Onlar, "Seni eksikliklerden uzak tutarız. Seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmaz. Fakat sen onlara ve atalarına o kadar bol nimet verdin ki, sonunda seni anmayı unuttular ve helake giden bir toplum oldular" derler.
قَالُوا سُبْحَانَكَ مَا كَانَ يَنْبَغِي لَنَا اَنْ نَتَّخِذَ مِنْ دُونِكَ مِنْ اَوْلِيَٓاءَ وَلٰكِنْ مَتَّعْتَهُمْ وَاٰبَٓاءَهُمْ حَتّٰى نَسُوا الذِّكْرَ وَكَانُوا قَوْمًا بُورًا
ḳālū subHāneke mā kāne yenbeğī lenā en netteḣiƶe min dūnike min evliyā'e ve lākin metteǎ'tehum ve ābā'ehum Hattā nesū ƶ-ƶikra ve kānū ḳavmen būran
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (78 / 78 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Diyecekler ki: Tenzîh ederiz seni, senden başka dost ve yardımcı kabûl etmek bize yaraşmaz; fakat sen, onları da, atalarını da nîmetler vererek yaşattın, sonunda seni anmayı unuttular ve helâke müstahak bir topluluk oldular.
Abdulkadir Gölpınarlı
Diyecekler ki: Tenzîh ederiz seni, senden başka dost ve yardımcı kabûl etmek bize yaraşmaz; fakat sen, onları da, atalarını da nîmetler vererek yaşattın, sonunda seni anmayı unuttular ve helâke müstahak bir topluluk oldular.
Adem Uğur
Onlar: Seni tenzih ederiz. Seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmaz; fakat sen onlara ve atalarına o kadar bol nimet verdin ki, sonunda (seni) anmayı unuttular ve helâki hak eden bir kavim oldular, derler.
Ahmed Hulusi
(Tapındıkları nesneler) dediler ki: "Subhansın sen! Senin dunundan veliler edinmek bizim için mümkün değil! Ne var ki, sen onları ve atalarını yararlandırınca, bedensel zevklere dalıp; nihayet, hakikat bilgisini hatırlamaz oldular! Sonunda mahvoldular!"
Ahmet Tekin
Onlar: 'Seni tenzih ederiz. Seni bırakıp, kulların durumundakilerden, dostlar koruyucular, otoriteler edinmek bize yakışmaz. Fakat sen, onlara ve atalarına o kadar nimet verdin ki, sonunda seni zikretmeyi, okunması ibadet olan övünç kaynağı Kurân’ı ve şeriatı unuttular. Helâkî hak eden bir kavim oldular.' derler.
Ahmet Varol
Derler ki: 'Seni tenzih ederiz. Senden başka dostlar edinmemiz bize yaraşmaz. Ancak sen onları ve atalarını yararlandırdın, onlar da zikri [3] unuttular ve böylece helake uğrayan bir topluluk oldular.'
Ali Bulaç
Derler ki: "Sen yücesin; senin dışında başka veliler edinmemiz bize yakışmaz, ancak onları ve atalarını sen meta verip yararlandırdın, öyle ki (senin) zikri(ni) unuttular ve böylece yıkıma uğrayan bir kavim oldular."
Ali Fikri Yavuz
Putlar şöyle derler: “- Seni tenzih ederiz. Senden başka veliler edinmemiz bize lâyık olmaz (böyle iken, biz başkasına nasıl mabud olabiliriz?) Fakat sen onları ve atalarını zevk içine daldırdın, nihayet zikri (tevhidi ve sana ibadeti) unuttular ve helâke düşen bir kavim oldular.”
Ali Rıza Safa
Derler ki: "Sen, tüm yakıştırmalardan ayrıksın. Senden başka dostlar edinmek bize yakışmaz. Fakat onları ve atalarını öylesine geçindirdin ki, öğretiyi unuttular ve yıkıma uğrayacak bir toplum oldular!"
