Allah, "Ayetlerim size okunuyordu da siz onları yalanlıyordunuz, değil mi?" der.

اَلَمْ تَكُنْ اٰيَاتِي تُتْلٰى عَلَيْكُمْ فَكُنْتُمْ بِهَا تُكَذِّبُونَ

e lem tekun āyātī tutlā ǎleykum fe kuntum bihā tukeƶƶibūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَلَمْe lem
2تَكُنْtekunك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvindeğil mi?
3اٰيَاتِيāyātīا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetlerim
4تُتْلٰىtutlāت ل وTakip etmek, arkasından yürümek, taklit etmek, peşinden gitmek, ardışık. Okumak, ezberden okumak, dikkatle incelemek, prova yapmak, beyan etmek, derin düşünmek.okunurdu
5عَلَيْكُمْǎleykumsize
6فَكُنْتُمْfe kuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinoysa siz
7بِهَاbihāonları
8تُكَذِّبُونَtukeƶƶibūneك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.yalanlardınız

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Siz değil miydiniz size âyetlerim okunurken onları yalanlayanlar?

Abdulkadir Gölpınarlı

Siz değil miydiniz size âyetlerim okunurken onları yalanlayanlar?

Adem Uğur

Size âyetlerim okunurdu da, siz onları yalanlardınız değil mi?

Ahmed Hulusi

"İşaretlerim size bildirilmedi mi? Ve siz onları yalanlamadınız mı?"

Ahmet Tekin

Size, âyetlerim, Kur’ânım, ilkelerim okunmuyor muydu? Okunduğu halde, siz onları yalanlıyordunuz.

Ahmet Varol

Ayetlerim size okunuyordu da siz onları yalanlıyordunuz değil mi?

Ali Bulaç

Ayetlerim size okunuyorken, yalanlayanlar sizler değil miydiniz?

Ali Fikri Yavuz

(Allah, o kâfirlere şöyle buyuracak): “-Size (dünyada) ayetlerim (Kur’an) okunurken, onları inkâr eden siz değilmi idiniz?”

Ali Rıza Safa

"Ayetlerim size okunduğunda, onları yalanlamıyor muydunuz?"

Bayraktar Bayraklı

"Size ayetlerim okunurdu da, onları yalanlardınız, değil mi?"

Bekir Sadak

Allah: «Ayetlerim size okunurken onlari yalanliyordunuz degil mi?» der.

Celal Yıldırım

(Allah onlara): Âyetlerim size okunurdu da onları yalan sayardınız, değil mi ? (buyurur).

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Size âyetlerim okunurdu da onları yalanlardınız değil mi?

Diyanet İşleri

Allah, "Ayetlerim size okunuyordu da siz onları yalanlıyordunuz, değil mi?" der.

Diyanet İşleri (eski)

Allah: 'Ayetlerim size okunurken onları yalanlıyordunuz değil mi?' der.

Diyanet Vakfi

Size âyetlerim okunurdu da, siz onları yalanlardınız değil mi?

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Allah Teâlâ,) Size âyetlerim okunurdu da, siz onları yalanlardınız değil mi?... der.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ayetlerimiz size okunuyordu da siz onları yalanlıyordunuz değil mi?

Elmalılı Hamdi Yazır

Değil mi idi ayetlerim size okunuyordu siz onları tekzib ediyordunuz?

Erhan Aktaş

"Ayetlerim size okunduğunda; onları yalanlayanlar siz değil miydiniz?"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ayetlerim size okunduğunda; onları yalanlayanlar siz değil miydiniz?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ayetlerim size okunduğunda; onları yalanlayanlar siz değil miydiniz?

Fizilal-il Kuran

Ayetlerimiz size okunduğunda onları yalanlıyordunuz, öyle değil mi?

Gültekin Onan

Ayetlerim size okunuyorken, yalanlayanlar sizler değil miydiniz?

Hamdi Döndüren

“Ayetlerim size okunuyordu da, siz onları yalanlardınız, değil mi?”

Hasan Basri Çantay

(Onlara şöyle denilecek:) Karşınızda ayetlerim okunurken onları tekzib eden siz değil miydiniz?

Hasib Asutay

'Âyetlerim size okunurdu da, siz onları yalanlıyordunuz değil mi?'

Hayrat Neşriyat

(Allah onlara buyurur ki:) 'Âyetlerim size okunuyordu da (siz) onları yalanlıyordunuz değil mi?'

İbni Kesir

Ayetlerim size okunurken, onları yalanlayanlar siz değil miydiniz?

Mehmet Okuyan

Ayetlerim size tilavet edilmemiş (okunup aktarılmamış) mıydı! Siz de onları yalanlamıştınız.

Muhammed Esed

(Ve Allah onlara:) "Mesajlarım size ulaştırılmamış mıydı ve siz de onları yalanlayıp durmamış mıydınız?" (diyecek).

Mustafa İslamoğlu

(Allah diyecek ki): "Ayetlerim size okunmamış mıydı? Ama siz onları ısrarla yalanladınız!"

Ömer Nasuhi Bilmen

«Değil mi ki Benim âyetlerim size karşı tilâvet ediliyordu da siz onları tekzîp ediyordunuz.»

Ömer Öngüt

“Âyetlerim size okunurken, onları yalanlayan siz değil miydiniz?”

Suat Yıldırım

Allah Teâlâ onlara şöyle buyurur: "Âyetlerim size okunurdu da siz onları yalan sayardınız değil mi?"

