O, göklerin ve yeryüzünün mülkü (hükümranlığı) kendisine ait olandır. Çocuk edinmemiştir. Mülkünde hiçbir ortağı da yoktur. O, her şeyi yaratmış ve yarattığı o şeyleri bir ölçüye göre takdir etmiştir.

اَلَّذِي لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُنْ لَهُ شَرِيكٌ فِي الْمُلْكِ وَخَلَقَ كُلَّ شَيْءٍ فَقَدَّرَهُ تَقْدِيرًا

elleƶī lehu mulku s-semāvāti ve l-erDi ve lem yetteḣiƶ veleden ve lem yekun lehu şerīkun fī l-mulki ve ḣaleḳa kulle şey'in fe ḳadderahu teḳdīran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَلَّذِيelleƶīöyle ki
2لَهُlehuO'nundur
3مُلْكُmulkuم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.mülkü
4السَّمٰوَاتِs-semāvātiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)göklerin
5وَالْاَرْضِve l-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeve yerin
6وَلَمْve lemve
7يَتَّخِذْyetteḣiƶا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmekO edinmemiştir
8وَلَدًاveledenو ل دdoğurmak, dünyaya getirmekbir çocuk
9وَلَمْve lemve
10يَكُنْyekunك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinyoktur
11لَهُlehuO'nun
12شَرِيكٌşerīkunش ر كyoldaş/ortak olmak, paylaşmak. şirkun - paylaşma, katılım, çok tanrıcılık, putperestlik, Allah'a ortak koşmak. şerik (çoğul: şüreka) - ortak, partner, paylaşımcı. İkinci çekim isimleri, bitişik zamirlerle takip edildiğinde üç çekim alır: şüreka, şürekai, şürekaa. şarek (fiil 3) - paylaşmak. eşreke (fiil 4) - ortak/eş koşmak, (Allah'a) ortak vermek, çok tanrıcı veya putperest olmak. eşrektumuni - beni ortak koştunuz. müşrik - Allah'a ortak koşan, çok tanrıcı. müşterik (fiil 8) - katılan veya paylaşan kişi.ortağı
13فِي
14الْمُلْكِl-mulkiم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.mülkünde
15وَخَلَقَve ḣaleḳaخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.ve yaratmıştır
16كُلَّkulleك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetliher
17شَيْءٍşey'inش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişşeyi
18فَقَدَّرَهُfe ḳadderahuق د رölçmek/kararlaştırmak/belirlemek/sınırlamak/daraltmak, güce sahip olmak, muktedir olmak, bir ölçü, araç, yetenek, bir süre/karar, kader, yazgı, ölçülü, kararlaştırılmışve takdir etmiştir ona
19تَقْدِيرًاteḳdīranق د رölçmek/kararlaştırmak/belirlemek/sınırlamak/daraltmak, güce sahip olmak, muktedir olmak, bir ölçü, araç, yetenek, bir süre/karar, kader, yazgı, ölçülü, kararlaştırılmışölçü biçim ve düzen

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Öyle bir mâbuttur ki onundur saltanatı ve tedbîri göklerin ve yeryüzünün ve hiçbir kimseyi evlât edinmez, saltanat ve tasarrufta ortağı yoktur ve her şeyi yaratmıştır da mukadderâtı takdîr etmiştir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Öyle bir mâbuttur ki onundur saltanatı ve tedbîri göklerin ve yeryüzünün ve hiçbir kimseyi evlât edinmez, saltanat ve tasarrufta ortağı yoktur ve her şeyi yaratmıştır da mukadderâtı takdîr etmiştir.

Adem Uğur

Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. O bir çocuk edinmemiştir, mülkünde ortağı yoktur. Her şeyi yaratmış, ona ölçü, biçim ve düzen vermiştir.

Ahmed Hulusi

Ki, semaların ve arzın varlığı O'nun içindir! Çocuk edinme kavramından beridir! Varlıkta ortağı yoktur O'nun! Her şeyi yaratmış, onu (yarattığını) takdiriyle oluşturmuştur!

