Sihirbazlar şöyle dediler: "Bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana seni asla tercih etmeyeceğiz. Artık sen vereceğin hükmü ver. Sen ancak bu dünya hayatında hüküm verirsin."

قَالُوا لَنْ نُؤْثِرَكَ عَلٰى مَا جَاءَنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ وَالَّذِي فَطَرَنَا فَاقْضِ مَا اَنْتَ قَاضٍ اِنَّمَا تَقْضِي هٰذِهِ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا

ḳālū len nu'ṧirake ǎlā mā cā'enā mine l-beyyināti ve elleƶī feTaranā fe ḳDi mā ente ḳāDin innemā teḳDī hāƶihi l-Hayāte d-dunyā

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler ki
2لَنْlenasla
3نُؤْثِرَكَnu'ṧirakeا ث رİz bırakmak, etki etmek, tesir etmek, işaret bırakmak, iz sürmek, nakletmek, rivayet etmek, tercih etmek, seçmekseni tercih edemeyiz
4عَلٰىǎlā
5مَا
6جَاءَنَاcā'enāج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakbize gelene
7مِنَmine
8الْبَيِّنَاتِl-beyyinātiب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinaçık delillere
9وَالَّذِيve elleƶīve kimseye
10فَطَرَنَاfeTaranāف ط رHiçbir şeyden yaratmak, ayırmak/bölmek/çatlamak/kırmak, parçalara ayrılmak, ikiye ayırmak, yaratmaya başlamak. Fıtrat - bir çocuğun yaratıldığı doğal yatkınlık veya yapı. Allah'ı bilme yetisi ve hak dini kabul etme kabiliyeti, din. Fatır - yaratıcı, Allah'ın isimlerinden biri. Fütur - çatlak/kusur. Münfatır - yarılmış olan, ikiye ayrılmış olan, parçalanmış olan.bizi yaratan
11فَاقْضِfe ḳDiق ض يTamamen bitirmek, kararlaştırmak/hükmetmek/yargısal karar vermek, hüküm vermek, yaratmak, sona erdirmek, elde etmek/başarmak/tatmin etmek, uygulamak, çözümlemek, yerine getirmek, duyurmak, açığa çıkarmako halde yap
12مَاşeyi
13اَنْتَentesen
14قَاضٍḳāDinق ض يTamamen bitirmek, kararlaştırmak/hükmetmek/yargısal karar vermek, hüküm vermek, yaratmak, sona erdirmek, elde etmek/başarmak/tatmin etmek, uygulamak, çözümlemek, yerine getirmek, duyurmak, açığa çıkarmakyapacağın
15اِنَّمَاinnemāancak
16تَقْضِيteḳDīق ض يTamamen bitirmek, kararlaştırmak/hükmetmek/yargısal karar vermek, hüküm vermek, yaratmak, sona erdirmek, elde etmek/başarmak/tatmin etmek, uygulamak, çözümlemek, yerine getirmek, duyurmak, açığa çıkarmak(istediğini) yapabilirsin
17هٰذِهِhāƶihibu
18الْحَيٰوةَl-Hayāteح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmekhayatında
19الدُّنْيَاd-dunyāد ن وYakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmakdünya

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şu bize gösterilen apaçık mûcizelere karşı artık yaradanımıza tercîh edemeyiz seni dediler, elinden geleni yap, zâten ancak şu dünyâ yaşayışında hükmünü yürütebilirsin.

Adem Uğur

Dediler ki: "Seni, bize gelen açık açık mucizelere ve bizi yaratana tercih edemeyiz. Öyle ise yapacağını yap! Sen, ancak bu dünya hayatında hükmünü geçirebilirsin."

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Bize gelen apaçık mucizelerden sonra, bizi yaratan üstüne seni asla tercih etmeyeceğiz. . . Ne hükmedeceksen hükmet! Sen sadece şu dünya hayatına hükmedersin. "

Ahmet Tekin

Sihirbazlar: 'Bize gelen bu açık mûcizelere ve bizi yoktan var edene, yaratana seni asla tercih etmeyiz. Ne ceza vereceksen ver. Sen ancak bu dünya hayatında ceza verebilirsin.' dediler.

