Eğer (bir tehlikeden) korkarsanız, namazı yaya olarak veya binek üzerinde kılın. Güvenliğe kavuşunca da, Allah'ı, daha önce bilmediğiniz ve onun size öğrettiği şekilde anın (namazı normal vakitlerdeki gibi kılın).

فَاِنْ خِفْتُمْ فَرِجَالًا اَوْ رُكْبَانًا فَاِذَٓا اَمِنْتُمْ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَمَا عَلَّمَكُمْ مَا لَمْ تَكُونُوا تَعْلَمُونَ

fe in ḣiftum fe ricālen ev rukbānen fe iƶā emintum fe ƶkurū (a)llahe ke mā ǎllemekum mā lem tekūnū teǎ'lemūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَاِنْfe ineğer
2خِفْتُمْḣiftumخ و فKorkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmak(bir tehlikeden) korkarsanız
3فَرِجَالًاfe ricālenر ج لYürümek, ayakla itmek, yürümek, ayaklarından bağlamak, (dişinin) yavrusunu emzirmesine izin vermek, (saç) kıvırcık olmak, annesiyle serbest bırakmak. Rajjala - birini rahatlatmak, saç taramak, mühlet vermek. Tarajjala - ipsiz inmek. Rijlatun - yürümede güç. Rijlun - ayak, askerler, iyi yürüyücü, serseri. Arajil - avcılar, yaya. Rajulun - erkek insan, adam, saçı olan kişi. Rajilun - ayak, yayalar (yavaş yürüyenler). Rijlain - iki ayak. Arjul (çoğul) - ayaklar.yaya
4اَوْevyahut
5رُكْبَانًاrukbānenر ك بBinmek, gemiye binmek, üzerine çıkmak, taşınmak, gemiye binmek, denizde seyahat etmek, yolda yürümek, (bir hata) yapmak. Rakbun - kervan. Rukban (rakib'in çoğulu) - binen kişi, binmiş olan. Rikab - develer. Rakub - bir hayvanın binmek için kullanılması. Mutarakibun - yığın halinde, birbiri üzerine binmiş, sık büyüyen, küme üstüne küme, katman katman. Tarkabunna - geçmek, yükselmek, yukarı çıkmak.binmiş olarak
6فَاِذَٓاfe iƶāzaman da
7اَمِنْتُمْemintumا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamangüvene kavuştuğunuz
8فَاذْكُرُواfe ƶkurūذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekanın
9اللّٰهَ(a)llaheAllah'ı
10كَمَاke māşekilde
11عَلَّمَكُمْǎllemekumع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamesize öğrettiği
12مَاşeyleri
13لَمْlem
14تَكُونُواtekūnūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolmadığınız
15تَعْلَمُونَteǎ'lemūneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebiliyor

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Korkuyorsanız yürüyerek, yahut hayvana binmiş olduğunuz halde kılın. Emniyete çıktınız mı bilmediğiniz şeyleri size belleten Allah'ı anın.

Abdulkadir Gölpınarlı

Korkuyorsanız yürüyerek, yahut hayvana binmiş olduğunuz halde kılın. Emniyete çıktınız mı bilmediğiniz şeyleri size belleten Allahʼı anın.

Adem Uğur

Eğer (herhangi bir şeyden) korkarsanız (namazlarınızı) yürüyerek yahut binmiş olarak (kılın). Güvene kavuştuğunuz zaman, siz bilmezken Allah'ın size öğrettiği şekilde O'nu anın (namaz kılın).

Ahmed Hulusi

Sizi korkutacak tehlike söz konusu ise yürürken veya bineğiniz üstünde de (salatı ikame edebilirsiniz). . . Güvende olduğunuzda, bilmediklerinizi öğretenin öğretisince Allah'ı zikredin (O'nun Esma'sının alemlerde açığa çıkışını düşünün).

Ahmet Tekin

Âdâbına riayet ederek, namazı eda edeceğiniz sırada, hayatî bir tehlikeden endişe ederseniz, yürürken veya binekli iken namazlarınızı kılın. Emniyete kavuştuğunuz zaman, güven içindeyken, bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah’ı zikredin, namazlarınızı her zamanki gibi kılın, Allah’ın dinini, şeriatını anlatın.