Bayraktar Bayraklı
Sahte tanrılar der ki: "Senin şanın yücedir, senden başka dostlar edinmek bize yaraşmaz; fakat sen onlara ve atalarına o kadar bol nimet verdin ki, sonunda seni anmayı unuttular ve helak olmayı hak eden bir topluluk oldular."
Bekir Sadak
Onlar: «Hasa; Seni birakip baska dostlar edinmek bize yarasmaz; fakat Sen onlara ve babalarina nimetler verdin de sonunda Seni anmayi unuttular ve helaki hak eden bir millet oldular» derler.
Celal Yıldırım
Onlar (tapılan şeyler), «seni tenzîh ederiz, bize senden başka dostlar ve sahip edinmeler yakışmaz ; ne var ki ,sen onları ve babalarını nimetlerle zevke daldırdın, o kadar ki seni anmayı unuttular ve yok olmaya uğratılan bir millet oldular» derler.
Diyanet İşleri
Onlar, "Seni eksikliklerden uzak tutarız. Seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmaz. Fakat sen onlara ve atalarına o kadar bol nimet verdin ki, sonunda seni anmayı unuttular ve helake giden bir toplum oldular" derler.
Diyanet İşleri (eski)
Onlar: 'Haşa; Seni bırakıp başka dostlar edinmek bize yaraşmaz; fakat Sen onlara ve babalarına nimetler verdin de sonunda Seni anmayı unuttular ve helaki hak eden bir millet oldular' derler.
Diyanet Vakfi
Onlar: Seni tenzih ederiz. Seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmaz; fakat sen onlara ve atalarına o kadar bol nimet verdin ki, sonunda (seni) anmayı unuttular ve helâki hak eden bir kavim oldular, derler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onlar: «Sübhansın seni tenzih ederiz. Seni bırakıp da senden başka dostlar edinmek bize yaraşmaz; fakat sen onlara ve atalarına o kadar nimet verdin ki, sonunda seni anmayı unuttular ve helaki hak eden bir kavim oldular.» derler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
onlar: "Seni tenzih ederiz, Senden başka dostlar edinmemiz bize yakışmazdı; fakat Sen, onları ve atalarını zevke daldırdın ki, zikri(ni) unuttular ve helaka giden bir topluluk oldular!" diyeceklerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sübhansın, demişlerdir: Senden başka veliler ittihaz etmemiz (olunmamız ) bize yaraşır değildi ve lakin sen onları ve atalarını zevka daldırdın, o kadar ki nihayet zikri unuttular ve helake giden bir kavm oldular
Erhan Aktaş
Dediler ki: "Seni tenzih ederiz, Senden başka veliler edinmek bize yakışmaz. Ancak Sen, onları ve atalarını bolca nimetlendirdin, nihayet onlar öğüdüne uymayı boş verdiler. Ve helak olmayı hak eden bir halk oldular."
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Dediler ki: "Seni tenzih ederiz, Senden başka veliler edinmek bize yakışmaz. Ancak Sen, onları ve atalarını bolca nimetlenirdin, nihayet onlar öğüdüne uymayı boş verdiler. Ve helak olmayı hak eden bir halk oldular."
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Dediler ki: " Seni tenzih ederiz, Senden başka veliler edinmek bize yakışmaz. Ancak Sen, onları ve atalarını öylesine mal mülk sahibi yaptın ki, öğüdüne uymayı boş verdiler. Ve helak olmayı hak eden bir toplum oldular.
Fizilal-il Kuran
Düzmece ilahlar derler ki; «Sen her türlü noksanlıktan münezzehsin! Senin dışında başka korucular ve dayanaklar edinmek bize yakışacak bir tutum değildir. Fakat sen onlara ve atalarına o kadar bol nimetler verdin ki; sonunda seni anmayı unutarak yok edilmeyi hakeden bir topluluk oldular.»
