Yine o su ile Sina dağında biten bir ağaç (zeytin ağacı) yarattık ki hem yağ, hem de yiyenlere katık verir.
وَشَجَرَةً تَخْرُجُ مِنْ طُورِ سَيْنَاءَ تَنْبُتُ بِالدُّهْنِ وَصِبْغٍ لِلْاٰكِلِينَ
ve şeceraten teḣrucu min Tūri seynā'e tenbutu bi d-duhni ve Sibğin li l-'ākilīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve Tûr-ı Siynâ'dan çıkan bir ağaç da meydana getirdik ki yağıyla ve yiyenlere, katığıyla biter.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve Tûr-ı Siynâʼdan çıkan bir ağaç da meydana getirdik ki yağıyla ve yiyenlere, katığıyla biter.
Adem Uğur
Tûr-i Sînâ'da da yetişen bir ağaç daha meydana getirdik ki, bu ağaç hem yağ hem de yiyenlerin ekmeğine katık edecekleri (zeytin) verir.
Ahmed Hulusi
Ve (yine o su ile) Tur-i Sina'dan (Musa'ın Rabbiyle buluştuğu mahal) çıkan, yağ veren ve yiyenler için bir katık olan (zeytin) ağaç. (İncirin, teklikteki çokluk sembolüne karşı zeytin de direkt teklik sembolü olarak değerlendirilir, tasavvuf düşüncesinde. )
Ahmet Tekin
Tûr’u Sînâ’da (Sîna dağında) biten bir ağaç daha yetiştirdik. Bu ağaç, hem yağ, hem de yiyenlere hoş kokulu, lezzetli bir katık olan zeytin mahsulü verir.
Ahmet Varol
Yine Turi Sina'dan çıkan bir ağaç (zeytin yetiştirdik). O yağlı ve yiyenlere bir katık olan (ürün) bitirmektedir.
Ali Bulaç
Ve (daha çok) Tur-i Sina'da çıkan bir ağaç (türü de yarattık); o yağlı ve yiyenlere bir katık olarak bitmekte (ürün vermekte)dir.
Ali Fikri Yavuz
(Yine sizin için) Tûr-i Sînâ dağından çıkan bir ağaç (zeytin ağacı) yarattık ki, hem yağ bitirir, hem de yiyecek kimselere bir katık.
Ali Rıza Safa
Ve Sina Dağı'nda yetişen, yağ çıkaran ve yiyenlere katık olan bir ağaç.
Bayraktar Bayraklı
Tur-i Sina'da da bir ağaç daha meydana getirdik ki, bu ağaç hem yağ, hem de yiyenlerin ekmeğine katık edecekleri zeytin verir.
Bekir Sadak
(19-20) Onunla, icinde, yediginiz bircok meyvalar bulunan hurmalik ve uzum baglari, Turi Sina'da yetisen, yiyenlere, yag ve katik veren zeytin agacini var ettik.
Celal Yıldırım
Ve (daha çok) Tûr-i Sina'da çıkan, yiyenlere yağ ve katık bitirip veren bir ağaç da yeşerttik.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(19-20) O su sayesinde sizin için, çok sayıda meyvelerin bulunduğu, yiyip beslendiğiniz hurma bahçeleri, üzüm bağları; kezâ Sînâ dağında yetişen, hem yağ hem de yiyenlerin ekmeğine katık veren bir ağaç (zeytin ağacı) meydana getiririz.
Diyanet İşleri
Yine o su ile Sina dağında biten bir ağaç (zeytin ağacı) yarattık ki hem yağ, hem de yiyenlere katık verir.
Diyanet İşleri (eski)
(19-20) Onunla, içinde, yediğiniz birçok meyvalar bulunan hurmalık ve üzüm bağları, Tur-i Sina'da yetişen, yiyenlere, yağ ve katık veren zeytin ağacını var ettik.
Diyanet Vakfi
Tûr-i Sînâ'da da yetişen bir ağaç daha meydana getirdik ki, bu ağaç hem yağ hem de yiyenlerin ekmeğine katık edecekleri (zeytin) verir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Tûr-i Sinâ'da (dahi) yetişen bir ağaç da meydana getirdik ki, bu ağaç, hem yağ, hem de yiyenlerin ekmeğine katık edecekleri (zeytin) verir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bir de Tur-i Sina'da yetişen bir ağaç ki, hem yağ hem de yiyenlere bir katık ile biter.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve bir ağaç ki Tur-i Siyna'dan çıkar, yağ ve yiyenlere bir katıkla biter
Erhan Aktaş
Tur-i Seynae'da, yağ elde edilen ve aynı zamanda katık olarak yenen ağaç yetiştirdik.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Tur-i Sina'da, yağ elde edilen ve aynı zamanda katık olarak yenen ağaç yetiştirdik.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Tur-i Sina'da, yağ elde edilen ve aynı zamanda katık olarak yenen ağaç yetiştirdik.