Ahmet Tekin

Göklerin ve yerin mülkü ve hükümranlığı kendisine ait olan, oğul edinmeyen, mülkünde ve hükümranlığında ortağı olmayan, her şeyi yaratan, her şeyi belli kanunlara göre düzenleyen, planlayan, sınırlarını ve ölçülerini belirleyen, her şeyi bütün incelikleriyle planına dahil eden Allah yüceler yücesidir.

Ahmet Varol

O ki, göklerde ve yerde ne varsa O'nundur; bir çocuk edinmemiştir; mülkünde ortağı yoktur; her şeyi yaratmış ve ona belli bir ölçüye göre düzen (şekil) vermiştir.

Ali Bulaç

Göklerin ve yerin mülkü O'nundur; çocuk edinmemiştir. O'na mülkünde ortak yoktur, her şeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle takdir etmiştir.

Ali Fikri Yavuz

O Allah ki, göklerin ve yerin tasarrufu hep O’nun. Hiç bir çocuk edinmemiştir, mülkünde de O’nun hiç bir ortağı yok... Her şeyi yarattı da ona bir nizam verdi; onun mukadderatını tayin buyurdu.

Ali Rıza Safa

Göklerin ve yeryüzünün yönetimi, O'na özgüdür. Çocuk edinmemiştir. Yönetiminde, O'nun ortağı yoktur. Her şeyi yaratmış ve belirli bir ölçüyle düzenlemiştir.

Bayraktar Bayraklı

Göklerin ve yerin mülkiyeti yalnız O'na aittir. Hiçbir zaman çocuk edinmemiştir. Hükümranlığında O'nunhiçbir ortağı da olmamıştır. O her şeyi yaratmış ve her şeye belli bir şekil vermiştir.

Bekir Sadak

(1-2) Goklerin ve yerin hukumranligi kendisinin olan, cocuk edinmeyen, hukumranlikta ortagi bulunmayan, herseyi yaratip bir olcuye gore duzenleyen ve dunyalari uyarmak uzere kuluna hakki batildan ayirdeden Kuran'i indiren Allah yucelerin yucesidir.

Celal Yıldırım

(1-2) Feyiz ve bereket, azamet ve kudret sahibi ne yücedir ki (hakkı bâtıldan, doğruyu eğriden, helâli haramdan ayıran) Furkan'ı, milletleri (tuttukları yolun tehlikesine karşı) uyarıcı olsun diye kulu (Muhammed'e) indirmiştir. O yüce kudret ki, göklerin ve yerin mülkü O'nundur. O, çocuk edinmemiştir; mülkünde hiçbir ortağı yoktur; her şeyi yaratıp düzene koymuş, belli ölçülere göre takdîr etmiştir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

O, göklerin ve yerin egemenliği kendisine ait olan, çocuk edinmeyen, egemenliğinde ortağı bulunmayan, her şeyi yaratan, yarattığına belli bir ölçüye göre düzen veren Allah’tır.

Diyanet İşleri

O, göklerin ve yeryüzünün mülkü (hükümranlığı) kendisine ait olandır. Çocuk edinmemiştir. Mülkünde hiçbir ortağı da yoktur. O, her şeyi yaratmış ve yarattığı o şeyleri bir ölçüye göre takdir etmiştir.

Diyanet İşleri (eski)

(1-2) Göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin olan, çocuk edinmeyen, hükümranlıkta ortağı bulunmayan, herşeyi yaratıp bir ölçüye göre düzenleyen ve dünyaları uyarmak üzere kuluna hakkı batıldan ayırdeden Kuran'ı indiren Allah yücelerin yücesidir.

