Dediler ki: "Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere de toplayıcı adamlar gönder."

قَالُوا اَرْجِهْ وَاَخَاهُ وَابْعَثْ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ

ḳālū ercih ve eḣāhu ve b'ǎṧ fī l-medāini Hāşirīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler ki
2اَرْجِهْercihر ج وUmmak/beklemek, mutluluk sebebi olacak bir olayın gerçekleşmesini gerektiren bir görüş; halihazırda gerçekleşmiş bir olaydan avantaj elde etme beklentisi, beklemede tutmak, ertelemek, kenara koymak, tehir etmek/geciktirmek, korkmak, rica etmek/istemek. arja' (çoğul) - sınırlar, taraflar. marjowwon büyük umutlar beslenen bir kişidir (örneğin 11:62).onu beklet
3وَاَخَاهُve eḣāhuا خ وBaşka biriyle aynı ebeveynlere sahip olan veya sadece bir ebeveyni ortak olan erkek kişi; aynı soy/toprak/inanç/inanca sahip kişi; erkek kardeş; arkadaş; yoldaş; eş; çift halindeki parçalardan biri; akraba; yakından tanıdık olan kişi.ve kardeşini
4وَابْعَثْve b'ǎṧب ع ثGöndermek, yollamak, diriltmek, uyandırmak, yeniden canlandırmak, harekete geçirmek, tahrik etmek, yola çıkarmak, yola koymak, dirilmek, uyanmak, ayaklanmak, gönderilmekve gönder
5فِي
6الْمَدَائِنِl-medāiniم د نşehirkentlere
7حَاشِرِينَHāşirīneح ش رToplanmak/bir araya gelmek/bir araya getirmek, ölüleri diriltmek, sürgün etmek, bir yerden başka bir yere sürmek, bir şeyi ince veya narin ya da küçük yapmak, bir şeyi keskin ve sivri yapmak (örneğin mızrak ucu ve bıçak).toplayıcılar

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ona ve kardeşine bir zaman mühlet ver dediler ve şehirlere, büyücüleri toplayıp getirecek adamlar yolla da.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ona ve kardeşine bir zaman mühlet ver dediler ve şehirlere, büyücüleri toplayıp getirecek adamlar yolla da.

Adem Uğur

Dediler ki: Onu ve kardeşini eğle ve şehirlere toplayıcı görevliler gönder;

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Onu ve kardeşini alıkoy. . . Şehirlere de haberciler yolla. . . "

Ahmet Tekin

Onlar: 'Onu kardeşiyle beraber burada eğle. Şehirlere sihirbazları toplamaya adamlar gönder.' dediler.

Ahmet Varol

Dediler ki: 'Onu ve kardeşini şimdilik beklet. Sonra şehirlere toplayıcılar gönder.

Ali Bulaç

Dediler ki: "Bunu ve kardeşini oyala, şehirlere de toplayıcılar gönder,"

Ali Fikri Yavuz

Dediler ki: “- Onu ve kardeşini tut eğle; şehirlere de toplayıcılar yolla.

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Onu ve kardeşini oyala; yörelere de toplayıcılar gönder!"

Bayraktar Bayraklı

- İleri gelenler dediler ki, "Onu ve kardeşini alıkoy!Şehirlere haberciler sal!Bütün usta büyücüleri çağırsınlar." Büyücüler, belli bir günün tayin edilen vaktinde bir araya getirildi.

Bekir Sadak

(36-37) «Onu ve kardesini alikoy, sehirlere, sana butun bilgin sihirbazlari getirecek toplayicilar gonder» dediler.

Celal Yıldırım

Onlar, «bununla kardeşini gözaltında tut ve (sonra da) şehirlere toplayıcılar gönder de,

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Dediler ki: “Onu ve kardeşini bir süre alıkoy ve sihirbaz toplamak üzere şehirlere (adamlar) gönder;

Diyanet İşleri

Dediler ki: "Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere de toplayıcı adamlar gönder."

