Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere, geldiğinizi hissettirip (izin alıp) ev sahiplerine selam vermeden girmeyin. Bu davranış sizin için daha hayırlıdır. Düşünüp anlayasınız diye size böyle öğüt veriliyor.

يَاأَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُوا لَا تَدْخُلُوا بُيُوتًا غَيْرَ بُيُوتِكُمْ حَتّٰى تَسْتَأْنِسُوا وَتُسَلِّمُوا عَلٰٓى اَهْلِهَا ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

yā eyyuhā (e)lleƶīne āmenū lā tedḣulū buyūten ğayra buyūtikum Hattā teste'nisū ve tusellimū ǎlā ehlihā ƶālikum ḣayrun lekum leǎllekum teƶekkerūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَاأَيُّهَاyā eyyuhāEY/HEY/AH SİZ!
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
3اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan(lar)
4لَا
5تَدْخُلُواtedḣulūد خ لgirmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak, anlaşıldı/dahil edildi, karışmak/kaynaşmakgirmeyin
6بُيُوتًاbuyūtenب ي تEv, konut, mesken, hane, yuva, barınak, çadır, oda, oturulan yer, aile, hanehalkı, zevce, beyit, dize, şiirevlere
7غَيْرَğayraغ ي رgetirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek; dışında (münhasıran), hariç, olmadan; yalan; [a manãs] başkasının sözde hakkı olan şeye katılımından hoşlanmama; küçümseme şüphesinden kaçınmak için kutsal veya dokunulmaz olana özen gösterme; Müslüman bir hükümette özgür gayrimüslim tebaanın tanınma simgesi; devesinin eşyalarını üzerinden çıkarıp onu rahatlatmak ve kolaylaştırmak isteyen kişi. mughiraat - akıncılar.başka
8بُيُوتِكُمْbuyūtikumب ي تEv, konut, mesken, hane, yuva, barınak, çadır, oda, oturulan yer, aile, hanehalkı, zevce, beyit, dize, şiirkendi evlerinizden
9حَتّٰىHattāta ki
10تَسْتَأْنِسُواteste'nisūا ن سsosyalleşmek, arkadaş canlısı olmak, sohbete yatkın olmak, muhabbete ve arkadaşlığa meyilli olmak, dostça, samimi veya teklifsiz olmak. Neşelenmek, sevinmek veya neşeli, şen ya da keyifli olmak. Rahat veya huzurlu olmak; çekinme veya isteksizlik göstermeden.izin almadan
11وَتُسَلِّمُواve tusellimūس ل مbarış, güvenlik, selamet, kurtuluş, esenlik, teslim olmak, boyun eğmek, barışmak, teslim etmek, merdiven, sağlıklı olmak, kusursuz olmakve selam vermeden
12عَلٰٓىǎlāüzerine
13اَهْلِهَاehlihāا ه لsahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlar(ev) halkı
14ذٰلِكُمْƶālikumherhalde bu
15خَيْرٌḣayrunخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.daha hayırlıdır
16لَكُمْlekumsizin için
17لَعَلَّكُمْleǎllekumumulur ki
18تَذَكَّرُونَteƶekkerūneذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekdüşünüp anlarsınız

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ey inananlar, kendi evlerinizden başka evlere, sâhipleriyle tanışmadan ve onlara selâm vermeden girmeyin, düşünüp öğüt almanız için daha hayırlıdır bu size.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ey inananlar, kendi evlerinizden başka evlere, sâhipleriyle tanışmadan ve onlara selâm vermeden girmeyin, düşünüp öğüt almanız için daha hayırlıdır bu size.

Adem Uğur

Ey iman edenler! Kendi evinizden başka evlere, geldiğinizi farkettirip (izin alıp) ev halkına selâm vermedikçe girmeyin. Bu sizin için daha iyidir; herhalde (bunu) düşünüp anlarsınız.

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere izinlerini almadan ve o hane halkına selam vermeden girmeyin! Bu sizin için daha hayırlıdır; umulur ki bunun anlamını düşünürsünüz.