Ahmet Varol

Eğer korkarsanız yürürken veya binek üzerinde kılın. Güvene kavuştuğunuz zaman, size bilmediklerinizi öğrettiği gibi Allah'ı zikredin.

Ali Bulaç

Eğer korkarsanız, yaya veya binekte iken kılın. Güvenliğe girdiğinizde ise, yine Allah'ı, bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi zikredin.

Ali Fikri Yavuz

Eğer (düşman veya yırtıcı hayvanlardan) korkarsanız, yaya, binekli iken (mümkün olan tarafa yönelerek) namazınızı kılın. Bu korkulardan emin bulunduğunuz zaman, böyle bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi Allah’ı anın.

Ali Rıza Safa

Korkarsanız, yürürken veya binek üzerinde kılın. Güvene kavuştuğunuzda, bilmediğiniz şeyleri size öğretmiş olduğu biçimde, Allah'ı anın.

Bayraktar Bayraklı

Ama eğer tehlikede iseniz, yaya veya binekli olarak kılınız; güvene kavuşunca Allah'ı anınız, çünkü bilmediklerinizi size öğreten O'dur.

Bekir Sadak

Eger korkarsaniz, yaya yahut binekte iken kilin, guvene eris

Celal Yıldırım

Eğer (düşman ve benzeri bir tehlikeden korkar da belirlenen şekilde huzurda duramazsanız) yaya ya da süvari olarak (namazı kılın). Korkuyu atıp güvene kavuştuğunuzda, size bilmediğiniz şeyleri öğrettiği gibi Allah'ı anın, namazı yine (belirlenen şekilde) kılmaya devam edin.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bir şeyden korkarsanız yaya veya binek üzerinde kılabilirsiniz. Korkunuz geçince Allah’ı, daha önce bilmediğinizi size öğrettiği gibi anın.

Diyanet İşleri

Eğer (bir tehlikeden) korkarsanız, namazı yaya olarak veya binek üzerinde kılın. Güvenliğe kavuşunca da, Allah'ı, daha önce bilmediğiniz ve onun size öğrettiği şekilde anın (namazı normal vakitlerdeki gibi kılın).

Diyanet İşleri (eski)

Eğer korkarsanız, yaya yahut binekte iken kılın, güvene erişince, bilmediklerinizi öğrettiği gibi Allah'ı anın.

Diyanet Vakfi

Eğer (herhangi bir şeyden) korkarsanız (namazlarınızı) yürüyerek yahut binmiş olarak (kılın). Güvene kavuştuğunuz zaman, siz bilmezken Allah'ın size öğrettiği şekilde O'nu anın (namaz kılın).

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Eğer bir korku hâlindeyseniz, yaya veya binekli olarak giderken kılın, (korkudan) emin olduğunuz zaman da böyle bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı zikredin (namazlarınızı yine her zamanki gibi huşû ile kılın).

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer bir korku halinde iseniz, yaya veya binek üstünde giderken kılın. Güvenlik ortamını bulduğunuz vakit de böyle bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi hemen Allah'ı zikredin.

Elmalılı Hamdi Yazır

Eğer bir korku halinde iseniz yaya veya süvari giderken kılın, emniyeti bulduğunuz vakit de böyle bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi hemen Allahı zikredin

Erhan Aktaş

Eğer korkarsanız yaya veya binek üzerinde bulunduğunuzda da güvende olduğunuz zamanda da bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı anın.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer korkarsanız yaya veya binek üzerinde bulunduğunuzda da güvenlikte olduğunuz zamanda da bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı anın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer korkarsanız, yürürken veya binek üzerinde bulunduğunuzda da; güvenlikte olduğunuz zamanda da bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı anın.

Fizilal-il Kuran

Eğer korku altında iseniz namazı yürürken ya da binek hayvanının sırtında kılın. Güvene kavuştuğunuzda Allah size bilmediğiniz şeyleri nasıl öğretti ise siz de O'nun adını anın.

Gültekin Onan

Eğer korkarsanız, yaya veya binekte iken kılın. Güvenliğe (emintüm) girdiğinizde ise, yine Tanrı'yı, bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi zikredin.

