İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu bulamamışlardır.

اُو۬لٰٓئِكَ الَّذِينَ اشْتَرَوُا الضَّلَالَةَ بِالْهُدٰىۖ فَمَا رَبِحَتْ تِجَارَتُهُمْ وَمَا كَانُوا مُهْتَدِينَ

ulāike (e)lleƶīne şteravu D-Delālete bi l-hudā fe mā rabiHat ticāratuhum ve mā kānū muhtedīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اُو۬لٰٓئِكَulāikeişte onlar
2الَّذِينَ(e)lleƶīne
3اشْتَرَوُاşteravuش ر يsatın almak/satmak/değiş tokuş etmek/satın almak, satışı sonuçlandırmak, herhangi bir şeyi vermek veya karşılığında almak, reddetmek, seçmek, tercih etmek, herhangi bir şeyi terk etmek ve başka bir şey almak, başka bir şeye el koymaksatın aldılar
4الضَّلَالَةَD-Delāleteض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.sapıklığı
5بِالْهُدٰىۖbi l-hudāه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.hidayet karşılığında
6فَمَاfe māetmedi
7رَبِحَتْrabiHatر ب حkazanmak, başarılı olmak veya karlı olmak (ör. ticarette)kâr
8تِجَارَتُهُمْticāratuhumت ج رticaret yapmak/mal alıp satmak, ticaret, ticaret işi, alınıp satılmış, işletilmiş mülk kazanç amacıylaonların ticaretleri
9وَمَاve māve değildir
10كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolanlardan
11مُهْتَدِينَmuhtedīneه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.doğru yolu bulan

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlardır doğru yolu satıp azgınlığı alanlar. Alışverişlerinden faydalanmadıkları gibi bir kazanç yolu da tutmamışlardır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlardır doğru yolu satıp azgınlığı alanlar. Alışverişlerinden faydalanmadıkları gibi bir kazanç yolu da tutmamışlardır.

Adem Uğur

İşte onlar, hidayete karşılık dalâleti satın alanlardır. Ancak onların bu ticareti kazançlı olmamış ve kendileri de doğru yola girememişlerdir.

Ahmed Hulusi

İşte onlar hakikatlerini oluşturan gerçeğe (bilhüda) karşılık, dalaleti (kendi hakikatini fark edememe) satın almışlardır! Oysa bu ticaret onlara kar getirmedi; gerçeğe de erdirmez!

Ahmet Tekin

Onlar doğru yolun, Allah’ın kitap ve peygamberle gösterdiği yolun yerine, dalâleti başlarına belâ olarak satın alanlar, başlarına buyruk yaşamayı, bozuk düzeni, helâki tercih edenlerdir. Onların ticaretleri kazançlı olmamıştır. Doğru yola gelmeye istekli de değiller.

Ahmet Varol

Bu kimseler hidayete karşılık sapıklığı satın almışlardır. Ancak yaptıkları alışveriş bir kazanç sağlamamış, kendileri de doğru yolu bulamamışlardır.

Ali Bulaç

İşte bunlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almışlardır; fakat bu alışverişleri bir yarar sağlamamış; hidayeti de bulmamışlardır.

Ali Fikri Yavuz

Bunlar, o kimselerdir ki, hidayete karşılık dalâleti (sapıklığı, cehennemi) satın almışlardır. Onların ticareti kâr etmemiş ve doğru yolu da bulamamışlardır.

Ali Rıza Safa

İşte onlar, doğru yol karşılığında, sapkınlığı satın almışlardır. Fakat bu alışverişleri bir yarar sağlamamış; doğru yolu da bulamamışlardır.

Bayraktar Bayraklı

İşte onlar, doğru yola karşılık sapıklığı satın alanlardır. Onların bu ticareti kazançlı olmayacakve doğru yolu da bulamayacaklardır.

Bekir Sadak

Onlar, dogruluk yerine sapikligi aldilar da alisverisleri kar getirmedi; dogru yolu bulamamislardi.

