Helak ettiğimiz bir memleket halkının bize dönmemeleri imkansızdır.

وَحَرَامٌ عَلٰى قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَٓا اَنَّهُمْ لَا يَرْجِعُونَ

ve Harāmun ǎlā ḳaryetin ehleknāhā ennehum lā yerciǔne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Helâk ettiğimiz bir şehir halkının, dönüp bizim tapımıza gelmemesine imkân yok.

Abdulkadir Gölpınarlı

Helâk ettiğimiz bir şehir halkının, dönüp bizim tapımıza gelmemesine imkân yok.

Adem Uğur

Helâk ettiğimiz bir belde için artık (yeniden mâmur olmak) imkânsızdır; çünkü onlar geri dönemeyeceklerdir.

Ahmed Hulusi

Yok ettiğimiz bir bölgedekilere haramdır ki; onlar rücu edemezler!

Ahmet Tekin

Günahları sebebiyle helâk ettiğimiz bir memleket halkının dünyaya tekrar dön-memeleri, tevbeye fırsatlarının olmaması kesin, diriltilmemeleri, huzurumuzda hesaba çekilmemeleri imkânsızdır.

Ahmet Varol

Bizim helak ettiğimiz bir şehre artık (dünya) hayatı haramdır. Şüphesiz onlar bir daha dönemezler.

Ali Bulaç

Yıkıma uğrattığımız bir ülkeye (tekrar dünya hayatı) imkansız (haram)dır; hiç şüphesiz onlar, (dünyaya) bir daha geri dönmeyecekler.

Ali Fikri Yavuz

Helâk ettiğimiz bir memleket halkına mümkün değildir, artık onlar tevbeye dönemezler.

Ali Rıza Safa

Yıkıma uğrattığımız kentlere yasaklanmıştır; asla geri dönemezler.

Bayraktar Bayraklı

Helak ettiğimiz ülke halkının bize dönmemesi imkansızdır.

Bekir Sadak

Yok ettigimiz kasaba halkinin ahirette ceza gormek uzere Bize donmemesi imkansizdir.

Celal Yıldırım

Yok etmemiz gereken kasaba halkının (yok olduktan sonra dünyaya dönmesi veya yok olma noktasına geldikten sonra pişmanlık duyup tevbe ederek) dönüş yapması haramdır, (mümkün değildir).

Diyanet İşleri

Helak ettiğimiz bir memleket halkının bize dönmemeleri imkansızdır.

Diyanet İşleri (eski)

Yok ettiğimiz kasaba halkının ahirette ceza görmek üzere Bize dönmemesi imkansızdır.

Diyanet Vakfi

Helâk ettiğimiz bir belde için artık (yeniden mâmur olmak) imkânsızdır; çünkü onlar geri dönemeyeceklerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yok ettiğimiz bir memleket (ahalisinin ahiretteki cezasını da çekmek üzere) bize dönmemesi gerçekten imkansızdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Helak ettiğimiz bir belde (halkı) nın Bize dönmemesi imkansızdır.

Elmalılı Hamdi Yazır

İhlak ettiğimiz karyeye dahi haramdır ki rücu' etmiyecek olsunlar

Erhan Aktaş

Yok ettiğimiz bir kent halkının geri dönmesi haramdır. Onlar bir daha geri dönemezler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yok ettiğimiz bir kent halkının geri dönmesi haramdır. Onlar bir daha geri dönemezler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yok ettiğimiz bir kent halkının geri dönmesi haramdır.

Fizilal-il Kuran

Yok ettiğimiz kentlerin halklarının hesap vermek üzere bize dönmemeleri imkânsızdır.

Gültekin Onan

Yıkıma uğrattığımız bir ülkeye (tekrar dünya hayatı) imkansız (haram)dır; hiç şüphesiz onlar, (dünyaya) bir daha geri dönmeyecekler.

Hamdi Döndüren

Helâk ettiğimiz bir kentin halkına, artık (oraya) geri dönmeleri imkânı yoktur!

Hasan Basri Çantay

Helak etdiğimiz bir memleket (ahalisinin) hakıykaten (mahşere) dönmemeleri imkansızdır.

Hasib Asutay

Helâk ettiğimiz bir belde için artık (yeniden yaşam) imkânsızdır. Çünkü onlar (bir daha) geri dönmeyeceklerdir.

Hayrat Neşriyat

Helâk ettiğimiz bir şehrin (halkının mahşer günü bize) dönmemeleri, şübhesiz ki mümkün değildir.

İbni Kesir

Helak ettiğimiz kasaba halkına da haramdır. Onlar geri dönmezler.

Mehmet Okuyan

Helak ettiğimiz bir şehir için artık (yenilenmek) imkânsızdır; şüphesiz ki onlar geri dönemeyeceklerdir.

Muhammed Esed

Bu bakımdan, yok etmeye karar verdiğimiz herhangi bir toplumun, (tuttuğu günahkarca yoldan) bir daha geri dönmesi asla mümkün değildir!

Mustafa İslamoğlu

Ne ki, Bizim helakine karar verdiğimiz bir toplum mecburi (istikamete girmiştir); artık onların geri dönmesi mümkün değildir;

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve kendisini helâk ettiğimiz bir belde (ahalisi) için memnudur ki, onlar dönmeyecekler olsunlar.

Ömer Öngüt

Helâk ettiğimiz bir memleket (halkının) bize dönmemesi imkânsızdır.

Suat Yıldırım

İmha ettiğimiz bir memleket halkının, mahşerde huzurumuza gelmemesi mümkün değildir.

Süleyman Ateş

Helak ettiğimiz bir ülkeye artık (yaşamak) haramdır: Onlar bir daha geri dönemezler.

