"İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir" dedik.

قُلْنَا اهْبِطُوا مِنْهَا جَمِيعًا فَاِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ مِنِّي هُدًى فَمَنْ تَبِعَ هُدَايَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

ḳulnā hbiTū minhā cemīǎn fe immā ye'tiyennekum minnī huden fe men tebiǎ hudāye fe lā ḣavfun ǎleyhim ve lā hum yeHzenūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْنَاḳulnāق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededik
2اهْبِطُواhbiTūه ب طİlerlemek, inmek, aşağı indirmek, yüksek bir durumdan alçak bir duruma inmek, bir yerden başka bir yere geçmek, girmek, durum değiştirmek, ortaya çıkmak, alçalmak, değersizleşmek.inin
3مِنْهَاminhāoradan
4جَمِيعًاcemīǎnج م عToplamak veya bir araya getirmek, birleştirmek, toplanmak veya bir araya gelmek, birleşmek veya bağlanmak veya bağlantı kurmak, birlik durumuna getirmek, uzlaştırmak veya barıştırmak, bir şey giymek [giysi], düzenlemek/tertip etmek/çözümlemek, cemaatle namaz kılmak, bir şeye karar vermek/karara bağlamak, görüş birliğine varmak veya birleşmek, bir şeyi hazırlamak veya hazır hale getirmek, bir şeyi kurutmak, başkasıyla gizli anlaşma yapmak veya birlik olmak, biriyle bir arada var olmak, sıkı/sıkıştırılmış/daraltılmış olmak, enerji harcamak, uzlaşmak veya kapsamak veya içermek, girmek veya içeri gitmek, başkasıyla buluşmak veya birlikte olmak.hepiniz
5فَاِمَّاfe immāzaman
6يَأْتِيَنَّكُمْye'tiyennekumا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmeksize geldiği
7مِنِّيminnībenden
8هُدًىhudenه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.bir rehber
9فَمَنْfe menkimler
10تَبِعَtebiǎت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmekuyarsa
11هُدَايَhudāyeه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.benim hidayetime
12فَلَاfe lāartık yoktur
13خَوْفٌḣavfunخ و فKorkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmakbir korku
14عَلَيْهِمْǎleyhimonlara
15وَلَاve lāve olmazlar
16هُمْhumonlar
17يَحْزَنُونَyeHzenūneح ز نÜzülmek, yas tutmak/ağlamak/inlemek, kederli/üzgün/mutsuz olmak, bir kişinin üzülmesine veya mutsuz ya da kederli olmasına neden olmak, engebeli veya sert olmak [bir yer veya zemin için], ayrıca (bir hayvan için) yürüyüşünün düzensiz olması veya binilmesi kolay olmaması, ince ve yakınmalı bir sesle okumak veya ezberden söylemek, insanlara karşı kabalık kullanmak, acı/keder/üzüntü ifade etmek.üzülenlerden

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Dedik ki: Hepiniz de cennetten inin. Fakat benden size bir doğru yol gösterici geldi mi o doğru yolu gösterenin izinden gidenlere ne korku vardır, ne hüzün.

Abdulkadir Gölpınarlı

Dedik ki: Hepiniz de cennetten inin. Fakat benden size bir doğru yol gösterici geldi mi o doğru yolu gösterenin izinden gidenlere ne korku vardır, ne hüzün.

Adem Uğur

Dedik ki: Hepiniz cennetten inin! Eğer benden size bir hidayet gelir de her kim hidayetime tâbi olursa onlar için herhangi bir korku yoktur ve onlar üzüntü çekmezler.

Ahmed Hulusi

Dedik: "İnin hepiniz oradan (kendinizi bedensiz hissettiğiniz şuur boyutundan - cennet yaşamından). . . Benden size HÜDA (hakikatinizi idrak ettirici Rasul - ilim) geldiğinde kim HÜDAma tabi olursa onlara ne korku vardır ne de mahzun olacakları bir şey. "

Ahmet Tekin

Biz onlara: 'Hepiniz buradan ilişiğinizi keserek yeryüzüne göç edin. Size benden bir hidayet rehberi, bir kitap, bir peygamber geldiğinde, kimler hidayet rehberime, gösterdiğim hak yola uyarsa, onlara her iki dünyada da korku yok. Geride bıraktıkları yakınları ve yapamadıkları şeylerden dolayı mahzun da olmayacaklar.' dedik.