Diyanet Vakfi

(1-2) Âlemlere uyarıcı olsun diye kulu Muhammed'e Furkan'ı indiren, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisine ait olan, hiç çocuk edinmeyen, mülkünde ortağı bulunmayan, her şeyi yaratıp ona bir nizam veren ve mukadderatını tayin eden Allah, yüceler yücesidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O öyle bir ilâhtır ki, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinindir. O hiç çocuk edinmedi, hükümranlıkta ortağı yoktur. O, her şeyi yaratıp bir ölçüye göre düzenleyerek takdir etmiştir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O, göklerin ve yerin hakimiyeti kendisinin olandır, hiçbir oğul edinmemiştir ve mülkünde hiçbir ortağı da yoktur; herşeyi yaratmış ve herbirini bir takdir ile belirleyip hepsinin mukadderatını hazırlamıştır.

Elmalılı Hamdi Yazır

O ki hep Göklerin, yerin mülkü onun, hem hiç bir veled edinmedi, hem mülkte ona hiç ortak da yok, her şeyi yarattı da bir takdir ile her birinin hadd-ü mıkdarını ta'yin ederek hepsinin mukadderatını hazırladı

Erhan Aktaş

O ki, göklerin ve yerin egemenliği yalnızca O'na aittir. Ve O, çocuk edinmemiştir. Egemenlikte O'nun ortağı yoktur. Her şeyi yaratan, işleyiş ve varoluş yasalarını belirleyen O'dur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O ki, göklerin ve yerin egemenliği yalnızca O'na aittir. Ve O, çocuk edinmemiştir. Egemenlikte O'nun ortağı yoktur. Her şeyi yaratan, işleyiş ve varoluş yasalarını belirleyen O'dur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O ki, göklerin ve yerin egemenliği yalnızca O'na aittir. Ve O, hiçbir çocuk edinmemiştir. Egemenlikte O'nun ortağı yoktur. Her şeyi yaratan, işleyiş ve varoluş yasalarını belirleyen O'dur.

Fizilal-il Kuran

O ki, göklerin ve yerin egemenliği O'nun tekelindedir hiç evlat edinmemiştir; egemenlikte ortağı yoktur; O her şeyi yaratmış ve bir ön tasarıya göre düzenlenmiştir.

Gültekin Onan

Göklerin ve yerin mülkü O'nundur; çocuk edinmemiştir. O'na mülkünde ortak yoktur, her şeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle takdir etmiştir.

Hamdi Döndüren

Göklerin ve yerin mülkü O’nundur. O, bir çocuk edinmemiştir, mülkünde hiçbir ortağı yoktur, her şeyi yaratmış ve yarattığını bir ölçüyle düzenlemiştir.

Hasan Basri Çantay

(O Allah) ki göklerin ve yerin mülk (-ü tasarruf) u Onundur. Hiçbir evlad edinmemişdir O. Mülkünde Onun bir ortağı da yokdur. O, her şey'i yaratıb ona bir nizam vermiş, onun mukadderaatını ta'yin etmişdir.

Hasib Asutay

O (Allah) ki, göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Hiçbir çocuk edinmemiştir, mülkünde O'nun bir ortağı da yoktur. Her şeyi yaratmış, ona belli bir biçim vermiştir.

Hayrat Neşriyat

O (Allah) ki, göklerin ve yerin mülkü O’nundur; ne bir çocuk edinmiştir, ne de mülkünde bir ortağı olmuştur; herşeyi yaratıp onu (maslahatına en uygun bir şekilde)ta'yîn ederek takdîr etmiştir.

İbni Kesir

O ki; göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Çocuk edinmemiştir, mülkte ortağı yoktur. Her şeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş ve bir ölçüyle takdir etmiştir.

Mehmet Okuyan

Göklerin ve yerin otoritesi yalnızca O’na aittir; çocuk edinmemiştir; otoritede ortağı yoktur; (O) her şeyi yaratmış ve belirli bir ölçüye kavuşturmuştur.

