Peygamber, "Ey Rabbim! Kavmim şu Kur'an'ı terk edilmiş bir şey haline getirdi" dedi.

وَقَالَ الرَّسُولُ يَارَبِّ اِنَّ قَوْمِي اتَّخَذُوا هٰذَا الْقُرْاٰنَ مَهْجُورًا

ve ḳāle r-rasūlu yā rabbi inne ḳavmī tteḣaƶū hāƶā l-ḳurāne mehcūran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَقَالَve ḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve dedi ki
2الرَّسُولُr-rasūluر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalekastedilen/bilinen resul
3يَارَبِّyā rabbiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükEY/HEY/AH Rabbi
4اِنَّinneşüphesiz
5قَوْمِيḳavmīق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkavmim
6اتَّخَذُواtteḣaƶūا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmekbıraktılar
7هٰذَاhāƶābu
8الْقُرْاٰنَl-ḳurāneق ر اOkumak; derlemek, biriktirmek, yığmak, biriktirip dağıtmak; anlatmak, açıklamak, izah etmek, nakletmek; araştırmak, soruşturmak, incelemek. Türkçe’ye girmiş türevler : kari, kuran, kıraat, kıraathaneKur'an'ı
9مَهْجُورًاmehcūranه ج رTerk etmek/bırakmak/vazgeçmek/ayrılmak/reddetmek/çekilmek, kendini bir şeyden ayırmak, ilişkiyi kesmek, sakınmak, uzak durmak, bedenen veya dil ile ya da kalben terk etmek, şehvet ve kötü davranışlardan uzaklaşmak. Hijr - kötü davranış, utanç verici eylem, saçma konuşma.terk edilmiş

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve Peygamber, yâ Rabbi dedi, bu kavmim, şu Kur'ân'ı ihmâl etti, terkedilmiş bir hale getirdi.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve Peygamber, yâ Rabbi dedi, bu kavmim, şu Kurʼânʼı ihmâl etti, terkedilmiş bir hale getirdi.

Adem Uğur

Peygamber der ki: Ey Rabbim! Kavmim bu Kur'an'ı büsbütün terkettiler.

Ahmed Hulusi

Rasul (hakikatini OKUyan) dedi ki: "Ya Rab! Muhakkak ki halkım şu Kuran'ı (hakikatinin gereğini yaşamayı) terk etti (bedensel zevklerine döndü)!"

Ahmet Tekin

Allah’ın Rasulü: 'Ey Rabbim, benim kavmim, benim ümmetim, yakışıksız sözler söyleyerek bu Kur’ân’ı gözden çıkarılmış, terkedilmiş hale getirdi' dedi.

Ahmet Varol

Peygamber dedi ki: 'Ey Rabbim! Doğrusu kavmim şu Kur'an'ı terkedilmiş halde bıraktılar.'

Ali Bulaç

Ve elçi dedi ki: "Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur'an'ı terkedilmiş (bir kitap) olarak bıraktılar."

Ali Fikri Yavuz

Peygamber de (o gün şöyle) demekte: “- Ey Rabbim! Kavmim bu Kur’ân’ı metrûk bıraktılar (ondan yüz çevirdiler).

Ali Rıza Safa

Elçi, şöyle der: "Ey Efendim! Aslında, benim toplumum, bu Kur'an'ı, terk edilmiş olarak bıraktı!"

Bayraktar Bayraklı

Peygamber dedi ve diyecek ki: "Ey Rabbim! Kavmim bu Kur'an'ı terk edilmiş bıraktılar."

Bekir Sadak

Peygamber: «Ey Rabbim! Dogrusu milletim bu Kuran'i terketmisti» der.

Celal Yıldırım

Peygamber de dedi ki: Ey Rabbim! Şüphesiz ki kavmim bu Kur'ân'ı (bir kenara itip) terkettiler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Resul, “Rabbim! Kavmim bu Kur’an’a büsbütün ilgisiz kaldılar” dedi.

Diyanet İşleri

Peygamber, "Ey Rabbim! Kavmim şu Kur'an'ı terk edilmiş bir şey haline getirdi" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

Peygamber: 'Ey Rabbim! Doğrusu milletim bu Kuran'ı terketmişti' der.