Ahmet Varol

(Büyücüler) dediler ki: 'Bize gelen açık delillere ve bizi yaratana seni tercih etmeyeceğiz. Sen ne hüküm veriyorsan ver. Sen ancak bu dünya hayatında hükmünü yürütebilirsin.

Ali Bulaç

Dediler ki: "Bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana seni asla 'tercih edip seçmeyiz." Neyde hükmünü yürütebileceksen, durmaksızın hükmünü yürüt; sen, yalnızca bu dünya hayatında hükmünü yürütebilirsin."

Ali Fikri Yavuz

Sihirbazlar dediler ki: “- Bize gelen bu açık mucizelere ve bizi yaratana karşı, asla seni tercih edemeyiz. Artık neye hükmün geçiyorsa, hükmünü ver. Sen ancak bu dünya hayatında hüküm geçirirsin.

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Bize gelen açık kanıtları gördükten sonra, seni asla üstün tutmayız. Çünkü bizi, O yaratmıştır. Artık, nasıl bir yargı vereceksen ver. Sen, ancak dünya yaşamında yargı verirsin!"

Bayraktar Bayraklı

- Büyücüler, "Seni, bize gelen delillere ve bizi yaratana asla tercih etmeyeceğiz. Yapacağını yap! Senin hükmün ancak bu dünya hayatında geçerlidir. Bizşüphesiz, kendi hatalarımızı ve bize zorla yaptırdığın büyüyü bağışlaması için Rabbimize iman ettik. En üstün ve kalıcı olan Allah'tır" dediler.

Bekir Sadak

(72-73) iman eden sihirbazlar: «Seni, gelen apacik mucizelere ve bizi yaratana ustun tutmayacagiz. Ne hukum vereceksen ver. Sen, ancak bu dunya hayatina hukmedebilirsin. Dogrusu biz, yanilmalarimizi ve bize zorla yaptirdigin sihri bagislamasi icin Rabbimize iman ettik. Allah'in verecegi mukafat daha iyi ve daha devamlidir» dediler.

Celal Yıldırım

İmân eden sihirbazlar ona dediler ki: «Seni, bize gelen bunca acık belge ve mu'cizelere ve bizi yoktan var kılıp meydana getirene elbette tercîh etmeyeceğiz. Artık neye hükmedeceksen hükmet. Senin ancak Dünya hayatına hükmün geçer.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlar şu cevabı verdiler: “Bize gelen bunca apaçık kanıtlara ve bizi yaratana karşı asla seni tercih edemeyiz. Artık sen neye hükmedeceksen et; ama sen ancak bu dünya hayatında hükmünü geçirebilirsin.

Diyanet İşleri

Sihirbazlar şöyle dediler: "Bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana seni asla tercih etmeyeceğiz. Artık sen vereceğin hükmü ver. Sen ancak bu dünya hayatında hüküm verirsin."

Diyanet İşleri (eski)

(72-73) İman eden sihirbazlar: 'Seni, gelen apaçık mucizelere ve bizi yaratana üstün tutmayacağız. Ne hüküm vereceksen ver. Sen, ancak bu dünya hayatına hükmedebilirsin. Doğrusu biz, yanılmalarımızı ve bize zorla yaptırdığın sihri bağışlaması için Rabbimize iman ettik. Allah'ın vereceği mükafat daha iyi ve daha devamlıdır' dediler.

Diyanet Vakfi

Dediler ki: «Seni, bize gelen açık açık mucizelere ve bizi yaratana tercih edemeyiz. Öyle ise yapacağını yap! Sen, ancak bu dünya hayatında hükmünü geçirebilirsin.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(İman eden sihirbazlar şöyle) dediler: «Bize gelen bu açık mucizeler ve bizi yaratana karşı, asla seni tercih edemeyiz. Ne hüküm vereceksen ver. Sen, ancak bu dünya hayatına hükmedebilirsin.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar: "İhtimali yok, bize gelen bu açık mucizelere ve bizi yaratana karşı seni tercih edemeyiz. Artık ne yapacaksan yap; senin hükmün olsa olsa bu dünya hayatında geçerli olur.