Ahmet Varol

Biz onlara şöyle dedik: 'Hepiniz oradan inin. Benden size bir hidayet geldiğinde, kim benim hidayet yoluma girerse onlar için korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir de.

Ali Bulaç

Dedik ki: "Oradan tümünüz inin. Bundan sonra size benden bir hidayet geldiğinde, kim benim hidayetime uyarsa, onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır."

Ali Fikri Yavuz

Biz onlara: “- Hepiniz cennetten inin! Benden size bir hidayet (Peygamber ve kitab) gelince, biliniz ki, benim bu hidayetime tâbi ve bağlı olanlar için aslâ korku yoktur; ve onlar mahzûn da olmazlar.” dedik.

Ali Rıza Safa

"İkiniz de oradan inin!" dedik; "Bundan böyle, Benden size bir yol gösteren geldiğinde, Benim yoluma kim bağlı kalırsa, artık onlara korku yoktur ve onlar üzülmezler!"

Bayraktar Bayraklı

Dedik ki: "Hepiniz oradan inin. Size benden doğru yolu gösteren bir rehber geldiğinde, kim rehberime uyarsa, onlara hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir".

Bekir Sadak

«nin oradan hepiniz, tarafimdan size bir yol gosteren gelecektir; Benim yoluma uyanlar icin artik korku yoktur, onlar uzulmeyeceklerdir» dedik.

Celal Yıldırım

(Evet) İnin oradan hepiniz! dedik. Benden size bir hidâyet (doğru yolu gösteren kitap ya da peygamber) gelecek olursa, artık kim hidâyetime uyarsa, onlara ne bir korku vardır ne de onlar mahzun olurlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlara şöyle dedik: “Oradan hepiniz inin! Benden size muhakkak bir rehber gelecektir.” Kim benim gönderdiğim rehbere uyarsa artık onlara ne korku vardır ne de üzüleceklerdir.

Diyanet İşleri

"İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir" dedik.

Diyanet İşleri (eski)

'İnin oradan hepiniz, tarafımdan size bir yol gösteren gelecektir; Benim yoluma uyanlar için artık korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir' dedik.

Diyanet Vakfi

Dedik ki: Hepiniz cennetten inin! Eğer benden size bir hidayet gelir de her kim hidayetime tâbi olursa onlar için herhangi bir korku yoktur ve onlar üzüntü çekmezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlara dedik ki: «Hepiniz oradan inin. Size benim tarafımdan bir hidayet rehberi geldiğinde, kim o hidayetçimin izinde giderse, onlar için hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Dedik ki: "Hepiniz oradan inin!" Sonra Benden size ne zaman bir yol gösterici gelir de kim o yol göstericinin izince giderse, onlara bir korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Dedik: İnin oradan hepiniz, sonra benden size ne zaman bir hidayetci gelir de kim o hidayetcimin izince giderse onlara bir korku yoktur ve mahzun olacaklar onlar değildir

Erhan Aktaş

"Hepiniz oradan inin dedik. Ben'den bir hidayet geldiğinde kim hidayetime uyarsa, artık onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Hepiniz oradan inin dedik. Ben'den bir hidayet geldiğinde kim hidayetime uyarsa, artık onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Hepiniz oradan inin dedik. Ben'den bir hidayet geldiğinde kim ona uyarsa, artık onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Fizilal-il Kuran

Dedik ki; «Hepiniz oradan aşağı inin. Tarafımdan size bir yol gösterici geldiğinde kim benim hidayetime uyarsa onlar için korku yoktur ve onlar artık hiç üzülmezler.»

Gültekin Onan

"Oradan topluca ininiz" dedik. "Yalnız benden size bir yol gösterici geldiği zaman, o yol göstericiye uyanlar için artık bir korku yok ve onlar üzülmeyecekler."

Hamdi Döndüren

Dedik ki: “Hepiniz inin oradan, benden size ne zaman bir yol gösterici gelir de, kim o yol göstericimin izince giderse, onlara bir korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır.”

Hasan Basri Çantay

(Evet, öyle) Dedik: Hepiniz oradan inin. Sonra size benden bir hidayet (ci rehber) gelir de kim benim hidayetimin izince giderse artık onlara hiçbir korku (ve tehlike) yokdur. Onlar mahzun da olacak değillerdir.

