(Ey Muhammed!) Sana geçmişin haberlerinden bir kısmını böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki sana katımızdan bir zikir (Kur'an) verdik.
كَذٰلِكَ نَقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ مَا قَدْ سَبَقَ وَقَدْ اٰتَيْنَاكَ مِنْ لَدُنَّا ذِكْرًا
ke ƶālike neḳuSSu ǎleyke min enbā'i mā ḳad sebeḳa ve ḳad āteynāke min ledunnā ƶikran
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
İşte böylece geçmişlerin ahvâlinden bir kısmını sana hikâye etmedeyiz ve şüphe yok ki sana katımızdan bir de Kur'ân verdik.
Abdulkadir Gölpınarlı
İşte böylece geçmişlerin ahvâlinden bir kısmını sana hikâye etmedeyiz ve şüphe yok ki sana katımızdan bir de Kurʼân verdik.
Adem Uğur
(Resûlüm!) İşte böylece geçmiştekilerin haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Şüphesiz ki, tarafımızdan sana bir zikir verdik.
Ahmed Hulusi
İşte böylece öne geçmiş olanların haberlerinden bazısını sana hikaye ediyoruz. . . Gerçek ki, sana ledünnümüzden bir zikir (hatırlatıcı) verdik.
Ahmet Tekin
Bu türlü haberleri sana anlattığımız gibi, geçmiştekilerin ibret verici haberlerinden bir kısmını sana kıssalarıyla anlatıyoruz. Sana da, yüce katımızdan okunması ibadet olan bir kitap verdik.
Ahmet Varol
İşte böyle, geçmişlerin haberlerinden bazılarını sana anlatıyoruz. Gerçekten katımızdan sana bir de zikir verdik.
Ali Bulaç
Sana geçmişlerin haberlerinden bir bölümünü böylece aktarıyoruz. Gerçekten, sana katımızdan bir zikir verdik.
Ali Fikri Yavuz
(Ey Rasûlüm), sana geçmişin (daha evvelki ümmetlerin mühim) haberlerinden bir kısmını böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki, sana tarafımızdan bir Zikir (düşünüb kendisinden ibret alınacak KUR’AN) verdik.
Ali Rıza Safa
İşte böylece, geçmişin haberlerinden bir bölümünü sana anlatıyoruz. Kendi katımızdan, sana bir öğreti verdik.
Bayraktar Bayraklı
Ey Peygamber! İşte böylece, geçmiştekilerin haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Şüphesiz ki, tarafımızdan sana bir öğüt verdik.
Bekir Sadak
(99-100) Gecmis olaylari sana boyle anlatiriz. Katimizdan sana da bir Kitap verdik; kim ondan yuz cevirirse bilsin ki kiyamet gunu bir gunah yuku yuklenecektir.
Celal Yıldırım
İşte böylece geçmişin önemli haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Katımızdan sana da bir zikir (Kur'ân) verdik.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
İşte böylece geçmiştekilerin haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Kuşkusuz sana katımızdan bir zikir (Kur’an) verdik.
Diyanet İşleri
(Ey Muhammed!) Sana geçmişin haberlerinden bir kısmını böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki sana katımızdan bir zikir (Kur'an) verdik.
Diyanet İşleri (eski)
Geçmiş olayları sana böyle anlatırız. Katımızdan sana da bir Kitap verdik; kim ondan yüz çevirirse bilsin ki kıyamet günü bir günah yükü yüklenecektir.
Diyanet Vakfi
(Resûlüm!) İşte böylece geçmiştekilerin haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Şüphesiz ki, tarafımızdan sana bir zikir verdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
(Ey Muhammed!) Sana geçmişin haberlerinden bir kısmını böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki, sana katımızdan bir zikir (düşünüp kendisinden ibret alınacak bir kitab) verdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ya Muhammed, işte sana böyle geçmişin önemli haberlerinden kıssa anlatıyoruz. Şüphe yok ki, sana tarafımızdan bir zikir verdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte sana böyle ya Muhammed geçmişin mühim haberlerinden kıssa naklediyoruz, şübhe yok ki sana ledünnümüzden bir zikir verdik
Erhan Aktaş
İşte böylece geçmişlerin haberlerinden sana anlatıyoruz. Gerçek şu ki sana katımızdan bir zikir verdik.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
İşte böylece geçmişlerin haberlerinden sana anlatıyoruz. Gerçek şu ki sana katımızdan bir zikir verdik.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
İşte böylece geçmişlerin haberlerinden sana anlatıyoruz. Gerçek şu ki sana katımızdan bir zikir verdik.
Fizilal-il Kuran
Sana böylece geçmişin bazı olayların anlatıyoruz. Sana katımızdan öğüt içerikli bir kitap verdik.
