Bu iftirayı işittiğiniz vakit, "Böyle sözleri ağzımıza almamız bize yaraşmaz. Seni eksikliklerden uzak tutarız Allah'ım! Bu, çok büyük bir iftiradır" deseydiniz ya!
وَلَوْلَا اِذْ سَمِعْتُمُوهُ قُلْتُمْ مَا يَكُونُ لَنَا اَنْ نَتَكَلَّمَ بِهٰذَاۗ سُبْحَانَكَ هٰذَا بُهْتَانٌ عَظِيمٌ
ve levlā iƶ semiǎ'tumūhu ḳultum mā yekūnu lenā en netekelleme bi hāƶā subHāneke hāƶā buhtānun ǎZīmun
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Duyduğunuz vakit, buna dair bir söz söylemek, bize düşmez; hâşâ, bu, pek büyük bir iftirâ deseydiniz.
Adem Uğur
Onu duyduğunuzda: "Bunu konuşup yaymamız bize yakışmaz. Hâşâ! Bu, çok büyük bir iftiradır" demeli değil miydiniz?
Ahmed Hulusi
Onu (o yalanı) işittiğinizde: "Bunu konuşmak bizim işimiz değildir! Subhaneke (Seni tenzih ederiz)! Bu, aziym bir iftiradır!" demeniz gerekmez miydi?
Ahmet Tekin
Onu duyduğunuzda: 'Bunu konuşup yaymamız bize yakışmaz. Hâşâ! Bu çok büyük bir iftiradır.' demeli değil miydiniz?
Ahmet Varol
Onu duyduğunuzda: 'Bize bunu konuşmak yakışmaz. (Ey Rabbimiz!) Sen yücesin! Bu büyük bir iftiradır' demeli değil miydiniz?
Ali Bulaç
Onu işittiğiniz zaman: "Bu konuda söz söylemek bize yakışmaz. (Allah'ım) Sen yücesin; bu, büyük bir iftiradır" demeniz gerekmez miydi?
Ali Fikri Yavuz
Onu (Hz. Aişe’ye iftirayı) işittiğiniz zaman: “- Bunu söylemek bize caiz olmaz. Haşa! Bu büyük bir iftiradır.” desenizdi ya...
Ali Rıza Safa
Onu duyduğunuzda, "Bu konuda konuşmak bize yakışmaz. Sen, tüm yakıştırmalardan ayrıksın. İşte bu, büyük bir karalamadır!" demeniz gerekmez miydi?
Bayraktar Bayraklı
Bu iftirayı duyduğunuzda, "Bunu dilimize dolamak bize yakışmaz; bu, büyük bir iftiradır" demeliydiniz.
Bekir Sadak
O'nu isittiginizde: «Bu konuda konusmamiz yakisik almaz; hasa, bu buyuk bir iftiradir» demeniz gerekmez miydi?
Celal Yıldırım
Onu işittiğiniz vakit, (Peygamberin eşiyle ilgili) böyle bir konuşmamız bize uygun olmaz; Hakk'ı tenzîh ederiz, bu en büyük bir iftiradır, deseydiniz ya..
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
O kulağınıza geldiğinde “Bunu konuşmak bize yakışmaz, fesübhânal-lah, bu apaçık bir iftiradır” deseydiniz ya!
Diyanet İşleri
Bu iftirayı işittiğiniz vakit, "Böyle sözleri ağzımıza almamız bize yaraşmaz. Seni eksikliklerden uzak tutarız Allah'ım! Bu, çok büyük bir iftiradır" deseydiniz ya!
Diyanet İşleri (eski)
O'nu işittiğinizde: 'Bu konuda konuşmamız yakışık almaz; haşa, bu büyük bir iftiradır' demeniz gerekmez miydi?
Diyanet Vakfi
Onu duyduğunuzda: «Bunu konuşup yaymamız bize yakışmaz. Hâşâ! Bu, çok büyük bir iftiradır» demeli değil miydiniz?
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onu duyduğunuzda «Bunu konuşup yaymamız bize yakışmaz. Haşâ! Bu, çok büyük bir iftiradır...» demeli değil miydiniz?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onu duyduğunuz da: "Bunu söylemek bize yakışmaz, haşa bu büyük bir iftiradır." deseydiniz ya!
