Şuara Suresi 18. Ayet — Elfaz
Firavun, şöyle dedi: "Seni biz küçük bir çocuk olarak alıp aramızda büyütmedik mi? Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirdin."
1قَالَḳāle(Fir'avn) dedi kiMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
2اَلَمْe lemSoru Eki+Harf-i Nefi
3نُرَبِّكَnurabbikebiz seni yetiştirmedik mi?Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Nefs-i Mütekellim Meal Gayr · Tef'îl Bâbıر ب وArtmak, yükselmek, çoğalmak, şişmek, büyümek, nefes nefese kalmak, solumak. Tefecilik yapmak, faiz almak, aşırı artış göstermek, normal alınması gerekenden fazlasını elde etmek. Rabiyatun - sürekli artan, şiddetli. Arba (karşılaştırmalı form) - daha çok, daha fazla artmış.
4فِينَاfīnāiçimizdenHarf-i Cer+Zamir
6وَلَبِثْتَve lebiṧteve kalmadın mı?Bağlaç+Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Muhatabل ب ثGeciktirmek, oyalanmak, geçici olarak kalmak/konaklamak, duraklamak/beklemek/ummak/durmak/kalmak, sabırlı olmak.
7فِينَاfīnāaramızdaHarf-i Cer+Zamir
8مِنْminHarf-i Cer
9عُمُرِكَǔmurikeömründenİsim+Zamirع م رİkamet etmek, oturmak, onarmak, tamir etmek/canlandırmak, bakmak, inşa etmek, desteklemek, yetiştirmek, yaşanabilir hale getirmek, iyileştirmek, geliştirmek, nüfuslandırmak, hizmet etmek/desteklemek/gözetmek/saymak, ziyaret etmek, sömürgeleştirmek, hedeflemek, sık sık ziyaret etmek, sevgi/şefkat gösterilen bir ziyaret, yerleşik bir yere gitmek.