Onlar da şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Biz azgınlığımıza yenik düştük ve sapık bir toplum olduk."

قَالُوا رَبَّنَا غَلَبَتْ عَلَيْنَا شِقْوَتُنَا وَكُنَّا قَوْمًا ضَالِّينَ

ḳālū rabbenā ğalebet ǎleynā şiḳvetunā ve kunnā ḳavmen Dāllīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler
2رَبَّنَاrabbenāر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbimiz
3غَلَبَتْğalebetغ ل بÜstesinden geldi, fethetti, boyun eğdirdi, hâkim oldu, aştı, güç veya kuvvette üstün oldu, zafer kazandı. aghlabu - ağaçlarla kaplı (sık), ghulban - bereketli, verimli.yendi
4عَلَيْنَاǎleynābizi
5شِقْوَتُنَاşiḳvetunāش ق وMutsuz olmak, bedbaht olmak, sıkıntı çekmek, eşkıyalık yapmak, haydutluk yapmak, kötü yola düşmek, zorbalık yapmak, sefil olmak, sefalete düşmekbahtsızlığımız
6وَكُنَّاve kunnāك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinve biz olduk
7قَوْمًاḳavmenق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhbir topluluk
8ضَالِّينَDāllīneض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.sapık

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Rabbimiz derler, kötülüğümüz üst oldu bize ve doğru yoldan sapmış bir topluluk olduk.

Abdulkadir Gölpınarlı

Rabbimiz derler, kötülüğümüz üst oldu bize ve doğru yoldan sapmış bir topluluk olduk.

Adem Uğur

Derler ki: Rabbimiz! Azgınlığımız bizi altetti; biz, bir sapıklar topluluğu idik.

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Rabbimiz! Mutsuzluğa yol açan arzularımız ağır bastı; sapıp kaybolmuş bir topluluk olduk. "

Ahmet Tekin

Onlar: 'Ey Rabbimiz, azgınlığımız, bayağı zevklerimiz bizi alt etti. Biz hak yoldan uzaklaşarak, başına buyruk yaşayan, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih eden bir toplum haline geldik.' derler.

Ahmet Varol

Derler ki: 'Ey Rabbimiz! Bahtsızlığımız bize üstün geldi ve biz sapık bir topluluk olduk.

Ali Bulaç

Dediler ki: "Rabbimiz, mutsuzluğumuz bize karşı üstün geldi, biz sapan bir topluluk imişiz."

Ali Fikri Yavuz

Onlar (cehennemde oldukları halde) derler ki: “- Ey Rabbimiz! Bizi kötü talihimiz mağlûb etti ve biz, hak yoldan çıkan (kâfir) bir kavim idik.

Ali Rıza Safa

Şöyle diyecekler: "Efendimiz! Azgınlığımız bize üstün geldi; sapkın bir toplum olduk!"

Bayraktar Bayraklı

Derler ki: "Ey Rabbimiz! Azgınlığımız bizi yendi; biz, zalimler topluluğu olduk."

Bekir Sadak

soyle derler: «Rabbimiz! Bizi bedbahtligimiz yenmisti; sapik bir millet olmustuk.»

Celal Yıldırım

Onlar, Rabbimiz! Haydutluğumuz bize üstün geldi de (doğru yoldan) sapıtan bir millet olduk.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Derler ki: “Rabbimiz! Kötü yanımıza yenildik; biz bir sapkınlar topluluğu olduk.

Diyanet İşleri

Onlar da şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Biz azgınlığımıza yenik düştük ve sapık bir toplum olduk."

Diyanet İşleri (eski)

Şöyle derler: 'Rabbimiz! Bizi bedbahtlığımız yenmişti; sapık bir millet olmuştuk.'

Diyanet Vakfi

Derler ki: Rabbimiz! Azgınlığımız bizi altetti; biz, bir sapıklar topluluğu idik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Derler ki: Rabbimiz! Azgınlığımız bizi altetti; biz, bir sapıklar topluluğu idik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Derler: "Rabbimiz, bizi azgınlığımız altetti ve biz, sapık bir kavim idik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Rabbımız! derler: bize şekavetimiz galebe etti ve biz bir sapgın bir kavm idik

Erhan Aktaş

Dediler ki: "Rabb'imiz! Azgınlığımıza yenilen sapkın bir halktık."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Dediler ki: "Rabb'imiz! Azgınlığımıza yenilen sapkın bir halktık."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Dediler ki: "Rabb'imiz! Azgınlığımıza yenilen sapkın bir topluluktuk."

