"Şüphesiz senin için orada aç kalmak, çıplak kalmak yoktur."

اِنَّ لَكَ اَلَّا تَجُوعَ فِيهَا وَلَا تَعْرٰى

inne leke ellā tecūǎ fīhā ve lā teǎ'rā

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Çünkü aç kalmaman da ancak oradadır, çıplak kalmaman da.

Abdulkadir Gölpınarlı

Çünkü aç kalmaman da ancak oradadır, çıplak kalmaman da.

Adem Uğur

Şimdi burada senin için ne acıkmak vardır, ne de çıplak kalmak.

Ahmed Hulusi

"Oysa senin için onda (biyolojik - hayvansı - madde beden olmadığı için) ne acıkma (hissi) var ne de çıplak kalma!"

Ahmet Tekin

'Senin acıkmaman ve çıplak kal-maman ancak Cennet’te mümkündür.'

Ahmet Varol

Şüphesiz sen orada acıkmayacak ve çıplak kalmayacaksın.

Ali Bulaç

Şüphesiz ki, senin acıkmaman ve çıplak kalmaman orda (cennette kalmana bağlı)dır."

Ali Fikri Yavuz

Çünkü senin acıkman ve çıplak kalmaman (ancak) Cennettedir.

Ali Rıza Safa

"Kuşkusuz, orada, ne aç kalırsın ne de çıplak kalırsın!"

Bayraktar Bayraklı

- "Ey Adem! Doğrusu bu, senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa mutsuz olursun. Zira cennette ne acıkırsın ne de çıplak kalırsın; orada ne susarsın, ne de güneşin sıcağında kalırsın" dedik.

Bekir Sadak

(117-11) 9 «Ey Adem! Dogrusu bu, senin ve esinin dusmanidir. Sakin sizi cennetten cikarmasin, yoksa bedbaht olursun. Dogrusu cennette ne acikirsin, ne de ciplak kalirsin; orada ne susarsin de ne de gunesin sicaginda kalirsin» dedik.

Celal Yıldırım

Şüphesiz ki senin acıkmaman ve çıplak kalmaman Cennet'tedir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Burada sana acıkmak da çıplak kalmak da yok.

Diyanet İşleri

"Şüphesiz senin için orada aç kalmak, çıplak kalmak yoktur."

Diyanet İşleri (eski)

(116-119) 'Ey Adem! Doğrusu bu, senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa bedbaht olursun. Doğrusu cennette ne acıkırsın, ne de çıplak kalırsın; orada ne susarsın ne de güneşin sıcağında kalırsın' dedik.

Diyanet Vakfi

Şimdi burada senin için ne acıkmak vardır, ne de çıplak kalmak.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Doğrusu senin acıkmaman ve çıplak kalmaman (ancak) cennettedir.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü senin acıkmaman ve çıplak kalmaman oradadır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü senin acıkmaman, çıplak kalmaman oradadır

Erhan Aktaş

"Senin için orada acıkmak ve açıkta kalmak yoktur."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Senin için orada acıkmak ve açıkta kalmak yoktur."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Senin için orada acıkmak ve açıkta kalmak yoktur.

Fizilal-il Kuran

Şimdi cennette acıkmayacaksın, çıplak kalmayacaksın.

Gültekin Onan

Şüphesiz ki, senin acıkmaman ve çıplak kalmaman orda (cennette kalmana bağlı)dır."

Hamdi Döndüren

“Şimdi burada acıkmayacaksın, çıplak da kalmayacaksın.”

Hasan Basri Çantay

"Çünkü senin acıkmaman, çıplak kalmaman hep oradadır".

Hasib Asutay

Şüphesiz senin için burada ne acıkmak vardır ne de çıplak kalmak.

Hayrat Neşriyat

'Doğrusu senin burada ne acıkman, ne de çıplak kalman vardır.'

İbni Kesir

Zira cennette ne acıkırsın, ne de çıplak kalırsın.

Mehmet Okuyan

Orada (cennette) acıkmayacaksın ve çıplak kalmayacaksın.

Muhammed Esed

(O hasbahçe ki,) orada acıkmaman ve kendini çıplak hissetmemen sağlanmıştır;

Mustafa İslamoğlu

Zira aklından çıkarma ki burada aç değilsin, açık değilsin;

Ömer Nasuhi Bilmen

«Muhakkak ki, senin için orada acıkmak da yoktur, çıplak kalmak da yoktur.»