Diyanet Vakfi

Peygamber der ki: Ey Rabbim! Kavmim bu Kur'an'ı büsbütün terkettiler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Peygamber dedi ki: «Ey Rabbim! Kavmim bu Kur'ân'ı terkedilmiş (bir şey yerinde) tuttular.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Peygamber de dedi ki: "Ey Rabbim, kavmim bu Kur'an'ı bir kenara itip bıraktılar"

Elmalılı Hamdi Yazır

Peygamber de "yarab, kavmim bu Kur'anı mehcur tuttular" demekte

Erhan Aktaş

Resul: "Ey Rabb'im, halkım bu Kur'an'ı mehcur tuttu." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Resul: "Ey Rabb'im, halkım bu Kur'an'ı mehcur tuttu." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rasul: "Ey Rabb'im, halkım bu Kur'an'ı mehcur edindi." dedi.

Fizilal-il Kuran

Peygamber «Ya Rabbi, soydaşlarım bu Kur'anı boykot ettiler.» dedi.

Gültekin Onan

Ve elçi dedi ki: "Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kuran'ı terkedilmiş (bir kitap) olarak bıraktılar."

Hamdi Döndüren

(O gün) elçi de şöyle der: “Ey Rabbim! Kavmim, bu Kur’an’ı büsbütün terk ettiler.”

Hasan Basri Çantay

Peygamber dedi ki "Ey Rabbim, kavmim hakıykat şu Kur'anı metruk (bir şey) edindiler".

Hasib Asutay

Peygamber (10) der ki: 'Ey Rabbim! Benim kavmim bu Kur'an'ı terk edilmiş (bir şey) edindiler. ' (11) (10. Bizim Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem.) (11. Ondan yüz çevirip iman etmediler.)

Hayrat Neşriyat

Peygamber: 'Ey Rabbim! Doğrusu kavmim bu Kur’ân’ı (ortada) terk edilmiş (birşey) saydılar' dedi.

İbni Kesir

Ve Peygamber dedi ki: Ey RAbbım; doğrusu kavmim bu Kur'an'ı terkedilmiş olarak bıraktı.

Mehmet Okuyan

Elçi şöyle diyecektir: “Ey Rabbim! Kavmim bu Kur’an’ı yalnız bıraktı.”

Muhammed Esed

Ve (o gün) Rasul: "Ey Rabbim!" diyecek, "Kavmimden (bazıları) bu Kuran'ı gözden çıkarılacak bir şey olarak gördü!"

Mustafa İslamoğlu

Ve (o gün) Rasul diyecek ki: "Ya Rabbi! Benim Kavmim bu Kur'an'a devri geçmiş, işlevi kalmamış bir kitap muamelesi yaptı!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Peygamber dedi ki: «Yarabbi! Şüphe yok benim kavmim bu Kur'an'ı metrûk ittihaz ettiler.»

Ömer Öngüt

Peygamber dedi ki: “Ey Rabbim! Doğrusu kavmim bu Kur'an'ı büsbütün terkettiler. ”

Suat Yıldırım

O gün Peygamber: "Ya Rabbî, halkım bu Kur’ân’ı terk edip ondan uzaklaştılar!" der.

Süleyman Ateş

Elçi de: "Ya Rabbi, kavmim, bu Kur'an'ı terk edilmiş bıraktılar" demiştir.

Süleymaniye Vakfı

(O gün) Elçimiz de şöyle der: "Rabbim, benim halkım bu Kur'an'ı (onun hükümlerini) terk edilmiş hale getirdiler."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O gün Elçimiz diyecek ki, "Ey Sahibim, benim kavmim bu Kur'an'ı kendilerinden uzak tuttular."

Şaban Piriş

Peygamber: -Rabbim, dedi. Kavmim Kur'an'a ilgisiz kaldı.

Tefhim-ul Kuran

Ve peygmber dedi ki: «Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur'an'ı terkedilmiş (bir kitap) olarak bıraktılar.»

Ümit Şimşek

Peygamber 'Yâ Rabbi,' dedi. 'Kavmim bu Kur'ân'ı terk etti.'

Yaşar Nuri Öztürk

Resul de şöyle der: "Ey Rabbim, benim toplumum, bu Kur'an'ı terk edilmiş/dışlanmış halde tuttular."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Peyğəmbər: “Ey Rəbbim! Qövmüm bu Quranı tərk etdi!”– deyəcək.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Peyğəmbər də ″Ey Rəbbim! Həqiqətən, qövmüm bu Qurʼanı tərk etmişdi!″ – deyəcək.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Der Gesandte wird sagen: ʺO mein Herr! Mein Volk hat sich vom Koran abgewandt und ihn zu einem verlassenen Gegenstand gemacht.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und der Gesandte sagt: ʺO mein Herr, mein Volk mied diesen Qurʹan unter Mißachtung.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und der Gesandte sagte: ʺO mein Herr, mein Volk hat wirklich diesen Quran von sich gewiesen.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und der Gesandte sagte: ʺMein HERR! Gewiß, meine Leute vernachlässigen den Quran.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And there shall the Messenger express to Allah, his Creator his discontent at his people; he says now as he said earlier in life below "O Allah my Creator, I presented to my people Your divine message but my people took a dislike to Your divine discourse -the Quran- and they rejected it as a groundless fiction, and what they formed in their minds they exhibited in action".