Muhammed Esed

O ki, göklerin ve yerin egemenliği O'na aittir; soy sop edinmemiştir; egemenliğinde herhangi bir ortağı yoktur; çünkü her şeyi yaratan ve her şeyi belli bir yasalar örgüsüne göre düzene koyan O'dur.

Mustafa İslamoğlu

O (Allah) ki, göklerin ve yerin hakimiyeti yalnızca O'na aittir; O çocuk edinmemiştir, hakimiyetinde O'na herhangi bir ortak da bulunmamaktadır: zira her şeyi O yaratmış ve (bütün bunları) ölçüsünü kendi koyduğu yasalara bağlamıştır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Öyle zât ki, göklerin ve yerin mülkü O'nun içindir ve hiçbir oğul edinmemiştir. Ve O'nun için mülkünde bir ortak da yoktur ve herşeyi yaratmıştır, onu bir miktar ile takdir buyurmuştur.

Ömer Öngüt

O Allah ki göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Hiçbir çocuk edinmemiştir. Mülkünde hiçbir ortağı yoktur. Her şeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, mukadderatını tayin etmiştir.

Suat Yıldırım

Göklerin ve yerin hâkimiyeti O’nundur. O asla evlat edinmedi, hâkimiyette hiç bir ortağı olmadı. Her şeyi yaratıp nizam veren ve her şeyin varlığını bir ölçüye göre belirleyen O’dur.

Süleyman Ateş

Göklerin ve yerin mülkü O'nundur, O, bir çocuk edinmemiştir, mülkünde ortağı yoktur. Her şeyi yaratmış, ona ölçü, biçim ve düzen vermiştir.

Süleymaniye Vakfı

Allah; göklerin ve yerin hakimiyeti sadece kendisinde olan, çocuk edinmemiş olan, hakimiyette ortağı bulunmayan ve her şeyi yaratıp ölçüsünü belirlemiş olandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Göklerin ve yerin hakimiyeti onun elindedir; ne bir çocuk edinmiştir, ne de hakimiyette ortağı vardır. O, her şeyi yaratmış ve her şeye bir ölçü koymuştur.

Şaban Piriş

Göklerin ve yerin hakimiyeti O'na aittir. Hiç bir oğul edinmemiştir ve hükümranlığında hiçbir ortağı yoktur. Her şeyi O yaratmış ve belirli bir ölçüye göre takdir etmiştir.

Tefhim-ul Kuran

Göklerin ve yerin mülkü O'nundur; çocuk edinmemiştir, O'na mülkünde ortak yoktur, her şeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle takdir etmiştir.

Ümit Şimşek

Göklerin ve yerin egemenliği Onundur. O evlât edinmemiş, egemenliğinde Onun bir ortağı da olmamıştır. Herşeyi bir ölçü ile yaratıp kaderini belirleyen de Odur.

Yaşar Nuri Öztürk

Göklerin ve yerin mülk ve saltanatı yalnız O'nundur. Çocuk edinmemiştir O. Mülk ve saltanatında ortak yoktur O'na. Herşeyi yaratmış ve herşeye bir ölçü ve oluş tarzı takdir etmiştir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Göylərin və yerin səltənəti Ona məxsusdur. O, Özünə oğul götürməmişdir və səltənətində də şəriki olan yoxdur. O, bütün şeyləri xəlq etmiş və onlara münasib bir biçim vermişdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O Allah ki, göylərin və yerin hökmü (səltənəti) Onundur. O (Özünə) heç bir övlad götürməmişdir; mülkündə heç bir şəriki yoxdur. O, hər şeyi yaratmış və onu (onun nə cür olacağını) təqdir (əzəldən müəyyən) etmişdir.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ihm gehört die Herrschaft über die Himmel und die Erde. Er hat keinen Sohn. Es gibt niemand, der mit Ihm die Herrschaft teilt. Er hat alles erschaffen und nach genauem Maß bemessen.