Ahmet Tekin

Ey iman edenler, dostça geldiğinizi fark ettirip izin almadıkça, ev halkına selam vermedikçe kendi evinizden başka evlere girmeyin! Böylesi sizin için daha hayırlıdır. Herhalde bunu düşünüp anlarsınız.

Ahmet Varol

Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere izin almadan ve halkına selam vermeden girmeyin. Bu sizin için daha hayırlıdır. Olur ki öğüt alırsınız.

Ali Bulaç

Ey iman edenler, evlerinizden başka evlere, yakınlık kurup (izin almadan) ve (ev halkına) selam vermeden girmeyin. Bu sizin için daha hayırlıdır; umulur ki öğüt alıp düşünürsünüz.

Ali Fikri Yavuz

Ey iman edenler! Kendi ev ve odalarınızdan başka evlere, sahibleriyle alışkanlık temin edib izin almadan ve selâm vermeden, girmeyin. Bu, sizin için daha hayırlıdır. Olur ki düşünür, hikmetini anlarsınız.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! İzin almadan ve selam vermeden, evlerinizden başka evlere girmeyin. İşte, sizin için böylesi daha iyidir; böylece, belki öğüt alırsınız.

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere,sahiplerinden izin almadan ve onlara selam vermeden girmeyiniz. Bu, sizin için daha iyidir, her halde bunu düşünüp anlarsınız.

Bekir Sadak

Ey inananlar! Evlerinizden baska evlere, izin almadan, seslenip sahiplerine selam vermeden girmeyiniz. Eger dusunurseniz bu sizin icin daha iyidir.

Celal Yıldırım

Ey imân edenler! Kendi evlerinizden başka evlere, sahipleriyle alışkanlık sağlayıp (onlardan) izin almadıkça ve onlara selâm vermedikçe girmeyin. Bu sizin için hayırlıdır. Umulur ki iyice düşünürsünüz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ey iman edenler! Kendinizi tanıtıp izin almadan ve içinde oturanlara selâm vermeden kendi evlerinizden başka evlere girmeyin. Sizin için daha iyi olanı budur; umulur ki düşünüp anlarsınız.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere, geldiğinizi hissettirip (izin alıp) ev sahiplerine selam vermeden girmeyin. Bu davranış sizin için daha hayırlıdır. Düşünüp anlayasınız diye size böyle öğüt veriliyor.

Diyanet İşleri (eski)

Ey inananlar! Evlerinizden başka evlere, izin almadan, seslenip sahiplerine selam vermeden girmeyiniz. Eğer düşünürseniz bu sizin için daha iyidir.

Diyanet Vakfi

Ey iman edenler! Kendi evinizden başka evlere, geldiğinizi farkettirip (izin alıp) ev halkına selâm vermedikçe girmeyin. Bu sizin için daha iyidir; herhalde (bunu) düşünüp anlarsınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ey iman edenler! Kendi evinizden başka evlere, geldiğinizi farkettirip ev halkına selam vermedikçe girmeyin. Bu sizin için daha iyidir. Herhalde (bunu) düşünüp anlarsınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, kendi odalarınızda (evlerinizden) başka evlere, sahiplerinden izin almadan ve onlara selam vermeden girmeyin! Bu, sizin için daha hayırlıdır. Ola ki, düşünürsünüz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iyman edenler! kendi odalarınızın gayrı odalara sahiblerine istinas edip selam vermeden girmeyiniz, bu sizin için hayırlıdır, gerek ki düşünürsünüz

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Kendi evinizden başka evlere, sahiplerinin sizi istekle karşılayacaklarından emin olmadan ve selam vermeden girmeyin. Bu sizin için daha hayırlıdır. Umulur ki öğüt alırsınız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iman edenler! Kendi evinizden başka evlere, sahiplerinin sizi istekle karşılayacaklarından emin olmadan ve selam vermeden girmeyin. Bu sizin için daha hayırlıdır. Umulur ki öğüt alırsınız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iman edenler! Kendi evinizden başka evlere, sahiplerinin sizi istekle karşılayacaklarından emin olmadan ve selam vermeden girmeyin. Bu sizin için daha hayırlıdır. Umulur ki öğüt alırsınız.