Gültekin Onan
Derler ki: "Sen yücesin; senin dışında başka veliler edinmemiz bize yakışmaz, ancak onları ve atalarını sen meta verip yararlandırdın, öyle ki (senin ) zikri(ni) unuttular ve böylece yıkıma uğrayan bir kavim oldular."
Hamdi Döndüren
Derler ki: “Seni tenzih ederiz! Seni bırakıp da, başka velîler edinmek bize yaraşmaz! Ama Sen, onlara ve atalarına o kadar bol nimet verdin ki sonunda Seni anmayı unuttular ve helâk olmayı hak eden bir kavim oldular.”
Hasan Basri Çantay
(görürsün ki) onlar (şöyle) demişlerdir: "Seni tenzih ederiz. Seni bırakıb da başka veliler edinmemiz bize yakışmaz. Fakat (gerek) onları (n) ve (gerek) ataları (nın azab müddetlerini) kendin uzatdın da nihayet zikri unutdular ve helak (e mahkum) bir kavm oldular".
Hasib Asutay
Derler ki: 'Seni tenzih ederiz. Seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmaz. Fakat sen onlara ve atalarına öyle bol nimet verdin ki, sonunda (seni) anmayı unuttular ve helâki hak eden bir kavim oldular.'
Hayrat Neşriyat
(Onlar:) 'Seni tenzîh ederiz; senden başka dostlar edinmek bize yaraşmaz; fakat onlara ve babalarına birçok ni'metler verdin de sonunda (seni) anmayı unuttular ve helâk edilmeyi hak eden bir kavim oldular!' derler.
İbni Kesir
Onlar da derler ki: Tenzih ederiz, Seni bırakır da başka dostlar edinmek bize yaraşmaz. Ama Sen, onlara ve babalarına nimetler verdin de, Seni anmayı unuttular ve helaki hak eden bir kavim oldular.
Mehmet Okuyan
Onlar (melekler) de şöyle demiş (olacaklar)dır: “Sen yücesin. Senin peşin sıra dostlar edinmek bize yakışmazdı. Fakat sen onlara ve atalarına bol nimet verince (Allah’ı) hatırlamayı unuttular ve helaki hak eden bir toplum oldular.”
Muhammed Esed
Onlar: "Sınırsız kudret ve yüceliğinle Seni tenzih ederiz!" diye cevap verecekler, "Senden başka dostlar, efendiler edinmek bize yakışmazdı! Fakat, (bunlara gelince) Sen bunlara ve babalarına dünya hayatının tadını çıkarmaları için fırsat verdin; öyle ki, onlar da sonunda (Seni) anmayı büsbütün unuttular; çünkü bunlar her türlü iyilikten yoksun kimselerdi".
Mustafa İslamoğlu
Cevap verecekler: "Aşkın olan zatını tenzih ve tesbih ederiz ki, Senin dışındakilerden herhangi bir dost, bir veli edinmek bize yakışmaz; ne var ki onlara ve atalarına dünyevi hazları öylesine tattırdın ki, sonunda onlar vahyi unuttular; ve hiç olmaya mahkum bir kavim olup çıktılar.
Ömer Nasuhi Bilmen
(O mabûd ittihaz edilenler de) derler ki: «Sen zât-ı ehâdiyetine layık olmayan şeylerden münezzehsin. Bizim için yaraşmaz ki, Sen'den başka velîler ittihaz edinelim. Fakat, onları ve babalarını nîmetlere nâil kıldın, tâ ki, zikri unuttular ve helâk olmuş bir kavim oldular.»
Ömer Öngüt
Derler ki: “Seni tenzih ederiz, seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmaz. Sen onlara ve atalarına bol nimetler verdin, sonunda da seni anmayı unuttular ve helâkı hak olan bir topluluk olup çıktılar. ”
Suat Yıldırım
Onlar şöyle cevap verirler: "Sübhansın! Yüceler Yücesisin! Senden başka dost edinmeyi düşünmek bize yaraşan şey değildir. Ne var ki Sen onları ve babalarını, nimetlerine mazhar edip ömür vererek yaşatınca onlar Sen’i anmayı unuttular ve helâke müstahak bir güruh haline geldiler."