Diyanet İşleri (eski)

(36-37) 'Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere, sana bütün bilgin sihirbazları getirecek toplayıcılar gönder' dediler.

Diyanet Vakfi

Dediler ki: Onu ve kardeşini eğle ve şehirlere toplayıcı görevliler gönder;

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Dediler ki: «Bunu ve kardeşini eğle, şehirlere de toplayıcılar gönder.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Dediler ki: "Bunu ve kardeşini alıkoy! Şehirlere de toplayıcılar gönder;

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunu ve kardeşini dediler; eğle, şehirlere de derleyiciler yolla

Erhan Aktaş

"Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere sihirbazları toplamaya birilerini gönder." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere sihirbazları toplamaya birilerini gönder." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere sihirbazları toplamaya birilerini gönder." dediler.

Fizilal-il Kuran

Dediler ki; «Onu kardeşi ile birlikte oyala ve adam toplayacak elçilerini bütün kentlere gönder.

Gültekin Onan

Dediler ki: "Bunu ve kardeşini oyala, şehirlere de toplayıcılar gönder."

Hamdi Döndüren

Dediler ki: “Onu ve kardeşini bir süre alıkoy ve kentlere toplayıcılar gönder.”

Hasan Basri Çantay

"Bunu ve kardeşini, dediler, gecikdir (eğle), şehirlere toplayıcılar yolla da",

Hasib Asutay

Dediler ki, 'Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere toplayıcı gönder,

Hayrat Neşriyat

'Bütün bilgili mâhir sihirbazları sana getirsinler.'

İbni Kesir

Dediler ki: Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere toplayıcılar gönder.

Mehmet Okuyan

(Onlar) şöyle demişlerdi: “Kardeşiyle birlikte onu (Musa’yı) alıkoy ve bütün bilgin büyücüleri sana getirmeleri için toplayıcıları şehirlere gönder!”

Muhammed Esed

"Onu ve kardeşini bir süre alıkoy" dediler, "bu arada, şehirlere haberciler gönder,

Mustafa İslamoğlu

(Danışmanlar) dediler ki: "Onu ve kardeşini alıkoy; bir yandan da bütün kentlere (büyücü) toplamaları için haber sal;

Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler ki: «Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere toplayıcılar yolla.»

Ömer Öngüt

Dediler ki: “Onu ve kardeşini alıkoy ve şehirlere toplayıcılar gönder. ”

Suat Yıldırım

(36-37) "Bunu ve kardeşini biraz burada beklet, bütün şehirlere haber gönder, sonra ne kadar usta sihirbaz varsa alıp gelsinler!" dediler.

Süleyman Ateş

Dediler ki: "Onu ve kardeşini eğle, kentlere toplayıcılar gönder."

Süleymaniye Vakfı

Dediler ki: "Onu ve kardeşini oyala, şehirlerde adam toplayacak kişiler görevlendir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Dediler ki: "Onu ve kardeşini alıkoy ve kentlere toplayıcılar gönder,

Şaban Piriş

-Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere de toplayıcılar gönder, dediler.

Tefhim-ul Kuran

Dediler ki: «Bunu ve kardeşini oyala, şehirlere de toplayıcılar gönder,»

Ümit Şimşek

'Onu ve kardeşini alıkoy,' dediler. 'Şehirlere de tellâllar çıkar.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler: "Onu kardeşiyle birlikte alıkoy ve kentlere toplayıcılar gönder,

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar dedilər: “Onu qardaşı ilə bir qədər gözlət və şəhərlərə adam yığanlar göndər ki,

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar dedilər: ″Onu və qardaşını bir qədər gizlət və şəhərlərə də adamlar (yığanlar) göndər ki,

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie sagten: ʺLaß ihn und seinen Bruder warten und schicke Boten in alle Städte, um die Leute zu versammeln!

