(Musa'nın değneği, sihirbazların ipleriyle değneklerini yutunca) sihirbazlar hemen secdeye kapandılar ve, "Harun ve Musa'nın Rabbine inandık" dediler.

فَاُلْقِيَ السَّحَرَةُ سُجَّدًا قَالُوا اٰمَنَّا بِرَبِّ هٰرُونَ وَمُوسٰى

fe ulḳiye s-seHaratu succeden ḳālū āmennā bi rabbi hārūne ve mūsā

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَاُلْقِيَfe ulḳiyeل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.sonra kapandılar
2السَّحَرَةُs-seHaratuس ح رBüyü yapmak, sihir yapmak, büyülemek, aldatmak, göz boyamak, hipnotize etmek, etkilemek, baştan çıkarmak, kandırmak, şafak vakti, tan vakti, seher vaktibüyücüler
3سُجَّدًاsuccedenس ج دSecde etmek, boyun eğmek, itaat etmek, saygıyla eğilmeksecdeye
4قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler
5اٰمَنَّاāmennāا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninandık
6بِرَبِّbi rabbiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbine
7هٰرُونَhārūneهرونHarun'un
8وَمُوسٰىve mūsāوموسىve Musa'nın

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sonunda büyücüler secde ederek yere kapandılar ve inandık dediler, Hârûn'la Mûsâ'nın Rabbine.

Abdulkadir Gölpınarlı

Sonunda büyücüler secde ederek yere kapandılar ve inandık dediler, Hârûnʼla Mûsâʼnın Rabbine.

Adem Uğur

Bunun üzerine sihirbazlar secdeye kapandılar; "Harun'un ve Musa'nın Rabbine iman ettik" dediler.

Ahmed Hulusi

Bu sebeple sihirbazlar, önünde yere kapandılar. . . "Harun ve Musa'nın Rabbine (B işareti kapsamında) iman ettik" dediler.

Ahmet Tekin

Mûsâ’nın asâsının ejderha olup, diğerlerini yutması üzerine, sihirbazlar hep birlikte secdeye kapandılar. 'Hârûn’un ve Mûsâ’nın Rabbine iman ettik' dediler.

Ahmet Varol

Bunun üzerine büyücüler secdeye kapandılar. 'Harun ve Musa'nın Rabbine iman ettik' dediler.

Ali Bulaç

Bunun üzerine büyücüler, secdeye kapandılar: "Harun'un ve Musa'nın Rabbine iman ettik" dediler.

Ali Fikri Yavuz

Sonunda bütün sihirbazlar secdeye kapandılar; “- Hârun ile Mûsa’nın Rabbine iman ettik.” dediler.

Ali Rıza Safa

Sonunda, büyücüler secdeye kapandılar; şöyle dediler: "Harun'un ve Musa'nın Efendisine inandık!"

Bayraktar Bayraklı

Sonunda büyücüler, "Biz Hârûn ve Mûsâ'nın Rabbine inandık" deyip secdeye kapandılar.

Bekir Sadak

Sonunda sihirbazlar: «Biz Musa ve Harun'un Rabbine inandik» deyip secdeye kapandilar.

Celal Yıldırım

(Hak ortaya çıkınca) sihirbazlar secdeye kapandılar ve biz Harun ile Musa'nın Rabbına imân ettik, dediler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sonunda sihirbazlar secdeye kapandılar ve “Biz Mûsâ ile Hârûn’un rabbine iman ettik” dediler.

Diyanet İşleri

(Musa'nın değneği, sihirbazların ipleriyle değneklerini yutunca) sihirbazlar hemen secdeye kapandılar ve, "Harun ve Musa'nın Rabbine inandık" dediler.

Diyanet İşleri (eski)

Sonunda sihirbazlar: 'Biz Musa ve Harun'un Rabbine inandık' deyip secdeye kapandılar.

Diyanet Vakfi

Bunun üzerine sihirbazlar secdeye kapandılar; «Harun'un ve Musa'nın Rabbine iman ettik» dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sonunda bütün sihirbazlar secdeye kapandılar, «Musa ile Harun'un Rabbine iman ettik» dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonunda bütün sihirbazlar secdeye kapandılar: "Harun ile Musa'nın Rabbine iman ettik." dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Binnetice bütün sihirbazlar secdeye kapandılar, Harun ile Musanın rabbına iyman ettik dediler

Erhan Aktaş

Bunun üzerine sihirbazlar, secde edenler olarak atıldılar. Biz: "Harun'un ve Musa'nın Rabb'ine iman ettik." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bunun üzerine sihirbazlar, secde edenler olarak atıldılar. Biz: "Harun'un ve Musa'nın Rabb'ine iman ettik." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bunun üzerine sihirbazlar, secde edenler olarak atıldılar. Biz: "Harun'un ve Musa'nın Rabb'ine iman ettik." dediler.