Elmalılı Hamdi Yazır
Onu işittiğiniz vakıt: bunu söylemek bize gerekmez, haşa bu bir büyük bühtandır deseniz ya
Erhan Aktaş
Ve onu duyduğunuz zaman: "Bunu konuşmamız bize yakışmaz. Seni tenzih ederiz! Bu büyük bir iftiradır." demeniz gerekmez miydi?
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ve onu duyduğunuz zaman: "Bunu konuşmamız bize yakışmaz. Seni tenzih ederiz! Bu büyük bir iftiradır." demeniz gerekmez miydi?
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ve onu duyduğunuz zaman: "Bunu konuşmamız bize yakışmaz. Seni tenzih ederiz! Bu büyük bir iftiradır." demeniz gerekmez miydi?
Fizilal-il Kuran
Onu işittiğiniz zaman «Bu konuda konuşmak bize yakışmaz. Haşa Allah'a! Bu ağır bir iftiradır» demeniz gerekmez miydi?
Gültekin Onan
Onu işittiğiniz zaman: "Bu konuda söz söylemek bize yakışmaz. (Tanrım) Sen yücesin; bu, büyük bir iftiradır" demeniz gerekmez miydi?
Hamdi Döndüren
Siz, o iftirayı işittiğinizde, “Bunu konuşmamız bize yakışmaz, hâşâ bu çok büyük bir iftiradır!” demeniz gerekmez miydi?
Hasan Basri Çantay
Onu duyduğunuz zaman: "Bunu söylememiz bize yakışmaz. Haaşa. Bu, büyük bir iftiradır" demeniz (lazım) değil miydi?
Hasib Asutay
Onu duyduğunuzda, 'Bunu konuşmamız bize yakışmaz. Hâşâ! (Allah'ım seni eksiklerden uzak tutarım!) Bu, büyük bir iftiradır' deseydiniz ya!
Hayrat Neşriyat
Hem onu duyduğunuz zaman: 'Bu hususta konuşmamız bize yakışmaz! Hâşâ! Bu büyük bir iftirâdır!' demeniz gerekmez miydi?
İbni Kesir
Onu duyduğunuz zaman: Bunu söylememiz bize yakışmaz. Haşa bu, büyük bir iftiradır, demeniz gerekmez miydi?
Mehmet Okuyan
Onu (iftirayı) duyduğunuzda “Bu konuda konuşmamız bize yakışmaz. (Allah’a yönelerek) Sen yücesin. Bu, çok büyük bir iftiradır!” demeniz gerekmez miydi!
Muhammed Esed
Ve (bir kez daha): Böyle bir (söylentiyi) işittiğiniz zaman "Bu konuda konuşmak bize düşmez; kudret ve yüceliğinde sınırsız olan Sensin; şüphesiz bu çok kötü bir iftiradır!" demeniz gerekmez miydi?
Mustafa İslamoğlu
İşte bu yüzden, onu işitir işitmez: "Bu konuda konuşmak bize düşmez! (Allah'ım, böyle bir iftiradan) Senin yüce zatına sığınırız! Bu dehşet bir iftiradır!" demeniz gerekmez miydi?
Ömer Nasuhi Bilmen
Onu işittiğiniz zaman, «Bunu söylemek bize layık olmaz, hâşâ bu, pek büyük bir iftiradır,» demeli değil mi idiniz?
Ömer Öngüt
Onu duyduğunuz zaman: “Bunu söylemek bize yakışmaz. Hâşâ! Bu büyük bir iftiradır. ” demeniz gerekmez miydi?
Suat Yıldırım
Nasıl oldu da onu işitir işitmez: "Böylesi iftiraları ağzımıza alamayız, böyle şeyler bize yakışmaz. Hâşa! Bu pek büyük, pek çirkin bir bühtandır." demediniz!
Süleyman Ateş
Onu işittiğiniz zaman, "Bunu konuşmamız bize yakışmaz, haşa, bu, büyük bir iftiradır." demeniz gerekmez miydi?