Fizilal-il Kuran

Ey mü'minler kendi evlerinizin dışındaki evlere izin alıp halkına selam vermeden girmeyiniz. Böyle davranmak sizin için daha hayırlıdır. Ola ki düşünür sebebini anlarsınız.

Gültekin Onan

Ey inananlar, evlerinizden başka evlere yakınlık kurup (izin almadan) ve (ev) ehline (halkına) selam vermeden girmeyin. Bu sizin için daha hayırlıdır; umulur ki öğüt alıp düşünürsünüz.

Hamdi Döndüren

Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere, izin alıp, ev halkına selâm vermeden girmeyin! Böylesi sizin için daha hayırlıdır; herhalde düşünüp bunun nedenini anlarsınız!

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, kendi (ev ve) odalarınızdan başka (evlere ve) odalara saahibleriyle alışkanlık peyda etmeden ve selam da vermeden girmeyin. Bu, sizin için daha hayırlıdır. Olur ki iyice düşünür (hikmetini idrak eder) siniz.

Hasib Asutay

Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere, izin almadan ve halkına selâm vermeden girmeyin. Bu sizin için daha hayırlıdır. Umulur ki, düşünüp anlarsınız.

Hayrat Neşriyat

Ey îmân edenler! Kendi evlerinizden başka evlere izin almadan ve (o evin) halkına selâm vermeden (içeri) girmeyin! Bu sizin için hayırlıdır; olur ki ibret alırsınız.

İbni Kesir

Ey iman edenler; evlerinizden başka evlere, sahibleriyle alışkanlık kurup selam vermeden girmeyin. Bu, sizin için daha hayırlıdır. Olur ki iyice düşünürsünüz.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! (Geldiğinizi) fark ettirip ev halkına selam verinceye (onlar selamınızı alıncaya) kadar kendi evinizden başka evlere girmeyin! Bu (davranış), sizin için hayırlı olandır; umulur ki (gerçeği) hatırlarsınız.

Muhammed Esed

Siz ey imana erişenler! Kendi evlerinizden başka evlere sakinlerinden izin almadan, onlara selam vermeden girmeyin. Eğer (karşılıklı haklarınızı) dikkate alacak olursanız bu (öğüt) sizin kendi iyiliğiniz içindir.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! Kendinize ait olmayan evlere, sahiplerinden izin almadan ve selam vermeden girmeyiniz: düşünecek olursanız, sizin yararınıza olan da budur.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ey imân edenler, kendi evlerinizden başka evlere müsaade istemeden ve sahiplerine selâm vermeden girmeyiniz. Bu sizin için hayırlıdır. Umulur ki, düşünüp anlarsınız.

Ömer Öngüt

Ey iman edenler! Kendi ev ve odalarınızdan başka evlere, sahipleri ile alışkanlık temin edip, izin almadan ve selâm vermeden girmeyin. Bu sizin için daha hayırlıdır. Olur ki iyice düşünür hikmetini anlarsınız.

Suat Yıldırım

Ey iman edenler! Kendi evleriniz dışındaki evlere, sahiplerinden izin isteyip onlara selâm vermeden girmeyiniz! Böyle yapmanız sizin için daha münasiptir. Olur ki düşünür, hikmetini anlarsınız.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, kendi evlerinizden başka evlere, izin alıp halkına selam vermeden girmeyin. Herhalde bunun, sizin için daha iyi olduğunu düşünüp anlarsınız.

Süleymaniye Vakfı

Ey inanıp güvenenler! Kendi evlerinizden başka evlere, kendinizi tanıtıp izin almadan ve içindekilere selam vermeden girmeyin! Sizin için iyi olan budur. Umulur ki bu bilgileri kullanırsınız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Müminler! Kendi evlerinizden başka evlere, kendinizi tanıtıp izin almadan ve orada olanlara selam vermeden girmeyin. Bilgilerinizi kullanırsanız sizin için iyi olan budur.

Şaban Piriş

-Ey iman edenler! Evlerinizden başka evlere izin almadan ve ev halkına selam vermeden girmeyin. Eğer düşünecek olursanız bu sizin için daha hayırlıdır.