Almanca — Der Edle Quran

Er, Dem die Herrschaft der Himmel und der Erde gehört, Der Sich kein Kind genommen hat und Der keinen Teilhaber an der Herrschaft hat und alles erschaffen und ihm dabei sein rechtes Maß gegeben hat.

Almanca — M. A. Rassoul

Er (ist es), Dessen das Königreich der Himmel und der Erde ist, Der Sich keinen Sohn genommen hat und Der keinen Partner im Königreich hat und Der jegliches Ding erschaffen und ihm das rechte Maß gegeben hat.

Almanca — Muhammad Zaidan

Derjenige, Dem die Herrschaft der Himmel und der Erde gehören und Der nie Sich ein Kind nahm und für Den es nie einen Partner in der Herrschaft gab. Und ER erschuf alles und bestimmte es genaust.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

(blessed be He) Who has the sovereignty, the supreme dominion and the supreme controlling power of the heavens and the earth. The Creator Who never allowed anyone to share His Sovereignty or His divine nature. He created the whole and all in all, and each and all He has computed in due proportion to satisfy individual needs and to attain a certain object and a precise purpose.

Abdul Haleem

It is He who has control over the heavens and earth and has no offspring––no one shares control with Him––and who created all things and made them to an exact measure.

Abdullah Yusuf Ali

He to whom belongs the dominion of the heavens and the earth: no son has He begotten, nor has He a partner in His dominion: it is He who created all things, and ordered them in due proportions.

Abul A'la Maududi

He to Whom belongs the kingdom of the heavens and the earth; Who has taken to Himself no son nor has He taken any partner in His kingdom; Who created everything and then determined its destiny.

Aisha Bewley

He to whom the kingdom of the heavens and the earth belongs. He does not have a son and He has no partner in the Kingdom. He created everything and determined it most exactly.

Al-Hilali & Khan

He to Whom belongs the dominion of the heavens and the earth, and Who has begotten no son (children or offspring) and for Whom there is no partner in the dominion. He has created everything, and has measured it exactly according to its due measurements.

Ali Quli Qarai

He, to whom belongs the sovereignty of the heavens and the earth, and who did not take a son, nor has He any partner in sovereignty, and He created everything and determined it in a precise measure.

Amatul Rahman Omar

It is He to Whom the Sovereignty of the heavens and the earth belongs. And He has begotten nor taken to Himself a son, nor is there any associate with Him in the sovereignty. He has created everything and has determined its proper measure.

Arthur John Arberry

to whom belongs the Kingdom of the heavens and the earth; and He has not taken to Him a son, and He has no associate in the Kingdom; and He created every thing, then He ordained it very exactly.

Bijan Moeinian

(Honored in worship is) The One to Whom belongs the kingdom of the heavens and the earth. The one Who never had a son or partner in His Kingdom. The one Who created everything in the most perfect manner and then directed them toward their destiny.

E. Henry Palmer

whose is the kingdom of the heavens and the earth, and who has not taken to Himself a son, and who has no partner in His kingdom, and created everything, and then decreed it determinately!

Edip-Layth

The One who has the sovereignty of the heavens and the earth; He did not take a son, and He does not have any partner in kingship. He created everything and measured it precisely.

George Sale

Unto whom belongeth the kingdom of heaven and of earth: Who hath begotten no issue; and hath no partner in his kingdom: Who hath created all things; and disposed the same according to his determinate will.

Hamid S. Aziz

Blessed is He Who has revealed unto His servants the Discrimination (or Criterion) that it may be an admonition to all peoples.

Mahmoud Ghali

To Whom belongs the Kingdom of the heavens and the earth, and He has not taken to Him a child, and He has no associate in the Kingdom; and He created everything, so He has determined it an (exact) determination.

Marmaduke Pickthall

He unto Whom belongeth the Sovereignty of the heavens and the earth, He hath chosen no son nor hath He any partner in the Sovereignty. He hath created everything and hath meted out for it a measure.

