(103-104) Aralarında birbirlerine "(Dünya'da) sadece on (gün) kaldınız" diye gizli gizli konuşacaklar. -Onların, hakkında konuşacakları şeyi biz daha iyi biliriz.- O vakit içlerinden en aklı başında olanları, "Siz sadece bir gün kaldınız" diyecektir.
يَتَخَافَتُونَ بَيْنَهُمْ اِنْ لَبِثْتُمْ اِلَّا عَشْرًا نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ اِذْ يَقُولُ اَمْثَلُهُمْ طَرِيقَةً اِنْ لَبِثْتُمْ اِلَّا يَوْمًا
yeteḣāfetūne beynehum in lebiṧtum illā ǎşran / neHnu eǎ'lemu bimā yeḳūlūne iƶ yeḳūlu emṧeluhum Tarīḳaten in lebiṧtum illā yevmen
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Aralarında gizli gizli konuşup ancak derler, on geceden fazla kalmadınız dünyâda.
Abdulkadir Gölpınarlı
Aralarında gizli gizli konuşup ancak derler, on geceden fazla kalmadınız dünyâda.
Adem Uğur
Aralarında birbirlerine gizli gizli şöyle derler: "Dünyada sadece on gün kaldınız."
Ahmed Hulusi
Kendi aralarında şöyle fısıldaşırlar: "(Dünya'da) sadece on (saat) kaldınız. "
Ahmet Tekin
'Siz dünyada sadece on gün kaldınız' diye kendi aralarında fısıltı halinde konuşacaklar.
Ahmet Varol
'(Dünyada) sadece on (gün) kaldınız' diye aralarında fısıldaşırlar.
Ali Bulaç
"(Dünyada) Yalnızca on (gün) kaldınız" diye kendi aralarında fısıldaşacaklar.
Ali Fikri Yavuz
Aralarında (korkularından) gizlice şöyle konuşacaklar: “- Dünyada ancak on gece kaldınız, değil mi?”
Ali Rıza Safa
"Ancak on kaldınız!" diyerek aralarında gizlice konuşacaklar.
Bayraktar Bayraklı
"Siz dünyada sadece on gün kaldınız" diyerek aralarında fısıldaşırlar.
Bekir Sadak
"Siz dunyada sadece on gun eglestiniz» diye, aralarinda sakli sakli konusurlar.
Celal Yıldırım
Kendi aralarında, «ancak on (gün veya gece) eyleştiniz» diye fısıldaşacaklar.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
“On günden fazla kalmadınız” diyerek aralarında fısıldaşırlar.
Diyanet İşleri
(103-104) Aralarında birbirlerine "(Dünya'da) sadece on (gün) kaldınız" diye gizli gizli konuşacaklar. -Onların, hakkında konuşacakları şeyi biz daha iyi biliriz.- O vakit içlerinden en aklı başında olanları, "Siz sadece bir gün kaldınız" diyecektir.
Diyanet İşleri (eski)
'Siz dünyada sadece on gün eğleştiniz' diye, aralarında saklı saklı konuşurlar.
Diyanet Vakfi
Aralarında birbirlerine gizli gizli şöyle derler: «Dünyada sadece on gün kaldınız.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
«Siz dünyada sadece on(gün) kaldınız» diye kendi aralarında gizli gizli konuşurlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlar, aralarında: "On günden fazla durmadınız." diye gizli gizli konuşacaklar.
Elmalılı Hamdi Yazır
"Ondan fazla durmadınız" diye aralarında gizli gizli konuşacaklar
Erhan Aktaş
"Dünya hayatınız sadece on gün sürdü değil mi?" diye aralarında fısıldaşırlar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Dünya hayatınız sadece on gün sürdü değil mi?" diye aralarında fısıldaşırlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
"Dünya hayatınız sadece on gün sürdü değil mi? diye aralarında fısıldaşırlar.
Fizilal-il Kuran
Kısık bir ses tonu ile birbirlerine «Siz dünyada sadece on gün kaldınız» derler.
Gültekin Onan
"(Dünyada) Yalnızca on (gün) kaldınız" diye kendi aralarında fısıldaşacaklar.
Hamdi Döndüren
Onlar kendi aralarında fısıldayarak, birbirlerine, “Siz, dünyada sadece on gün kaldınız!” derler.
Hasan Basri Çantay
Aralarında gizli gizli konuşacaklar, "(Dünyada) on (gece) den fazla eğlenmediniz" diye.
Hasib Asutay
(Dünyada) yalnızca on (gün) kaldınız diye kendi aralarında fısıldaşırlar. (23) (23. Kıyametin dehşeti onlara bu zannı verecek.)
Hayrat Neşriyat
Kendi aralarında: '(Dünyada) on (gün)den fazla kalmadınız' diye gizli gizli konuşurlar.
İbni Kesir
Aralarında gizli gizli konuşarak: Siz, sadece o gün eğleştiniz, derler,
Mehmet Okuyan
Aralarında “Dünyada sadece on (gün) kaldınız.” diyerek fısıldaşacaklar.
Muhammed Esed
birbirleriyle fısıldaşarak: "(Dünyada) on (günden) fazla kalmadınız (değil mi)?" diye soracaklar.
