Andolsun, senden önce de birçok peygamberle alay edildi de içlerinden alay edenleri, o alaya aldıkları şey kuşatıverdi.

وَلَقَدِ اسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِنْ قَبْلِكَ فَحَاقَ بِالَّذِينَ سَخِرُوا مِنْهُمْ مَا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ

ve le ḳadi stuhzie bi rusulin min ḳablike fe Hāḳa bi(e)lleƶīne seḣirū minhum mā kānū bihi yestehziūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَقَدِve le ḳadive andolsun
2اسْتُهْزِئَstuhzieه ز اaşağılamak, küçük düşürmek, alay etmek/hakaretler yağdırmak/alaya almak/gülmek. (e.g. huzuwan, 2:67)alay edildi
3بِرُسُلٍbi rusulinر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleresuller ile
4مِنْmin
5قَبْلِكَḳablikeق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmeksenden önceki
6فَحَاقَfe Hāḳaح ي قGeri çekilmek, çevrelemek ve tutmak, kuşatmak, etrafını sarmak, inmek, bunaltmak, sarmak, kaçınılmaz olmak, bir kişi veya şeyi köşeye sıkıştırmak (sadece kötü durumlar için kullanılır), birinin başına gelmek, birine yapışmak ve hak ettiğini bulmak, birisini kıskanmak ve nefret etmek, şiddetli.ama kuşatıverdi
7بِالَّذِينَbi(e)lleƶīnekimseleri
8سَخِرُواseḣirūس خ رAlay etmek, dalga geçmek, eğlenmek, küçümsemek, maskaraya almak, kullanmak, hizmetine almak, emrine vermek, buyruğu altına almak, zorla çalıştırmak, sömürmekalay eden(leri)
9مِنْهُمْminhumonlarla
10مَاşey
11كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinonların
12بِهِbihionunla
13يَسْتَهْزِؤُ۫نَyestehziūneه ز اaşağılamak, küçük düşürmek, alay etmek/hakaretler yağdırmak/alaya almak/gülmek. (e.g. huzuwan, 2:67)alay ettikleri

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Andolsun ki senden önceki peygamberlerle de alay edilmiştir de onlarla alayları yüzünden alay ettikleri azâba uğrayıvermişlerdir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Andolsun ki senden önceki peygamberlerle de alay edilmiştir de onlarla alayları yüzünden alay ettikleri azâba uğrayıvermişlerdir.

Adem Uğur

Andolsun, senden önceki peygamberlerle de alay edildi; ama onları alaya alanları, o alay konusu ettikleri şey kuşatıverdi.

Ahmed Hulusi

Andolsun, senden önceki Rasullerle de alay edildi de; küçümsedikleri şey, alay edenleri her yönden kuşattı.

Ahmet Tekin

Kesinlikle senden önceki Rasullerle alay edildi. Onları, alaya alanları, alay konusu etmeye devam ettikleri şeyin gücü kuşattı, işlerini bitirdi.

Ahmet Varol

Andolsun senden önceki peygamberlerle de alay edildi. Ancak alay edenleri, alaya aldıkları şey kuşatıverdi.

Ali Bulaç

Andolsun, senden önceki elçilerle de alay edildi, fakat içlerinden küçük düşürenleri, o alaya aldıkları (azap) sarıp kuşatıverdi.

Ali Fikri Yavuz

Yemin olsun ki, senden evvel bir çok peygamberlerle alay edildi de, içlerinden alay edenleri, o alay ettikleri şey (azab) kuşatıverdi.

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, senden önce de elçilerle alay edilmişti. Sonunda, alay ettikleri şey, alay edenleri kuşattı.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun, senden önceki peygamberlerle de alay edildi; ama onları alaya alanları, o alay konusu ettikleri şey kuşatıverdi.

Bekir Sadak

And olsun ki, senden once bir cok peygamber alaya alinmisti da, alaya alanlari, eglendikleri sey mahvetmisti. *

Celal Yıldırım

And olsun ki, senden önceki peygamberler de alaya alınmıştı da alaya alanları alay ettikleri şey (çepeçevre) kuşatmıştı.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kuşkusuz, senden önceki peygamberlerle de alay edilmişti; ama sonunda o alay konusu ettikleri şey onlarla alay edenlerin tepelerine biniverdi

Diyanet İşleri

Andolsun, senden önce de birçok peygamberle alay edildi de içlerinden alay edenleri, o alaya aldıkları şey kuşatıverdi.

Diyanet İşleri (eski)

And olsun ki, senden önce birçok peygamber alaya alınmıştı da, alaya alanları, eğlendikleri şey mahvetmişti.

