Bakara Suresi 16. Ayet — Elfaz
İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu bulamamışlardır.
1اُو۬لٰٓئِكَulāikeişte onlarİşaret Zamiri
2الَّذِينَ(e)lleƶīneİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
3اشْتَرَوُاşteravusatın aldılarMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaib · İfti'âl Bâbıش ر يsatın almak/satmak/değiş tokuş etmek/satın almak, satışı sonuçlandırmak, herhangi bir şeyi vermek veya karşılığında almak, reddetmek, seçmek, tercih etmek, herhangi bir şeyi terk etmek ve başka bir şey almak, başka bir şeye el koymak
4الضَّلَالَةَD-DelāletesapıklığıMarife (Belirlilik Takısı)+İsimض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.
5بِالْهُدٰىۖbi l-hudāhidayet karşılığındaHarf-i Cer+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.
6فَمَاfe māetmediİsti'nafiye Edatı+Harf-i Nefi
7رَبِحَتْrabiHatkârMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müennes Gaibeر ب حkazanmak, başarılı olmak veya karlı olmak (ör. ticarette)
8تِجَارَتُهُمْticāratuhumonların ticaretleriİsim+Zamirت ج رticaret yapmak/mal alıp satmak, ticaret, ticaret işi, alınıp satılmış, işletilmiş mülk kazanç amacıyla
9وَمَاve māve değildirBağlaç+Harf-i Nefi
10كَانُواkānūolanlardanMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
11مُهْتَدِينَmuhtedīnedoğru yolu bulanİsimه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.