Tefhim-ul Kuran

Ey iman edenler, evlerinizden başka evlere, yakınlık kurup (izin almadan) ve (ev halkına) selam vermeden girmeyin. Bu sizin için daha hayırlıdır; umulur ki öğüt alıp düşünürsünüz.

Ümit Şimşek

Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere, izin almadan ve hane halkına selâm vermeden girmeyin. Bu sizin için daha hayırlıdır-umulur ki güzelce düşünürsünüz.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman edenler! Kendi evleriniz dışındaki evlere, sahipleriyle kaynaşıp izin almadan, bir de ev sakinlerine selam vermeden girmeyin. Düşünüp taşınmanızı sağlamada bu sizin için daha hayırlıdır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Ey iman gətirənlər! Özgə evlərə icazə almadan və onların sakinlərinə salam vermədən girməyin. Bu sizin üçün daha yaxşıdır. Bəlkə, düşünüb ibrət alasınız.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Ey iman gətirənlər! Başqalarının evlərinə (sizin olmayan evlərə) sahiblərindən icazə almadan və onlara salam vermədən girməyin. Bu, (ədəb-ərkan baxımından) sizin üçün daha yaxşıdır. Bəlkə, (Allahın bu əmrinin hikmətini) düşünüb anlayasınız (və həmişə yadda saxlayıb ona əməl edəsiniz).

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

O ihr Gläubigen! Betretet nicht Häuser, die nicht die euren sind, bevor ihr um Erlaubnis gebeten und seine Bewohner begrüßt habt! Das ist für euch besser, und ihr sollt darüber nachdenken.

Almanca — M. A. Rassoul

O ihr, die ihr glaubt, betretet keine anderen Wohnungen als die euren, bevor ihr nicht um Erlaubnis gebeten und ihre Bewohner gegrüßt habt. Das ist besser für euch, wenn ihr euch ermahnen lasset.

Almanca — Muhammad Zaidan

Ihr, die den Iman verinnerlicht habt! Betretet keine Häuser die nicht eure Häuser sind, bis ihr euch bemerkbar macht und deren Bewohner mit dem Salam- Gruß begrüßt. Dies ist besser für euch, damit ihr euch besinnt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

O you who have conformed to Islam: Do not enter houses not your own until you have asked permission and greeted those who dwell therein. This is best for you and mannerly, it is hoped that you shall bear this in mind.

Abdul Haleem

Believers, do not enter other people’s houses until you have asked permission to do so and greeted those inside- that is best for you: perhaps you will bear this in mind.

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! enter not houses other than your own, until ye have asked permission and saluted those in them: that is best for you, in order that ye may heed (what is seemly).

Abul A'la Maududi

Believers! Enter not houses other than your own houses until you have obtained the permission of the inmates of those houses and have greeted them with peace. This is better for you. It is expected that you will observe this.

Aisha Bewley

You who have iman! do not enter houses other than your own until you have asked permission and greeted their inhabitants. That is better for you, so that hopefully you will pay heed.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! Enter not houses other than your own, until you have asked permission and greeted those in them; that is better for you, in order that you may remember.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! Do not enter houses other than your own until you have announced [your arrival] and greeted their occupants. That is better for you. Maybe you will take admonition.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! do not enter houses other than your own unless you have obtained willing permission and (mind!) you should greet the inmates of these (houses). That is better for you. You have been given this commandment that you may be heedful.

Arthur John Arberry

O believers, do not enter houses other than your houses until you first ask leave and, salute the people thereof; that is better for you; haply you will remember.

Bijan Moeinian

O’ you who believe, do not enter the other people’s home without having their invitation. When you enter people’s home, wish them "Peace." Make a habit of it as it is a good behavior.

E. Henry Palmer

O ye who believe! enter not into houses which are not your own houses, until ye have asked leave and saluted the people thereof, that is better for you; haply ye may be mindful.

Edip-Layth

O you who acknowledge, do not enter any homes except your own unless you are invited and you greet the people in them. This is best for you, perhaps you will remember.

George Sale

O true believers, enter not any houses, besides your own houses, until ye have asked leave, and have saluted the family thereof: This is better for you; peradventure ye will be admonished.

