Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz, Allah'tan başka şahitlerinizi çağırın (ve bunu ispat edin).

وَاِنْ كُنْتُمْ فِي رَيْبٍ مِمَّا نَزَّلْنَا عَلٰى عَبْدِنَا فَأْتُوا بِسُورَةٍ مِنْ مِثْلِهِ وَادْعُوا شُهَدَاءَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ

ve in kuntum fī raybin mimmā nezzelnā ǎlā ǎbdinā fe 'tū bi sūratin min miṧlihi ve d'ǔ şuhedā'ekum min dūni (a)llahi in kuntum Sādiḳīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِنْve ineğer
2كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekviniseniz
3فِيiçinde
4رَيْبٍraybinر ي بbelirsizliğe düşürmek, şüpheye düşürmek, felaket, şüphe, rahatsız etmek, şüphe uyandırmak, zihinsel huzursuzluk yaratmak, sıkıntı vermek, kötü bir kanı oluşturmak, yalan isnat etmekşüphe
5مِمَّاmimmā-den
6نَزَّلْنَاnezzelnāن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.sana indirdiğimiz
7عَلٰىǎlā-e
8عَبْدِنَاǎbdināع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekkulumuz (Muhammed)
9فَأْتُواfe 'tūا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekhaydi getirin
10بِسُورَةٍbi sūratinس و رSur, duvar, şehir duvarı, çit, kale duvarı, atlayıp üstünden geçmek, aşmak, tırmanmak, saldırmak, hücum etmekbir sure
11مِنْmin
12مِثْلِهِmiṧlihiم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.onun gibi
13وَادْعُواve d'ǔد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmekve çağırın
14شُهَدَاءَكُمْşuhedā'ekumش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.şahitlerinizi
15مِنْmin-dan
16دُونِdūniد و نaşağı, alt, düşük, alçak, değersiz, bayağı, kötü, aşağılık, yakın, yakınında, -den önce, -den başka, hariç, dışında, altındabaşka
17اللّٰهِ(a)llahiAllah
18اِنْineğer
19كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekviniseniz
20صَادِقِينَSādiḳīneص د قdoğru olmak, gerçek, samimi olmak, gerçeği söylemek, başkasının söylediği şeyin doğruluğunu teyit etmek veya onaylamak, doğrulamak, sözünde durmak, bir sözü sadakatle yerine getirmek, yerine getirmek, doğru sözlü konuşmak, birini güvenilir saymak. sadaqa fi al-qitaali - cesurca savaşmak. tsaddaqa - sadaka vermek. sidqun - hakikat, doğruluk, samimiyet, sağlamlık, çeşitli nesnelerde mükemmellik, sağlıklı ve hoş, olumlu giriş, övgü. saadiqun - doğru ve samimi olan, gerçeği söyleyen kişi. saadiqah - mükemmel kadın. sadaqat (çoğul: saduqaat) - başlık parası, mehir. siddiiq - güvenilir, samimi kişi. saddaqa - onaylamak, doğrulamak, yerine getirmek. asdaqu - daha doğru.doğru

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kulumuza indiregeldiğimiz Kur'ân'da şüpheniz varsa ona benzer bir sûre getirin, doğrucuysanız Allah'tan başka tanıklarınızı da çağırın.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kulumuza indiregeldiğimiz Kurʼânʼda şüpheniz varsa ona benzer bir sûre getirin, doğrucuysanız Allahʼtan başka tanıklarınızı da çağırın.

Adem Uğur

Eğer kulumuza indirdiklerimizden herhangi bir şüpheye düşüyorsanız, haydi onun benzeri bir sûre getirin, eğer iddianızda doğru iseniz Allah'tan gayri şahitlerinizi (yardımcılarınızı) da çağırın.

