(İçlerinden bazıları), "İbrahim denilen bir gencin onları diline doladığını duyduk" dediler.

قَالُوا سَمِعْنَا فَتًى يَذْكُرُهُمْ يُقَالُ لَهُ اِبْرٰهِيمُ

ḳālū semiǎ'nā feten yeƶkuruhum yuḳālu lehu ibrāhīmu

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bir genç duymuştuk dediler, İbrâhim deniyordu adına, onlardan bahsediyordu.

Adem Uğur

(Bir kısmı:) Bunları diline dolayan bir genç duyduk; kendisine İbrahim denilirmiş, dediler.

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Bunlar hakkında konuşan (geçersiz olduklarından söz eden) İbrahim diye bir genç işitmiştik. "

Ahmet Tekin

Bazıları: 'İbrâhim denilen bir gencin onları diline doladığını duymuştuk' dediler.

Ahmet Varol

'Kendisine İbrahim denilen bir gencin bunları diline doladığını duyduk' dediler.

Ali Bulaç

"Kendisine İbrahim denilen bir gencin bunları diline doladığını işittik" dediler.

Ali Fikri Yavuz

(Yine kâfirlerden bir takımı) dediler: “- İşittik ki, bir delikanlı bunları kötülüyor, kendisine İbrâhîm deniyormuş.”

Ali Rıza Safa

"İbrahim denilen bir gencin, onları diline doladığını duyduk!" dediler.

Bayraktar Bayraklı

Bazıları, "Bunları diline dolayan bir genç duyduk; kendisine İbrahim denilirmiş" dediler.

Bekir Sadak

(60-61) Bazilari: «Ibrahim denen bir gencin onlari diline doladigini duymustuk» deyince, «O halde bunlarin sahidlik edebilmeleri icin onu halkin gozu onune getirin» dediler.

Celal Yıldırım

Onlardan bir kısmı, «İbrahim denen bir gene bunları diline dolayıp duruyordu» dediler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(60-61) Bazıları, “İbrâhim denen bir gencin bunları diline doladığını işitmiştik” deyince, “O halde, onu hemen insanların önüne getirin, belki birileri şahitlik eder” dediler.

Diyanet İşleri

(İçlerinden bazıları), "İbrahim denilen bir gencin onları diline doladığını duyduk" dediler.

Diyanet İşleri (eski)

(60-61) Bazıları: 'İbrahim denen bir gencin onları diline doladığını duymuştuk' deyince, 'O halde bunların şahidlik edebilmeleri için onu halkın gözü önüne getirin' dediler.

Diyanet Vakfi

(Bir kısmı:) Bunları diline dolayan bir genç duyduk; kendisine İbrahim denilirmiş, dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Bazıları) «İbrahim denen bir gencin, onları diline doladığını duymuştuk» dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(Aralarında): "İbrahim adında bir delikanlının, bunlara dil uzattığını duymuştuk;

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir delikanlı işittik bunları anıyor adına İbrahim deniyormuş dediler

Erhan Aktaş

"İbrahim adında bir gencin onlardan söz ettiğini duyduk." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"İbrahim adında bir gencin onlardan söz ettiğini duyduk." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"İbrahim adında bir gencin onlardan söz ettiğini duyduk." dediler.

Fizilal-il Kuran

Duyduğumuza göre 'İbrahim adında bir delikanlı bu ilahlarımıza dil uzatıyordu' dediler.

Gültekin Onan

"Kendisine İbrahim denilen bir gencin bunları diline doladığını işittik" dediler.

Hamdi Döndüren

(İçlerinden bir kısmı), “İbrahim adında bir gencin, onları diline doladığını işitmiştik.” dediler.

Hasan Basri Çantay

Dediler: "İşitdik ki kendisine Ibrahim denilen bir gene bunları diline doluyordu".

Hasib Asutay

'Onları diline dolayan bir genç işittik, kendisine İbrahim denilirmiş' dediler.

Hayrat Neşriyat

(Bazıları:) 'Onları diline dolayan bir genç işittik; kendisine İbrâhîm deniyormuş' dediler.

İbni Kesir

Dediler ki: Kendisine İbrahim denilen bir gencin bunları diline doladığını duymuştuk.

Mehmet Okuyan

(Bir kısmı) “Bunları diline dolayan, kendisine ‘İbrahim’ denen bir genç duyduk.” demişlerdi.

Muhammed Esed

İçlerinden bazıları: "İbrahim denen bir gencin o (tanrı)ları diline doladığını işitmiştik" dediler.

Mustafa İslamoğlu

(Onlardan bazıları) "Adına İbrahim denilen bir gencin onları diline doladığı kulağımıza kadar geldi" dediler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler ki: «Kendisine İbrahim denilen bir genci işittik ki, onları anıp duruyormuş.»

Ömer Öngüt

Dediler ki: “Bunları diline dolayan bir genç işittik, kendisine İbrahim deniliyormuş. ”

Suat Yıldırım

İçlerinden bazıları: "Sahi! İbrâhim adındaki bir delikanlının onları diline doladığını işitmiştik!"