Gültekin Onan
Sana geçmişlerin haberlerinden bir bölümünü böylece aktarıyoruz. Gerçekten, sana katımızdan bir zikir verdik.
Hamdi Döndüren
Böylece sana geçmişlerin haberlerinden bazılarını anlatıyoruz. Gerçekten sana katımızdan bir uyarıcı/kitap verdik!
Hasan Basri Çantay
Sana geçmiş (ümmet) lerin haberlerinden bir kısmını işte böylece anlatıyoruz. Şübhe yok ki sana tarafımızdan bir zikir vermişizdir.
Hasib Asutay
(Resulüm!) Böylece geçmiş (milletlerin haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Gerçekten sana katımızdan bir zikir (Kur'an) verdik.
Hayrat Neşriyat
(Habîbim, yâ Muhammed!) İşte böylece geçmiş (ümmet)lerin haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Gerçekten sana katımızdan bir Zikir (Kur’ân) verdik.
İbni Kesir
Sana geçmişlerin haberlerinden bir kısmını işte böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki sana, katımızdan bir de zikir verdik.
Mehmet Okuyan
İşte böylece geçmiştekilerin haberlerinden bir bölümünü sana anlatıyoruz. Elbette sana tarafımızdan (gerçeği) hatırlatan (bir mesaj) verdik.
Muhammed Esed
İşte sana geçmişte olup bitenlerin mahiyetinden de böyle (bir üslup içinde) bahsediyoruz; çünkü katımızdan hatırlatıcı bir öğreti bahşettik sana.
Mustafa İslamoğlu
İşte bu şekilde, geçmişte yaşanmış birtakım olayların özüne ilişkin anlatımı sana sunmuş olduk; zira sana, katımızdan hatırlatıcı bir mesaj vermiş bulunuyoruz.
Ömer Nasuhi Bilmen
İşte böylece geçmişlerin haberlerinden bir kısmını sana hikâye ediyoruz ve sana kendi tarafımızdan bir kitap da vermişizdir.
Ömer Öngüt
Resulüm! Böylece sana geçmişteki haberlerden bir kısmını anlatıyoruz. Biz sana tarafımızdan bir zikir verdik.
Suat Yıldırım
İşte böylece sana geçmiş mühim olaylardan bir kısmını anlatıyoruz. Tarafımızdan sana da bir zikir verdik.
Süleyman Ateş
Böylece sana geçmişlerin haberlerinden bir miktar anlatıyoruz. Gerçekten sana katımızdan bir Zikir (geçmiş olaylardan bir anı) verdik.
Süleymaniye Vakfı
Sana katımızdan bir zikir /kitap vererek eskilerin haberlerinden böyle bölümler aktarıyoruz.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
İşte böylece daha önce gelip geçenlerin haberlerinden bölümler anlatıyoruz. Sana katımızdan doğru bilgi (Zikir, kitap) verdik.
Şaban Piriş
Katımızdan sana verilmiş bir zikir olarak geçmişin haberlerinden işte bu şekilde anlatıyoruz.
Tefhim-ul Kuran
Sana geçmişlerin haberlerinden bir bölümünü böylece aktarıyoruz. Gerçekten, sana katımızdan bir zikir verdik.
Ümit Şimşek
Geçmiş hadiselerden sana böylece kıssalar anlatıyoruz. Ayrıca sana katımızdan bir de zikir vermiş bulunuyoruz.
Yaşar Nuri Öztürk
İşte böylece, geçip gitmişlerin haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Biz sana katımızdan da bir zikir vermişizdir.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Beləcə, olub-keçmiş əhvalatlardan sənə danışırıq. Artıq sənə Öz tərəfimizdən Zikr vermişik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Ya Rəsulum!) Keçmişin xəbərlərinin (olub keçənlərin) bir qismini sənə belə nəql edirik. Sənə Öz dərgahımızdan (insanların düşünüb daşınması, ibrət alması üçün) Qurʼan da vermişik!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
So erzählen Wir dir die Nachrichten früherer Völker. Dir haben Wir ein ermahnendes Buch (den Koran) von Uns herabgesandt.
Almanca — Der Edle Quran
Auf diese Weise erzählen Wir dir (einiges) von den Berichten dessen, was früher geschah. Und Wir haben dir ja von Uns aus eine Ermahnung gegeben.
Almanca — M. A. Rassoul
Damit also erzählen Wir dir so manche Geschichte von dem, was zuvor geschah. Und Wir haben dir Unsere Ermahnung erteilt.