Süleyman Ateş
Derler ki: "Senin şanın yücedir, senden başka veliler edinmek bize yaraşmaz. Fakat sen onları ve atalarını ni'met verip yaşattın, (bolluk içinde dünyaya daldılar da seni) anmayı unuttular ve helaki hak eden bir topluluk oldular.
Süleymaniye Vakfı
Onlar şöyle cevap vereceklerdir: "Sana içten boyun eğeriz; senin dışında herhangi bir varlığın bize senden daha yakın olacağını kabul etmemiz söz konusu olamaz. Lakin sen onlara ve babalarına o kadar nimet verdin ki sonunda o zikri /senin kitabını unuttular ve kaybetmiş bir topluluğa dönüştüler."
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onlar da, "Sana içten boyun eğeriz; seni bırakıp başka velilere tutunmak bize yakışmaz. (Biz yapmadık ki onlara bunu emretmiş olalım) Ama sen, onlara ve babalarına nimetler verdin, o zikri (senin kitabını) unuttular ve bereketsiz bir topluma dönüştüler."
Şaban Piriş
Onlar da derler ki: -Seni tenzih ederiz, senden başka veliler edinmek bize yaraşmaz. Fakat sen, onlara da babalarına da nimetler verdin. O derece ki zikri/kitabı önemsemediler de yok olmayı hak eden bir toplum oldular.
Tefhim-ul Kuran
Derler ki: «Sen yücesin; senin dışında başka veliler edinmemiz bize yakışmaz, ancak onları ve atalarını sen meta verip yararlandırdın, öyle ki (senin) zikri(ni) unuttular ve böylece yıkıma uğrayan bir kavim oldular.»
Ümit Şimşek
'Seni her türlü noksandan uzak tutarız,' derler. 'Senden başka veli edinmek bize yaraşmaz. Ancak Sen onları nimetlerinle nasiplendirdin; onlar da Seni anmayı unuttular ve helâk olmayı hak etmiş bir topluluk oldular.'
Yaşar Nuri Öztürk
Derler ki: "Tespih ederiz seni; seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmazdı. Ama sen onları ve atalarını öylesine nimetlendirdin ki, zikiri/Kur'an'ı unuttular ve helake giden bir topluluk oldular."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar deyəcəklər: “Sən pak və müqəddəssən! Sənin əvəzinə özümüzə başqa himayədarlar götürmək bizə yaraşmaz. Lakin Sən onlara və atalarına o qədər firavanlıq nəsib etdin ki, axırda Zikri də yaddan çıxartdılar və məhvə məhkum olunmuş bir zümrəyə çevrildilər”.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Bütlər) deyəcəklər: ″Sən paksan, müqəddəssən! Səni qoyub (özümüzə) başqa dostlar (hamilər) qəbul etmək bizə yaraşmaz. Lakin sən onlara və atalarına o qədər neʼmət verdin ki, hətta (Sənin öyüd-nəsihətini, Qurʼanı) xatırlamağı belə unutdular və (buna görə də) məhvə məhkum edilmiş bir tayfa oldular!″
Almanca (3)
Almanca — Der Edle Quran
Sie werden sagen: ʺPreis sei Dir! Es ziemte uns nicht, uns anstatt Deiner (andere) Sc,hutzherren zu nehmen. Aber Du ließt sie und ihre Väter genießen, bis sie die Ermahnung vergaßen und zu einem Volk des Niedergangs wurden.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
Sie werden sagen: ʺPreis Dir! Es geziemte uns nicht, andere Beschützer als Dich anzunehmen; Du aber beschertest ihnen und ihren Vätern die guten Dinge (dieses Lebens), bis sie die Ermahnung vergaßen und ein verlorenes Volk wurden.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Sie sagten: ʺGepriesen-erhaben bist DU! Uns gebührt nicht, daß wir uns anstelle von Dir irgendwelche Wali nehmen. Doch DU hast sie und ihre Ahnen vergnügen lassen, bis sie das Gedenken vergaßen und nutzlose Leute waren.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
" Glory be to you. "O Allah", they shall say, and extolled are Your glorious attributes. How could we! when it is not at all befitting to take tutelary guardians besides You! The truth is that you O Allah granted these people together with their fathers comfort and enjoyment and all that advantaged them of Your blessings in life until they forgot to apply remembrance to You and became oblivious of divine revelation. And by consequence they had sealed their own fate and deserved destruction.
