Şuara Suresi 207. Ayet — Elfaz
(Dünyada) yararlandırıldıkları şeyler onlara fayda sağlamazdı.
1مَاmāyokturHarf-i Nefi
2اَغْنٰىeğnā(hiç) yararıMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibغ ن يİhtiyaçlardan özgür, istekleri olmayan, yeterlilik veya zenginlik durumunda olan; ikamet etti, yaşadı; gelişti, kendine yeten, şarkı söyledi/ilahi okudu; övdü, hicvetti
3عَنْهُمْǎnhumkendilerineHarf-i Cer+Zamir
4مَاmāşeylerinİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
5كَانُواkānūolduklarıMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
6يُمَتَّعُونَyumetteǔneyaşatılıyorMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaib · Tef'îl Bâbıم ت عFaydalanmak/yararlanmak, hediye, faydalı/avantajlı herhangi bir şey, eşya (örn. mutfak eşyası, mobilya), mal/ürün.