Hamdi Döndüren

Eğer korku içinde bulunursanız, (namazlarınızı) yürürken veya binek üzerinde giderken (kılın)! Güvene eriştiğinizde, bilmediğinizi size öğrettiğinden dolayı Allah’ı anın!

Hasan Basri Çantay

Fakat (muhaarebe, su baskını ve benzerleri gibi bir tehlikeden) korkar (ak hakkın divanına tam huşu' ve taatle durmak imkanını bulamaz) sanız o halde (namazı) yürüyerek, yahud süvari olarak (Kıbleye veya her hangi bir semte karşı) kılın (bırakmayın). (Tehlikeden) emin (ve salim) olduğunuz vakit ise yine Allahı, size bilmediğiniz şeyleri nasıl öğretdi ise, o vech ile, anın.

Hasib Asutay

Eğer (bir şeyden) korkarsanız (namazları) yürüyerek yahut binmiş olarak (kılın). Güvene kavuştuğunuz zaman bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi Allah'ı anın.

Hayrat Neşriyat

Fakat (düşmandan) korkarsanız, o takdirde yaya olarak veya binek üzerinde(namaz kılın)! Emîn olduğunuz zaman ise, artık bilmiyor olduğunuz şeyleri size öğrettiği gibi(namazı nasıl kılmanızı ta'lîm etti ise, öylece) Allah’ı zikredin (namazınızı kılın)!

İbni Kesir

Eğer korkarsanız yaya veya binmiş olarak kılın. Emin olduğunuz vakitte de Allah'ın size bilmediğiniz şeyleri öğrettiği şekilde Allah'ı zikredin.

Mehmet Okuyan

(Bir tehlikeden) korkarsanız (namazlarınızı) yürüyerek veya binmiş olarak (binek üzerinde kılın)! Güvende olduğunuzda, siz bilmiyorken Allah’ın size öğrettiği şekilde O’nu hatırlayın (namaz kılın)!

Muhammed Esed

Ama eğer tehlikede iseniz, yürürken ve binek (üzerin)de (namazınızı ifa edin); tekrar güvenliğe kavuşunca Allah'ı anın, çünkü daha önce bilmediklerinizi size öğreten O'dur.

Mustafa İslamoğlu

Fakat tehlikedeyseniz, yaya ya da binek üzerinde eda edin! Tekrar güvenliğe kavuştuğunuzda Allah'ı, bilmezken size bildirdiği gibi anın!

Ömer Nasuhi Bilmen

Fakat korkarsanız yayan veya süvari olarak (namazınızı kılın). Emin olduğunuz zaman ise Allah Teâlâ'yı, sizlere bilmediğiniz şeyleri nasıl öğretti ise öylece zikrediniz.

Ömer Öngüt

Eğer korkarsanız, yaya yahut binek üzerinde kılın. Emniyete kavuştuğunuzda, bilmediklerinizi size öğrettiği gibi Allah'ı zikredin.

Suat Yıldırım

Eğer bir korku halinde iseniz, yaya olarak veya binek üzerinde namaz kılın. Fakat güvenliğe çıktığınızda, bilmediğiniz şeyleri size öğreten Allah’ın öğrettiği gibi ibadetinizi ifa edin!

Süleyman Ateş

Eğer (bir tehlikeden) korkarsanız, yaya, yahut binmiş olarak kılın; güvene kavuştuğunuz zaman, bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı anın.

Süleymaniye Vakfı

Eğer korkarsanız (namazı) yürüyerek yahut binekte iken kılın. Güvene kavuşunca da bilmediğiniz şeyi /namazın nasıl kılınacağını size öğrettiği gibi Allah'ı zikredin /namazı kılın.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Eğer korkarsanız (namazı), yürüyerek yahut binek üstünde kılın. Güvene kavuşunca, bilmediklerinizi size öğreten Allah'ı, size öğrettiği gibi zikredin. (Allah'ın ayetlerini kafanıza yerleştirmek için namaz kılın)

Şaban Piriş

Eğer bir tehlikeden korkarsanız, yaya yahut binekli olarak namaz kılın. Güvene kavuştuğunuz zaman bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi Allah'ı zikredin.

Tefhim-ul Kuran

Eğer korkarsanız, yaya veya binekte iken kılın. Güvenliğe girdiğinizde ise, yine Allah'ı, size bilmediklerinizi nasıl öğrettiyse öyle anın.