Elmalılı Hamdi Yazır

İhtimali yok dediler: bize gelen bu açık mu'cizelere ve bizi yaratana karşı seni tercih edemeyiz, artık neye hukmün geçer, ne yapabilirsen yap, senin olsa olsa bu Dünya hayata hukmün geçer

Erhan Aktaş

"Bizim açımızdan, ortaya konan bu kanıtlayıcı bilgiden sonra, yaradılışımızın esaslarını belirleyen yaratıcıya karşı seni asla tercih etmeyiz. İstediğin şeyi yap. Senin hükmün ancak bu dünya hayatında geçer." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Bizim açımızdan, ortaya konan bu kanıtlayıcı bilgiden sonra, yaradılışımızın esaslarını belirleyen yaratıcıya karşı seni asla tercih etmeyiz. İstediğin şeyi yap. Senin hükmün ancak bu dünya hayatında geçer." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Bizim açımızdan, ortaya konan bu kanıtlayıcı bilgiden sonra, yaradılışımızın esaslarını belirleyen yaratıcıya karşı seni asla tercih etmeyiz. İstediğin şeyi yap. Senin hükmün ancak bu dünya hayatında geçer." dediler.

Fizilal-il Kuran

Büyücüler dediler ki; «Biz seni, bize gelen açık delillere ve yaratıcımıza tercih edemeyiz. Vereceğin hükmü ver. Senin hükmün ancak dünya hayatında geçerli olabilir.

Gültekin Onan

Dediler ki: "Bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana (fetarena) seni asla 'tercih edip seçmeyiz'." Neyde hükmünü yürütebileceksen, durmaksızın hükmünü yürüt; sen, yalnızca bu dünya hayatında hükmünü yürütebilirsin.

Hamdi Döndüren

Sihirbazlar dediler: “Biz seni, bize gelen apaçık kanıtlara ve bizi yaratana tercih edemeyiz. O halde sen hakkımızda ne karar vereceksen ver. Çünkü sen ancak bu dünya hayatı ile ilgili karar verebilirsin!”

Hasan Basri Çantay

(Sihirbazlar) dediler: "Seni bize gelen (şu) apaçık mucizelere, (hakıykatde ise) bizi yaratana kat'iyyen tercih edemeyiz. Artık neye haakim isen hükmünü ver. Sen hükmünü ancak bu dünya hayaatında geçirebilirsin".

Hasib Asutay

Dediler ki: 'Seni, bize gelen açık delillere ve bizi yaratana tercih etmeyiz. Öyle ise yapacağını yap! Sen, ancak bu dünya hayatında hükmünü geçirebilirsin.

Hayrat Neşriyat

(O sihirbazlar ise) dediler ki: 'Seni, bize gelen apaçık mu'cizelere ve bizi yaratana aslâ tercîh etmeyiz; artık ne hüküm vereceksen ver! (Sen) ancak bu dünya hayâtında hükmedersin!'

İbni Kesir

Dediler ki: Seni, bize gelen apaçık mucizelere ve bizi yaratana üstün tutmayacağız. Ne hüküm vereceksen ver. Sen ancak bu dünya hayatına hükmedebilirsin.

Mehmet Okuyan

(Büyücüler) şöyle demişlerdi: “Bize gelen apaçık bilgilere ve bizi yoktan yaratana karşı asla seni tercih etmeyeceğiz. Yapacağını yap! Sen ancak bu dünya hayatında hükmünü geçirebilirsin.

Muhammed Esed

Berikiler: "Bize gelen hakkın apaçık belirtilerini ve bizi yaratan varlığı bırakıp asla seni tercih edecek değiliz! Artık (hakkımızda) nasıl bir yargıda bulunacaksan bulun: sen ancak bu dünya hayatında (geçerli) yargılarda bulunabilirsin!