Almanca — Der Edle Quran

Sie sagten: ʺStelle ihn und seinen Bruder zurück und schicke in die Städte (Boten), die (die Leute) versammeln,

Almanca — M. A. Rassoul

Sie sagten: ʺHalte ihn und seinen Bruder hin und sende Ausrufer in die Städte

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie sagten: ʺVertage (die Angelegenheit) von ihm und seinem Bruder, und schicke in die Städte Versammelnde,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They -the people- suggested to Pharaoh that they should adapt themselves and conform to the time and circumstances and avoid dispute so as to gain time, and they said: "the time to degrade and defeat him has not come yet. Meanwhile, send O Pharaoh some of your recruits to the cities to gather to themselves the multitude of men who practice magic".

Abdul Haleem

They answered, ‘Delay him and his brother for a while, and send messengers to all the cities

Abdullah Yusuf Ali

They said: "Keep him and his brother in suspense (for a while), and dispatch to the Cities heralds to collect-

Abul A'la Maududi

They said: "Detain him and his brother for a while and send forth heralds to the cities

Aisha Bewley

They said, ‘Detain him and his brother and send out marshals to the cities,

Al-Hilali & Khan

They said: "Put him off and his brother (for a while), and send callers to the cities;

Ali Quli Qarai

They said, ‘Put him and his brother off for a while, and send heralds to the cities

Amatul Rahman Omar

They said, `Detain him and his brother for a while and send heralds into the cities to collect;

Arthur John Arberry

They said, 'Put him and his brother off a while, and send among the cities musterers,

Bijan Moeinian

They said: "Leave him and his brother alone for a while, and send your heralds to every town.

E. Henry Palmer

They said, 'Give him and his brother some hope, and send into the cities to collect

Edip-Layth

They said, "Delay him and his brother, and send people in the cities to gather."

George Sale

They answered, delay him, and his brother by good words for a time; and send through the cities men to assemble

Hamid S. Aziz

"He desires to turn you out of your land. What is it then you counsel (advise, suggest)"

Mahmoud Ghali

They said, "Put him off, (him) and his brother, and send forth into the cities musterers,

Marmaduke Pickthall

They said: Put him off, (him) and his brother, and send into the cities summoners

Mohamed Ahmed - Samira

They said: "Put him and his brother off awhile, and send summoners to the cities to gather

Muhammad Asad

They answered: "Let him and his brother wait a while, and send unto all cities heralds

Mustafa Khattab

They replied, "Let him and his brother wait and dispatch mobilizers to all cities

Progressive Muslims

They said: "Delay him and his brother, and send people in the cities to gather. "

Sahih International

They said, "Postpone [the matter of] him and his brother and send among the cities gatherers

Sam Gerrans

They said: “Delay thou him and his brother, and raise thou up in the cities gatherers

Shabbir Ahmed

They said, "Put him and his brother on hold and send couriers into cities,

Syed Vickar Ahamed

They said: "Keep him and his brother in suspense, and send out the callers to the cities to collect—

Taqi Usmani

They said, "Leave him and his brother alone for some time, and send heralds to the cities,

The Monotheist Group

They said: "Delay him and his brother, and send gatherers to the cities."

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Giregiran jê re gotin: Cezayê wî û birayê wî bide paş, wezîfedaran bişîne bajaran, bila sêrbazan bicivînin...

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zeiden: ʺHoud hem en zijn broer nog wat tegen en zend bijeenroepers in de steden uit,

Hollandaca — Siregar

Zij zeiden: ʺStel (de zaak van) hem en zijn broeder uit en stuur bijeenroepers naar de steden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Они сказали: «Отсрочь ему [Мусе] и его брату [Харуну] и пошли по городам (Египта) сборщиков,

Rusça — Osmanov

Они ответили: ʺЗадержи его вместе с братом и пошли по городам гонцов,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De svarade: ʺLåt honom och hans broder vänta medan du sänder bud till städerna