İşte bunlar hidayeti verip sapıklığı, bağışlanmayı verip azabı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklıdırlar(!)

اُو۬لٰٓئِكَ الَّذِينَ اشْتَرَوُا الضَّلَالَةَ بِالْهُدٰى وَالْعَذَابَ بِالْمَغْفِرَةِ فَمَا اَصْبَرَهُمْ عَلَى النَّارِ

ulāike (e)lleƶīne şteravu D-Delālete bi l-hudā ve l-ǎƶābe bi l-meğfirati fe mā eSberahum ǎlā n-nāri

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اُو۬لٰٓئِكَulāikeonlar
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerdir
3اشْتَرَوُاşteravuش ر يsatın almak/satmak/değiş tokuş etmek/satın almak, satışı sonuçlandırmak, herhangi bir şeyi vermek veya karşılığında almak, reddetmek, seçmek, tercih etmek, herhangi bir şeyi terk etmek ve başka bir şey almak, başka bir şeye el koymaksatın alan
4الضَّلَالَةَD-Delāleteض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.sapıklığı
5بِالْهُدٰىbi l-hudāه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.hidayet karşılığında
6وَالْعَذَابَve l-ǎƶābeع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12ve azab
7بِالْمَغْفِرَةِbi l-meğfiratiغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemekmağfiret karşılığında
8فَمَاfe māne kadar
9اَصْبَرَهُمْeSberahumص ب رdirenmek, dayanmak, bağlamak, sabırlı veya kararlı olmak, sabırla dayanmak, mantık ve emirlere kararlılıkla bağlı kalmak, mantık ve yasaların yasakladığı şeylerden kendini alıkoymak, üzüntü, huzursuzluk ve sabırsızlığı göstermekten kaçınmak. Bu kelime jaz'a'nın (üzüntü ve huzursuzluk gösterme) zıttıdır.cesaretlidirler
10عَلَىǎlākarşı
11النَّارِn-nāriن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakateşe

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlardır sapıklığı doğru yola, azâbı yarlıganmaya karşılık olarak satın alanlar; ateşe ne de sabırlı kimselerdir ya.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlardır sapıklığı doğru yola, azâbı yarlıganmaya karşılık olarak satın alanlar; ateşe ne de sabırlı kimselerdir ya.

Adem Uğur

Onlar doğru yol karşılığında sapıklığı, mağfirete bedel olarak da azabı satın almış kimselerdir. Onlar ateşe karşı ne kadar dayanıklıdırlar!

Ahmed Hulusi

İşte bunlar BilHÜDA (nefslerinin hakikati olan Allah Esma'sına iman) karşılığında dalaleti (dışa yönelik tanrı inancına sapmak); mağfiret (hakikatindeki Esma inancı getirisi olan bağışlanma) yerine azabı satın almışlardır. Bunlar ateşe karşı ne kadar dayanıklı imişler!

Ahmet Tekin

Onlar, doğru yol, Allah’ın kitap ve peygamberle gösterdiği yol karşılığında, hak yoldan uzaklaşıp, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih ederek başlarına buyruk yaşamayı, bağışlanma karşılığında azâbı kendilerine belâ olarak satın alanlardır. Bunlar ateş ile cezalandırılma azâbına rağmen ne kadar da cüretli davranıyorlar!

Ahmet Varol

İşte onlar hidayete karşılık sapıklığı, bağışlanmaya karşılık da azabı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklıdırlar!

Ali Bulaç

Onlar, hidayete karşılık sapıklığı, bağışlanmaya karşılık azabı satın almışlardır. Ateşe karşı ne kadar dayanıklıdırlar!

Ali Fikri Yavuz

Onlar, hak yolu bırakıp sapıklığı, mağfiret yerine azâbı satın almış kimselerdir. Onlar ateşe ne de sabırlıdırlar!...

Ali Rıza Safa

İşte onlar, doğru yol karşılığında sapkınlığı ve bağışlanma karşılığında cezayı satın almışlardır. Ateşe karşı, öylesine duyarsızlar.

