Enbiya Suresi 42. Ayet — Elfaz
(Ey Muhammed!) De ki: "(Size azab edecek olsa) gece ve gündüz Rahman'ın azabından sizi kim koruyacak?" Öyle iken onlar Rablerinin zikrinden yüz çevirmekteler.
1قُلْḳulde kiEmir FiilEmir · Müfred Müzekker Muhatabق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
2مَنْmenkimİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
3يَكْلَؤُكُمْyekle'ukumsizi koruyacak?Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibك ل اKorumak, nöbet tutmak, güvende tutmak.
4بِالَّيْلِbi l-leyligeceHarf-i Cer+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimل ي لGece, karanlık, akşam karanlığı, ışıksız zaman dilimi, gece karanlığı, geceleyin
5وَالنَّهَارِve n-nehārive gündüzBağlaç+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimن ه رakıtmak, akan su oluşturmak, geri püskürtmek, kınamak, bol miktarda akmak, geri sürmek, gözdağı vermek, azarlamak, gündüz vakti yapmak, gün, gündüz, gün ışığı saatleri (şafaktan alacakaranlığa kadar)
6مِنَmine-danHarf-i Cer
7الرَّحْمٰنِr-raHmāniRahman-Marife (Belirlilik Takısı)+İsimر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.
8بَلْbelhayırİdrab (Vazgeçme) Edatı
9هُمْhumonlarZamir
10عَنْǎn-indenHarf-i Cer
12رَبِّهِمْrabbihimRablerininİsim+Zamirر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyük
13مُعْرِضُونَmuǎ'riDūneyüz çeviriyorlarİsimع ر ضGerçekleşmek, olmak, teklif etmek, sunmak, göstermek, öne sürmek, önüne koymak, ipucu vermek, karşı gelmek, önermek, maruz bırakmak, (askerleri) gözden geçirmek, görüntülemek, hazırlamak. aruDa - geniş olmak, genişletilmek. arDun - mallar, genişlik. irDun - onur. urDatun - niyet, hedef, amaç. a'raD - uzaklaşmak, geri dönmek, kaymak, (bulut) üzerinden geçmek. 'ariiDz - uzatılmış, çok, birçok. UrDzatun - ama, mazeret.