Mehmet Okuyan
(İbrahim) şöyle demişti: “Siz ve önceki atalarınız neye taptığınızı hiç düşündünüz mü?
Muhammed Esed
(İbrahim:) "Peki" dedi, "(bu) taptığınız şeylere (başınızı kaldırıp da) hiç bakmadınız mı?
Mustafa İslamoğlu
(İbrahim) "Ne yani" dedi, "taptığınız şeylerin ne olduğuna (bir kez olsun) dönüp bakmadınız mı;
Ömer Nasuhi Bilmen
Dedi ki: «Şimdi neye ibadet eder olduğunuzu görmüş oldunuz mu?»
Ömer Öngüt
Dedi ki: “Nelere taptıklarınızı görüyor musunuz?”
Suat Yıldırım
(75-76) İbrahim dedi ki: "Peki, gerek sizin taptığınız, gerek gelip geçmiş babalarınızın taptığı şeyler hakkında biraz olsun düşünmediniz mi?
Süleyman Ateş
"İşte gördünüz mü neye tapıyorsunuz?" dedi.
Süleymaniye Vakfı
Dedi ki: "Peki hiç düşündünüz mü? Neye kulluk ediyorsunuz,
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
"Peki, neye kulluk ettiğinizin fakında mısınız?" dedi.
Şaban Piriş
-Şimdi gördünüz mü nelere kulluk ettiğinizi? dedi.
Tefhim-ul Kuran
(İbrahim) Dedi ki: «Şimdi, neye tapmakta olduklarınızı gördünüz mü?»
Ümit Şimşek
İbrahim dedi ki: 'Gördünüz mü taptıklarınızı?
Yaşar Nuri Öztürk
Dedi: "Gördünüz mü neye ibadet ediyormuşsunuz!"
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
O dedi: “Siz nəyə ibadət etdiyinizi görürsünüzmü –
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(İbrahim) demişdi: ″İndi nəyə ibadət etdiyinizi görürsünüzmü?-
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Er sagte: ʺHabt ihr über das nachgedacht, was ihr anbetet,
Almanca — Der Edle Quran
Er sagte: ʺWas meint ihr wohl zu dem, was ihr zu verehren pflegt,
Almanca — M. A. Rassoul
Er sagte: ʺSeht ihr denn nicht, was ihr da angebetet habt
Almanca — Muhammad Zaidan
Er sagte: ʺHabt ihr etwa gesehen, wem ihr zu dienen pflegtet,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
"Do you see", Ibrahim said, "all those you adored and revered as objects of worship!"
Abdul Haleem
Abraham said, ‘Those idols you have worshipped,
Abdullah Yusuf Ali
He said: "Do ye then see whom ye have been worshipping,-
Abul A'la Maududi
Thereupon, Abraham said: "Have you seen (with your eyes) those whom you have been worshipping,
Aisha Bewley
He said, ‘Have you really thought about what you worship,
Al-Hilali & Khan
He said: "Do you observe that which you have been worshipping -
Ali Quli Qarai
He said, ‘Have you regarded what you have been worshipping,
Amatul Rahman Omar
(Abraham) said, `But have you (ever) considered what you have been worshipping,
Arthur John Arberry
He said, 'And have you considered what you have been serving,
Bijan Moeinian
Abraham asked: "Have you ever opened your eyes to see the absurdity of what you worship?"
E. Henry Palmer
He said, 'Have ye considered what ye have been serving,
Edip-Layth
He said, "Do you see what you have been serving."
George Sale
He said, what think ye? The gods which ye worship,
Hamid S. Aziz
They said, "No; but we found our fathers doing thus. "
Mahmoud Ghali
He said, "Have you then seen what you have been worshiping,.
Marmaduke Pickthall
He said: See now that which ye worship,
Mohamed Ahmed - Samira
He said: "Have you considered what you have been worshipping,
Muhammad Asad
Said [Abraham]: "Have you, then, ever considered what it is that you have been worshipping
Mustafa Khattab
Abraham responded, "Have you ˹really˺ considered what you have been worshipping—
Progressive Muslims
He said: "Do you see that which you have been worshipping. "
Sahih International
He said, "Then do you see what you have been worshipping,
Sam Gerrans
He said: “Have you considered what you have been serving,
Shabbir Ahmed
He said, "Have you, then ever considered what it is that you have been worshiping,
Syed Vickar Ahamed
He said: "Then do you see what you have been worshipping—
Taqi Usmani
He said, "Have you then ever considered what you have been worshipping,
The Monotheist Group
He said: "Do you see that which you have been worshipping."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Il dit: ʺQue dites-vous de ce que vous adoriez...?
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Îbrahîm got: Erê baş e, ma hûn fikirîne ka hûn perestina çi dikin?
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Hij zei: ʺHebben jullie dan wel gezien wat jullie aan het dienen waren?
Hollandaca — Salomo Keyzer
Hij zeide: Wat denkt gij: De goden die gij aanbidt.
Rusça (1)
Rusça — Ebu Adel
(Ибрахим) сказал: «А задумывались ли вы о том, чему вы поклоняетесь,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Han sade: ʺHar ni ägnat en tanke åt vad det är ni dyrkar,