Fizilal-il Kuran

Bunu üzerine büyücüler secdeye kapanarak «Biz Musa ile Harun'un Rabbine inandık» dediler.

Gültekin Onan

Bunun üzerine büyücüler secdeye kapandılar: "Harun'un ve Musa'nın rabbine inandık" dediler.

Hamdi Döndüren

Bunun üzerine sihirbazlar (Musa’nın asasının, kendilerinin iplerini ve asalarını yuttuğunu görünce) secdeye kapandılar ve “Harun’un ve Musa’nın Rabbine inandık!” dediler.

Hasan Basri Çantay

Neticede sihirbazlar secdeye kapandı, "Harun ile Musanın Rabbine iman etdik" dediler.

Hasib Asutay

Bunun üzerine büyücüler secdeye kapandılar; 'Harun'un ve Musa'nın Rabbine iman ettik' dediler.

Hayrat Neşriyat

(Mûsâ’nın asâsı bir ejderha olup, bütün ip ve değnekleri yutunca) sihirbazlar hemen secde eden kimseler olarak, yere kapandılar: '(Biz) Hârûn’un ve Mûsâ’nın Rabbine îmân ettik!' dediler.

İbni Kesir

Sonunda sihirbazlar secdeye kapanarak dediler ki: Biz, Musa ve Harun'un Rabbına inandık.

Mehmet Okuyan

(Büyücüler) secdeye kapanmış bir şekilde, “Harun’un ve Musa’nın Rabbine iman ettik!” demişlerdi.

Muhammed Esed

(Ve sonuç Musa'ya bildirdiğimiz gibi oldu,) bunun üzerine büyücüler saygıyla hemen yere kapandılar; ve "Biz artık Musa ile Harun'un Rabbine inanıyoruz!" diye çağırıştılar.

Mustafa İslamoğlu

Nihayet sihirbazlar secdeye kapanarak dediler ki: "Biz Harun ve Musa'nın Rabbine iman ettik!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Nihâyet sahirler, secde eder oldukları halde (yerlere) atıldılar. «Harun ile Mûsa'nın Rabbine imân ettik,» dediler.

Ömer Öngüt

Bunun üzerine sihirbazlar secdeye kapandılar. “Harun ve Musa'nın Rabbine iman ettik. ” dediler.

Suat Yıldırım

Derken bütün büyücüler secdeye kapandılar. "Harun ile Mûsâ’nın Rabbine iman ettik!" dediler.

Süleyman Ateş

Bunun üzerine büyücüler secdeye kapandılar: "Harun'un ve Musa'nın Rabbine inandık!" dediler.

Süleymaniye Vakfı

(Yaptıklarının yutulduğunu gören) Sihirbazlar bir anda kendilerini secdede buldular. "Bizler Harun'un ve Musa'nın Rabbine inandık." dediler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Büyücüler hemen secdeye kapandılar. Dediler ki "Bizler Harun'un ve Musa'nın Rabbine inandık."

Şaban Piriş

Sonunda sihirbazlar secdeye kapanıp: -Harun ve Musa'nın Rabbine iman ettik, dediler.

Tefhim-ul Kuran

Bunun üzerine büyücüler, secdeye kapandılar: «Harun'un ve Musa'nın Rabbine iman ettik» dediler.

Ümit Şimşek

Büyücüler secdeye kapandılar. 'Harun ile Musa'nın Rabbine inandık' dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunun üzerine büyücüler secdelere kapanıp şöyle seslendiler: "Harun'un ve Musa'nın Rabbine inandık!"

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Sehrbazlar səcdəyə qapanıb dedilər: “Biz Harunun və Musanın Rəbbinə iman gətirdik!”

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Da warfen sich die Zauberer ehrerbietig nieder. Sie sagten: ʺWir glauben an den Herrn Haruns und Musas.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Da warfen die Zauberer sich nieder. Sie sagten: ʺWir glauben an den Herrn Aarons und Mosesʹ.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

So vollzogen die Magier Sudschud, sie sagten: ʺWir bekundeten den Iman an Den HERRN von Harun und Musa.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

There and then fell the necromancers prostrate in adoration and they prostrated their reason to divine revelation and said: "We do recognize Allah, the Creator, of Mussa and Harun".

Abdul Haleem

[So it was, and] the sorcerers threw themselves down in submission. ‘We believe,’ they said, ‘in the Lord of Aaron and Moses.’

Abdullah Yusuf Ali

So the magicians were thrown down to prostration: they said, "We believe in the Lord of Aaron and Moses".