Ahmed Hulusi

Kulumuza inzal ettiğimizden (hakikatinden - Esma mertebesinden bilincine açığa çıkandan) şüpheniz varsa, onun benzeri bir sure ortaya koyun. Eğer (sözünüzde) sadıksanız, Allah (adıyla işaret edilen Uluhiyetin) dununda (Allah adıyla işaret edilenin misli veya benzeri olması mümkün olmadığı içindir ki, edinilen veya tahayyül edilen tanrılar ancak onun "dunu"nda olabilir; onların da ne gayrılığından ne denkliğinden ne eş değerinden ne de kapsamından sözedilebilir. "Dunu" kelimesiyle işaret edilen varlık vücudunu Allah Esma'sının işaret ettiği özelliklerden alır ama asla varlığı Allah adıyla işaret edilene kıyasla denk tutulamaz. Bu yüzdendir ki birimin düşündüğü ya da tahayyül ettiği hiçbir şey Mutlak hakikati itibarıyla Allah adıyla işaret edileni tanımlayamaz. İleride görülecek "leyse kemislihi şey'a - misli olacak şey yoktur" uyarısı Allah adıyla işaret edilene hiçbir kavramın yaklaşmasının mümkün olmadığını vurgulamaktadır. Tüm bunlar yazdığımız "dunu" kelimesiyle anlatılmaktadır. Çalışmamızda sık sık göreceğiniz "dunu" kelimesinin Türkçe'de karşılığı olmadığı içindir ki mecburen bu kelimeyi muhafaza ettik. A. H. ) şahitlerinizi getirin!

Ahmet Tekin

Eğer kulumuz Muhammed’e bölüm bölüm indirdiğimizden, Kur’ân’dan şüpheniz varsa, onun sûrelerine benzer bir sûre de siz ortaya koyun. Eğer söylediklerinizde haklı olduğunuz iddiasında iseniz de, ispat etmek için, Allah’ın dışında, kulları durumundaki önderlerinizi, bilginlerinizi, şahitlerinizi getirin.

Ahmet Varol

Kulumuza (Hz. Muhammed a.s.'e) indirdiğimizin üzerinde bir şüpheniz varsa ona bir benzeri sureyi siz getirin. Eğer doğru sözlü iseniz, bu konuda, Allah'tan başka bütün şahitlerinizi de yardıma çağırın.

Ali Bulaç

Eğer kulumuza indirdiğimiz (Kur'an)'den şüphedeyseniz, bu durumda, siz de bunun benzeri bir sure getirin. Ve eğer doğru sözlüyseniz, Allah'tan başka şahitlerinizi (kendilerine güvendiğiniz yardımcılarınızı) çağırın.

Ali Fikri Yavuz

Eğer kulumuza (Hz. Muhammed aleyhisselâma) indirdiğimiz Kur’an’dan şüphede iseniz, haydi siz de onun benzerinden (fesahat ve belâgatta ona eş) bir sûre getirin ve Allah’dan başka şâhidlerinizi (putlarınızı, şair ve âlimlerinizi) de yardıma çağırın; şâyed (Bu beşer kelâmıdır) sözünde sadık (doğru söyleyen) kimseler iseniz...

Ali Rıza Safa

Ve kulumuza indirdiğimizden kuşku duyuyorsanız, Onun benzeri bir sure getirin. Allah'tan başka ayrıca edindiğiniz tanıklarınızı da çağırın; eğer doğruyu söylüyorsanız?

Bayraktar Bayraklı

Eğer kulumuza indirdiğimiz Kur'an'dan şüphe ediyorsanız, siz de onun bir suresinin benzerini getiriniz ve eğer sözünüzün eri iseniz Allah'tan başka tapındıklarınızı da yardıma çağırınız.

Bekir Sadak

Kulumuza indirdigimiz Kuran'dan suphe ediyorsaniz, siz de onun benzeri bir sure meydana getirin; eger dogru sozlu iseniz, Allah'tan baska, guvendiklerinizi de yardima cagirin.

Celal Yıldırım

Eğer kulumuz (Muhammed)'a parça parça indirdiğimiz (Kur'ân)'den şüphede iseniz onun benzeri bir sûre (tertipleyip meydana) getirin ve Allah'tan başka (size yardımcı olacak, rehber olacak) şâhidlerinizi de çağırın, (eğer iddianızda) doğru iseniz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kulumuza indirdiğimiz kitaptan dolayı bir şüphe içinde iseniz onun benzeri bir sûre de siz getirin, Allah’tan başka taptıklarınızı da yardıma çağırın; eğer iddianızda samimi iseniz!

Diyanet İşleri

Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz, Allah'tan başka şahitlerinizi çağırın (ve bunu ispat edin).

Diyanet İşleri (eski)

Kulumuza indirdiğimiz Kuran'dan şüphe ediyorsanız, siz de onun benzeri bir sure meydana getirin; eğer doğru sözlü iseniz, Allah'tan başka, güvendiklerinizi de yardıma çağırın.