Hasib Asutay

Dedik ki: 'Hepiniz oradan (Cennetten) inin! Eğer benden size bir hidâyet gelir de kim benim hidâyetime uyarsa artık onlar için bir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.'

Hayrat Neşriyat

(Onlara şöyle) dedik: 'Hep birlikte oradan inin!' Artık benden size bir hidâyet gelir de kim hidâyetime tâbi' olursa, o takdirde onlara hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar.

İbni Kesir

Dedik ki; hepiniz oradan inin. Eğer, tarafımdan size bir hidayet gelir de, kim benim hidayetime uyarsa, artık onlar için hiçbir korku yoktur. Ve onlar mahzun da olacak değillerdir.

Mehmet Okuyan

(Onlara) şöyle demiştik: “Hepiniz oradan (o bahçeden) inin! Benden size bir hidayet gelir de kim hidayetime uyarsa onlar için herhangi bir korku yoktur ve onlar üzülmeyecektir de.

Muhammed Esed

Biz, "Hepiniz buradan çıkıp gidin!" dedikse de size yol göstericiliğimiz devam edecektir: ve Benim yol gösterici mesajlarıma uyanlar için artık ne korku vardır, ne de üzüntü;

Mustafa İslamoğlu

Emrettik: Oradan hep birlikte çıkıp inin! Ne var ki, Benden bir rehberliğin size ulaşması şarttır. Her kim (kendisine ulaşan) rehberliğime uyarsa, artık onlar geleceğe dair kaygi geçmişe dair hüzün duymayacaklar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Dedik ki: «O cennetten hepiniz aşağıya ininiz. Eğer benim tarafımdan size bir hidâyet gelir de her kim hidâyetime tâbi olursa artık onlar için bir korku yoktur. Ve onlar mahzun da olmayacaktır.»

Ömer Öngüt

Onlara: “Hepiniz oradan inin! Size benden bir hidayet geldiği zaman, kim benim hidayetime tâbi olursa, onlar için hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır. ” dedik.

Suat Yıldırım

(38-39) Dedik ki: "İnin oradan hepiniz! Artık ne zaman Ben’den size doğru yolu gösteren rehber gelir de kim ona uyarsa, onlara hiç bir korku olmayacak, hiç üzülmeyecekler de. İnkâr edip âyetlerimizi yalan sayanlar ise cehennemliktirler, hem de orada ebedî kalacaklardır."

Süleyman Ateş

"Hepiniz oradan inin," dedik, "Yalnız (iyi bilin ki) size benden bir hidayet geldiği zaman, kimler benim hidayetime uyarsa artık onlara bir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Süleymaniye Vakfı

(O üçüne) şunu da söyledik: "Oradan hep birlikte inin! Tarafımdan size bir rehber (kitap) gelir de rehberime kim uyarsa onların üzerinde ne bir korku olur ne de üzülürler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara şöyle dedik: "Oradan hep birlikte inin! Tarafımdan size bir rehber gelirse, rehberime uyanlarda ne korku olur ne de üzüntü çekerler."

Şaban Piriş

-Hepiniz oradan inin, dedik. Tarafımdan size bir yol gösterici gelecektir; benim yol göstericime uyan kimselere hiçbir korku yoktur ve onlar üzülecek de değillerdir.

Tefhim-ul Kuran

Dedik ki: «Oradan tümünüz inin. Artık, ne zaman size benden bir hidayet gelir de, kim benim hidayetime uyarsa, onlar için ne bir korku vardır, ne de mahzun olacaklardır.»

Ümit Şimşek

Onlara dedik ki: Hepiniz oradan inin. Benden size bir hidayet eriştiğinde, kim Benim hidayetime uyarsa, ne bir korku vardır onlara, ne de mahzun olurlar.