Abdul Haleem
They will say, ‘May You be exalted! We ourselves would never take masters other than You! But You granted them and their forefathers pleasures in this life, until they forgot Your Reminder and were ruined.’
Abdullah Yusuf Ali
They will say: "Glory to Thee! not meet was it for us that we should take for protectors others besides Thee: But Thou didst bestow, on them and their fathers, good things (in life), until they forgot the Message: for they were a people (worthless and) lost."
Abul A'la Maududi
They will say: "Glory be to You! It did not behove us to take any other than You as our guardians, but You lavished the pleasures of life upon them and their forefathers until they forgot the Admonition and became doomed to destruction."
Aisha Bewley
they will say, ‘Glory be to You! It would not have been fitting for us to have taken any protectors apart from You. But You let them and their fathers enjoy themselves so that they forgot the Reminder. They were people devoid of good.’
Al-Hilali & Khan
They will say: "Glorified be You! It was not for us to take any Auliyâ’ (Protectors, Helpers) besides You, but You gave them and their fathers comfort till they forgot the warning, and became a lost people (doomed to total loss).
Ali Quli Qarai
They will say, ‘Immaculate are You! It does not behoove us to take any guardians in Your stead! But You provided for them and their fathers until they forgot the Reminder, and they were a ruined lot. ’
Amatul Rahman Omar
They will say, `Holy is Your name! It did not behove us to take patrons apart from You. But You bestowed on them and their fathers the good things of life to such an extent that they gave up remembrance of You and became a ruined people.'
Arthur John Arberry
They shall 'Glory be to Thee! It did not behove us to take unto say, ourselves protectors apart from Thee; but Thou gavest them and their fathers enjoyment of days, until they forgot
Bijan Moeinian
They will say, "Glory to you, it was not right for us to pretend that we are like You. You allowed them, as well as their parents, to make choices of their own. They [abused their freedom of choice] and disregarded the Message. Thus they turned into wicked people."
E. Henry Palmer
They shall say, 'Celebrated be Thy praise, it was not befitting for us to take any patrons but Thee; but Thou didst give them and their fathers enjoyment until they forgot the Reminder and were a lost people!'
Edip-Layth
They said, "Glory be to You, it was not for us to take besides You any allies; indeed You gave them and their fathers luxury until they forgot the remembrance, and they were a lost people."
George Sale
They shall answer, God forbid! It was not fitting for us, that we should take any protectors besides Thee: But Thou didst permit them and their fathers to enjoy abundance; so that they forgot thy admonition, and became lost people.
Hamid S. Aziz
And on the day when He will gather them and that which they served beside Allah, He will say, "Was it you who misled these my servants or did they themselves wander from the way?"
Mahmoud Ghali
selves any patrons apart from You; but You gave them and their fathers enjoyment until they forgot the Remembrance and were a spoiled people. "
Marmaduke Pickthall
They will say: Be Thou Glorified! it was not for us to choose any protecting friends beside thee; but Thou didst give them and their fathers ease till they forgot the warning and became lost folk.
Mohamed Ahmed - Samira
They will answer: "Glory to You. It was not worthy of us to seek any protector other than You. But You allowed them and their fathers a life of ease until they turned oblivious of the Reminder. They were a people impenitent.