Mustafa İslamoğlu

Onlar şöyle cevap verdiler: "Senin tehditlerine kapılıp da asla bize gelen hakikatın apaçık delillerine ve bizi yaratana sırt dönmeyeceğiz; ne karar verirsen ver, umurumuzda değil; nasıl olsa senin kararın sadece bu (fani) dünya hayatında geçerlidir!

Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler ki: «Elbette seni bize gelen âyetlere ve bizi yoktan var etmiş olana tercih edemeyiz. Artık sen, ne ile hükmedeceksen hükmet. Sen ancak bu dünya hayatında hükmedersin.»

Ömer Öngüt

Dediler ki: “Biz seni, bize gelen apaçık delillere (mucizelere) ve bizi yaratana tercih edip üstün tutmayacağız. Yapacağını yap, ne hüküm vereceksen ver. Sen ancak bu dünya hayatına hükmedebilirsin. ”

Suat Yıldırım

"Mümkün değil" dediler, "bize gelen bunca delillere ve bizi Yaratana karşı seni tercih edemeyiz. İstediğin hükmü ver. Senin hükmün nihayet, bu dünyada geçer."

Süleyman Ateş

Dediler ki: "Biz, seni, bize gelen açık delillere ve bizi yaratana tercih edemeyiz. Yapacağını yap, sen ancak bu dünya hayatında istediğini yapabilirsin."

Süleymaniye Vakfı

Dediler ki "Seni, ne bize gelen bu apaçık mucizelere ne de bizi yaratana tercih ederiz. Elinden geleni yap. Sen yapacağını sadece bu dünya hayatında yapabilirsin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dediler ki "Biz seni, ne bize gelen bu apaçık belgelere (mucizelere) ne de bizi yaratana tercih ederiz. Ne yapacaksan yap. Sen yapacağını sadece bu dünya hayatında yaparsın.

Şaban Piriş

-Seni, bize gelen apaçık mucizelere ve bizi yaratana üstün tutmayacağız. Ne hüküm verirsen ver, sen ancak bu dünya hayatında hüküm verebilirsin, dediler.

Tefhim-ul Kuran

Dediler ki: «Bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana seni asla 'tercih edip seçmeyiz'. Neyde hükmünü yürütebileceksen, durmaksızın hükmünü yürüt; sen, yalnızca bu dünya hayatında hükmünü yürütebilirsin.»

Ümit Şimşek

Onlar 'Bize gelen delillere ve bizi yoktan Yaratana seni üstün tutacak değiliz,' dediler. 'Yapacağını yap. Senin sözün ancak bu dünya hayatında geçer.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler: "Biz seni, bize gelen açık seçik kanıtlara ve bizi yaratmış olana asla tercih etmeyeceğiz. Verdiğin hükmü uygula. Senin hükmün olsa olsa bu dünya hayatında geçer."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar dedilər: “Biz heç vaxt səni bizə gələn bu aydın dəlillərdən və bizi yaradandan üstün tutmayacağıq. İndi nə hökm verəcəksənsə, ver. Sən ancaq bu dünyada hökm verə bilərsən!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Sehrbazlar) dedilər: ″Biz heç vaxt səni bizə gələn bu açıq möʼcüzələrdən və bizi yaradandan üstün tutmayacağıq. İndi nə hökm edəcəksənsə, et. Sən ancaq bu dünyada hökm edə bilərsən!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie sprachen: ʺWir werden dich den klaren Zeichen des Beweises, die zu uns gekommen sind, und unserem Schöpfer nicht vorziehen. Entscheide, was du entscheiden möchtest! Deine Entscheidung gilt nur dem irdischen Leben.

Almanca — Der Edle Quran

Sie sagten: ʺWir werden dich nicht dem vorziehen, was an klaren Beweisen zu uns gekommen ist, und (vor) Demjenigen, Der uns erschaffen hat. So entscheide, was du entscheiden magst; du entscheidest nur über dieses irdische Leben.