Celal Yıldırım

İşte onlar öyle kimselerdir ki, doğru yola karşılık sapıklığı satın almışlardır. Bu alış verişleri kendilerine kâr sağlamamıştır; doğru yolu da bulmuş değillerdir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Doğruya karşılık sapkınlığı satın alanlar işte onlardır. Bu sebeple ticaretleri kâr etmemiş ve doğru yolu da bulamamışlardır.

Diyanet İşleri

İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu bulamamışlardır.

Diyanet İşleri (eski)

Onlar, doğruluk yerine sapıklığı aldılar da alışverişleri kar getirmedi; doğru yolu bulamamışlardı.

Diyanet Vakfi

İşte onlar, hidayete karşılık dalâleti satın alanlardır. Ancak onların bu ticareti kazançlı olmamış ve kendileri de doğru yola girememişlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İşte onlar o kimselerdir ki, hidayet karşılığında sapıklığı satın aldılar da, ticaretleri kâr etmedi, doğru yolu da bulamadılar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte bunlar öyle kimselerdir ki hidayet karşılığında sapıklığı satın almışlardır da ticaretleri kar etmemiştir. Kar yolunu tutmuş da değillerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

bunlar işte öyle kimselerdir ki hidayet bedeline dalaleti satın almışlardır da ticaretleri kar etmemiştir yolunu tutmuş da değillerdir.

Erhan Aktaş

Onlar, doğru yola karşılık sapkınlığı satın almışlardır. Bu ticaretlerinde bir kazanç yoktur. Ve doğru yolu bulamamışlardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, doğru yola karşılık sapkınlığı satın almışlardır. Bu ticaretlerinde bir kazanç yoktur. Ve doğru yolu bulamamışlardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, hidayete karşılık sapkınlığı satın almışlardır. Bu ticaretlerinde bir kazanç yoktur. Ve doğru yolu bulamamışlardır.

Fizilal-il Kuran

Onlar hidayet karşılığında sapıklığı satın alan kimselerdir. Bu yüzden yaptıkları ticaretten kazanç elde edememişler ve de hidayete erememişlerdir.

Gültekin Onan

İşte bunlar hidayet karşılığında sapıklığı (dalaleti) satın almışlardır. Fakat bu ticaretleri bir yarar (kar) sağlamamış / getirmemiş, hidayeti de bulamamışlardır.

Hamdi Döndüren

İşte bunlar doğruluk yerine sapıklığı satın almış olanlardır. Fakat ne ticaretleri onlara bir kazanç sağlamış, ne de doğru yolu bulabilmişlerdir!

Hasan Basri Çantay

Onlar o kimselerdir ki doğru yolu bırakıp sapkınlığı (eğri yolu) satın almışlardır. Demek, alış verişleri onlara kazanç sağlamamış, onlar doğru yolu da bulmamışlardır.

Hasib Asutay

Onlar ki, hidâyet karşılığında sapkınlığı satın aldılar da ticaretleri kâr etmedi, doğru yolu da bulamamışlardır. (5) (5. Allah (c.c.), Bakara Suresinin başında insanları inanç bakımından şu üç gruba ayırmıştır: a- Müminler (Vasıfları ilk beş âyette bildirmiştir), b- Kâfirler ( Vasıfları altıncı ve yedinci âyetlerde özetlenmiştir), c- Münafıklar (Onların durumları da dokuzuncu âyeti kerime ile bize haber verilmiştir).

Hayrat Neşriyat

İşte onlar, hidâyete karşılık dalâleti satın alanlardır. Fakat ticâretleri (onlara) kâr getirmemiştir. (Onlar, o zarardan kurtulmak için) doğru yolu bulmuş kimseler de değillerdir.

İbni Kesir

Onlar; hidayet karşılığı sapıklığı satın almış kimselerdir. Ticaretleri kendilerine kar sağlamamıştır. Ve onlar hidayete ermişlerden değildirler.

Mehmet Okuyan

İşte onlar hidayet karşılığında sapkınlığı satın alanlardır. Onların (bu) ticareti kazançlı olmamış ve kendileri de doğru yola girmemiştir.