Diyanet Vakfi

Eğer kulumuza indirdiklerimizden herhangi bir şüpheye düşüyorsanız, haydi onun benzeri bir sûre getirin, eğer iddianızda doğru iseniz Allah'tan gayri şahitlerinizi (yardımcılarınızı) da çağırın.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Eğer kulumuz (Muhammed)a indirdiğimiz (Kur'ân)den şüphe içinde iseniz, haydi onun gibi bir sûre getirin, Allah'tan başka güvendiklerinizin hepsini çağırın; eğer doğru iseniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer kulumuza parça parça indirdiğimiz Kur'an'dan şüphe ediyorsanız, haydi onun gibisinden bir sure meydana getirin ve Allah'tan başka güvendiklerinizin hepsini çağırın, eğer iddianızda doğru iseniz.

Elmalılı Hamdi Yazır

ve eğer kulumuza ceste ceste indirdiğimiz kur'andan şüphede iseniz haydi onun ayarından bir sure meydana getirin ve Allahtan başka güvendiklerinizin hepsini çağırın, eğer sadıksanız bunu yapın

Erhan Aktaş

Eğer kulumuza indirdiğimizden kuşku duyuyorsanız, o zaman onun benzeri bir sure getirin. Allah'tan başka bütün tanıklarınızı da çağırın. Eğer doğru söyleyen kimselerseniz!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer kulumuza indirdiğimizden kuşku duyuyorsanız, o zaman ona denk bir sure getirin. Allah'tan başka bütün tanıklarınızı da çağırın. Eğer doğru söyleyen kimselerseniz!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer kulumuza indirdiğimizden kuşku duyuyorsanız, o zaman ona denk bir sure getirin. Allah'tan başka bütün yardımcılarınızı da çağırın. Eğer doğru söyleyen kimselerseniz.

Fizilal-il Kuran

Eğer kulumuz Muhammed'e indirdiğimiz Kur'ân'ın doğruluğundan şüpheli iseniz, haydi onunkilere benzer bir sure ortaya getiriniz ve davanızda sadık iseniz, bu hususta Allah'ın dışındaki şahitlerinizi yardıma çağırınız.

Gültekin Onan

Eğer kulumuza indirdiğimizden kuşku içinde iseniz / kuşkulanıyorsanız (rayb), buna benzer / bunun benzerinden / buna benzeyen (min misli) bir (tek) sure getirin (fe'tu). Tanrı'dan başka tüm tanıklarınızı da (yardıma) çağırın (ved'u), doğru (sözlü) / dürüst (sadık) iseniz.

Hamdi Döndüren

Eğer kulumuz (Muhammed)’e indirdiğimizden, kuşku içinde iseniz, onun benzeri bir sûre de siz getirin! Eğer doğru sözlü iseniz, Allah’tan başka tanıklarınızı (yardımcılarınızı) da çağırın!

Hasan Basri Çantay

Eğer kulumuz (Muhammed) in üzerine parça parça (sure sure, ayet ayet) indirdiğimiz (Kur'anın Allah katından geldiğin) den şübhe ediyorsanız haydi onun benzerinden siz de (meydana) bir sure getirin. Allahdan başka sahicilerinizi (tapdığınız putları ve bilginlerinizi) de (yardıma) çağırın, eğer (iddianızda) doğru (insan) lar iseniz.

Hasib Asutay

Eğer kulumuza (7) indirdiğimizden şüphe içindeyseniz, haydi onun benzeri bir sure getirin ve Allah'tan başka şahitlerinizi de (yardımcılarınızı da) çağırın, eğer doğru söyleyenler iseniz! (7. 'Kulumuz' ifadesinden maksat Peygamber Efendimizdir.)

Hayrat Neşriyat

Ve eğer kulumuza indirdiğimiz (Kur’ân)dan şübhe içindeyseniz, haydi onun benzerinden bir sûre getirin; eğer (iddiânızda) doğru kimseler iseniz, Allah’dan başka şâhidlerinizi (yardımcılarınızı) da çağırın!

İbni Kesir

Eğer siz, kulumuza indirdiğimizden şüphede iseniz, haydin ona benzer bir sure getirin. Allah'dan başka şahidlerinizi de çapırın; eğer doğru sözlüler iseniz...