Almanca — Muhammad Zaidan
Solcherart berichten WIR dir über Nachrichten von dem, was sich früher ereignete. Und WIR ließen dir von Uns aus eine Ermahnung (den Quran) zuteil werden.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Thus do We relate to you O Muhammad narratives of some of the proceeding generations, and We have given you by Our grace from Our realm in heaven a Book -Quran- helping you and the wide circle of the all to keep Allah in mind and to ponder His marvels,
Abdul Haleem
In this way We relate to you [Prophet] stories of what happened before. We have given you a Quran from Us.
Abdullah Yusuf Ali
Thus do We relate to thee some stories of what happened before: for We have sent thee a Message from Our own Presence.
Abul A'la Maududi
(O Muhammad), thus do We recount to you the events of the past, and We have bestowed upon you from Ourself an admonition.
Aisha Bewley
In this way We give you news of what has gone before and We have given you a reminder direct from Us.
Al-Hilali & Khan
Thus We relate to you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) some information of what happened before. And indeed We have given you from Us a Reminder (this Qur’ân).
Ali Quli Qarai
Thus do We relate to you some accounts of what is past. Certainly We have given you a Reminder from Ourselves.
Amatul Rahman Omar
In this way do We relate to you some of the important news of the days gone by. And We have indeed granted you from Us a (sublime) Reminder (- the Qur'ân).
Arthur John Arberry
So We relate to thee stories of what has gone before, and We have given thee a remembrance from Us.
Bijan Moeinian
Thus I tell you about some events of the past to serve as a reminder.
E. Henry Palmer
Thus do we narrate to thee the history of what has gone before, and we have brought thee a reminder from us.
Edip-Layth
It is such that We relate to you the news of what has passed. We have given you from Us a remembrance.
George Sale
Thus do we recite unto thee, O Mohammed, relations of what hath passed heretofore; and we have given thee an admonition from us.
Hamid S. Aziz
"Your God is only Allah besides Whom there is no other God. He embraces all things in His knowledge."
Mahmoud Ghali
Thus We narrate to you (some) tidings of what has gone before; and We have already brought you a Remembrance from very close to Us.
Marmaduke Pickthall
Thus relate We unto thee (Muhammad) some tidings of that which happened of old, and We have given thee from Our presence a reminder.
Mohamed Ahmed - Samira
Thus do We narrate some account to you of what has gone before, and We have truly given you a Reminder of Our own.
Muhammad Asad
THUS DO WE relate unto thee some of the stories of what happened in the past; and [thus] have We vouchsafed unto thee, out of Our grace, a reminder.
Mustafa Khattab
This is how We relate to you ˹O Prophet˺ some of the stories of the past. And We have certainly granted you a Reminder[1] from Us.
Progressive Muslims
And it is such that We relate to you the news of what has passed. And We have given you from Us a remembrance.
Sahih International
Thus, [O Muúammad], We relate to you from the news of what has preceded. And We have certainly given you from Us the Qur'an.
Sam Gerrans
Thus do We relate to thee from reports of what has gone before, and have given thee a remembrance from Us.
Shabbir Ahmed
(O Prophet) We thus tell you some news of what happened in the past. And We have given you a Reminder from Our Presence.
Syed Vickar Ahamed
Like this do We tell you some stories about what happened before: And indeed, We have sent you (O Prophet!) A Message from Our Own Presence.
Taqi Usmani
This is how We narrate to you certain events of what has passed, and We have given to you, from Ourself, a (book of) advice.
The Monotheist Group
And it is such that We tell to you the news of whathas passed. And We have given you from Us a remembrance.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Cʹest ainsi que Nous te racontons les récits de ce qui sʹest passé. Cʹest bien un rappel de Notre part que Nous tʹavons apporté.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Her wisa em hinekî ji agahiyên wan (umet)ên ku bihurîne ji te re radigihînin. Bêguman me ji cem xwe bîranîn (Quranek) daye te.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zo vertellen Wij jou berichten over wat vroeger gebeurde en Wij hebben tot jou van Onze kant een vermaning laten komen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zoo geven wij u, o Mahomet! het verhaal, van hetgeen vroeger is geschied, en wij hebben u eene vermaning van ons gegeven.
Hollandaca — Siregar
Zo verhalen Wij jou van de geschiedenissen van wat voorafgegaan is. En waarlijk, Wij hebben jou van Onze Zijde de Vermaning gegeven.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Так [как рассказали о Мусе, Фараоне и их народах] рассказываем Мы тебе (о, Пророк) события, которые произошли в прошлом. И Мы даровали тебе от Нас напоминание [Коран]!
Rusça — Osmanov
Так Мы сообщаем тебе [, Мухаммад,] вести о минувших событиях, и тебе же Мы даровали назидание (т. е. Коран).
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
SÅ BERÄTTAR Vi för dig något av det som hände i det förgångna och Vi har (med Koranen) gett dig en (slutlig) påminnelse från Oss.