Ömer Öngüt

“Doğrusu cennette senin için ne acıkmak ne de çıplak kalmak vardır. ”

Suat Yıldırım

(118-119) "Sen cennette asla açlık çekmeyecek, asla çıplak kalmayacaksın. Orada asla susuzluk çekmeyecek ve güneşin kavurucu sıcağına mâruz kalmayacaksın.

Süleyman Ateş

"Şimdi burada acıkmayacaksın, çıplak kalmayacaksın."

Süleymaniye Vakfı

Burada ne açlık çekersin ne de çıplak kalırsın.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Burada ne açlık çekersin ne de çıplak kalırsın.

Şaban Piriş

Oysa cennette ne acıkırsın ne de açık kalırsın.

Tefhim-ul Kuran

Şüphesiz ki, senin acıkmaman ve çıplak kalmaman orda (cennette kalmana bağlı) dır.»

Ümit Şimşek

'Orada senin için ne açlık vardır, ne çıplaklık.

Yaşar Nuri Öztürk

"Senin burada ne acıkman söz konusudur ne de çıplak kalman."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sən orada nə ac qalacaq, nə də çılpaq olacaqsan.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Həqiqətən, sən orada (Cənnətdə) acmaq nədir, çılpaq olmaq nədir bilməzsən!

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Gewiß, es ist dir gewährt, daß du darin weder hungerst noch nackt bist,

Almanca — M. A. Rassoul

Es ist für dich gesorgt, daß du darin weder Hunger fühlen noch nackt sein sollst.

Almanca — Muhammad Zaidan

Es wird dir gewiß gewährt, daß du 2 darin weder hungerst noch nackt wirst.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"You may rest assured He, Allah added, "that herein never shall you suffer hunger nor go naked".

Abdul Haleem

In the garden you will never go hungry, feel naked,

Abdullah Yusuf Ali

"There is therein (enough provision) for thee not to go hungry nor to go naked,

Abul A'la Maududi

(for in Paradise) neither are you hungry nor naked,

Aisha Bewley

You will not go hungry in it or suffer from nakedness.

Al-Hilali & Khan

Verily, you have (a promise from Us) that you will never be hungry therein nor naked.

Ali Quli Qarai

Indeed you will neither be hungry in it nor naked.

Amatul Rahman Omar

`It is (provided) for you that here you shall not feel hunger, nor shall you go naked,

Arthur John Arberry

It is assuredly given to thee neither to hunger therein, nor to go naked,

Bijan Moeinian

"Here you will never suffer from nor without cloths. "

E. Henry Palmer

Verily, thou hast not to be hungry there, nor naked!

Edip-Layth

"There you will not go hungry nor need clothes."

George Sale

Verily we have made a provision for thee, that thou shalt not hunger therein, neither shalt thou be naked:

Hamid S. Aziz

And We said, "O Adam! Verily, this is a foe to you and to your wife; never then let him drive you twain forth from the garden or you will be wretched.

Mahmoud Ghali

Surely it is (given) to you neither to hunger therein, nor to go naked,

Marmaduke Pickthall

It is (vouchsafed) unto thee that thou hungerest not therein nor art naked,

Mohamed Ahmed - Samira

Verily you will have no hunger or nakedness there,

Muhammad Asad

Behold, it is provided for thee that thou shalt not hunger here or feel naked,

Mustafa Khattab

Here it is guaranteed that you will never go hungry or unclothed,

Progressive Muslims

"You will have in it that you will not go hungry nor need clothes. "

Sahih International

Indeed, it is [promised] for you not to be hungry therein or be unclothed.

Sam Gerrans

“It is for thee to be neither hungry nor naked therein,

Shabbir Ahmed

"Behold, you are living the life of Paradise (on this very earth) where you are guaranteed never to go hungry and never to walk improperly clothed. "

Syed Vickar Ahamed

"In there, there are (enough things) for you not to go hungry nor to go naked,

Taqi Usmani

Here you have the privilege that you will not be hungry nor will you be unclad,

The Monotheist Group

"You will have in it that you will not go hungry nor need clothes."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Car tu nʹy auras pas faim ni ne seras nu,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ey Adem!) Vêga li vir, ji bo te ne birçîbûnî heye ne jî tazîmayîn.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Het is jou gegund dat jij er geen honger hebt noch naakt bent

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk wij hebben een voorraad voor u verzameld, opdat gij daarin niet van honger zoudt omkomen, of naakt zoudt zijn.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, daarin is voor jou geen honger en jij bent er niet naakt.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Ведь для тебя (о, Адам) (дано в Раю все, что) не голодаешь ты там, и не являешься нагим,

Rusça — Osmanov

В раю тебе не придется ни голодать, ни ходить нагим,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Här skall du aldrig uppleva hunger och aldrig känna dig naken