Bayraktar Bayraklı

Onlar doğru yol karşılığında sapıklığı, bağışlanmaya bedel olarak da azabı satın almışlardır. Onlar ateşe ne kadar dayanıklıdırlar!

Bekir Sadak

Onlar dogruluk yerine sapikligi, magfiret yerine azabi alanlardir.

Celal Yıldırım

İşte onlardır ki doğru yolun karşılığında sapıklığı, günahlardan arınıp temizlenme yerine azabı satın almışlardır. Bunlar ateşe karşı ne de sabırlıdırlar!

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlar, doğru yol karşılığında sapkınlığı, mağfiret karşılığında azabı satın almış kimselerdir. Ateşe ne kadar da dayanıklılarmış.

Diyanet İşleri

İşte bunlar hidayeti verip sapıklığı, bağışlanmayı verip azabı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklıdırlar(!)

Diyanet İşleri (eski)

Onlar doğruluk yerine sapıklığı, mağfiret yerine azabı alanlardır.

Diyanet Vakfi

Onlar doğru yol karşılığında sapıklığı, mağfirete bedel olarak da azabı satın almış kimselerdir. Onlar ateşe karşı ne kadar dayanıklıdırlar!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İşte onlar, hidayeti verip sapıklığı, affedilmeyi bırakıp azabı satın alan kimselerdir. Bunlar, ateşe karşı ne kadar da sabırlıdırlar!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte onlar, hidayeti verip sapıklığı, bağışlamayı bırakıp azabı satın alan kimselerdir. Bunlar ateşe ne kadar da dayanıklı şeyler!

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar işte hidayeti verib dalaleti, mağfireti bırakıb azabı satın alan kimseler, bunlar ateşe ne sabırlı şeyler!...

Erhan Aktaş

İşte onlar, hidayete karşılık sapkınlığı satın alanlardır; bağışlanmaya karşılık azabı. Ateşe ne kadar dayanıklıdırlar!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte onlar, hidayete karşılık sapkınlığı satın alanlardır; bağışlanmaya karşılık azabı. Ateşe ne kadar dayanıklıdırlar!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte onlar, hidayete karşılık sapkınlığı, bağışlanmaya karşılık azabı satın alanlardır. Ateşe karşı ne kadar dayanıklıdırlar!

Fizilal-il Kuran

Onlar hidayet karşılığında sapıklığı, mağfiret karşılığında azabı satın alanlardır. Onlar Cehennem ateşine karşı ne kadar da dayanıklıdırlar!

Gültekin Onan

Onlar, hidayet karşılığında sapıklığı ve bağışlanma karşılığında azabı satın almışlardır. Ateşe karşı ne kadar da dayanıklıdırlar.

Hamdi Döndüren

İşte bunlar doğru yol karşılığında sapkınlığı ve bağışlanma yerine azabı satın alan kimselerdir Bunlar ateşe karşı ne kadar da sabırlıdırlar!

Hasan Basri Çantay

Onlar doğru yolu bırakıb sapıklığı, mağfirete bedel azaabı satın almış kimselerdir. Onlar ateşe karşı ne de sabırlıdırlar!.

Hasib Asutay

Onlar hidâyet karşılığında sapkınlığı, bağışlanma karşılığında azap satın almışlardır. Ateşe karşı ne kadar dayanıklıdırlar!

Hayrat Neşriyat

İşte onlar, hidâyete mukabil dalâleti, bağışlanmaya karşılık azâbı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar da sabırlıdırlar!

İbni Kesir

Onlar, hidayet karşılığında dalaleti, mağfiret karşılığında azabı satın almışlardır. Onlar, ateşe karşı ne de sabırlıdırlar.

Mehmet Okuyan

Onlar hidayet karşılığında sapkınlığı, bağışlanma karşılığında da azabı satın alanlardır. Ateşe karşı ne kadar dayanıklıdırlar!

Muhammed Esed

İşte onlar hidayet karşılığında sapıklığı ve mağfiret karşılığında azabı satın almışlardır. Oysa ateşten ne kadar az korkar görünüyorlar!