Süleyman Ateş

"Onları diline dolayan bir genç işittik, kendisine İbrahim deniliyormuş," dediler.

Süleymaniye Vakfı

"İbrahim denen bir gencin onları diline doladığını duyduk." dediler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Bazıları:) "Bir delikanlının onları diline doladığını duyduk, dediler. Adına İbrahim diyorlar."

Şaban Piriş

-İbrahim denilen bir gencin onları diline doladığını duymuştuk, dediler.

Tefhim-ul Kuran

«Kendisine İbrahim denilen bir gencin bunları diline doladığını işittik» dediler.

Ümit Şimşek

Dediler ki: 'İbrahim adında bir gencin onları diline doladığını işitmiştik.'

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler: "Onları diline dolayan bir genç duymuştuk. Kendisine 'İbrahim' deniyor."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bəziləri: “İbrahim deyilən bir gəncin onları pislədiyini eşitmişik”– dedilər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Müşriklərin bəʼziləri:) ″İbrahim deyilən bir gəncin onları pislədiyini eşitmişik!″ – dedilər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Einige sagten: ʺWir hörten einen jungen Mann namens Abraham über sie lästern.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sie sagten: ʺWir hörten einen Jüngling sie (in abfälliger Weise) erwähnen; man nennt ihn Ibrahim.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Sie sagten: ʺWir hörten einen jungen Mann von ihnen reden; Abraham heißt er.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie sagten: ʺWir hörten einen jungen Mann, der sie kritisierte, genannt wird er Ibrahim.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Some of them said: "we heard a young man by the name of Ibrahim cursing them and calling them names".

Abdul Haleem

Some said, ‘We heard a youth called Abraham talking about them.’

Abdullah Yusuf Ali

They said, "We heard a youth talk of them: He is called Abraham."

Abul A'la Maududi

Some of them said: "We heard a youth called Abraham speak (ill) of them."

Aisha Bewley

They said, ‘We heard a young man mentioning them. They call him Ibrahim.’

Al-Hilali & Khan

They said: "We heard a young man talking against them, who is called Ibrâhîm (Abraham)."

Ali Quli Qarai

They said, ‘We heard a young man speaking ill of them. He is called ‘‘Abraham.’’ ’

Amatul Rahman Omar

Some (of the people) said, `We heard a young man speaking (ill) of them, he is called Abraham. '

Arthur John Arberry

They said, 'We heard a young man making mention of them, and he was called Abraham. '

Bijan Moeinian

Some said: "We heard a young man by the name of Abraham was calling them names. "

E. Henry Palmer

They said, 'We heard a youth mention them who is called Abraham. '

Edip-Layth

They said, "We heard a young man mentioning them. He was called Abraham."

George Sale

And certain of them answered, we heard a young man speak reproachfully of them: He is named Abraham.

Hamid S. Aziz

Said they, "Who has done this to our gods? Surely, he is of the evil-doers!"

Mahmoud Ghali

They said, "We heard a young man making mention of them; he is called Ibrahîm. " (Abraham)

Marmaduke Pickthall

They said: We heard a youth make mention of them, who is called Abraham.

Mohamed Ahmed - Samira

They said: "We heard a youth talk about them. He is called Abraham."

Muhammad Asad

Said some [of them]: "We heard a youth speak of these [gods with scorn]: he is called Abraham. "

Mustafa Khattab

Some said, "We heard a young man, called Abraham, speaking ˹ill˺ of them."

Progressive Muslims

They said: "We heard a young man mentioning them. He was called Abraham."

Sahih International

They said, "We heard a young man mention them who is called Abraham. "

Sam Gerrans

They said: “We heard a youth make mention of them; he is called Abraham.”

Shabbir Ahmed

Some said, "We heard a youth talking about them; he is called Abraham. "

Syed Vickar Ahamed

They said: "We heard a young man talking about them: He is called Ibrahim (Abraham). "

Taqi Usmani

Some of them said, "We have heard a youth talking about them. He is called Ibrāhīm."

The Monotheist Group

They said: "We heard a young man mentioning them. He was called Abraham."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

(Certains) dirent: ʺNous avons entendu un jeune homme médire dʹelles; il sʹappelle Abrahamʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ji hev re) Gotin: Me bihîst ku ciwanekî (bi xerabî) behsa wan dikir, jê re dibêjin Îbrahîm (hebe nebe wî ew şikandine!)

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zeiden: ʺWij hebben een jonge man over hen horen spreken; Ibrahiem heet hij.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En sommigen van hen antwoordden: Wij hoorden een jongman vol verwijtingen van hen spreken; hij is Abraham genaamd.

Hollandaca — Siregar

Zij zeiden: ʺWij hebben een jongeman over hen boren spreken, Ibrâhîm wordt hij genoemd.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Сказали они [люди]: «Мы слышали, как (какой-то) юноша упоминал их [говорил о них], которого называют Ибрахим».

Rusça — Osmanov

[Им] ответили: ʺМы слышали, как юноша по имени Ибрахим поносил ихʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Några) sade: ʺVi hörde en ung man tala om dem; hans namn är Abraham.ʺ