Almanca — M. A. Rassoul

Sie sagten: ʺWir wollen dir in keiner Weise den Vorzug geben vor den deutlichen Zeichen, die zu uns gekommen sind, noch (vor Dem,) Der uns erschaffen hat. Gebiete, was du gebieten magst: du kannst ja doch nur über dieses irdische Leben gebieten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie sagten: ʺWir werden dich auf keinen Fall vor dem bevorzugen, was zu uns an eindeutigen Zeichen kam, und nicht vor Dem, Der uns erschuf. Also urteile, was du urteilst! Du fällst ein Urteil doch nur über dieses diesseitige Leben.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

The magicians said to Pharaoh: "We will not look with favour on your system of faith in preference to the truth and the enlightenment we have received; nor in preference to Him Who created us. Therefore, decide what you will; you can only sit in judgement here below".

Abdul Haleem

They said, ‘We shall never prefer you to the clear sign that has come to us, nor to Him who created us. So decide whatever you will: you can only decide matters of this present life-

Abdullah Yusuf Ali

They said: "Never shall we regard thee as more than the Clear Signs that have come to us, or than Him Who created us! so decree whatever thou desirest to decree: for thou canst only decree (touching) the life of this world.

Abul A'la Maududi

The magicians answered: "By Him Who has created us, we shall never prefer you to the Truth after manifest Signs have come to us. So decree whatever you will. Your decree will pertain, at the most, to the present life of the world.

Aisha Bewley

They said, ‘We will never prefer you to the Clear Signs which have come to us nor to Him who brought us into being. Decide on any judgment you like. Your jurisdiction only covers the life of the dunya.

Al-Hilali & Khan

They said: "We prefer you not over what have come to us of the clear signs and to Him (Allâh) Who created us. So decree whatever you desire to decree, for you can only decree (regarding) this life of the world.

Ali Quli Qarai

They said, ‘We will never prefer you to the manifest proofs which have come to us and [to] Him who originated us. Decide whatever you may. You can only decide about the life of this world.

Amatul Rahman Omar

They (- the sorcerers) said, `We will certainly never prefer you to the clear proofs and signs that have come to us, nor to Him Who originated us. You may decide what you like to decide. You can only decree concerning this present life and put an end to it (this our life).

Arthur John Arberry

They said, 'We will not prefer thee over the clear signs that have come to us, nor over Him who originated us. Decide then what thou wilt decide; thou canst only decide touching this present life.

Bijan Moeinian

They replied: "We are not going to choose you over the undeniable miracles of the One Who created us. Do whatever you want. The most you can do is to torture us (for a short period of time) in this world."

E. Henry Palmer

Said they, 'We will never prefer thee to what has come to us of manifest signs, and to Him who originated us. Decide then what thou canst decide; thou canst only decide in the life of this world!

Edip-Layth

They said, "We will not prefer you over the proofs that have come to us, and over the One who initiated us. So issue whatever judgment you have, for you only issue judgment in this worldly life."

George Sale

They answered, we will by no means have greater regard unto thee, than unto those evident miracles which have been shewn us, or than unto him who hath created us. Pronounce therefore that sentence against us which thou art about to pronounce: For thou canst only give sentence as to this present life.

Hamid S. Aziz

Said he (Pharaoh), "Do you believe in Him before I give you leave? Verily, he is your master who taught you magic! Therefore will I surely cut off your hands and feet on alternate sides, and I will surely crucify you on the trunks of palm trees; and you shall surely know which of us can give the keenest of torment and the more lasting. "

Mahmoud Ghali

They said, "We will never prefer you over the supreme evidences that have come to us, nor over Him Who originated us; so decree whatever you will decree; surely you will only decree touching this present life (Literally: this lowly life, i. e., the life of this world).

Marmaduke Pickthall

They said: We choose thee not above the clear proofs that have come unto us, and above Him Who created us. So decree what thou wilt decree. Thou wilt end for us only this life of the world.

Mohamed Ahmed - Samira

They replied: "We cannot choose you in the face of the clear testimony we have received, and over Him who created us. So do what you are determined to do. All that you would do will only be confined to our life on earth.