Mehmet Okuyan

Kulumuza indirdiğimizden (Kur’an’dan) şüphe içindeyseniz, onun benzeri herhangi bir sure getirin! Doğruysanız Allah’tan başka şahitlerinizi (yardımcılarınızı) da çağırın!

Muhammed Esed

Eğer kulumuz (Muhammed)'e katımızdan safha safha indirdiğimiz vahyin bir kısmından şüphe ediyorsanız o zaman aynı değerde bir sure getirin (de görelim) ve -eğer dediğiniz doğruysa- Allah'tan başkalarını da size şahitlik etmeleri için çağırın.

Mustafa İslamoğlu

Eğer siz kulumuza indirdiklerimize dair bir kuşku taşıyorsanız, haydi, hemen onun benzeri bir sure getiriniz; ve eğer sözünüze sadıksanız, Allah dışındakı tanıklarınızı da yardıma çağırınız!

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve eğer siz kulumuza indirdiğimizden şüphede iseniz, onun mislinden bir sûre vücuda getiriniz. Ve Allah Teâlâ'dan başka şahitlerinizi dâvet ediniz, eğer siz sâdık kimseler iseniz.

Ömer Öngüt

Eğer kulumuza indirdiğimiz Kur'an'dan şüphe ediyorsanız, siz de onun benzeri bir sûre meydana getirin. Eğer iddiânızda doğru iseniz, Allah'tan başka şâhitlerinizi de çağırın.

Suat Yıldırım

Eğer kulumuza indirdiğimiz Kur’ân’ın Allah’ın sözü olduğu hakkında şüpheniz varsa, haydi onun sûrelerinden birine benzer bir sûre meydana getirin ve Allah’tan başka güvendiklerinizin hepsini çağırın, iddianızda tutarlı iseniz.

Süleyman Ateş

Eğer kulumuz (Muhammed)e indirdiğimizden şüphe içinde iseniz, haydi onun gibi bir sure getirin. Allah'tan başka bütün şahid (yardımcı)larınızı da çağırın; eğer doğru iseniz (bunu yapın).

Süleymaniye Vakfı

Kulumuza indirdiğimizden (Kur'an'dan) şüpheniz varsa ondaki surelerden birine denk bir sure getirin, Allah ile aranıza koyduğunuz bilgili kişilerinizi de çağırın. Doğru sözlü kimselerseniz (bunu yaparsınız).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kulumuza (Muhammed'e) parça parça indirdiğimiz şeyden şüpheniz varsa Allah ile aranıza koyduğunuz ulu kişilerinize yalvarın da ondakine denk bir sure getirin. İddianızda haklı iseniz yaparsınız!

Şaban Piriş

Kulumuza indirdiğimiz (Kur'an) dan bir şüpheniz varsa; haydi, siz de ona benzer bir sure getirin eğer doğru sözlüler iseniz Allah'tan başka güvendiklerinizi de yardıma çağırın.

Tefhim-ul Kuran

Eğer kulumuza indirdiğimiz (Kur'an) den şüphedeyseniz, bu durumda, siz de bunun benzeri olan bir sûre getirin. Ve eğer doğru sözlüler iseniz, Allah'tan başka şahitlerinizi (kendilerine güvendiğiniz yardımcılarınızı) çağırın.

Ümit Şimşek

Eğer kulumuza indirdiğimiz kitap hakkında bir kuşkunuz varsa, siz de onun benzeri bir sûre getirin. Allah'tan başka bütün yardımcılarınızı da çağırın-eğer iddianızda doğru iseniz.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer kulumuza indirdiğimizden kuşku içindeyseniz, hadi onun benzerinden bir sure getirin! Allah dışındaki destekçilerinizi / tanıklarınızı da çağırın. Eğer doğru sözlü kişilerseniz...

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər qulumuza nazil etdiyimizə şübhə edirsinizsə, onda ona bənzər bir surə gətirin və əgər doğru deyirsinizsə, Allahdan savayı bütün şahidlərinizi köməyə çağırın!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər bəndəmizə (Muhəmmədə) nazil etdiyimizə (Qurʼana) şəkkiniz varsa, siz də (fəsahətdə və bəlağətdə) ona bənzər bir surə gətirin və əgər (″bu, bəşər kəlamıdır″ sözünü) doğru deyirsinizsə, onda Allahdan savayı (bütün) şahidlərinizi (bütlərinizi, şair və alimlərinizi bu işdə köməyə) çağırın!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn ihr am Koran zweifelt, den Wir Unserem Diener Muhammad nach und nach offenbaren, so schafft doch eine Sure gleicher Art, und holt eure Zeugen herbei, denen ihr anstatt Gottes vertraut, wenn ihr die Wahrheit sagt!