Muhammed Esed

(Çünkü) onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almışlar, ama ne (bu) ticaretleri onlara fayda sağlamış, ne de (başka bir şekilde) hidayet bulmuşlardır.

Mustafa İslamoğlu

Onlar hidayet karşılığında sapıklığı satın aldılar, bu yüzden ticaretleri onlara kâr sağlamadı; zira onlar doğru yolda giden kimseler değiller.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlar (o münafıklar) o kimselerdir ki, hidâyet mukabilinde dalâleti satın almışlardır. Onların bu ticaretleri bir kazanç temin etmemiştir. Ve onlar hidâyete ermiş kimseler değildir.

Ömer Öngüt

İşte onlar hidayet karşılığında sapıklığı satın almışlardır. Bu alış-verişleri kendilerine kâr sağlamamıştır, doğru yolu da bulamamışlardır.

Suat Yıldırım

İşte onlar hidâyeti verip, dalâlet satın aldılar. Ama bu, kârlı bir ticaret olmadı. Çünkü kâr yolunu tutmadılar.

Süleyman Ateş

İşte onlar o kimselerdir ki, hidayet karşılığında sapıklığı satın aldılar da ticaretleri kar etmedi, doğru yolu da bulamadılar.

Süleymaniye Vakfı

Onlar, bu rehber /Kur'an karşılığında sapkınlığı satın almış kimselerdir. Yaptıkları alım satım bir kazanç sağlamamıştır. Onlar doğru yolda değillerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar, doğruyu(hidayeti) verip yanlışı(dalaleti) alanlardır. Doğru yolda olmadan, yaptıkları ticaret kazanç getirmez.

Şaban Piriş

Onlar, hidayet yerine sapıklığı satın aldılar da alışverişleri kar getirmedi ve doğru yolu bulanlar olmadılar.

Tefhim-ul Kuran

İşte bunlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almışlardır; fakat bu alışverişleri bir yarar sağlamamış; hidayeti de bulmamışlardır.

Ümit Şimşek

İşte onlar, hidayeti sapıklıkla değiştirmiş kimselerdir. Fakat ne bu ticaretlerinden bir kazanç sağlamışlar, ne de amaçlarına ulaşabilmişlerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte bunlar, doğruluk ve aydınlığı verip karanlık ve sapıklığı satın aldılar da ticaretleri hiç bir kazanç sağlamadı. Bir yol yordama girebilmiş de değillerdir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar, doğru yolu verib azğınlığı satın almış kimsələrdir. Amma onların ticarəti qazanc gətirmədi və özləri də doğru yola yönəlmədilər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar doğru yol əvəzində əyri yolu satın almış kəslərdir. Onların alveri xeyir getirmədi və haqq yolu da tapmadılar.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie haben den Irrweg anstatt den rechten Weg (einer Handelsware gleich) gekauft. Ihr Handel erzielt keinen Gewinn, und sie finden nicht zum geraden Weg.

Almanca — Der Edle Quran

Das sind diejenigen, die das Irregehen um die Rechtleitung erkauft haben, doch hat ihr Handel keinen Gewinn gebracht, und sie sind nicht rechtgeleitet.

Almanca — M. A. Rassoul

Diese sind es, die das Irregehen gegen die Rechtleitung eingetauscht haben, doch ihr Handel brachte ihnen weder Gewinn, noch werden sie rechtgeleitet.

Almanca — Muhammad Zaidan

Diese sind diejenigen, die das Abirren gegen die Rechtleitung eintauschten, so war weder ihr Handel gewinnbringend, noch waren sie rechtgeleitet.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

These are they who have been steered by false belief and exchanged the guidance of Providence to the path of righteousness for a perplexed path in a maze of error, and in consequence their embarking in bad business and their captivation in evil trade have caused them the loss of their souls, they were captive victors who lost in gain, nor could they hit the path of righteousness.

Abdul Haleem

They have bought error in exchange for guidance, so their trade reaps no profit, and they are not rightly guided.