Diyanet Vakfi

Andolsun, senden önceki peygamberlerle de alay edildi; ama onları alaya alanları, o alay konusu ettikleri şey kuşatıverdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yemin olsun ki, senden önce birçok peygamberle alay edildi de içlerinden alay edenleri, o alay ettikleri şey (azap) kuşatıverdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, senden önce bir çok peygamberlerle istihza edildi de içlerinden alay edenleri o alay ettikleri şey kuşatıverdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kasem olsun ki senden evvel bir çok Peygamberlerle istihza edildi de içlerinden alay edenleri o istihza ettikleri şey kuşatıverdi

Erhan Aktaş

Gerçek şu ki senden önce de birçok Resul'le alay edildi. Sonra alay ettikleri şey, alay edenleri kuşattı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gerçek şu ki senden önce de birçok resulle alay edildi. Sonra alay ettikleri şey, alay edenleri kuşattı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçek şu ki senden önce de birçok rasulle alay edildi. Sonra alay ettikleri şey, alay edenleri kuşattı.

Fizilal-il Kuran

Senden önceki peygamberler de alaya alınmıştı. Fakat o alaycılar, alay konusu ettikleri azabın pençesine düştüler.

Gültekin Onan

Andolsun, senden önceki elçilerle de alay edildi, fakat içlerinden küçük düşürenleri, o alaya aldıkları (azap) sarıp kuşatıverdi.

Hamdi Döndüren

Andolsun, senden önceki elçilerle de alay edilmişti, ama alay konusu ettikleri şey, alay edenleri çepeçevre kuşatıvermişti.

Hasan Basri Çantay

Andolsun, senden evvelki peygamberlerle de istihza (alay) edilmişdir de alay etmekde oldukları şeyler (kavmlerinin) içinden istihza eden o maskaraların kendilerini kuşatmışdır.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Andolsun senden önceki peygamberlerle de alay edilmişti de alay ettikleri şey içlerinden alay edenleri kuşatıvermişti.

Hayrat Neşriyat

And olsun ki, senden önceki enbiyâ (peygamber)ler ile alay edildi de onlarla maskaralık edenleri o kendisiyle alay etmekte oldukları şey (kahredici bir azâb olarak)kuşatıverdi.

İbni Kesir

Andolsun ki; senden önce de bir çok peygamberle alay edilmişti. Ama alaya alanları, eğlendikleri şey mahvetmişti.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki senden önceki elçilerle de alay edilmişti ve alay edenleri alay ettikleri şey (çepeçevre) kuşatmıştı.

Muhammed Esed

(Ey Muhammed,) senden önceki elçilerle de alay edilmişti ama ne var ki, onları küçümseyen kimseleri, sonunda, alay edip durdukları şeyin kendisi tepeleyiverdi.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu (ey Muhammed)! Senden önceki elçilerle de alay edilmişti; fakat alay eden kimseleri bizzat alay ede geldikleri şey perişan etti.

Ömer Nasuhi Bilmen

Muhakkak ki, senden evvel de birçok peygamberler ile alayda bulunulmuştur. Artık onlar ile istihzada bulunanları kendisiyle alayda bulundukları şey kuşatıverdi.

Ömer Öngüt

Andolsun ki, senden önceki birçok peygamberle de alay edilmişti. Onları alaya alanları, o alay ettikleri şey kuşatıverdi.

Suat Yıldırım

Senden önce de nice peygamberlerle böyle alay edilmişti. Ama alay konusu yaptıkları o azap, alay edenleri her taraftan sarıvermişti.

Süleyman Ateş

Andolsun, senden önceki peygamberlerle de alay edildi, ama onlarla alay edenleri, o alay ettikleri şey kuşatıverdi.

Süleymaniye Vakfı

Senden önce gelen elçiler de mutlaka hafife alınmışlardı. Sonunda onunla alay edenleri, hafife aldıkları şey kuşatıverdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Senden önce gelen elçiler de böyle hafife alınmışlardı. Hafife aldıkları azap, o elçilerle eğlenenlerin başına geldi.

Şaban Piriş

Senden önceki peygamberlerle de alay edilmiş ama, alay edenleri, eğlendikleri şey mahvetmişti.

Tefhim-ul Kuran

Andolsun, senden önceki peygamberlerle de alay edildi, fakat içlerinden küçük düşürenleri, o alaya aldıkları sarıp kuşatıverdi.

Ümit Şimşek

Senden önceki peygamberlerle de alay edilmişti. Sonra o alay edenleri, alaya alıp durdukları şey kuşatıverdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, senden önceki resullerle de alay edilmiştir. Sonunda, onlarla eğlenenleri, alay konusu yaptıkları şey kuşatıverdi.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allahın səndən əvvəlki elçiləri də məsxərəyə qoyulmuşdu. Onlara rişxənd edənləri həmin o istehza etdikləri şey məhv etdi.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Səndən əvvəl də peyğəmbərlərə istehza edilmişdi. İstehza edənləri məsxərəyə qoyduqların şeyin özü (peyğəmbərlərin onları qorxutduğu əzab) məhv etdi.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Schon über Gesandte vor dir wurde gespottet. Die Spötter zogen sich aber selbst die qualvolle Strafe zu, über die sie gespottet hatten.

Almanca — Der Edle Quran

Man machte sich ja schon vor dir über Gesandte lustig. Da umschloß diejenigen, die über sie spotteten, das, worüber sie sich lustig zu machen pflegten.