Mustafa İslamoğlu

İşte onlar hidayet karşılığında sapıklığı, mağfiret karşılığında azabı satın aldılar. Meğerse ateşe ne kadar da dayanıklıymışlar!?

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlar o kimselerdir ki, hidâyet mukabilinde dalâleti, mağfiret mukabilinde azabı satın almışlardır. Onları ateşe karşı bu kadar sabırlı kılan nedir?

Ömer Öngüt

Onlar hidayeti verip sapıklığı, mağfireti bırakıp azabı satın almış kimselerdir. Ateşe ne kadar da dayanıklıdırlar!

Suat Yıldırım

İşte onlar hidâyeti bırakıp dalaleti, mağfireti verip azabı satın almışlardır. Bunlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklı imişler!

Süleyman Ateş

Onlar hidayet karşılığında sapıklık, mağfiret karşılığında azab satın almışlardır. Onlar ateşe, karşı ne kadar da dayanıklıdırlar(!)

Süleymaniye Vakfı

Onlar bu rehber /Kur'an karşılığında sapkınlığı, bağışlanma karşılığında azabı satın almış kimselerdir. Ateşe ne kadar da dayanıklılarmış!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar yoldan çıkmayı, rehbere uymaya; azabı, bağışlanmaya tercih edenlerdir. Ateşe ne kadar da dayanıklılarmış!

Şaban Piriş

Onlar doğru yolu bırakıp sapıklığı; mağfireti bırakıp azabı satın alan kimselerdir. Ateşe karşı ne de sabırlıdırlar.(!)

Tefhim-ul Kuran

Onlar, hidayete karşılık sapıklığı, bağışlanmaya karşılık azabı satın almışlardır. Ateşe karşı ne kadar dayanıklıdırlar.

Ümit Şimşek

Onlar doğru yolu sapıklıkla, bağışlanmayı azapla değiştirmiş olan kimselerdir. Ateşe ne kadar da dayanıklı şey bunlar!

Yaşar Nuri Öztürk

İşte bunlar hidayeti satıp şaşkınlığı, affedilmeyi satıp azabı almışlardır. Ne kadar da dayanıklıdırlar ateşe!...

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar doğru yolun əvəzinə azğınlığı, bağışlanmanın isə əvəzinə əzabı satın alan şəxslərdir. Onlar Cəhənnəm oduna necə də səbirlidirlər!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar doğru yol əvəzinə zəlalət yolunu, bağışlanmaq əvəzinə əzabı satın almış kəslərdir. Onlar cəhənnəm oduna necə də səbrlidirlər!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Sie haben dem Irrweg vor der Rechtleitung und der Höllenstrafe vor der Vergebung den Vorzug gegeben. So warten sie nur hartnäckig auf die Höllenstrafe.

Almanca — Der Edle Quran

Das sind diejenigen, die das Irregehen für die Rechtleitung erkauft haben und die Strafe für die Vergebung. Wie beharrlich sind sie gegenüber dem (Höllen)feuer!

Almanca — M. A. Rassoul

Sie sind es, die den Irrtum für die Rechtleitung erkauft haben und die Strafe für die Vergebung. Wie können sie dem Feuer gegenüber standhaft sein!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

These are the ones who have been steered by false beliefs and exchanged Providence's guidance to the path of righteousness for the perplexed path in a maze, and forgiveness and mercy for torment and torture; how persistent they are in their struggle to cast themselves to Hell!

Abdul Haleem

These are the ones who exchange guidance for error, and forgiveness for torment. What can make them patient in the face of the Fire?

Abdullah Yusuf Ali

They are the ones who buy Error in place of Guidance and Torment in place of Forgiveness. Ah! what boldness (They show) for the Fire!

Abul A'la Maududi

They are the ones who bought error in exchange for true guidance, and chastisement in exchange for forgiveness. How patient they are in enduring the Fire!

Aisha Bewley

Those are the ones who have sold guidance for misguidance and forgiveness for punishment. How steadfastly they will endure the Fire!

Al-Hilali & Khan

Those are they who have purchased error at the price of Guidance, and torment at the price of Forgiveness. So how bold they are (for evil deeds which will push them) to the Fire.