Hamid S. Aziz

Vile (impure) women are for vile (impure) men, and vile men for vile women. Good women are for good men, and good men for good women, such are innocent of what people they say; for them is forgiveness and a noble provision.

Mahmoud Ghali

You who have believed, do not enter houses other than your houses until you (first) announce your presence (i. e., make yourself known and ask permission) and salute the family thereof; that is more charitable for you that possibly you would be mindful.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! Enter not houses other than your own without first announcing your presence and invoking peace upon the folk thereof. That is better for you, that ye may be heedful.

Mohamed Ahmed - Samira

O you who believe, do not enter other houses except yours without first asking permission and saluting the inmates. This is better for you: You may haply take heed.

Muhammad Asad

O YOU who have attained to faith! Do not enter houses other than your own unless you have obtained permission and greeted their inmates. This is [enjoined upon you] for your own good, so that you might bear [your mutual rights] in mind.

Mustafa Khattab

O believers! Do not enter any house other than your own until you have asked for permission and greeted its occupants. This is best for you, so perhaps you will be mindful.

Progressive Muslims

O you who believe, do not enter any homes except your own unless you are invited and you greet the people in them. This is best for you, perhaps you will remember.

Sahih International

O you who have believed, do not enter houses other than your own houses until you ascertain welcome and greet their inhabitants. That is best for you; perhaps you will be reminded.

Sam Gerrans

O you who heed warning: enter not houses other than your houses until you have asked leave and greeted the people thereof; that is best for you, that you might take heed.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Enter not the houses other than your own until you have obtained permission and greeted their folk with peace. This is better for all of you if you bear in mind.

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Do not enter houses other than your own, until you have asked for permission (to enter) and greeted those (who are) inside them: That is best for you, so that you may remember.

Taqi Usmani

O you who believe, do not enter any houses, other than your own houses unless you seek permission and greet their inmates with Salām . That is good for you, so that you may be heedful.

The Monotheist Group

O you who believe, do not enter any homes except your own unless you perceive a welcome and you greet the people in them. This is best for you, perhaps you will remember.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

O vous qui croyez! Nʹentrez pas dans des maisons autres que les vôtres avant de demander la permission (dʹune façon délicate) et de saluer leurs habitants. Cela est meilleur pour vous. Peut-être vous souvenez-vous.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gelî bawermendan! Ji bilî mala xwe, heta ku hûn destûrê nexwazin û li ser xelkê wê silavê nedin, neçin tu malê. Ev ji we re (ji çûna bêdestûrxwestinê) çêtir e, da ku hûn bifikirin û têbigihîjin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Jullie die geloven! Gaat andere huizen dan jullie eigen huizen pas binnen als jullie gevraagd hebben of het gelegen komt en hun bewoners gegroet hebben. Dat is beter voor jullie; misschien zullen jullie je laten vermanen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

O ware geloovigen! treedt geene huizen binnen, behalve uwe eigene huizen, dan nadat gij verlof gevraagd en het gezin daarvan gegroet hebt; dit is beter voor u menschen; gij zult dit in acht nemen.

Hollandaca — Siregar

O jullie die geloven! Gaat geen huizen binnen, behalve jullie huizen, totdat jullie toestemming hebben gevraagd en salâm hebben gegeven aan haar bewoners. Dat is beter voor jullie, hopelijk zuilen jullie je laten vermanen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

О вы, которые уверовали, не входите в дома, кроме ваших домов, пока не спросите позволения (чтобы войти в них) и (пока) не пожелаете мира обитателям их. Это [просьба разрешения] – лучше для вас, чтобы вы помнили (что вы являетесь верующими и что Аллах Всевышний повелел спрашивать разрешение при вхождении в чужие дома)!

Rusça — Osmanov

О вы, которые уверовали! Не входите в чужие дома без разрешения и без пожелания мира их обитателям. Это лучше для вас: быть может, вы послушаетесь назидания.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

TROENDE! Gå inte in i främmande hus utan att först ha gett er till känna och hälsat husets folk. Detta är bäst för er (och mest passande); detta sägs för att ni skall lägga det på minnet!