Ümit Şimşek

Tehlikede olduğunuz zaman, yaya veya binek üzerinde namaz kılarsınız. Tekrar güvenliğe çıktığınızda ise, size bilmediklerinizi öğreten Allah'ın öğrettiği şekilde Onu anın.

Yaşar Nuri Öztürk

Bir korku ve endişe duyarsanız yürüyerek veya binit üzerinde kılın. Güvene kavuştuğunuzda bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı zikredin.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər nədənsə qorxsanız, namazınızı ayaq üstə və ya minik üzərində qılın. Təhlükə sovuşduqda isə Allahı, sizə bilmədiklərinizi necə öyrədibsə, o cür yad edin!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər (düşməndən və yırtıcı heyvandan) qorxsanız, (namazınızı) piyada gedə-gedə və ya minik üstə (qılın). (Təhlükədən sovuşmağınıza) əmin olduqda isə Allahı, bilmədiyiniz şeyləri (namazı, duanı) sizə (Peyğəmbər və Qurʼan vasitəsilə) nə cür öyrədibsə, o cür anın (zikr edin, namaz qılın)!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn Gebetszeit ist und ihr Euch in gefährlichen (oder außergewöhnlichen Umständen) befindet, so betet gerade wie ihr seid, gehend oder reitend! Wenn ihr wieder in Sicherheit seid, so (betet, wie ihr es gelernt habt und) dankt Gott dafür, daß er euch wissen läßt, was ihr nicht wußtet!

Almanca — Der Edle Quran

Wenn ihr in Furcht seid, dann (verrichtet das Gebet) zu Fuß oder im Reiten. Wenn ihr aber (wieder) in Sicherheit seid, dann gedenkt Allahs, wie Er euch gelehrt hat, was ihr nicht wußtet.

Almanca — M. A. Rassoul

Doch wenn ihr in Furcht seid, dann betet zu Fuß oder im Reiten. Und wenn ihr in Sicherheit seid, gedenkt Allahs, wie Er euch das gelehrt hat, was ihr nicht wußtet.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und solltet ihr euch fürchten, dann (verrichtet das rituelle Gebet) beim Gehen oder beim Reiten/ Fahren. Und wenn ihr in Sicherheit seid, dann gedenkt ALLAHs, wie ER euch das lehrte, was ihr nicht zu wissen pflegtet.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And if you experience uneasiness caused by danger, you may perform your prayers on foot while walking or riding. But when normal conditions resume and safety prevails, then perform your prayers in the manner instructed by Allah Who made known to you what you never knew.

Abdul Haleem

If you are in danger, pray when you are out walking or riding; when you are safe again, remember God, for He has taught you what you did not know.

Abdullah Yusuf Ali

If ye fear (an enemy), pray on foot, or riding, (as may be most convenient), but when ye are in security, celebrate Allah's praises in the manner He has taught you, which ye knew not (before).

Abul A'la Maududi

And even if you face the state of fear, still perform the Prayer whether on foot or riding; and when you are secure, remember Allah in the manner that He taught you, the manner that you did not know earlier.

Aisha Bewley

If you are afraid, then do salat on foot or mounted. But when you are safe, remember Allah in the way He taught you when previously you did not know.

Al-Hilali & Khan

And if you fear (an enemy), perform Salât (pray) on foot or riding.[1] And when you are in safety, offer the Salât (prayer) in the manner He has taught you, which you knew not (before).

Ali Quli Qarai

and should you fear [a danger], then [pray] on foot or mounted, and when you are safe, remember Allah, as He taught you what you did not know.

Amatul Rahman Omar

And if you apprehend (any danger) then (say your Prayer) on foot or mounted, but when you are secure, then remember Allâh in the manner He taught you (and) which (manner) you did not know (before).

Arthur John Arberry

And if you are in fear, then afoot or mounted; but when you are secure, then remember God, as He taught you the things that you knew not.

Bijan Moeinian

If you are in a situation that cannot properly worship the Lord, say your prayers while walking or riding. Later, make up those lost prayers in a manner that God has taught you [the best way of worshipping the Lord] and you did not know it before.

E. Henry Palmer

And if ye fear, then afoot or on horseback; but when ye are in safety remember God, how He taught you while yet ye did not know.