Süleymaniye Vakfı

Helak ettiğimiz bir kentin halkının huzurumuza gelmemesi diye bir şey yoktur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Etkisizleştirdiğimiz bir kentin halkı mahrum kalır, eski hallerine dönemezler.

Şaban Piriş

Helak ettiğimiz bir belde halkının da (bize) dönmemesi imkansızdır

Tefhim-ul Kuran

Yıkıma uğrattığımız bir ülkeye (tekrar dünya hayatı) imkânsız (haram)dır; hiç şüphesiz onlar, (dünyaya) bir daha geri dönmeyecekler.

Ümit Şimşek

Helâkine hükmettiğimiz bir belde ahalisinin üzerinde yasak vardır; onlar artık geri dönemezler.

Yaşar Nuri Öztürk

Helak ettiğimiz bir kente/medeniyete yaşamak haram edilmiştir. Onlar bir daha geri dönemezler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Məhv etdiyimiz obalara qadağa qoyulmuşdur və onların əhalisi bir daha bu dünyaya qayıtmayacaqlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Məhv etdiyimiz hər hansı bir məmləkət əhlinin (qiyamət qopana qədər tövbə etmək üçün bir də dünyaya, yaxud haqq dinə) qayıtması mümkün deyildir (haramdır).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Nicht ausgeschlossen sind die Bewohner aller Städte, die Wir vernichtend bestraften; auch sie werden zu Uns zurückkehren,

Almanca — Der Edle Quran

Und verboten ist es für (die Bewohner) eine(r jeden) Stadt, die Wir vernichteten, daß sie (ins Diesseits) zurückkehren,

Almanca — M. A. Rassoul

Und für eine Stadt, die Wir zerstört haben, ist es unwiderruflich festgelegt, nicht zurückzukehren

Almanca — Muhammad Zaidan

Und haram ist es für eine Ortschaft, die WIR zugrunde richteten, sie kehren nicht zurück.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

It is not the end; the punishment We inflict on any town to reduce it to a useless form is certainly not the end nor does it mean that they will not rise again. They will rise, they have much to answer for and pay for their sinful deeds Hereafter.

Abdul Haleem

No community destroyed by Us can escape its return,

Abdullah Yusuf Ali

But there is a ban on any population which We have destroyed: that they shall not return,

Abul A'la Maududi

It has been ordained against every town that We ever destroyed that they shall not return (to enjoy a new lease of life)

Aisha Bewley

There is a ban on any city We have destroyed; they will not return.

Al-Hilali & Khan

And a ban is laid on every town (population) which We have destroyed that they shall not return (to this world again, nor repent to Us).

Ali Quli Qarai

It is forbidden for [the people of] any town that We have destroyed [to return to the world]: they shall not return.

Amatul Rahman Omar

And it is not permissible to (the people of) a township whom We have destroyed to come back (to life of this world).

Arthur John Arberry

There is a ban upon any city that We have destroyed; they shall not return

Bijan Moeinian

I have forbidden a second chance to those people whose community was destroyed by the order of the Lord. They shall not return.

E. Henry Palmer

There is a ban upon a city which we have destroyed that they shall not return,

Edip-Layth

It is forbidden for a town that We destroy that they would return;

George Sale

An inviolable prohibition is laid on every city which We shall have destroyed;

Hamid S. Aziz

And he who acts right and he who is a believer (or has faith), there is no denial of his efforts, for, verily, We record it for him.

Mahmoud Ghali

And it is prohibited for any town We have caused to perish that they will not return. (Literally: that they do not return to this world)

Marmaduke Pickthall

And there is a ban upon any community which We have destroyed: that they shall not return.

Mohamed Ahmed - Samira

It is imperative that a habitation We have destroyed will not desist (from unbelief)

Muhammad Asad

Hence, it has been unfailingly true of any community whom We have ever destroyed that they [were people who] would never turn back [from their sinful ways]

Mustafa Khattab

It is impossible for a society which We have destroyed to ever rise again,

Progressive Muslims

It is forbidden for a town that We destroy that they would return!

Sahih International

And there is prohibition upon [the people of] a city which We have destroyed that they will [ever] return

Sam Gerrans

And a prohibition is upon a city that We have destroyed, that they shall not return.

Shabbir Ahmed

Hence, it has been unfailingly true of any community whom Our Law has annihilated, that they would never return to glory (unless),

Syed Vickar Ahamed

And there is a limitation on any population that We have destroyed: (And that is) that they shall not return,

Taqi Usmani

It is banned for (the people of) a town that We destroyed that they come back

The Monotheist Group

And it is forbidden for a town that We destroy, that they return!

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il est défendu (aux habitants) dʹune cité que Nous avons fait périr de revenir (à la vie dʹici-bas)!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Li xelkê welatekî ku me ew birine helakê heram e ku ew careke din vegerine dinyayê.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En aan een stad die Wij hebben vernietigd is het niet toegestaan dat (de inwoners ervan) terugkeren,

Hollandaca — Salomo Keyzer

Een onverbreekbare vloek ligt op iedere stad, welke wij verwoest zullen hebben, opdat zij niet weder in de wereld terugkeere.

Hollandaca — Siregar

En het is onmogelijk voor (de bewoners van) een stad die Wij vernietigd hebben dat zij terugkeren (cm zich te beteren).

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (установлен) запрет на (любом) селении [на обитателей селения], которое Мы погубили (за их неверие и злодеяние), чтобы они не вернулись (обратно в этот мир) (чтобы покаяться в неверии и своих злодеяниях),

Rusça — Osmanov

[Обитателям] селений, которых Мы погубили, не дозволено вернуться [в этот мир]

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

En undantagslös regel föreskriver att inget folk, som Vi har dömt till undergång (därför att de framhärdade i att förneka sanningen), får återvända (till jorden),