"Şüphe yok ki, ben senin Rabbinim. Hemen ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen mukaddes vadi Tuva'dasın."

اِنِّٓي اَنَا۬ رَبُّكَ فَاخْلَعْ نَعْلَيْكَ اِنَّكَ بِالْوَادِ الْمُقَدَّسِ طُوًى

innī enā rabbuke fe ḣleǎ' neǎ'leyke inneke bi l-vādi l-muḳaddesi Tuven

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنِّٓيinnīşüphesiz ben
2اَنَا۬enāben
3رَبُّكَrabbukeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyüksenin Rabbinim
4فَاخْلَعْfe ḣleǎ'خ ل عBir şeyi çekip çıkarmak/soymak/atmak/fırlatmak, bir şeyden sıyrılmak veya vazgeçmek, birine olan bağlılığı/itaati terk etmek, birini reddetmek veya vazgeçmek, fidye karşılığı serbest bırakmak, biriyle mücadele etmek, kopup düşmek, ayrılmak/parçalanmak/yerinden çıkmak, gizlice uzaklaşmak, bir anlaşma veya sözleşmeyi iptal etmek/bozmak/feshetmek, karısından fidye karşılığında boşanmak, delirmek veya şeytani bir şekilde ele geçirilmek, zayıflık ve korku/dehşet ile kavranmak, (suçlama veya korku olmadan) istediğini söylemek veya yapmak, kumar oyunlarında oynamak (kazananın alacağı bahisler için), ahlaksız veya gayri ahlaki davranışlarda bulunmakçıkar
5نَعْلَيْكَneǎ'leykeن ع لHerhangi birine ayakkabı vermek, ayağın altını kaplayarak yerle teması önlemek, taban, sandalet. 20:12 ayetindeki ayakkabılarını çıkar emri, kalbi dünyevi ilişkilerden boşaltmanın metaforik bir ifadesi olarak alınabilir.pabuçlarını
6اِنَّكَinnekeçünkü sen
7بِالْوَادِbi l-vādiو د يKan parası ödemek, insan hayatı için kefaret olarak para cezası ödemek, cinayet için tazminat ödemek.vadide
8الْمُقَدَّسِl-muḳaddesiق د سSaf, kutsal, lekesiz olmak. Kudsun - saflık, kutsallık. El Kuddüs - kutsal olan, tüm kötülüklerin üstünde ve karşısında olan, olumlu iyilikle dolu olan. Mukaddes - kutsal. Toprak veya ahşap kap.kutsal
9طُوًىTuvenط و يRulo yapmak, katlamak.Tuva'dasın

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki benim senin Rabbin, çıkar ayakkabılarını, kutlu vâdîdesin, Tuvâ'dasın sen.

Abdulkadir Gölpınarlı

Şüphe yok ki benim senin Rabbin, çıkar ayakkabılarını, kutlu vâdîdesin, Tuvâʼdasın sen.

Adem Uğur

Muhakkak ki ben, evet ben senin Rabbinim! Hemen pabuçlarını çıkar! Çünkü sen kutsal vâdi Tuvâ'dasın!

Ahmed Hulusi

"Kesinlikle ben, ben Rabbinim! Hemen iki nalınını (beden ve bilinç bağlarını terk et; şuur olarak kal) çıkar; gerçekten sen mukaddes vadin Tuva'dasın!"

Ahmet Tekin

'Ben, senin Rabbin, benim. Hemen sandaletlerini çıkar. Sen kutsal Tuvâ vâdisindesin.'

Ahmet Varol

'Ben, şüphesiz senin Rabbinim. Ayakkabılarını çıkar. Sen kutsal vadi olan Tuva'dasın.

Ali Bulaç

"Gerçekten Ben, Ben senin Rabbinim. Ayakkabılarını çıkar; çünkü sen, kutsal vadi olan Tuva'dasın."

Ali Fikri Yavuz

Haberin olsun ben, senin Rabbinim. Hemen ayakkablarını çıkar; çünkü sen, mukaddes vadi olan Tuva’dasın.”

Ali Rıza Safa

"Kuşkusuz, Ben, senin Efendinim!" "Şimdi, pabuçlarını çıkar! Kuşkusuz, Kutsal Vadi Tuva'dasın!"

Bayraktar Bayraklı

"Şüphesiz, ben senin Rabbinim; ayağındaki pabuçları çıkar! Çünkü sen kutsal vadi Tuva'dasın!"

Bekir Sadak

«Ben suphesiz senin Rabbinim; ayagindakileri cikar; cunku sen, kutsal bir vadi olan Tuva'dasin.»

Celal Yıldırım

(11-12) Musâ ateşe varınca, «Ey Musâ !» diye seslenildi: «Şüphesiz ki ben senin Rabbinim; ayakkaplarını çıkar, çünkü sen gerçekten kutsal vadi Tûr'da bulunuyorsun.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

“İyi bil ki ben, evet yalnız ben senin rabbinim; artık pabuçlarını çıkar, çünkü şu anda kutsal vadide, Tuvâ’dasın.