Mustafa İslamoğlu
korkudan kısılmış bir sesle birbirlerine "(Dünyada) ne kadar kaldınız ki; hepsi hepsi on gün işte!" diye fısıldaşacaklar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Aralarında gizlice konuşurlar ki: «(Dünyâda) On günden ziyâde kalmış olmadınız.»
Ömer Öngüt
Aralarında gizli gizli konuşurlar: “Siz dünyada on günden fazla kalmadınız!”
Suat Yıldırım
Kendi aralarında sessizce konuşurken:"Dünyada, olsa olsa on gün kadar bir şey kaldınız." derler.
Süleyman Ateş
Kendi aralarında gizli gizli, "(dünyada) On günden fazla kalmadınız" derler.
Süleymaniye Vakfı
Aralarında, "Dünyada sadece on gün kaldınız." diye sessiz sessiz konuşurlar.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Aralarında fısıldaşacaklar ve "Dünyada topu topuna on gün kaldınız." diyeceklerdir.
Şaban Piriş
Aralarında: -On günden fazla kalmadınız, diye gizli gizli söyleşirler.
Tefhim-ul Kuran
«(Dünyada) Yalnızca on (gün) kaldınız» diye kendi aralarında fısıldaşacaklar.
Ümit Şimşek
'Dünyada olsa olsa on gün kalmışızdır' diye aralarında fısıldaşmaktadırlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Aralarında fısıldaşır gibi konuşurlar: "Ancak on gün filan kaldınız."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar öz aralarında pıçıldaşıb deyəcəklər: “Dünyada cəmi on gün qaldınız!”
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlar öz aralarında pıçıldaşıb bir-birinə: ″(Dünyada) cəmi on gün qaldınız!″ deyəcəklər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sie werden einander zuflüstern: ʺIhr seid nur zehn Tage auf Erden gewesen, länger war es nicht.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Sie flüstern einander zu: ʺIhr habt nur zehn (Nächte) verweilt.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
sie werden einander heimlich zuflüstern: ʺlhr weiltet nur zehn (Tage im Grab)ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Sie flüstern zueinander: ʺIhr habt doch nur zehn Tage verweilt!ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
They whisper to each other guessing their duration in life below and some think it was so short that it could not have been more than ten days.
Abdul Haleem
they will murmur to one another, ‘You stayed only ten days [on earth]’-
Abdullah Yusuf Ali
In whispers will they consult each other: "Yet tarried not longer than ten (Days);
Abul A'la Maududi
They shall whisper among themselves: "You stayed on the earth barely ten days."
Aisha Bewley
they will whisper secretly to one other, ‘You only stayed for ten. ’
Al-Hilali & Khan
They will speak in a very low voice to each other (saying): "You stayed not longer than ten (days)."
Ali Quli Qarai
They will whisper to one another: ‘You have stayed only for ten [days]. ’
Amatul Rahman Omar
They will talk one to another in a hushed voice (consulting together and planning in secret and saying, ) `You have lived only for ten (centuries). '
Arthur John Arberry
whispering one to another, 'You have tarried only ten nights. '
Bijan Moeinian
They will whisper among themselves asking: "How long ago was it? Ten (days?)
E. Henry Palmer
They shall whisper to each other, 'Ye have only tarried ten days. '
Edip-Layth
They whisper amongst themselves: "You have only been away for a period of ten."
George Sale
They shall speak with a low voice to one another, saying, ye have not tarried above ten days.
Hamid S. Aziz
On the day when the Trumpet shall be blown, and We will gather the guilty on that day white-eyed (with terror).
Mahmoud Ghali
(Speaking) among themselves in a hushed voice, "Decidedly you lingered (nothing) except ten (days). "
Marmaduke Pickthall
Murmuring among themselves: Ye have tarried but ten (days).
Mohamed Ahmed - Samira
Whispering to one another: "You have tarried but ten days. "
Muhammad Asad
whispering unto one another, "You have spent but ten [days on earth]
Mustafa Khattab
They will whisper among themselves, "You stayed no more than ten days ˹on the earth˺."
Progressive Muslims
They whisper amongst themselves: "You have only been away for a period of ten. "
Sahih International
They will murmur among themselves, "You remained not but ten [days in the world]. "
Sam Gerrans
Whispering among themselves: “You tarried only ten.”
Shabbir Ahmed
Whispering among themselves, "You have lived but ten days. "
Syed Vickar Ahamed
In whispers will they talk with each other: "You have waited no longer than ten (days);"
Taqi Usmani
and will be whispering among themselves, "You did not remain (in graves) more than ten (days)".
The Monotheist Group
They whisper among themselves: "You have only been away for a period of ten."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ils chuchoteront entre eux: ʺVous nʹêtes restés là que dix (jours)!ʺ
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
terwijl zij onder elkaar fluisteren: ʺHet heeft voor jullie slechts tien (dagen) geduurd.ʺ
Hollandaca — Siregar
Fluisterend onder elkaar zeggen ze: ʺJullie hebben slechts tien dagen op aarde verbleven.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Они будут перешептываться друг с другом: «Пробыли вы там [в земной жизни] только десять (дней)».
Rusça — Osmanov
Они [в тот день] будут переговариваться шепотом: ʺВы пробыли [на земле] всего дней десятьʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
viskande till varandra: ʺVi levde (där) högst tio (dagar).ʺ