Şuara Suresi 72. Ayet — Elfaz
İbrahim, dedi ki: "Onlara yalvardığınızda sizi işitiyorlar mı?"
1قَالَḳālededi kiMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
2هَلْhel-mı?Soru Eki
3يَسْمَعُونَكُمْyesmeǔnekumonlar sizi işitiyorlar-Muzari Fiil+Zamir+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamak
4اِذْiƶzamanZaman Zarfı
5تَدْعُونَted'ǔnedu'a ettiğinizMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatabد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmek