Hac Suresi 15. Ayet — Elfaz
Her kim ona (Muhammed'e) Allah'ın dünyada ve ahirette asla yardım etmeyeceğini zannediyorsa hemen tavana bir ip çeksin, sonra kendini assın da bir baksın; başvurduğu (bu yöntem), öfkelendiği şeyi giderecek mi?
1مَنْmenkimİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
2كَانَkāneiseMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
3يَظُنُّyeZunnusanıyorMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibظ ن نDüşünmek, varsaymak, şüphe etmek, farz etmek, zannetmek, inanmak, bilmek, hayal etmek, şüphelenmek, varsayımsal olmak, kişinin gözlemlerine dayanarak bir şeyden emin olmak. Genel bir kural olarak bu fiil çoğunlukla 'anna veya 'an ile kullanılır, bu da emin olmak anlamına gelir.
4اَنْendiyeMasdar Harfi
5لَنْlenHarf-i Nefi
6يَنْصُرَهُyenSurahukendisine yardım etmeyecekMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibن ص رyardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumak
7اللّٰهُ(a)llahuAllahLafza-i Celal
8فِيfīHarf-i Cer
9الدُّنْيَاd-dunyādünyadaMarife (Belirlilik Takısı)+İsimد ن وYakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmak
10وَالْاٰخِرَةِve l-āḣirative ahiretteBağlaç+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısım
11فَلْيَمْدُدْfe l yemduduzansınİsti'nafiye Edatı+Emir Lamı+Muzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibم د دçekmek, germek, uzatmak, uzun tutmak, ertelemek, yardım etmek, ilerletmek, artırmak, mürekkep doldurmak, gübrelemek
12بِسَبَبٍbi sebebinbir sebep(ip)leHarf-i Cer+İsimس ب بSebep, neden, vesile, bahane, yol, vasıta, ip, halat, bağ, araç
13اِلَىilāHarf-i Cer
14السَّمَاءِs-semāigöğeMarife (Belirlilik Takısı)+İsimس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)
15ثُمَّṧummesonra, ayrıcaBağlaç
16لْيَقْطَعْl yeḳTaǎ'kessinEmir Lamı+Muzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibق ط عkesmek, ayırmak, bölmek, ayrılmak, ayırmak, devre dışı bırakmak, devam edememek, çekilmek, yıkmak, çürümek, son vermek, durdurmak, bitirmek, devam etmemek, başaramamak, durmak, durdurulmak, engellenmiş, bir son vermek, parça, kısım, bölüm, bir bütünden kesilmiş kısım Türkçe'ye girmiş türevler: kıta, kat, ikta, inkıta, kati, maktu, mukataa, maktuen, kat´a, katiyen, katiyet, katiyetle
17فَلْيَنْظُرْfe l yenZurve baksınİsti'nafiye Edatı+Emir Lamı+Muzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibن ظ رgörmek, bakmak, göz atmak, gözlemlemek, seyretmek, düşünmek, değerlendirmek, dinlemek, sabırlı olmak, beklemek, tefekkür etmek, mühlet vermek, ertelemek, incelemek, nezaket göstermek, araştırmak, derinlemesine bakmak, şefkat göstermek. nazara - sevgiyle bakmak, şaşırtmak, göz kamaştırmak
18هَلْhelmi?Soru Eki
19يُذْهِبَنَّyuƶhibennegiderebilecekMuzari Fiil+Nun-u Te'kidFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıذ ه بgitmek, uzaklaşmak, ayrılmak, almak veya uzaklaşmak, tüketmek, almak, iletmek, ölmek, sona ermek
20كَيْدُهُkeyduhubu düzeniİsim+Zamirك ي دÜzere olmak, tam noktasında olmak, neredeyse olmak, niyet etmek, dilemek, hileli bir düzen uygulamak, arzu etmek, bir şey planlamak/düzenlemek/tasarlamak, bir şey üzerinde çalışmak veya emek vermek, bir şeyi gizlice yapmak, aldatmak/kandırmak/atlatmak, kaçınma/kaçma yolları, kusmak, ateş püskürtmek, adet görmek, ruhunu teslim etmek.
21مَاmāşeyiİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
22يَغِيظُyeğīZuöfkelendiğiMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibغ ي ظkızdırmak, öfkelendirmek, kışkırtmak, kafasını karıştırmak, sinirlendirmek, öfke, hiddet, şiddet, sıkıntı; tencere