Muhammad Asad
They will answer: "Limitless art Thou in Thy glory! It was inconceivable for us to take for our masters anyone but Thyself! But [as for them -] Thou didst allow them and their forefathers to enjoy [the pleasures of] life to such an extent that they forgot all remembrance [of Thee]: for they were people devoid of all good. "
Mustafa Khattab
They will say, "Glory be to You! It was not right for ˹others like˺ us to take any lords besides You,[1] but You allowed enjoyment for them and their forefathers ˹for so long˺ that they forgot ˹Your˺ remembrance and became a doomed people."
Progressive Muslims
They said: "Glory be to You, it was not for us to take besides You any allies; indeed You gave them and their fathers luxury until they forgot the remembrance, and they were a lost people. "
Sahih International
They will say, "Exalted are You! It was not for us to take besides You any allies. But You provided comforts for them and their fathers until they forgot the message and became a people ruined."
Sam Gerrans
They will say: “Glory be to Thee! It behoved us not to take, besides Thee, any allies! But Thou didst give them and their fathers enjoyment until they forgot the remembrance and became a people ruined.”
Shabbir Ahmed
They will say, "Glory to You! It was not befitting for us that we should take for protecting masters others than Yourself. But You did bestow on them and their ancestors, good things in life to the extent that they disregarded the Reminder and became a lost folk."
Syed Vickar Ahamed
Those (whom they worship besides Allah) will say: "Glory to You! Not proper was it for us that we should take for protectors others besides You (Allah): But You (Allah) did give them and their fathers, the comfort and good things (in life), until they forgot the Message: For they were a people (who were) lost. "
Taqi Usmani
They will say, "Pure are You. It was not for us to adopt other guardians than You. Instead, You gave them and their fathers (worldly) benefits till they forgot the advice, and became a ruined people."
The Monotheist Group
They said: "Glory be to You, it was not for us to take besides You any allies; indeed You gave them and their fathers luxury until they forgot the remembrance, and they were a lost people."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ils diront: ʺGloire à Toi! Il ne nous convenait nullement de prendre en dehors de Toi des patrons protecteurs mais Tu les as comblés de jouissance ainsi que leurs ancêtres au point quʹils en ont oublié le livre du rappel (le Coran). Et ils ont été des gens perdusʺ.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ew mabûd dibêjin: Em ji karê ku wan kirî Te pak didêrin. Ne hedê me ye ku ji bilî Te em dost û arîkaran ji xwe re bigirin, (vêca em ê çawa bibêjin bila xelk perestina me bikin). Lê belê Te ew qas nîmet li wan û bavên wan kirin heta ku wan Tu ji bîr kir û ew bûne qewmekî ku wan helak heq kir.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
zeggen zij: ʺU zij geprezen! Het paste ons niet dat wij ons in plaats van U beschermheren hebben genomen, maar U hebt hen en hun vaderen laten genieten totdat zij de vermaning vergaten en verloren mensen geworden zijn.ʺ
Hollandaca — Siregar
Zij zullen zeggen: ʺHeilig bent U, het past ons niet dat wij buiten U beschermers genomen hebben, maar U hebt hen en hun vaderen laten genieten totdat zij de vermaning vergaten en een vernietigd volk geworden waren.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Скажут они [те, которым поклонялись вместо Аллаха]: «Преславен Ты, (о, Аллах)! Не подобало нам брать вместо Тебя покровителей, но Ты наделил их [этих многобожников] и их отцов [предков] (имуществом и благополучием в земной жизни), так что они забыли напоминание (о Тебе) (и стали придавать Тебе сотоварищей) и были они людьми, обреченными (на погибель)».
Rusça — Osmanov
они ответят: ʺПречист Ты! Не подобало нам брать покровителей, кроме Тебя. Но Ты одарил земными благами их и их отцов, так что они забыли помнить [о Тебе] и были обречены на гибельʺ.