Diyanet İşleri

"Şüphe yok ki, ben senin Rabbinim. Hemen ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen mukaddes vadi Tuva'dasın."

Diyanet İşleri (eski)

'Ben şüphesiz senin Rabbinim; ayağındakileri çıkar; çünkü sen, kutsal bir vadi olan Tuva'dasın.'

Diyanet Vakfi

Muhakkak ki ben, evet ben senin Rabbinim! Hemen pabuçlarını çıkar! Çünkü sen kutsal vâdi Tuvâ'dasın!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ben şüphesiz senin Rabbinim. Hemen ayakkabılarını çıkar, çünkü sen kutsal bir vadi olan Tuvâ'dasın.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Haberin olsun, Benim Ben, Rabbin, hemen pabuçlarını çıkar; çünkü sen mukaddes vadide, Tuva'dasın!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya Musa haberin olsun benim, ben rabbım, hemen papuşlarını çıkar çünkü sen mukaddes vadide tuvadasın

Erhan Aktaş

"Ben senin Rabb'inim. Şimdi ayakkabılarını çıkar. Sen temizlenmiş vadide, Tuva'dasın."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ben senin Rabb'inim. Şimdi ayakkabılarını çıkar. Sen temizlenmiş vadide, Tuva'dasın."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ben senin Rabb'inim. Şimdi "ayakkabılarını çıkar". Sen temizlenmiş vadide, Tuvada'sın.

Fizilal-il Kuran

Hiç kuşkusuz ben senin Rabbi'nim. Pabuçlarını çıkar. Çünkü sen kutsal Tuva vadisindesin.

Gültekin Onan

"Gerçekten ben, ben senin rabbinim. Ayakkabılarını çıkar; çünkü sen, kutsal vadi olan Tuva'dasın."

Hamdi Döndüren

“Ben, evet Ben senin Rabbinim! Pabuçlarını çıkar! Çünkü sen Kutsal Vadi’de, Tuva’dasın.”

Hasan Basri Çantay

Şübhesiz ben im ben senin Rabbin. Haydi pabuşlarını çıkar. Çünkü sen mukaddes vadide, "Tuvaa" dasın.

Hasib Asutay

Gerçekten ben, (evet) ben senin Rabbinim! Hemen pabuçlarını çıkar! Çünkü sen kutsal vadi Tuva'dasın.

Hayrat Neşriyat

'Muhakkak ki ben, senin Rabbinim; haydi pabuçlarını çıkar! Çünki sen, mukaddes vâdi Tuvâdasın!'

İbni Kesir

Şüphesiz ki senin Rabbın Benim, Ben. Pabuçlarını çıkar. Zira sen mukaddes vadide, Tuva'dasın.

Mehmet Okuyan

“Ey Musa! Şüphesiz ki ben -evet ben- senin Rabbin’im! Hemen ayakkabılarını çıkar! Şüphesiz ki sen (iki kez) kutsanmış Tuvâ Vadi(si’n)desin!

Muhammed Esed

"Benim, Ben! Senin Rabbin! Öyleyse artık pabuçlarını çıkar! Ve bil ki, sen iki kez kutlu kılınmış vadidesin.

Mustafa İslamoğlu

"Benim, Ben! Senin Rabbin! Şimdi ayakkabılarını çıkar! Çünkü sen iki kez kutsal kılınmış vadidesin!

Ömer Nasuhi Bilmen

«Şüphe yok Ben'im. Ben senin Rabbinim. İmdi papuçlarını çıkar. Muhakkak ki, sen mübarek bir vadide, Tûvâ'dasın.»

Ömer Öngüt

“Ben senin Rabbinim. Ayağındakileri çıkar. Zira sen mukaddes vâdide, Tuvâ'dasın. ”

Suat Yıldırım

"Haberin olsun: Senin Rabbin Benim!" denildi. "Çıkar pabuçlarını hemen! Çünkü kutsal vâdidesin sen! (Evet evet) Tûvâ’dasın sen!"

Süleyman Ateş

"Ben, (evet) ben senin Rabbinim! Pabuçlarını çıkar. Çünkü sen, kutsal vadide, Tuva'dasın."

Süleymaniye Vakfı

Ben senin Rabbinim /Sahibinim. Ayakkabılarını çıkar! Çünkü sen, kutsal Tuva Vadisi'ndesin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Ben, evet ben! Senin Rabbinim. Ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen, kutsal Tuva vadisindesin.

Şaban Piriş

Ben, senin Rabbinim! Ayakkabılarını çıkar. Sen mukaddes Tuva vadisindesin.

Tefhim-ul Kuran

«Gerçekten Ben, Ben senin Rabbinim. Ayakkabılarını çıkar; çünkü sen, kutsal vadi olan Tuva'dasın.»

Ümit Şimşek

'Ben senin Rabbinim. Ayakkabılarını çıkar; çünkü kutsal vâdi Tuvâ'dasın.