Fizilal-il Kuran

Cehennemlikler derler ki; «Ey Rabb'imiz, kötü arzularımıza yenik düşerek sapık bir topluluk olduk.»

Gültekin Onan

Dediler ki: "Rabbimiz, mutsuzluğumuz bize karşı üstün geldi, biz sapan bir topluluk imişiz."

Hamdi Döndüren

Derler ki: “Ey Rabbimiz! Azgınlığımız bizi yendi. Biz sapık bir topluluk olduk.”

Hasan Basri Çantay

Dediler (diyecekler): "Ey Rabbimiz, bedbahtlığımız bize galebe etmişdi. Doğru yoldan sapanlar güruhu idik biz".

Hasib Asutay

Derler ki: 'Rabbimiz! Bizi azgınlığımız aldattı ve biz, bir sapıklar topluluğu idik.

Hayrat Neşriyat

(Onlar şöyle) derler: 'Rabbimiz! Bedbahtlığımız bize galib geldi de dalâlete düşenler topluluğu olduk.'

İbni Kesir

Derler ki: Rabbımız, bedbahtlığımız bizi yenmişti. Sapıklar topluluğu olmuştuk.

Mehmet Okuyan

Onlar şöyle demiş (olacak)lardır: “Rabbimiz! Azgınlığımız bize galip geldi; biz bir sapkınlar topluluğuyduk.

Muhammed Esed

"Ey Rabbimiz!" diye yakaracaklar, "Bize kötü talihimiz galebe çaldı ve biz de bu yüzden eğri yola saptık!

Mustafa İslamoğlu

"Rabbimiz!" diyecekler, "Talihimiz yaver gitmedi, bu yüzden biz de sapıtan bir güruh olup çıktık!

Ömer Nasuhi Bilmen

Diyeceklerdir ki: «Ey Rabbimiz! Bizim üzerimize şekâvetimiz galebe etti ve biz sapıtmışlar olan bir kavim olduk.»

Ömer Öngüt

Derler ki: “Ey Rabbimiz! Bedbahtlığımız bizi yenmişti, sapık bir topluluk olmuştuk. ”

Suat Yıldırım

(106-107) "Ey Ulu Rabbimiz", derler, "azgınlığımız, kötü talihimiz ağır bastı, biz de yoldan sapan kimseler olduk bir kere. Ama ne olur ey Ulu Rabbimiz, kurtar bizi bu ateşten, eğer bir daha o kötülükleri yaparsak işte o zaman, kendimize iyice yazık eder, zalimin teki oluruz!"

Süleyman Ateş

"Rabbimiz, dediler, bahtsızlığımız bizi yendi. Biz sapık bir topluluk olduk."

Süleymaniye Vakfı

Derler ki: "Rabbimiz! Biz azgınlığımıza yenik düştük ve yoldan çıkmış bir topluluk olduk.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Diyecekler ki, "Rabbimiz! Azgınlığımıza yenik düşmüş, yoldan çıkmış bir topluluk haline gelmiştik.

Şaban Piriş

Onlar da: -Rabbimiz. İsyankarlığımız bizi yendi ve sapık bir kavim olduk.

Tefhim-ul Kuran

Dediler ki: «Rabbimiz, mutsuzluğumuz bize karşı üstün geldi; biz de sapan bir topluluk imişiz.»

Ümit Şimşek

'Rabbimiz,' derler. 'Bedbahtlığımız galebe çaldı da böyle bir sapıklar güruhu olup çıktık.

Yaşar Nuri Öztürk

Derler ki: "Rabbimiz, bahtsızlığımız bize baskın çıktı. Sapıp gitmiş bir topluluk olduk biz."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar deyəcəklər: “Ey Rəbbimiz! Bədbəxtliyimiz bizə üstün gəldi və biz doğru yoldan azan bir camaat olduq.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar deyərlər: ″Ey Rəbbimiz! Rəzil taleyimiz (bədbəxtliyimiz) bizə qələbə çaldı və biz haqq yoldan azan bir camaat olduq!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Sie werden sagen: ʺUnser Herr, unser verhängnisvolles Treiben hat sich unserer bemächtigt, und so gingen wir in die Irre.

