Çünkü onlar (vahyi) işitmekten uzaklaştırılmışlardır.

اِنَّهُمْ عَنِ السَّمْعِ لَمَعْزُولُونَ

innehum ǎni s-sem'ǐ le meǎ'zūlūne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki onlar, vahyi duymaktan uzaklaştırılmışlardır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Şüphe yok ki onlar, vahyi duymaktan uzaklaştırılmışlardır.

Adem Uğur

Şüphesiz onlar, vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki onlar algılama kapasitesinden yoksundurlar!

Ahmet Tekin

Onlar, kesinlikle vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır.

Ahmet Varol

Çünkü onlar (vahyedileni) duymaktan kesinlikle uzak tutulmuşlardır.

Ali Bulaç

Çünkü onlar, (vahyedileni) işitmekten kesin olarak uzak tutulmuşlardır.

Ali Fikri Yavuz

Şeytanlar, vahyi işitmekten kesin olarak menedilmişlerdir.

Ali Rıza Safa

Aslında, onlar, duymaktan uzaklaştırılmıştır.

Bayraktar Bayraklı

Çünkü şeytanlar, kulak hırsızlığından uzak tutulmuşlardır.

Bekir Sadak

Dogrusu onlar vahyi dinlemekten uzak tutulmuslardir.

Celal Yıldırım

Onlar (inen vahyi) dinlemekten kesinlikle uzak tutulmuşlardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Şüphesiz onlar, vahyi işitmekten kesinlikle uzak tutulmuşlardır.

Diyanet İşleri

Çünkü onlar (vahyi) işitmekten uzaklaştırılmışlardır.

Diyanet İşleri (eski)

Doğrusu onlar vahyi dinlemekten uzak tutulmuşlardır.

Diyanet Vakfi

Şüphesiz onlar, vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Şüphesiz onlar vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar (vahyi) işitmekten kesinlikle mahrum edilmişlerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar işitmekten sureti kat'ıyyede azledilmişlerdir

Erhan Aktaş

Çünkü onlar, işitmekten kesin olarak uzak tutulmuş olanlardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Çünkü onlar, işitmekten kesin olarak uzak tutulmuş olanlardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Çünkü onlar, işitmekten kesin olarak uzak tutulmuş olanlardır.

Fizilal-il Kuran

Çünkü onların vahyi işitmeleri engellenmiştir.

Gültekin Onan

Çünkü onlar, (vahyedileni) işitmekten kesin olarak uzak tutulmuşlardır.

Hamdi Döndüren

Çünkü onlar, vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır.

Hasan Basri Çantay

Şübhe yok ki onlar (meleklerin sözünü) işitmekden kat'i surerde azledilmişlerdir.

Hasib Asutay

Çünkü onlar (vahyedileni) işitmekten kesinlikle uzak tutulmuşlardır.

Hayrat Neşriyat

Çünki onlar (meleklerin sözlerini) işitmekten elbette uzak tutulmuş olanlardır.

İbni Kesir

Onlar, gerçekten işitmekten uzak tutuldular.

Mehmet Okuyan

Onlar (şeytanlar), vahyi duymaktan kesin olarak uzak tutulmuşlardır.

Muhammed Esed

Ayrıca, onların onu dinlemeleri (de) kesin olarak engellenmiştir!

Mustafa İslamoğlu

çünkü onlar (vahyi) işitmekten bile kesinlikle men edilmişlerdir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Şüphe yok ki, onlar işitmekten elbette azledilmişlerdir.

Ömer Öngüt

Şüphesiz ki onlar işitmekten uzak tutulmuşlardır.

Suat Yıldırım

Çünkü onlar vahyi işitmekten kesinlikle menedilmişlerdir.

Süleyman Ateş

Çünkü onlar, (meleklerin sözlerini) işitmekten uzaklaştırılmışlardır.

Süleymaniye Vakfı

çünkü onlar, (iniş sırasında vahyi) dinlemekten bile uzak tutulmuşlardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar, (ayetler ininceye kadar) onları dinlemekten engellenmişlerdir.

Şaban Piriş

Çünkü onlar, vahyi dinlemekten uzak tutulmuşlardır.

Tefhim-ul Kuran

Çünkü onlar, (vahyedileni) işitmekten kesin olarak uzak tutulmuşlardır.

Ümit Şimşek

Zaten onlar vahyi işitmekten alıkonmuşlardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Çünkü onlar, dinleyişten azledilmişlerdir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Çünki onlar vəhyə qulaq asmaqdan kənar edilmişdilər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Axı onlara (vəhy eşitmək, mələklərin söhbətinə qulaq asmaq) qadağan edilmişdir.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Sie sind weit davon entfernt, den Koran zu hören.

Almanca — Der Edle Quran

Sie sind vom Hören fürwahr ausgeschlossen.

Almanca — M. A. Rassoul

denn sie sind vom Lauschen ferngehalten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They are altogether excluded from audition. In fact it is quite beyond their limit of audition.

Abdul Haleem

indeed they are prevented from overhearing it.

Abdullah Yusuf Ali

Indeed they have been removed far from even (a chance of) hearing it.

Abul A'la Maududi

Indeed they are debarred from even hearing it.

Aisha Bewley

They are debarred from hearing it.

Al-Hilali & Khan

Verily, they have been removed far from hearing it.

Ali Quli Qarai

Indeed they are kept at bay [even] from hearing it.

Amatul Rahman Omar

Infact, they (- the evil ones) are precluded from listening (to the Divine revelation).

Arthur John Arberry

Truly, they are expelled from hearing.

Bijan Moeinian

They (like the evil people who become angry when Qur’an is being recited to them) cannot even listen to it (as it hurts them. )

E. Henry Palmer

Verily, they are deposed from listening;

Edip-Layth

They are blocked from overhearing.

George Sale

for they are far removed from hearing the discourse of the angels in heaven.

Hamid S. Aziz

It is not fit work for them; nor is it in their power to do so.

Mahmoud Ghali

Surely they are indeed kept apart from hearing.

Marmaduke Pickthall

Lo! verily they are banished from the hearing.

Mohamed Ahmed - Samira

They have been precluded from hearing it.

Muhammad Asad

verily, [even] from hearing it are they utterly debarred!

Mustafa Khattab

for they are strictly barred from ˹even˺ overhearing ˹it˺.[1]

Progressive Muslims

They are blocked from the knowledge.

Sahih International

Indeed they, from [its] hearing, are removed.

Sam Gerrans

They are excluded from hearing.

Shabbir Ahmed

(Soothsayers, diviners, fortunetellers etc. , unless they reform), They are banished from hearing and understanding the Revelation. (15:17-18), (37:8), (67:5).

Syed Vickar Ahamed

As a fact, they have been removed far away from even hearing it.

Taqi Usmani

In fact, they are kept far away from hearing (it at the time of revelation).

The Monotheist Group

Theyare blocked from overhearing.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Car ils sont écartés de toute écoute (du message divin).

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ji guhdarîkirina wehyê hatine dûrxistin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zijn van het horen uitgesloten.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Want zij zijn er ver van verwijderd, het gesprek der engelen in den hemel te hooren.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, van het horen (ervan) zijn zij zeker buitengesloten.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

ведь они [шайтаны] отстранены от слушания (Корана в небе).

Rusça — Osmanov

ибо им запрещено слушать [Коран].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

ja, de hålls till och med på sådant avstånd att de inte (ens) kan lyssna (till den).