Süleymaniye Vakfı
Onu duyduğunuzda şöyle de demeniz gerekmez miydi? "Bu konuda konuşmaya hakkımız yok. Fesubhanallah! Bu büyük bir ithamdır!"
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onu duyduğunuzda şöyle deseydiniz olmaz mıydı: "Bu konuda konuşmaya hakkımız yoktur. Biz sana içten boyun eğeriz ey Sahip, bu büyük bir iftiradır!"
Şaban Piriş
Onu duyduğunuz zaman "Bu konuda konuşmak bize yakışmaz. Haşa, bu büyük bir iftiradır." demeniz gerekmez miydi?
Tefhim-ul Kuran
Onu işittiğiniz zaman: «Bu konuda söz söylemek bize yakışmaz. (Allah'ım) Sen yücesin; bu, büyük bir iftiradır» demeniz gerekmez miydi?
Ümit Şimşek
Onu işittiğiniz zaman 'Bunu söylemek bize yakışmaz; hâşâ, bu büyük bir iftiradır' deseydiniz ne olurdu!
Yaşar Nuri Öztürk
Onu duyduğunuzda, "Bu konuda söz söylememiz bize yakışmaz; haşa, bu büyük bir iftiradır" demeniz gerekmez miydi?
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Nə üçün siz onu eşitdiyiniz zaman: “Bizə bunu danışmaq yaraşmaz. Allahım! Sən pak və müqəddəssən! Bu, çox böyük bir böhtandır!”– demədiniz?
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Məgər siz onu eşitdiyiniz zaman: ″Bizə bunu (bu yalanı) danışmaq yaraşmaz. Aman (Allah)! Bu, çox böyük bir böhtandır!″ – deməli deyildinizmi?
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Als ihr das hörtet, hättet ihr sagen sollen: ʺWir dürfen so etwas nicht sagen. Erhaben bist du, Unser Herr! Das ist eine schwerwiegende Verleumdung.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Und hättet ihr doch, als ihr es hörtet, gesagt: ʺEs steht uns nicht zu, darüber zu sprechen. Preis sei Dir! Das ist eine gewaltige Verleumdungʺ!
Almanca — M. A. Rassoul
Und warum sagtet ihr nicht, als ihr es hörtet: ʺEs kommt uns nicht zu, darüber zu reden. Gepriesen seist Du! Dies ist eine arge Verleumdung?ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Und hättet ihr, als ihr sie (die Ifk-Lüge) gehört habt, doch gesagt: ʺEs gebührt uns nicht, solches zu sprechen. Gepriesen-erhaben bist DU! Diese (Ifk-Lüge) ist eine ungeheuerliche Unterstellung.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
If only when you Muslims heard the news you exclaimed: "Allah forbid, we must not give this subject a speaking tongue. Glory be to You O Allah and extolled are Your glorious attributes; this is indeed falsehood personified".
Abdul Haleem
When you heard the lie, why did you not say, ‘We should not repeat this- God forbid!- It is a monstrous slander’?
Abdullah Yusuf Ali
And why did ye not, when ye heard it, say? - "It is not right of us to speak of this: Glory to Allah! this is a most serious slander!"
Abul A'la Maududi
And why, no sooner than you had heard it, did you not say: "It becomes us not even to utter such a thing? Holy are You (O Allah)! This is a mighty calumny."
Aisha Bewley
Why, when you heard it, did you not say, ‘We have no business speaking about this. Glory be to You! This is a terrible slander!’?
Al-Hilali & Khan
And why did you not, when you heard it, say: "It is not right for us to speak of this. Glory be to You (O Allâh)! This is a great lie."
Ali Quli Qarai
And why did you not, when you heard it, say, ‘It is not for us to say such a thing. [O Allah!] You are immaculate! This is a monstrous calumny!’
Amatul Rahman Omar
And why did you not say as soon as you heard of it, `It does not behove us to talk like this. Holy are You (O Gracious God). This is a monstrous calumny,'
Arthur John Arberry
And why, when you heard it, did you not say, 'It is not for us to speak about this; glory be to Thee! This is a mighty calumny'?