Abul A'la Maududi

Eventually the magicians were impelled to fall down prostrate and said: "We believe in the Lord of Moses and Aaron."

Aisha Bewley

The magicians threw themselves down in prostration. They said, ‘We have iman in the Lord of Harun and Musa.’

Al-Hilali & Khan

So the magicians fell down prostrate. They said: "We believe in the Lord of Hârûn (Aaron) and Mûsâ (Moses)."

Ali Quli Qarai

Thereat the magicians fell down prostrating. They said, ‘We have believed in the Lord of Aaron and Moses!’

Amatul Rahman Omar

Then (it so happened that) the sorcerers were instantly made to fall down prostrate. They said, `We believe in the Lord of Aaron and Moses.'

Arthur John Arberry

And the sorcerers cast themselves down prostrating. 'We believe, ' they said, 'in the Lord of Aaron and Moses.'

Bijan Moeinian

The magicians {were so impressed with the truth that they] fell down prostrate and said: "We believe in the Lord of Aaron and Moses. "

E. Henry Palmer

And the magicians were cast down in adoration; said they, 'We believe in the Lord of Aaron and of Moses!'

Edip-Layth

So the magicians went down in prostration. They said, "We acknowledge the Lord of Aaron and Moses."

George Sale

And the magicians, when they saw the miracle which Moses performed, fell down and worshipped, saying, we believe in the Lord of Aaron and of Moses.

Hamid S. Aziz

"Throw what is in your right hand; and it shall devour what they have made. Verily, that which they have made is but a magician's trick; and no magician shall prosper whatever skill he has."

Mahmoud Ghali

Then the sorcerers were (all) cast down constantly prostrating. They said, "We believe in The Lord of Harûn (Aaron) and Mûsa."

Marmaduke Pickthall

Then the wizards were (all) flung down prostrate, crying: We believe in the Lord of Aaron and Moses.

Mohamed Ahmed - Samira

The magicians, (seeing the miracle), fell down in prostration, saying: "We believe in the Lord of Moses and Aaron. "

Muhammad Asad

[And so it happened and down fell the sorcerers, prostrating themselves in adoration, [and] exclaimed: "We have come to believe in the Sustainer of Moses and Aaron!"

Mustafa Khattab

So the magicians fell down in prostration, declaring, "We believe in the Lord of Aaron and Moses."

Progressive Muslims

So the magicians went down in prostration. They said: "We believe in the Lord of Aaron and Moses."

Sahih International

So the magicians fell down in prostration. They said, "We have believed in the Lord of Aaron and Moses."

Sam Gerrans

And the sorcerers cast themselves down in submission. They said: “We have believed in the Lord of Aaron and Moses.”

Shabbir Ahmed

Then down fell the debaters prostrating themselves, and exclaimed "We have come to believe in the Lord of Aaron and Moses!"

Syed Vickar Ahamed

So the magicians were laid down to prostration: They said: "We believe in the Lord of Haroon (Aaron) and Musa (Moses). "

Taqi Usmani

So, the magicians were led (by the truth) to fall in prostration. They said, "We have (now) believed in the Lord of Hārūn and Mūsā."

The Monotheist Group

So the magicians went down in prostration. They said: "We believe in the Lord of Aaron and Moses."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Les magiciens se jetèrent prosternés, disant: ʺNous avons foi en le Seigneur dʹAaron et de Moïseʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Li hemberî vê rewşê, sêrbaz çûne sicûdê û gotin: Me bawerî bi Xwedayê Harûn û Mûsa anî.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En de tovenaars werden neergeworpen om zich eerbiedig neer te buigen en zij zeiden: ʺWij geloven in de Heer van Haroen en Moesa.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En de toovenaars vielen neder toen zij het wonder zagen, dat door Mozes was uitgevoerd, en zij aanbaden, zeggende: Wij gelooven in den Heer van Aäron en van Mozes!

Hollandaca — Siregar

Toen werden de tovenaars op hun knieën neergeworpen, zij zeiden: ʺWij geloven in de Heer van Hârôen en Môesa,ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Когда Муса бросил свой посох, он превратился в змею и поглотил все веревки и посохи колдунов.) И пали колдуны ниц [совершили земной поклон Аллаху]; (и) сказали они: «Мы уверовали в Господа Харуна и Мусы! (Если это было бы колдовством, то нас бы не победили.)»

Rusça — Osmanov

И тогда волшебники поверглись ниц и воскликнули: ʺМы уверовали в Господа Мусы и Харуна!ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och trollkarlarna (som såg sig besegrade) föll ned på sina ansikten och ropade: ʺVi tror på Arons och Moses Herre!ʺ