Almanca — M. A. Rassoul

Und es sind wahrlich schon vor dir Gesandte verspottet worden, dann aber traf jene, die Spott trieben, das, worüber sie spotteten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gewiß, bereits wurden vor dir Gesandte verspottet, dann umgab diejenigen, die sich über sie lustig machten, das, was sie zu verspotten pflegten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Messengers who were sent before you O Muhammad were also bombarded with foul epithets, the infidels mocked them and gave them a lick with the rough side of their tongues and called them everything they could lay their tongues to. In consequence were the mockers beset on all sides by the same material and immaterial things they had turned in to ridicule.

Abdul Haleem

Messengers before you [Muhammad] were also ridiculed, but those who mocked them were overwhelmed in the end by the very thing they had mocked.

Abdullah Yusuf Ali

Mocked were (many) messenger before thee; But their scoffers were hemmed in by the thing that they mocked.

Abul A'la Maududi

Other Messengers before you were also mocked, but those who scoffed at the Messengers were overtaken by the same scourge that they had scoffed at.

Aisha Bewley

Messengers before you were also mocked, but those who jeered were engulfed by what they mocked.

Al-Hilali & Khan

Indeed, (many) Messengers were mocked before you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم), but the scoffers were surrounded by that, whereat they used to mock.

Ali Quli Qarai

Apostles were certainly derided before you; but those who ridiculed them were besieged by what they had been deriding.

Amatul Rahman Omar

And certainly Messengers have (also) been treated as mere trifles even before you with the result that those who made light of them (- the Messengers) were caught by the very thing they held as vain and unimportant.

Arthur John Arberry

Messengers indeed were mocked at before thee, but those that scoffed at them were encompassed by that they mocked at.

Bijan Moeinian

The previous Prophets also were laughed at. But the same thing that they were laughing at (the Lord’s punishment) came to haunt them back.

E. Henry Palmer

Prophets before thee have been mocked at, but that whereat they jested encompassed those who mocked.

Edip-Layth

Messengers before you have been mocked, but those who mocked were then surrounded by the object of their mockery!

George Sale

Other apostles have been mocked before thee: But the punishment which they scoffed at, fell upon such of them as mocked.

Hamid S. Aziz

Nay, it shall come on them unawares, and shall dumbfound them, and they shall not be able to repel it, nor shall they be reprieved.

Mahmoud Ghali

And Messengers even before you were indeed already mocked at, then whatever (the disbelievers) mocked at redounded upon the ones (i. e., the disbelievers) who scoffed at them. (The Messengers)

Marmaduke Pickthall

Messengers before thee, indeed, were mocked, but that whereat they mocked surrounded those who scoffed at them.

Mohamed Ahmed - Samira

Many apostles have been scoffed before you; but they who scoffed were themselves caught by what they had ridiculed.

Muhammad Asad

And, indeed, [O Muhammad, even] before thy time have [God’s] apostles been derided - but those who scoffed at them were [in the end] overwhelmed by the very thing which they had been wont to deride.

Mustafa Khattab

˹Other˺ messengers had already been ridiculed before you ˹O Prophet˺, but those who mocked them were overtaken by what they used to ridicule.

Progressive Muslims

And messengers before you have been mocked, but those who mocked were then surrounded by that which they were mocking!

Sahih International

And already were messengers ridiculed before you, but those who mocked them were enveloped by what they used to ridicule.

Sam Gerrans

And messengers were mocked before thee; then there surrounded those who derided them that whereat they mocked.

Shabbir Ahmed

Indeed, (O Prophet) even before your time Messengers have been mocked, but in the end, the mockers were overwhelmed by the very thing they ridiculed (the Divine retribution).

Syed Vickar Ahamed

Indeed, many messengers before you were mocked, but their mockers were closed in by the (very) thing that they mocked:

Taqi Usmani

In fact, messengers have been mocked at prior to you. So those who laughed at them were besieged by what they used to ridicule.

The Monotheist Group

Andmessengers before you were mocked, but those who ridiculed were then surrounded by that which they mocked!

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

On sʹest moqué de messagers venus avant toi. Et ceux qui se sont moqués dʹeux, se virent frapper de toutes parts par lʹobjet même de leurs moqueries.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ya Muhemmed!) Sond be, bi wan pêxemberên beriya te jî tinaz hatiye kirin, vêca ew ezabê ku tinazê xwe pê dikirin hate ser wan tinazkeran û xistin nav xwe.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Er werd al voor jouw tijd met gezanten de spot gedreven, maar zij die hen belachelijk maakten werden ingesloten door dat waarmee zij de spot dreven.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Andere gezanten werden vóór u bespot, maar de straf, waarmede zij spotten, viel op de spotters.

Hollandaca — Siregar

En voorzeker, er word vóór jou al de spot met de Boodschappers gedreven maar degenen die hen belachelijk maakten, werden omsingeld door hetgeen waarmee zij de spot plachten te drijven.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

И до тебя [, Мухаммад,] посланники подвергались осмеянию, но тех, которые смеялись над ними, постигло то, что они осмеивали.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Även) före dig har sändebud gjorts till åtlöje, men (till sist) blev upptågsmakarna inringade just av det som deras skämt brukade handla om.