Mohamed Ahmed - Samira

He to whom belongs the kingdom of the heavens and the earth, who has neither begotten a son nor has He a partner in His kingdom, (who) created everything and determined its exact measure.

Muhammad Asad

He to whom the dominion over the heavens and the earth belongs, and who begets no offspring, and has no partner in His dominion: for it is He who creates every thing and determines its nature in accordance with [His own] design.

Mustafa Khattab

˹Allah is˺ the One to Whom belongs the kingdom of the heavens and the earth, Who has never had ˹any˺ offspring, nor does He have a partner in ˹governing˺ the kingdom. He has created everything, ordaining it precisely.

Progressive Muslims

The One to whom belongs the sovereignty of the heavens and the Earth, and He did not take a son, and He does not have any partner in kingship. And He created everything and measured it precisely.

Sahih International

He to whom belongs the dominion of the heavens and the earth and who has not taken a son and has not had a partner in dominion and has created each thing and determined it with [precise] determination.

Sam Gerrans

He to whom belongs the dominion of the heavens and the earth, and has not taken a son or had a partner in dominion, but created everything, then ordained it entirely.

Shabbir Ahmed

(The Sender of this Criterion is) He to Whom belongs the Kingship of the heavens and the earth. He has chosen no son, nor does He have a partner in His Kingship. He it is Who creates all things in precise design and gives them the potential to become what they are meant to be.

Syed Vickar Ahamed

He (is the One) to whom belongs the kingdom of the heavens and the earth: He has fathered no son, nor does He have a partner in His kingdom; It is He Who has created all the things, and made them in proper (proportions) sizes.

Taqi Usmani

the One to whom belongs the kingdom of the heavens and the earth, and who did neither have a son, nor is there any partner to him in the Kingdom, and who has created everything and designed it in a perfect measure.

The Monotheist Group

The One to whom belongs the sovereignty of the heavens and the earth, and He did not take a son, and He does not have any partner in kingship. And He created everything and measured it precisely.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Celui à qui appartient la royauté des cieux et de la terre, qui ne Sʹest point attribué dʹenfant, qui nʹa point dʹassocié en Sa royauté et qui a créé toute chose en lui donnant ses justes proportions.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew Xweda ye, yê ku hukimranî û desthilatiya erd û asîmanan her jê re ye, ew ê ku tu zarok ji xwe re negirtiye û ew ê ku di hukimranîya Wî de tu şirîk jê re tune ye, vêca her tişt bi pîvan û endaze afirandiye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij die de heerschappij over de hemelen en de aarde heeft, die zich geen kind genomen heeft, die geen metgezel in de heerschappij heeft en die alles geschapen en nauwkeurig geordend heeft.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Aan wien het koninkrijk des hemels en der aarde behoort; die geene nakomelingschap heeft geteeld, en geen deelgenoot in zijn koninkrijk heeft; die alle dingen heeft geschapen en daarover naar zijn bepaalden wil beschikt.

Hollandaca — Siregar

Hij is Degene aan wie het koninkrijk van de hemelen en de aarde toebehoort. En Hij neemt Zich nooit een zoon en Hij heeft geen deelgenoot in het koninkrijk. En Hij schiep alles en Hij bepaalt alles nauwkeurig.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Которому (принадлежит) (вся) власть [полное владение и управление] над небесами и землей, и не брал Он Себе ребенка, и не было у Него сотоварища во власти. Он создал всякую вещь (без каких-либо изъянов) и размерил ее мерой [по Своей мудрости придал каждому творению свою соответственную меру].

Rusça — Osmanov

[благословен] тот, которому принадлежит власть над небесами и землей, который не породил для Себя ребенка и который ни с кем не делил власть. Он сотворил все сущее и придал ему [должную] меру.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Han som äger herraväldet över himlarna och jorden, som ingen son har (avlat) och i vars herravälde ingen har haft del; Han som har skapat allt och gett det (skapade) dess rätta utformning.