Almanca — Der Edle Quran

Und wenn ihr im Zweifel über das seid, was Wir Unserem Diener offenbart haben, dann bringt doch eine Sura gleicher Art bei und ruft eure Zeugen außer Allah an, wenn ihr wahrhaftig seid!

Almanca — M. A. Rassoul

Und wenn ihr im Zweifel seid über das, was Wir auf Unseren Diener herabgesandt haben, so bringt doch eine Sura gleicher Art herbei und beruft euch auf eure Zeugen außer Allah, wenn ihr wahrhaftig seid.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und solltet ihr Zweifel haben über das, was WIR Unserem Diener nach und nach hinabsandten, dann bringt (nur) eine Sura seinesgleichen her und ruft eure Zeugen anstelle von ALLAH auf, solltet ihr wahrhaftig sein.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And if this state of affairs is giving you occasion to uncertainty and you are in doubt about the truth and authenticity of the Quran We have been revealing in sequence to Our servant the Messenger Muhammad then produce a Surah the like thereof and call on all those besides Allah who can bear witness to its inimitable nature if you are declaring the truth.

Abdul Haleem

If you have doubts about the revelation We have sent down to Our servant, then produce a single sura like it- enlist whatever supporters you have other than God- if you truly [think you can].

Abdullah Yusuf Ali

And if ye are in doubt as to what We have revealed from time to time to Our servant, then produce a Sura like thereunto; and call your witnesses or helpers (If there are any) besides Allah, if your (doubts) are true.

Abul A'la Maududi

If you are in any doubt whether it is We Who have revealed this Book to Our servant, then produce just a surah like it, and call all your supporters and seek in it the support of all others save Allah. Accomplish this if you are truthful.

Aisha Bewley

If you have doubts about what We have sent down to Our slave, produce another sura equal to it, and call your witnesses, besides Allah, if you are telling the truth.

Al-Hilali & Khan

And if you (Arab pagans, Jews, and Christians) are in doubt concerning that which We have sent down (i.e. the Qur’ân) to Our slave (Muhammad صلى الله عليه وسلم), then produce a Sûrah (chapter) of the like thereof and call your witnesses (supporters and helpers) besides Allâh, if you are truthful.

Ali Quli Qarai

And if you are in doubt concerning what We have sent down to Our servant, then bring a sūrah like it, and invoke your helpers besides Allah, should you be truthful.

Amatul Rahman Omar

And if you have any doubt as to (the truthfulness of the Qur'ân) which We have revealed to Our servant from time to time, produce a single Sûrah (- Qur'ânic chapter) like any of (the chapters of) this, summoning (to your assistance) all your helpers (that you have) beside Allâh, if you are truthful (in your doubts),

Arthur John Arberry

And if you are in doubt concerning that We have sent down on Our servant, then bring a sura like it, and call your witnesses, apart from God, if you are truthful.

Bijan Moeinian

And if you have any (sincere) doubt about the source of this book that I (God) have revealed to My servant (Mohammad), I challenge you to get together with whoever you wish and do your best to compose a chapter like one of the chapters of Qur’an

E. Henry Palmer

And if ye are in doubt of what we have revealed unto our servant, then bring a chapter like it, and call your witnesses other than God if ye tell truth.

Edip-Layth

If you are in doubt as to what We have sent down to Our servant, then bring a chapter like this, and call upon your witnesses other than God if you are truthful.

George Sale

If ye be in doubt concerning that revelation which We have sent down unto our servant, produce a chapter like unto it, and call upon your witnesses, besides God, if ye say truth.

Hamid S. Aziz

And if you are in doubt of what we have revealed unto Our servant, then bring a chapter like it, and call your witnesses other than Allah if you tell truth.

Mahmoud Ghali

And in case you are suspicious (Literally: in suspicion) about what We have been sending down upon Our bondman, (i. e., the prophet. A bondman or slave is the highest title conferred by Allah upon his chosen men) then come up with a s?rah of like (manner), and invoke your witnesses, apart from Allah, in case you are sincere.

Marmaduke Pickthall

And if ye are in doubt concerning that which We reveal unto Our slave (Muhammad), then produce a surah of the like thereof, and call your witness beside Allah if ye are truthful.