Yaşar Nuri Öztürk

"Hepiniz oradan aşağı inin." dedik. Benden size bir yol gösteriş ulaşır da kim bu yol gösterişime uyarsa artık böylelerine hiç bir korku yoktur. Onlar kederle de yüz yüze gelmeyeceklerdir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz dedik: “Hamınız oradan yerə enin! Mənim tərəfimdən sizə doğru yol göstəricisi gəldikdə Mənim yol göstəricimin ardınca gedənlərə heç bir qorxu yoxdur və onlar kədərlənməyəcəklər”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz (onlara) dedik: ″Hamınız buradan (yer üzünə) enin! Mənim tərəfimdən sizə bir hidayət (peyğəmbər və Kitab) gəldiyi zaman Mənim hidayətimə tabe olanlara (axirət əzabından) heç bir qorxu yoxdur və onlar (qiyamətdə) qəmgin olmazlar″.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir sprachen: ʺGeht alle aus dem Paradies hinaus! Wenn Ich euch Rechtleitung zukommen lasse, sollt ihr sie annehmen. Diejenigen, die Meiner Rechtleitung folgen, brauchen weder Angst zu haben noch traurig zu sein.

Almanca — Der Edle Quran

Wir sagten: Geht alle fort von ihm (, dem Paradiesgarten). Wenn nun von Mir Rechtleitung zu euch kommt, dann soll über diejenigen, die Meiner Rechtleitung folgen, keine Furcht kommen, noch sollen sie traurig sein.

Almanca — M. A. Rassoul

Wir sprachen: ʺGeht hinunter von hier allesamt!ʺ Und wenn dann zu euch Meine Rechtleitung kommt, brauchen diejenigen, die Meiner Rechtleitung folgen, weder Angst zu haben, noch werden sie traurig sein.

Almanca — Muhammad Zaidan

WIR sagten: ʺSteigt davon allesamt ab! Und wenn euch von Mir Rechtleitung erreicht, so wird es um diejenigen, die Meiner Rechtleitung folgen, weder Angst geben, noch werden sie traurig sein.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

We said to them: "Go all of you from this blissful state, you are doomed to a lower state, and the earth shall be your state. And when it is decided that you shall receive directions thereon to guide you to the path of righteousness, then those steered by the spirit of truth into all truth shall have no ground for alarm nor shall fear or dread fall upon them nor shall they come to grief,"

Abdul Haleem

We said, ‘Get out, all of you! But when guidance comes from Me, as it certainly will, there will be no fear for those who follow My guidance nor will they grieve-

Abdullah Yusuf Ali

We said: "Get ye down all from here; and if, as is sure, there comes to you Guidance from me, whosoever follows My guidance, on them shall be no fear, nor shall they grieve.

Abul A'la Maududi

We said: "Get you down from here, all of you, and guidance shall come to you from Me: then, whoever will follow My guidance need have no fear, nor shall they grieve.

Aisha Bewley

We said, ‘Go down from it, every one of you! Then when guidance comes to you from Me, those who follow My guidance will feel no fear and will know no sorrow. ’

Al-Hilali & Khan

We said: "Get down all of you from this place (the Paradise), then whenever there comes to you Guidance from Me, and whoever follows My Guidance, there shall be no fear on them, nor shall they grieve.

Ali Quli Qarai

We said, ‘Get down from it, all together! Yet, should any guidance come to you from Me, those who follow My guidance shall have no fear, nor shall they grieve.

Amatul Rahman Omar

We said, `Go forth from this state, all of you, and when there comes to you a guidance from Me, then, those who follow My guidance shall have nothing to fear and nothing to grieve at. '

Arthur John Arberry

We said, 'Get you down out of it, all together; yet there shall come to you guidance from Me, and whosoever follows My guidance, no fear shall be on them, neither shall they sorrow.

Bijan Moeinian

Then I (God) said: "Get out all of you from the paradise. There will come guidance to you from me. Those who follow my guidance, will have no fear and no grief.

E. Henry Palmer

We said, 'Go down therefrom altogether and haply there may come from me a guidance, and whoso follows my guidance, no fear is theirs, nor shall they grieve.

Edip-Layth

We said, "Descend from it all of you, so when the guidance comes from Me, then whoever follows My guidance, they will have nothing to fear, nor will they grieve."

George Sale

We said, get ye all down from hence; hereafter shall there come unto you a direction from me, and whoever shall follow my direction, on them shall no fear come, neither shall they be grieved;

Hamid S. Aziz

We said, "Go down there from altogether and per chance (or possibly) there may come from Me a Guidance, and whoever follows My Guidance, no fear is theirs, nor shall they grieve.