Edip-Layth

But if you are in a state of worry, then you may do so while walking or riding. If you become secure, then remember God as He has taught you what you did not know.

George Sale

But if ye fear any danger, pray on foot or on horseback; and when ye are safe, remember God, how he hath taught you what as yet ye knew not.

Hamid S. Aziz

And if you stand in danger, then pray afoot or on horseback; but when you are in safety remember Allah, how He taught you what yet you knew not.

Mahmoud Ghali

Yet, in case you fear (the enemy), then (pray) afoot or riding; so when you are secure, then remember Allah, as He taught you that (i. e., the prayers) which you did not know.

Marmaduke Pickthall

And if ye go in fear, then (pray) standing or on horseback. And when ye are again in safety, remember Allah, as He hath taught you that which (heretofore) ye knew not.

Mohamed Ahmed - Samira

If you fear (war or danger), pray while standing or on horseback; but when you have safety again remember God, for He taught you what you did not know.

Muhammad Asad

But if you are in danger, [pray] walking or riding; and when you are again secure, bear God in mind - since it is He who taught you what you did not previously know.

Mustafa Khattab

If you are in danger, pray on foot or while riding. But when you are safe, ˹take time to˺ remember Allah for teaching you what you did not know.

Progressive Muslims

But if you are in a state of worry, then you may do so while walking or riding. If you become secure, then remember God as He has taught you what you did not know.

Sahih International

And if you fear [an enemy, then pray] on foot or riding. But when you are secure, then remember Allah [in prayer], as He has taught you that which you did not [previously] know.

Sam Gerrans

And if you fear, then walking or riding. But when you are secure, then remember God as He taught you what you knew not.

Shabbir Ahmed

Whether fear threatens you from without, or you are strolling, riding, relaxing in peace, rising, sitting, or recumbent ((3:190), (4:103)), keep in mind the Laws of Allah as He has taught you the Right and Wrong which you knew not (3:3).

Syed Vickar Ahamed

And if you fear (an enemy), pray on foot, or riding, but when you are in security, celebrate Allah’s Praises in the manner He has taught you, which you did not know (before).

Taqi Usmani

But if you are in fear, then (pray) on foot or riding. But when you are in peace, recite Allah’s name as He has taught you what you did not know.

The Monotheist Group

But if you are fearful, then you may do so while walking or riding. If you become secure, then remember God as He has taught you what you did not know.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Mais si vous craignez (un grand danger), alors priez en marchant ou sur vos montures. Puis quand vous êtes en sécurité, invoquez Allah comme Il vous a enseigné ce que vous ne saviez pas.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Eger hûn bitirsin, peya yan jî siwar nimêj bikin. Dema hûn (ji tirsê) ewle bûn, her wekî ku Xwedê ya ku berê we nedizanî bi we daye zanîn, wisa jê re nimêj bikin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Als jullie dan bang voor iets zijn doet het dan lopend of rijdend. Als jullie in veiligheid zijn, gedenkt dan God, zoals Hij jullie heeft onderwezen wat jullie niet wisten.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Vreest gij (eenig gevaar, bidt dan) te voet of te paard; zijt ge in zekerheid, gedenkt dan God, die u heeft geleerd wat gij nog niet wist.

Hollandaca — Siregar

En als jullie (een aanval) vrezen, (verricht de shalât dan) lopende of rijdende en als jullie dan in veiligheid zijn, gedenkt dan Allah omdat Hij jullie heeft onderwezen wat jullie voorheen niet wisten.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А если вы боитесь (врагов, пожара или потока воды), то (совершайте молитву) пешими или будучи верхом [молитва при страхе выполняется в любом виде, даже может знаками, и даже не по кибле]. А когда же вы (будете) в безопасности, то вспоминайте Аллаха [совершайте молитву], как Он вас научил тому, чего вы раньше не знали.

Rusça — Osmanov

А когда вы в опасности, то совершайте [ритуальную молитву] салат даже на ходу или верхом. Когда же вы окажетесь в безопасности, то вспоминайте Аллаха и помните, как Он научил вас тому, чего вы не знали прежде.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Om ni hotas av fara kan bönen förrättas under marsch eller ritt, och när ni åter är i säkerhet, åkalla då Gud så som Han lärde er när ni var okunniga.