Fizilal-il Kuran
Yine su sayesinde asıl kaynağı Tur-i Sina olan ve yiyenlere yağ ve katık sağlayan ağacı da yarattık.
Gültekin Onan
Ve (daha çok) Tur-i Sina'da çıkan bir ağaç (türü de yarattık); o yağlı ve yiyenlere bir katık olarak bitmekte (ürün vermekte)dir.
Hamdi Döndüren
Yine Sina dağında da yetişen bir ağaç daha meydana getirdik ki bu ağaç hem yağ hem de yiyenlerin ekmeğine katık edecekleri (zeytin) verir.
Hasan Basri Çantay
(Sizin için) Tuur-i sina'dan çıkan bir ağaç da (yaratdık) ki o (yerden) yağıyle ve yiyen kimselere bir katıkla beraber biter.
Hasib Asutay
(Bir de) Tur-i Sina'da çıkan bir ağaç (var ettik)ki, hem yağ hem de yiyenlere bir katık verir.
Hayrat Neşriyat
Bir de Tûr-ı Sînâ’dan çıkan bir ağaç (meydana getirdik) ki, (bu ağaç, sizler için)hem yağ, hem de yiyenlere bir katık (olan zeytin) ile (berâber) yetişir.
İbni Kesir
Tur-u Sina'da yetişen, yiyenlere yağ ve katık veren bir ağaç da var ettik
Mehmet Okuyan
Sînâ Dağı (çevresi)nde yetişen bir ağaç daha (yarattık ki) bu ağaç hem yağ hem de yiyenler(in ekmeğin)e katık edecekleri (zeytini) verir.
Muhammed Esed
ve (yine onunla sizin için) Tur-i Sina (çevresindeki topraklar)da yetişen, ürününden yağ elde edilen ve yiyenlere hoş kokulu, lezzetli bir katık sağlayan ağacı (çıkarıyoruz).
Mustafa İslamoğlu
Yine Sina Dağı (havalisinde) yetişen, ürünü sayesinde yağ elde edilen ve yiyenler için hoş bir katık sağlayan (zeytin) ağacından da...
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve bir ağaç da (inşa ettik) ki, Tûr-u Sîna'dan çıkar, yiyecekler için yağ ile bir katıklık ile biter.
Ömer Öngüt
Size bir de Tur-i sînâ'dan çıkan bir ağacı var ettik. Bu ağaç hem yağ, hem de yiyenlere katık (zeytin) verir.
Suat Yıldırım
Sina Dağından çıkan bir nebat da yetiştiririz ki o ağaç hem yağ, hem de yiyenlere bir katık çıkarır.
Süleyman Ateş
Yine onunla Tur-i Sina'dan çıkan, (meyvası) yağlı olarak biten, yiyenlerin (yağına ekmeklerini) batıracakları bir (zeytin) ağac(ı) yetiştirdik.
Süleymaniye Vakfı
Sina'daki Tur Dağı'ndan çıkan, yağ ve yiyenler için boya (yemeği ve vücudu güzelleştirici şey) üreten bir ağaç da yetiştiririz.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sina Dağı'ndan çıkan bir ağaç da yetiştirdik; yağlı meyve bitirir, yiyenler için katıktır.
Şaban Piriş
Sina Dağı'nda da yetişen, yiyenlere yağ ve katık veren bir ağaç da (o su ile yetişir).
Tefhim-ul Kuran
Ve (daha çok) Tur-i Sina'da çıkan bir ağaç (türü de yarattık); o yağlı ve yiyenlere bir katık olarak bitmekte (ürün vermekte)dir.
Ümit Şimşek
Bir de Sina Dağı çevresinde yetişen bir ağaç bitirdik ki, ondan hem bir yağ çıkar, hem de yiyenlere katık olur.
Yaşar Nuri Öztürk
Ve bir ağaç da yetiştirdik ki, Tur-i Sina'dan çıkar, yağlı olarak biter; yiyenlere katıktır.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz Sina dağında bir ağac bitirdik ki, barından yeyənlərə həm yağ, həm də həm şirə verir.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Sizin üçün həmçinin mənşə eʼtibarilə) Sina dağından çıxan bir ağac da (yaratdıq ki), o, yeyənlər üçün zeytun və (çörəyin üstünə yaxılan, xörəyə qatılan) yağ bitirər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Einen Baum (den Olivenbaum) ließen Wir in der Gegend von Tûr im Sinai wachsen, der Öl und Nahrung hervorbringt.
Almanca — Der Edle Quran
und einen Baum, der aus dem Berg Saina herauskommt, der Öl hervorbringt und auch Tunke für diejenigen, die essen.