Abdul Haleem

The Messenger has said, ‘Lord, my people treat this Quran as something to be shunned,’

Abdullah Yusuf Ali

Then the Messenger will say: "O my Lord! Truly my people took this Qur'an for just foolish nonsense."

Abul A'la Maududi

And the Messenger will say: "My Lord! My own people had made this Qur'an an object of laughter."

Aisha Bewley

The Messenger says, ‘My Lord, my people treat this Qur’an as something to be ignored. ’

Al-Hilali & Khan

And the Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم) will say: "O my Lord! Verily, my people deserted this Qur’ân (neither listened to it, nor acted on its laws and teachings).

Ali Quli Qarai

And the Apostle will say, ‘O my Lord! Indeed my people consigned this Qur’ān to oblivion. ’

Amatul Rahman Omar

And (on that Day) the Messenger will say, `My Lord! my people treated even this Qur'ân (full of blessings) as (a thing) abandoned.

Arthur John Arberry

The Messenger says, 'O my Lord, behold, my people have taken this Koran as a thing to be shunned. '

Bijan Moeinian

At that time the Prophet will say: "My Lord, what a shame that my people deserted this Qur’an. "

E. Henry Palmer

The Apostle said, 'O my Lord! verily, my people have taken this Qur'an to be obsolete!'

Edip-Layth

The messenger said, "My Lord, my people have deserted this Quran."

George Sale

And the apostle shall say, O Lord, verily my people esteemed this Koran to be a vain composition.

Hamid S. Aziz

"He verily led me astray from the Reminder after it had reached me. Satan is ever a deserter of men."

Mahmoud Ghali

And the Messenger has said, "O Lord! Surely my people have taken to themselves this Qur'an as a thing to be forsaken. "

Marmaduke Pickthall

And the messenger saith: O my Lord! Lo! mine own folk make this Qur'an of no account.

Mohamed Ahmed - Samira

The prophet will say: "O my Lord, my people had fettered the Qur'an. "

Muhammad Asad

AND [on that Day] the Apostle will say: "O my Sustainer! Behold, [some of] my people have come to regard this Qur’an as something [that ought to be] discarded!"

Mustafa Khattab

The Messenger has cried, "O my Lord! My people have indeed received this Quran with neglect."

Progressive Muslims

And the messenger said: "My Lord, my people have deserted this Quran. "

Sahih International

And the Messenger has said, "O my Lord, indeed my people have taken this Qur'an as [a thing] abandoned. "

Sam Gerrans

And the Messenger will say: “O my Lord: my people took this Qur’an as a thing abandoned.”

Shabbir Ahmed

And the Messenger will say, "O my Lord! These are my people, the ones who had disabled and made this Qur'an of no account. " (MAHJUR = They had immobilized it like villagers who bind a cow by tying her front foot to her horn).

Syed Vickar Ahamed

And the Messenger (Muhammad) will say: "O my Lord! Truly, my people (took the Message lightly and) abandoned this Quran. "

Taqi Usmani

And the messenger will say, "O my Lord, my people had taken this Qur’ān as deserted."

The Monotheist Group

Andthe messenger said: "My Lord, my people have deserted this Qur'an."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et le Messager dit: ʺSeigneur, mon peuple a vraiment pris ce Coran pour une chose délaissée!ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Pêxember got: Xwedayê min! Gelê min Quran terk kir û pê emel nekirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En de gezant zegt: ʺMijn Heer, mijn volk houdt deze Koran voor iets wat gemeden moet worden.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En de gezant zal zeggen: O Heer! mijn volk acht dezen Koran als een ijdel samenstelsel.

Hollandaca — Siregar

En de Boodschapper zei: ʺO mijn Heer, voorwaar, mijn volk heefl deze Koran achtergelaten.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И сказал Посланник (жалуясь на свой народ): «Господи! Поистине, мой народ оставил этот Коран [отвернулся от него, перестал размышлять над его смыслом, действовать по нему и доводить его до людей]!»

Rusça — Osmanov

Посланник [в тот день] скажет: ʺГосподи! Воистину, мой народ отверг Коранʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

OCH Sändebudet har sagt: ʺHerre! Mitt folk ser på denna Koran som något föråldrat (som kan läggas åt sidan).ʺ