Süleyman Ateş

"Ayetlerim size okunurdu da siz onları yalanlardınız değil mi?"

Süleymaniye Vakfı

"Size ayetlerim bağlantılarıyla okunmadı mı; ama siz onlar karşısında yalana sarılıyordunuz!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah Teala şöyle diyecektir: "yanınızda ayetlerim okunuyordu, siz de onlara karşı yalan söyleyip duruyordunuz; değil mi?"

Şaban Piriş

-Ayetlerim size okunmamış mıydı? Siz de onları yalanlamamış mıydınız?

Tefhim-ul Kuran

Ayetlerim size okunuyorken, yalanlayanlar sizler değil miydiniz?

Ümit Şimşek

Âyetlerim size okunurken siz onları yalanlıyordunuz, öyle değil mi?

Yaşar Nuri Öztürk

"Ayetlerim size okunmadı mı?" Ve siz onları yalanlamıyor muydunuz?"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Məgər Mənim ayələrim sizə oxunmurdumu, siz də onları yalan hesab etmirdinizmi?

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Onlara deyilər:) ″Məgər Mənim ayələrim sizlərə oxunmurdumu? Siz isə onları yalan hesab edirsiniz!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sind euch Meine Zeichen nicht vorgetragen worden, und trotzdem habt ihr sie als Lüge bezeichnet?

Almanca — Der Edle Quran

ʺWurden euch nicht Meine Zeichen verlesen, ihr aber pflegtet sie für Lüge zu erklären?ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

ʺWurden euch Meine Verse nicht verlesen, ohne daß ihr diese für Lüge erklärt habt?ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Wurden euch Meine Ayat etwa nicht stets vorgetragen, und ihr pflegtet sie als Lüge abzutun?!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And there, they will be told: "Were not My revelations recited to you throughout and My evident signs presented to you! and did you not always treat them as false statements made with the intent to deceive!"

Abdul Haleem

‘Were My messages not recited over and over to you and still you rejected them?’

Abdullah Yusuf Ali

"Were not My Signs rehearsed to you, and ye did but treat them as falsehood?"

Abul A'la Maududi

"Are you not those to whom My revelations were recited, and you dubbed them as lies?"

Aisha Bewley

‘Were My Signs not recited to you and did you not deny them?’

Al-Hilali & Khan

"Were not My Verses (this Qur’ân) recited to you, and then you used to deny them?"

Ali Quli Qarai

‘Was it not that My signs were recited to you but you would deny them?’

Amatul Rahman Omar

(It will be said to them), `Is it not true that My Messages were recited to you but you went on crying them lies?'

Arthur John Arberry

'What, were My signs not recited to you, and you cried them lies?'

Bijan Moeinian

"Were not My Revelations recited to you? Were you not denying them?"

E. Henry Palmer

'Were not my signs recited to you? and ye said that they were lies!'

Edip-Layth

"Were My signs not recited to you, then you denied them?"

George Sale

and it shall be said unto them, Were not my signs rehearsed unto you; and did ye not charge them with falsehood?

Hamid S. Aziz

The fire shall scorch their faces, and they shall curl their lips (in gloom) therein.

Mahmoud Ghali

"Were not My ayat (Verses, signs) recited to you, yet you used to cry them lies?"

Marmaduke Pickthall

(It will be said): Were not My revelations recited unto you, and then ye used to deny them?

Mohamed Ahmed - Samira

"Were not My messages read out to you? But you denied them. "

Muhammad Asad

[And God will say:] "Were not My messages conveyed unto you, and were you [not] wont to give them the lie?"

Mustafa Khattab

˹It will be said,˺ "Were My revelations not recited to you, but you used to deny them?"

Progressive Muslims

"Were My revelations not recited to you, then you denied them"

Sahih International

[It will be said]. "Were not My verses recited to you and you used to deny them?"

Sam Gerrans

“Were not My proofs recited to you, and you denied them?”

Shabbir Ahmed

(And it will be said), "Were not My Revelations conveyed to you, and did you not deny them?"

Syed Vickar Ahamed

"Were My Signs not recited to you, and you only treated them as lies?"

Taqi Usmani

(It will be said to such people), "Were My verses not used to be recited to you and you used to reject them?"

The Monotheist Group

"Were My revelations not recited to you, then you denied them?"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

ʺMes versets ne vous étaient-ils pas récités et vous les traitiez alors de mensonges?ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ji wan re tê gotin:) Qey ayetên min ji we re nedihatin xwendin, vêca we jî ew înkar dikirin?

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zijn Mijn tekenen niet aan jullie voorgelezen en loochenden jullie ze dan niet?

Hollandaca — Salomo Keyzer

En er zal tot hen gezegd worden: Werden mijne teekenen u niet herinnerd en hebt gij die niet van valschheid beschuldigd?

Hollandaca — Siregar

Zijn Mijn Verzen dan niet aan jullie voorgedragen? Toen plachten jullie ze te loochenen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(И будет сказано им): «Разве не читались вам Мои аяты [аяты Корана], но вы считали их ложью [не уверовали в них]?»

Rusça — Osmanov

[Им скажет Аллах]: ʺРазве не были возвещены вам Мои знамения и разве вы не отвергли их?ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Och Gud skall säga:) ʺLästes inte Mina budskap upp för er och påstod ni inte att allt var lögn?ʺ