Almanca — M. A. Rassoul

Sie werden sagen: ʺUnser Herr, unsere Unseligkeit überkam uns, und wir waren ein irrendes Volk.

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie sagten: ʺUnser HERR! Unser Unglück hat uns überwältigt, und wir waren zweifelsohne abirrende Leute.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And there, shall they say: "O Allah, our Creator, our pride and misgivings got the better of our prudence and we were certainly lost in the maze of error. "

Abdul Haleem

They will say, ‘Lord, our waywardness overcame us and we went astray.

Abdullah Yusuf Ali

They will say: "our Lord! Our misfortune overwhelmed us, and we became a people astray!

Abul A'la Maududi

They will say: "Our Lord! Our misfortune prevailed over us. We were indeed an erring people.

Aisha Bewley

They will say, ‘Our Lord, our miserable destiny overpowered us. We were misguided people.

Al-Hilali & Khan

They will say: "Our Lord! Our wretchedness overcame us, and we were (an) erring people.

Ali Quli Qarai

They will say, ‘Our Lord! Our wretchedness overcame us, and we were an astray lot.

Amatul Rahman Omar

They will say, `Our Lord! our misfortune got the better of us (when we gave ourselves up to evil doings) and we were actually an erring people;

Arthur John Arberry

They shall say, 'Our Lord, our adversity prevailed over us; we were an erring people.

Bijan Moeinian

They will reply: "Lord, our wicked desires overwhelmed us. We were indeed in darkness."

E. Henry Palmer

They say, 'Our Lord! our misery overcame us, and we were a people who did err!

Edip-Layth

They said, "Our Lord, our wickedness overcame us, and we were a misguided people."

George Sale

They shall answer, O LORD, our unhappiness prevailed over us, and we were people who sent astray.

Hamid S. Aziz

(It will be said) "Were not My revelations recited to you? And did you not treat them as falsehoods?"

Mahmoud Ghali

They will say, "Our Lord, our wretchedness has overcome us, and we were an erring people.

Marmaduke Pickthall

They will say: Our Lord! Our evil fortune conquered us, and we were erring folk.

Mohamed Ahmed - Samira

They will say: "O Lord, our misery overwhelmed us, so we remained a people astray.

Muhammad Asad

They will exclaim: "O our Sustainer! Our bad luck has overwhelmed us, and so we went astray!

Mustafa Khattab

They will cry, "Our Lord! Our ill-fate took hold of us, so we became a misguided people.

Progressive Muslims

They said: "Our Lord, our wickedness overcame us, and we were a misguided people. "

Sahih International

They will say, "Our Lord, our wretchedness overcame us, and we were a people astray.

Sam Gerrans

They will say: “Our Lord: our wretchedness overcame us, and we were a people astray.

Shabbir Ahmed

They will say, "Our Lord! Our misfortune overwhelmed us, and we became a people astray.

Syed Vickar Ahamed

They will say: "O Lord! Our bad luck overtook us, and we became a people who had lost our way!

Taqi Usmani

They will say, "Our Lord, our wretchedness prevailed over us, and we were a people wandering astray.

The Monotheist Group

Theysaid: "Our Lord, our wickedness overcame us, and we were a misguided people."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils dirent: ʺSeigneur! Notre malheur nous a vaincus, et nous étions des gens égarés.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew dê bibêjin: Xwedayê me! Xerabiya me serî ji me stand û em civateke jirêketî bûn.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zeggen: ʺOnze Heer, onze ellendigheid heeft ons overwonnen; wij waren mensen die dwaalden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij zullen antwoorden: O Heer! ons ongeluk beheerschte ons en wij wendden ons af.

Hollandaca — Siregar

Zij zelden: ʺOnze Heer, wij zijn overwonnen door ons ongeluk en wij waren een dwalend volk.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Они сказали [скажут] (в День Суда): «Господи, одолело нас наше злосчастие (которое было уже предопределено), и мы оказались заблудшими людьми.

Rusça — Osmanov

Они взмолятся: ʺГосподи! Наше злосчастие оказалось сильнее нас, и стали мы заблудшими.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De skall svara: ʺHerre! Vårt onda öde besegrade oss och vi gick vilse.