Ta-Ha Suresi 12. Ayet — Elfaz
"Şüphe yok ki, ben senin Rabbinim. Hemen ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen mukaddes vadi Tuva'dasın."
1اِنِّٓيinnīşüphesiz benHarf-i Nasb+Zamir
2اَنَا۬enābenZamir
3رَبُّكَrabbukesenin Rabbinimİsim+Zamirر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyük
4فَاخْلَعْfe ḣleǎ'çıkarİsti'nafiye Edatı+Emir FiilEmir · Müfred Müzekker Muhatabخ ل عBir şeyi çekip çıkarmak/soymak/atmak/fırlatmak, bir şeyden sıyrılmak veya vazgeçmek, birine olan bağlılığı/itaati terk etmek, birini reddetmek veya vazgeçmek, fidye karşılığı serbest bırakmak, biriyle mücadele etmek, kopup düşmek, ayrılmak/parçalanmak/yerinden çıkmak, gizlice uzaklaşmak, bir anlaşma veya sözleşmeyi iptal etmek/bozmak/feshetmek, karısından fidye karşılığında boşanmak, delirmek veya şeytani bir şekilde ele geçirilmek, zayıflık ve korku/dehşet ile kavranmak, (suçlama veya korku olmadan) istediğini söylemek veya yapmak, kumar oyunlarında oynamak (kazananın alacağı bahisler için), ahlaksız veya gayri ahlaki davranışlarda bulunmak
6اِنَّكَinnekeçünkü senHarf-i Nasb+Zamir
7بِالْوَادِbi l-vādivadideHarf-i Cer+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimو د يKan parası ödemek, insan hayatı için kefaret olarak para cezası ödemek, cinayet için tazminat ödemek.
8الْمُقَدَّسِl-muḳaddesikutsalMarife (Belirlilik Takısı)+Sıfatق د سSaf, kutsal, lekesiz olmak. Kudsun - saflık, kutsallık. El Kuddüs - kutsal olan, tüm kötülüklerin üstünde ve karşısında olan, olumlu iyilikle dolu olan. Mukaddes - kutsal. Toprak veya ahşap kap.