Bijan Moeinian
When you heard the rumor, you should have said: "We are not going to spread it. We take refuge in God, this is indeed a great slander."
E. Henry Palmer
And why did ye not say when ye heard it, 'It is not for us to speak of this? Celebrated be His praises, this is a mighty calumny!'
Edip-Layth
When you heard it you should have said: "It was not right for us to speak of this. Glory to You, this is a great lie."
George Sale
When ye heard it, did ye say, it belongeth not unto us, that we should talk of this matter: God forbid! This is a grievous calumny.
Hamid S. Aziz
Behold, you received it with your tongues, and spoke with your mouths what you had no knowledge of, and deemed it a light thing, while it was most grave in the sight of Allah.
Mahmoud Ghali
And if you had (but) said, as you heard it, "In no way is it for us to talk about this. All Extolment be to You! This is a tremendous calumny."
Marmaduke Pickthall
Wherefor, when ye heard it, said ye not: It is not for us to speak of this. Glory be to Thee (O Allah)! This is awful calumny.
Mohamed Ahmed - Samira
Why did you not say when you heard it: "It is not for us to speak of it? God preserve us, it is a great calumny!"
Muhammad Asad
And [once again]: Why do you not say, whenever you hear such [a rumour], "It does not behove us to speak of this, O Thou who art limitless in Thy glory: this is an awesome calumny"?
Mustafa Khattab
If only you had said upon hearing it, "How can we speak about such a thing! Glory be to You ˹O Lord˺! This is a heinous slander!"
Progressive Muslims
And when you heard it you should have said: "It was not right for us to speak of this. Glory to You, this is a great lie."
Sahih International
And why, when you heard it, did you not say, "It is not for us to speak of this. Exalted are You, [O Allah ]; this is a great slander"?
Sam Gerrans
Oh, that when you heard it you had but said: “It is not for us to speak of this. Glory be to Thee! This is a monstrous slander!”
Shabbir Ahmed
(And once again), why do you not say, whenever you hear such a rumor, "It is not befitting for us to talk about it. Glory to You (Our Lord), this is a monstrous calumny."
Syed Vickar Ahamed
And why did you not, when you heard it, say— "It is not right of us to speak of this: Glory to Allah! This is a most serious lie (against any person)!"
Taqi Usmani
And why, when you heard of it, did you not say, "It is not for us to speak about this. Pure are You (O Allah). This is a terrible calumny."
The Monotheist Group
And when you heard it you should have said: "It was not right for us to speak of this. Glory be to You, this is a great lie."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et pourquoi, lorsque vous lʹentendiez, ne disiez-vous pas: ʺNous ne devons pas en parler. Gloire à Toi (ô Allah)! Cʹest une énorme calomnieʺ?
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Dema we ew (bêbextî) bihîst, de bila we bigota: ne babet e ji bo me ku em bi vê bipeyivin. Haşa; em Xwedê pak didêrin ku vê derewa bihetîketî ji me re musamehe bike! Ev, bêbextiyeke pir mezin e!
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Hadden jullie, toen jullie het hoorden, maar gezegd: ʺHet is niet aan ons hierover te spreken. U zij geprezen; dit is geweldige kwaadsprekerij.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zeidet gij, toen gij het hoordet: Het voegt ons niet daarover te spreken. God beware! Dit is eene groote lastering.
Hollandaca — Siregar
En hadden jullie maar, toen jullie het hoorden, gezegd: ʺHet is niet aan ons om hierover te spreken, Heilig bent U, dit is een geiveldig verzinsel.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
А почему бы вам, когда вы слышите это [ложный навет на жену Посланника Аллаха], не сказать: «Не годится [не дозволено] нам говорить об этом. Ты (о, Аллах) – Преславен [безупречен]! Это – великая клевета».
Rusça — Osmanov
Когда вы услышали ложь, почему вы не сказали: ʺНе подобает нам болтать об этом. Преславен Ты! Ведь это - великий навет!ʺ?
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Om ni ändå hade sagt, då ni hörde (ryktet): ʺDet är inte rätt av oss att tala om detta. Stor är Du i Din härlighet - detta är avskyvärt förtal!ʺ