Mahmoud Ghali

We said, "Get down out of it altogether, then, if ever there should definitely (The verb has an emphatic ending, thereby saying that guidance will come) come up to you guidance from Me, then whoever follows My guidance, then no fear will be on them, neither will they grieve. "

Marmaduke Pickthall

We said: Go down, all of you, from hence; but verily there cometh unto you from Me a guidance; and whoso followeth My guidance, there shall no fear come upon them neither shall they grieve.

Mohamed Ahmed - Samira

And We said to them: "Go, all of you. When I send guidance, whoever follows it will neither have fear nor regret;

Muhammad Asad

[For although] We did say, "Down with you all from this [state]," there shall, none the less, most certainly come unto you guidance from Me: and those who follow My guidance need have no fear, and neither shall they grieve;

Mustafa Khattab

We said, "Descend all of you! Then when guidance comes to you from Me, whoever follows it, there will be no fear for them, nor will they grieve.

Progressive Muslims

We said: "Descend from it all of you, so when the guidance comes from Me, then whoever follows My guidance, they will have nothing to fear, nor will they grieve. "

Sahih International

We said, "Go down from it, all of you. And when guidance comes to you from Me, whoever follows My guidance - there will be no fear concerning them, nor will they grieve.

Sam Gerrans

We said: “Get you down from it all together. And if there comes to you guidance from Me, whoso follows My guidance: no fear will be upon them, nor will they grieve.

Shabbir Ahmed

We said, "ALL OF YOU have degraded yourselves. But behold, when guidance comes to you from Me, those who will follow My guidance, there shall come upon them no fear, nor shall they grieve." (Note here the plural, 'All of you' confirming that Adam and his wife are allegorical terms for the humankind. Incidentally the word EVE is nowhere mentioned in the Qur'an, once again pointing to Adam as mankind).

Syed Vickar Ahamed

We said: "Get you all down from here; And if, surely, there comes Guidance to you from Me; Those who follow My guidance, for them there shall be no fear, and they shall not suffer.

Taqi Usmani

We said, "Go down from here, all of you. Then, should some guidance come to you from Me, those who follow My guidance shall have no fear, nor shall they grieve.

The Monotheist Group

We said: "Descend from it all of you, so when the guidance comes from Me, then whoever follows My guidance, they will have nothing to fear, nor will they grieve."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

- Nous dîmes: ʺDescendez dʹici, vous tous! Toutes les fois que Je vous enverrai un guide, ceux qui (le) suivront nʹauront rien à craindre et ne seront point affligésʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me (ji wan re) got: “De hûn tev ji bihiştê dakevin! Heke ji cem min hidayetek ji we re bê, îcar kî ji we bide pey hidayeta min, ji wan re tu tirs tune ye û ew dê xemgîn jî nebin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij zeiden: ʺDaalt allen eruit af. Als er dan van Mij een leidraad tot jullie komt, dan hebben zij die Mijn leidraad volgen niets te vrezen, noch zullen zij bedroefd zijn.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij zeiden: Verwijdert u van hier, Ik zal u eene leiding geven; wie deze leiding volgt, zal vrees noch droefheid kennen.

Hollandaca — Siregar

Wij zeiden: ʺDaalt allen af uit haar (het Paradijs). En Zodra er van Mij Leiding tot jullie komt; wie dan Mijn Leiding volgen: er zal geen vrees over hen komen en zij zullen niet treuren.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Мы [Аллах] сказали: «Спуститесь (на Землю) оттуда [из Рая] (все) вместе! А что же касается того, что (когда) придет непременно к вам (и к вашему потомству) от Меня руководство (в котором указан путь к Истине), то над теми, кто последует за Моим руководством [уверует в книгу Аллаха и будет выполнять то, что написано в ней], не будет страха (за то, что может ожидать их в Вечной жизни), и не будут они печальны (за то, что миновало их в этой жизни)».

Rusça — Osmanov

Затем Мы повелели: ʺИзыдите из рая всеʺ. А если к вам явится от Меня проводник [на прямой путь], то тем, кто последует за посланником Моим, нечего страшиться, ибо они не изведают горя.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Ja, Vi sade: ʺBort, alla, härifrån! Men vägledning skall helt visst komma er till del, och de som följer Min vägledning skall inte känna fruktan och ingen sorg skall tynga dem.