Ali Quli Qarai

They are the ones who bought error for guidance, and punishment for pardon: how patient of them to face the Fire!

Amatul Rahman Omar

It is these who have preferred error to guidance and punishment to protection. (The onlookers of these sufferers will say, ) `How very enduring they are at (the punishment of) the Fire!'

Arthur John Arberry

Those are they that have bought error at the price of guidance, and chastisement at the price of pardon; how patiently they shall endure the Fire!

Bijan Moeinian

Such people trade guidance for loss and God’s forgiveness for His punishment! How bold (stupid) of someone to race towards the Fire.

E. Henry Palmer

They who sell guidance for error, and pardon for torment, how patient must they be of fire!

Edip-Layth

These are the ones who have purchased straying for guidance, and retribution for forgiveness. What made them patient towards the fire!

George Sale

These are they who have sold direction for error, and pardon for punishment: But how great will their suffering be in the fire!

Hamid S. Aziz

They are those who sell guidance for error, and pardon for torment, how bold are they of the fire!

Mahmoud Ghali

Those are they who have traded guidance for errancy, and forgiveness for torment; so, how patiently will they (endure) the Fire!

Marmaduke Pickthall

Those are they who purchase error at the price of guidance, and torment at the price of pardon. How constant are they in their strife to reach the Fire!

Mohamed Ahmed - Samira

They are those who bartered away good guidance for error, and pardon for punishment: How great is their striving for the Fire

Muhammad Asad

It is they who take error in exchange for guidance, and suffering in exchange for forgiveness: yet how little do they seem to fear the fire!

Mustafa Khattab

They are the ones who trade guidance for misguidance and forgiveness for punishment. How persistent are they in pursuit of the Fire!

Progressive Muslims

These are the ones who have purchased straying for guidance, and retribution for forgiveness; they have no patience towards the Fire.

Sahih International

Those are the ones who have exchanged guidance for error and forgiveness for punishment. How patient they are in pursuit of the Fire!

Sam Gerrans

Those are they who bought error at the price of guidance, and punishment at the price of forgiveness — how they do strive for the Fire! —

Shabbir Ahmed

They are the ones who are buying error in exchange for Guidance, and buying torment in exchange for security. How constant are they in their strife to reach the Fire!

Syed Vickar Ahamed

They are the ones who buy error in place of Guidance and torment in place of Forgiveness: Oh! What boldness (they show) for Fire!

Taqi Usmani

They are those who have bought the wrong way at the price of the right way, and punishment at the price of pardon. How well they endure the Fire!

The Monotheist Group

These are the ones who have purchased straying with guidance, and retribution for forgiveness; they have no patience towards the Fire.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ceux-là ont échangé la bonne direction contre lʹégarement et le pardon contre le châtiment. Quʹest-ce qui leur fera supporter le Feu?!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ên hanê, ew kes in ku wan rasterêyî daye bi rêşaşiyê û lêborîna gunehan daye bi azarê, vêca ma çiqas ew bêhnfireh in li ser (azara) êgir?!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zijn het die de dwaalweg ten koste van de leidraad gekocht hebben en de bestraffing ten koste van de vergeving. Hoe kunnen zij het in het vuur uithouden?

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij zijn het, die de ware richting voor de dwaling verwisselen en genade voor straf; maar wat zullen zij van het vuur moeten lijden.

Hollandaca — Siregar

Zij zijn diegenen die de Leiding hebben verruild voor de dwaling en de vergiffenis voor de bestraffing. Hoe geduldig zijn zij met de Hel!

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Они [такие люди] – те, которые купили [выбрали] заблуждение [сокрытие] за (верный) путь [разъяснение и распространение истины] и наказание за прощение. И как же они терпеливы к Огню!

Rusça — Osmanov

Они - те, кто купил заблуждение за правильный путь и наказание - за прощение. Что же даст им терпение против адского огня?

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Dessa är de som har bytt bort vägledning mot villfarelse och förlåtelse mot straff. Vilken iver visar de inte att pröva på Eldens plåga!