Yaşar Nuri Öztürk

"Benim ben, senin Rabbin! Hadi, pabuçlarını çıkar; sen kutsal vadide, Tuva'dasın."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Həqiqətən, Mən sənin Rəbbinəm. Başmaqlarını çıxart. Çünki sən müqəddəs Tuva vadisindəsən!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Mən, həqiqətən, sənin Rəbbinəm. Nəʼleynini çıxart, çünki sən müqəddəs vadidə - Tuvadasan!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Ich bin dein Herr. Ziehe deine Sandalen aus! Du bist im heiligen Tal Tuwa.

Almanca — M. A. Rassoul

Ich bin es, dein Herr. So zieh deine Schuhe aus; denn du bist im heiligen Wadi Tuwa.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, ICH bin dein HERR, so ziehe deine Schuhe aus, denn du bist gewiß im rein gehaltenen Tal Tuwa.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"I am Allah, your Creator; you are in My Presence, therefore, take off your shoes, you are in The Sacred Valley, Tuwa*

Abdul Haleem

I am your Lord. Take off your shoes: you are in the sacred valley of Tuwa.

Abdullah Yusuf Ali

"Verily I am thy Lord! therefore (in My presence) put off thy shoes: thou art in the sacred valley Tuwa.

Abul A'la Maududi

Verily I am your Lord! Take off your shoes. You are in the sacred valley, Tuwa!

Aisha Bewley

I am your Lord. Take off your sandals. You are in the holy valley of Tuwa.

Al-Hilali & Khan

"Verily I am your Lord! So take off your shoes; you are in the sacred valley, Tuwa.

Ali Quli Qarai

Indeed I am your Lord! So take off your sandals. You are indeed in the sacred valley of ±uwā.

Amatul Rahman Omar

`Verily, I alone am your Lord. So take off your shoes (and stay, and make your heart free from every care), for you are in the sacred Valley of Tuwâ.

Arthur John Arberry

I am thy Lord; put off thy shoes; thou art in the holy valley, Towa.

Bijan Moeinian

"I am your Lord. Take off your sandals. You are in the sacred valley of Tuwa"

E. Henry Palmer

verily, I am thy Lord, so take off thy sandals; verily, thou art in the holy valley Tuva,

Edip-Layth

"I am your Lord, so take off your slippers, you are in the holy valley Tawa."

George Sale

Verily I am thy Lord: Wherefore put off thy shoes; for thou art in the sacred valley Towa.

Hamid S. Aziz

And when he came to it he was addressed, "O Moses!

Mahmoud Ghali

Surely I, Ever I, am your Lord. So take off your shoes, surely you are in the holy valley, Tuwa.

Marmaduke Pickthall

Lo! I, even I, am thy Lord, So take off thy shoes, for lo! thou art in the holy valley of Tuwa.

Mohamed Ahmed - Samira

"O Moses, I am verily your Lord, so take off your shoes, for you are in the holy plain of Towa.

Muhammad Asad

Verily, I am thy Sustainer! Take off, then, thy sandals! Behold, thou art in the twice hallowed valley,

Mustafa Khattab

It is truly I. I am your Lord! So take off your sandals, for you are in the sacred valley of Ṭuwa.

Progressive Muslims

"I am your Lord, so take off your slippers, you are in the holy valley Tawa. "

Sahih International

Indeed, I am your Lord, so remove your sandals. Indeed, you are in the sacred valley of Tuwa.

Sam Gerrans

“I am thy Lord; so remove thou thy sandals; thou art in the sacred valley of Ṭuwa.

Shabbir Ahmed

Verily, I am your Lord! Take off your sandals, verily, you are in the sacred valley of Tuwa. " (Your quest for the Truth is over. So lighten the burdens of your search. Now you are in the Sacred Valley of Revelation).

Syed Vickar Ahamed

"Surely I am your Lord! Therefore (in My presence) remove your shoes: You are in the sacred valley Tuwa:

Taqi Usmani

it is Me, your Lord, so remove your shoes; you are in the sacred valley of Tuwā.

The Monotheist Group

"I am your Lord, so take off your slippers; you are in the holy valley Tuwa."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Je suis ton Seigneur. Enlève tes sandales: car tu es dans la vallée sacrée, Tuwâ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ez im, Ez Xwedayê te me! Vêca sola xwe ji lingê xwe bike. Lewra tu li newala pîroz, li Tuwayê yî!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Ik ben het, jouw Heer. Trek dus jouw schoenen uit. Jij bent in de geheiligde vallei Toewa.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk, ik ben uw Heer; leg ons uwe schoenen af; want gij zijt in de heilige vallei Towa.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, Ik ben jouw Heer, dus trek jouw sandalen uit: vooirwau, jij bevindt je in de heilige vallei Thoewa.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, Я – твой Господь [Аллах]. Сними же свои сандалии! Ведь ты находишься в священной долине Тува.

Rusça — Osmanov

Воистину, Я - твой Господь. Скинь же свою обувь, ибо ты находишься в священной долине Тува.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Jag är din Herre! Tag av dina sandaler; du står nämligen i den heliga dalen Tuwa.