Mohamed Ahmed - Samira

If you are in doubt of what We have revealed to Our votary, then bring a Surah like this, and call any witness, apart from God, you like, if you are truthful.

Muhammad Asad

And if you doubt any part of what We have, bestowed from on high, step by step, upon Our servant [Muhammad], then produce a surah of similar merit, and call upon any other than God to bear witness for you -if what you say is true!

Mustafa Khattab

And if you are in doubt about what We have revealed to Our servant,[1] then produce a sûrah like it and call your helpers other than Allah, if what you say is true.

Progressive Muslims

And if you are in doubt as to what We have sent down to Our servant, then bring a chapter like this, and call upon your witnesses other than God if you are truthful.

Sahih International

And if you are in doubt about what We have sent down upon Our Servant [Muúammad], then produce a surah the like thereof and call upon your witnesses other than Allah, if you should be truthful.

Sam Gerrans

And if you are in doubt about what We have sent down upon Our servant, then bring a sūrah the like thereof; and call your witnesses other than God, if you be truthful.

Shabbir Ahmed

(For the real skeptic We have another reason-friendly offer. ) If you are still in doubt concerning that which We have revealed unto Our servant (Muhammad), call and set up (a committee, commission, organization, association of the highest order) all your helpers besides Allah, and then produce just one Surah like this, if you are men of Truth. (Bring one Surah that would even come close to it in magnificence, eloquence, grandeur and wisdom ((10:38), (11:13)).

Syed Vickar Ahamed

And if you are in doubt about what We have revealed (from time to time) to Our servant (the Prophet), then produce a Sura like the one here (in the Quran); And call your witness (or helpers if there are any) besides Allah, if you are truthful.

Taqi Usmani

If you are in doubt about what We have revealed to Our servant, then bring a Sūrah similar to this, and do call your supporters other than Allah, if you are true.

The Monotheist Group

And if you are in doubt as to what We have sent down to Our servant, then bring a chapter like this, and call upon your witnesses other than God if you are truthful.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Si vous avez un doute sur ce que Nous avons révélé à Notre Serviteur, tâchez donc de produire une sourate semblable et appelez vos témoins, (les idoles) que vous adorez en dehors dʹAllah, si vous êtes véridiques.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Gelî mirovan!) Eger ku hûn derbarî ya ku me ji bo evdê xwe şandiye gumandar bin, vêca eger bera hûn rast dibêjin: de hûn jî sûreyekî mîna wê bînin û ji bilî Xwedê bangî piştevanên xwe jî bikin (da ku ji we re bibin piştek û arîkar).

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Als jullie in twijfel verkeren over wat Wij tot Onze dienaar hebben neergezonden, komt dan met een overeenkomstige soera en roept buiten God om jullie getuigen op, als jullie gelijk hebben.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Twijfelt gij aan het boek, dat wij onzen dienaar hebben geopenbaard, brengt dan, al is het slechts een der hoofdstukken voort, die het bevat, roept uwen getuigen buiten God ter hulp, indien gij waarheid spreekt.

Hollandaca — Siregar

En als jullie in twijfel verkeren over wat Wij hebben neergezonden aan Onze dienaar (Moehammad), brengt dan een gelijkwaardige Soerah voort, en roept jullie getuigen buiten Allah op, als jullie waarachtigen zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А если вы в сомнении относительно того [Корана], что Мы ниспослали Нашему рабу [Мухаммаду] [если вы сомневаетесь, что Коран – это Книга Аллаха], то принесите суру, из (книги) подобной этому [Корану] (и принесенная вами глава была бы подобна любой суре из Корана по своей красоте, по смыслу и по пользе для Вечной жизни), и позовите (на помощь) ваших свидетелей [помощников, а именно тех, которых вы считаете богами], помимо Аллаха, если вы правдивы (в своих словах и убеждениях).

Rusça — Osmanov

Если же вы сомневаетесь в [истинности] того, что Мы ниспослали рабу Нашему, то явите суру, равную суре Корана, и призовите своих свидетелей помимо Аллаха, если вы [люди] правдивые.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och om ni tvivlar på något av det som Vi steg för steg har uppenbarat för Vår tjänare, kom då fram med en sura som kan jämföras med detta och kalla på era vittnen - andra än Gud - om ni talar sanning.