Almanca — M. A. Rassoul
Und (Wir haben) einen Baum (hervorgebracht), der aus dem Berge Sinai emporwächst; er gibt Öl und Würze für die Essenden.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und (WIR ließen damit entstehen) einen Baum, der am Tur-Berg von Sainaa heraussprießt, er bringt das Öl und Soße für die Essenden hervor.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
in addition to the tree (olive tree) springing out of Mount Sinai producing oil and nutrition -best unsaturated fats, protein, calcium salts, iron, Phosphorus, vitamin A and B - for those who eat therefrom.
Abdul Haleem
and a tree, growing out of Mount Sinai, that produces oil and seasoning for your food.
Abdullah Yusuf Ali
Also a tree springing out of Mount Sinai, which produces oil, and relish for those who use it for food.
Abul A'la Maududi
And We also produced the tree which springs forth from Mount Sinai, containing oil and sauce for those that eat.
Aisha Bewley
and a tree springing forth from Mount Sinai yielding oil and a seasoning to those who eat.
Al-Hilali & Khan
And a tree (olive) that springs forth from Mount Sinai, that grows (produces) oil, and (it is a) relish for the eaters.
Ali Quli Qarai
And a tree that grows on Mount Sinai which produces oil and a seasoning for those who eat.
Amatul Rahman Omar
And (with the water We produce) a tree which grows on Mount Sinai (- olive tree) which bears (in it) oil and (supplies) a condiment (also) for those who use it for food.
Arthur John Arberry
and a tree issuing from the Mount of Sinai that bears oil and seasoning for all to eat.
Bijan Moeinian
I have also created a tree, native to Mount Sinai, which you may extract oil from its fruit, or eat it as some like to do.
E. Henry Palmer
And a tree growing out of Mount Sinai which produces oil, and a condiment for those who eat.
Edip-Layth
A tree which emerges from the mount of Sinai, it grows oil and is a relish for those who eat.
George Sale
And We also raise for you a tree springing from mount Sinai; which produceth oil, and a sauce for those who eat.
Hamid S. Aziz
Then We produce for you thereby gardens of date-palms and grapes wherein you have much fruits, and whereof you eat.
Mahmoud Ghali
And a tree that comes out (Literally: goes out) from At-Tûr of SaynaÉ (Mount Sinai) that grows fats (i. e., oil) and seasoning for (the) eaters.
Marmaduke Pickthall
And a tree that springeth forth from Mount Sinai that groweth oil and relish for the eaters.
Mohamed Ahmed - Samira
The tree that grows on Mount Sinai yields oil and seasoning for those who eat.
Muhammad Asad
as well as a tree that issues from [the lands adjoining] Mount Sinai, yielding oil and relish for all to eat.
Mustafa Khattab
as well as ˹olive˺ trees which grow at Mount Sinai, providing oil and a condiment to eat.
Progressive Muslims
And a tree which emerges from the mount of Sinai, it grows oil and is a relish for those who eat.
Sahih International
And [We brought forth] a tree issuing from Mount Sinai which produces oil and food for those who eat.
Sam Gerrans
And a tree that comes forth from Mount Saynā’ yielding oil and a seasoning for the eaters.
Shabbir Ahmed
As well as a tree that grows in abundance in (the lands adjoining) Mount Sinai, yielding oil and relish for all to eat.
Syed Vickar Ahamed
And also a tree that grows from Mount Sinai, which produces oil and relish for those who use it for food.
Taqi Usmani
- and (We produced) a tree (of olive) that comes forth from the (mount) Tūr of Sinai, which grows with oil and with a dressing for those who eat.
The Monotheist Group
Anda tree which emerges from the mount of Sinai, it grows oil and is a relish for those who eat.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
ainsi quʹun arbre (lʹolivier) qui pousse au Mont Sinaî, en produisant lʹhuile servant à oindre et où les mangeurs trempent leur pain.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Me (bi wê avê) ji we re darek şîn kiriye (ku ew dara zeytûnê ye) ku li Çiyayê Sînayê çêdibe. Berê wê ji bo kesê ku bixwe dibe rûn û pêxwarin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
en een boom die uit de berg Sinaa? voortkomt die olie voortbrengt en saus voor hen die eten.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En wij deden voor u ook den boom oprijzen, die op den berg Sinaï ontsproot; die olie voorbrengt en een sap dat goed is voor hen die het eten.
Hollandaca — Siregar
En (van) een boom die groeit op de berg Sinaî. die olie en een gerecht voor hen die eten levert.
Rusça (1)
Rusça — Ebu Adel
и (также Мы вырастили для вас этой водой) (оливковое) дерево, которое исходит из (горы) Тур (в местности) Синай; оно выращивает масло и приправу для едящих.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och ett träd som är från (trakten kring) berget Sinai, (vars frukt) innehåller olja och förhöjer smaken på er föda.