Muhammad Asad

They answered: "Never shall we prefer thee to all the evidence of the truth that has come unto us, nor to Him who has brought us into being! Decree, then, whatever thou art going to decree: thou canst decree only [something that pertains to] this worldly life!

Mustafa Khattab

They responded, "By the One Who created us! We will never prefer you over the clear proofs that have come to us. So do whatever you want! Your authority only covers the ˹fleeting˺ life of this world.

Progressive Muslims

They said: "We will not prefer you over the proofs that have come to us, and over the One who initiated us. So issue whatever judgment you have, for you only issue judgment in this worldly life."

Sahih International

They said, "Never will we prefer you over what has come to us of clear proofs and [over] He who created us. So decree whatever you are to decree. You can only decree for this worldly life.

Sam Gerrans

They said: “We will not prefer thee over what has come to us of clear signs, or Him who created us. So decide thou what thou wilt decide; thou canst but decide this worldly life.

Shabbir Ahmed

They answered, "Never shall we choose you above the clear evidence of the Truth that has come to us, nor prefer you over Him Who brought us into being! So issue whatever decree you will. Your judgment can only touch us in this worldly life.

Syed Vickar Ahamed

They said: "We will never consider you as more than the Clear Signs that have come to us, or (more) than Him Who created us! So order whatever you want to order: Because you can only order (about things in) the life of this world.

Taqi Usmani

They said, "We will never prefer you over the clear signs that have come to us, and over Him who has created us. So, decide whatever you have to decide. You will decide only for this worldly life.

The Monotheist Group

They said: "We will not prefer you over the proofs that have come to us, and over the One who initiated us. So issue whatever judgment you have, for you only issue judgment in this worldly life."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

ʺPar celui qui nous a créés, dirent-ils, nous ne te préférerons jamais à ce qui nous est parvenu comme preuves évidentes. Décrète donc ce que tu as à décréter. Tes décrets ne touchent que cette présente vie.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Sêrbazan jê re) Gotin: Em ê te di ser mucîzeyên ku aşkera ji me re hatine û di ser Xwedê re negirin, ew Xwedayê ku em afirandine. Nexwe ya tu dikî bike, bêguman desthilatiya te bes di jiyana vê cîhanê de ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zeiden: ʺWij verkiezen jou niet boven de duidelijke tekenen die tot ons gekomen zijn en boven Hem die ons geschapen heeft. Beslis dus maar wat je wilt; jij beslist slechts over het tegenwoordige leven.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij zullen nimmer meer eerbied voor u hebben, zeiden zij, dan voor deze duidelijke wonderen, die ons getoond zijn, of ook voor hem die ons heeft geschapen. Spreek dus de straf over ons uit, welke gij op het punt staat uit te spreken; want gij kunt alleen in dit leven straffen.

Hollandaca — Siregar

Zij zeiden: ʺWij zullen jou nooit verkiezen boven de duidelijke Tekenen die tot ons gekomen zijn en Degene Die ons geschapen heeft. Besluit daarom wat je besluit is: voorwaar, wat jij ook besluit, dat is van het wereldse leven.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Колдуны) сказали (Фараону): «Мы не предпочтем тебя пришедшим к нам ясным знамениям и Тому, Кто сотворил нас. Решай же то, что ты решаешь [делай, что хочешь]; ты можешь решить только эту земную жизнь [твоя власть есть только в этом мире].

Rusça — Osmanov

[Колдуны] ответили: ʺМы не отдадим тебе предпочтения перед явившимися нам ясными знамениями и нашим Творцом. Так выноси же свой приговор! Но ведь ты выносишь приговор только в этой жизни.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De svarade: ʺAldrig skall vi sätta (troheten mot) dig framför de bevis (om sanningen) som vi fått se, och inte heller framför (troheten mot) Honom som har skapat oss! Besluta nu vad du har satt dig i sinnet - det enda du kan besluta om är det som rör livet i denna värld.