Abdullah Yusuf Ali

These are they who have bartered Guidance for error: But their traffic is profitless, and they have lost true direction,

Abul A'la Maududi

These are the ones who have purchased error in exchange for guidance. This bargain has brought them no profit and certainly they are not on the Right Way.

Aisha Bewley

Those are the people who have sold guidance for misguidance. Their trade has brought no profit; they are not guided.

Al-Hilali & Khan

These are they who have purchased error for guidance, so their commerce was profitless. And they were not guided.

Ali Quli Qarai

They are the ones who bought error for guidance, so their trade did not profit them, nor were they guided.

Amatul Rahman Omar

It is they who have preferred misguidance to guidance, but their bargain has fetched no profit, nor they are rightly guided.

Arthur John Arberry

Those are they that have bought error at the price of guidance, and their commerce has not profited them, and they are not right-guided.

Bijan Moeinian

These hypocrites buy the "darkness" paying the “light for it”; what a bargain! They have indeed lost the right path and God will not give them any guidance at all.

E. Henry Palmer

Those who buy error for guidance, their traffic profits not, and they are not guided.

Edip-Layth

These are those who have purchased straying for guidance; their trade did not profit them, nor were they guided.

George Sale

These are the men who have purchased error at the price of true direction: But their traffick hath not been gainful, neither have they been rightly directed.

Hamid S. Aziz

Those who buy error for guidance, their traffic profits not, and they are not guided.

Mahmoud Ghali

Those are they who have traded errancy (at the price of) guidance; so, in no way has their commerce gained (anything) and in no way have they been rightly-guided.

Marmaduke Pickthall

These are they who purchase error at the price of guidance, so their commerce doth not prosper, neither are they guided.

Mohamed Ahmed - Samira

They are indeed those who bartered away good guidance for error and gained nothing from the deal, nor found the right way.

Muhammad Asad

[for] it is they who have taken error in exchange for guidance; and neither has their bargain brought them gain, nor have they found guidance [elsewhere].

Mustafa Khattab

They are the ones who trade guidance for misguidance. But this trade is profitless, and they are not ˹rightly˺ guided.

Progressive Muslims

These are the ones who have purchased straying for guidance; their trade did not profit them, nor were they guided.

Sahih International

Those are the ones who have purchased error [in exchange] for guidance, so their transaction has brought no profit, nor were they guided.

Sam Gerrans

Those are they who bought error at the price of guidance, so their transaction profited not; and they were not guided.

Shabbir Ahmed

They have bought straying at the expense of guidance. Such trade has to go bankrupt because they have set their caravan in the wrong direction.

Syed Vickar Ahamed

These are they who have exchanged guidance for error: But their trade is profitless, and they have lost true (right) direction!

Taqi Usmani

These are the people who have bought error at the price of guidance; so their trade has brought no gain, nor have they reached the right Path.

The Monotheist Group

These are the ones who have purchased straying with guidance; their trade did not profit them, nor were they guided.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ce sont eux qui ont troqué le droit chemin contre lʹégarement. Eh bien, leur négoce nʹa point profité. Et ils ne sont pas sur la bonne voie.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ha ev, ew ên ku di bedêla hîdayetê de rêşaşî kirîne, vêca vê kirîn û firotina wan kar neaniye û ew bi ser rêka rast ve jî nebûne.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij zijn het, die de dwaling voor de munt der waarheid gekocht hebben; maar hun handel heeft hun geen winst opgebracht; want zij zijn van den rechten weg afgedwaald.

Hollandaca — Siregar

Zij zijn degenen die de Leiding voor de dwaling hebben verruild, daarom levert hun handel geen winst op, en zij zijn geen rechtgeleidenen.

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

Такие [лицемеры] – это те, которые купили заблуждение [неверие] за правый путь [веру]. Не прибыльна была их торговля (так как они ничего не приобрели), и не были они идущими (верным) путем!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De har bytt bort (Guds) vägledning mot villfarelse och de har inte vunnit på sin byteshandel och är (nu) helt utan vägledning.