Bakara Suresi 154. Ayet — Elfaz
Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.
1وَلَاve lāİsti'nafiye Edatı+Nehiy Edatı (Olumsuzluk Edatı)
2تَقُولُواteḳūlūdemeyinMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatabق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
3لِمَنْli menkimselereHarf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
4يُقْتَلُyuḳteluöldürülenMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmak
5فِيfī-ndaHarf-i Cer
7اللّٰهِ(a)llahiAllahLafza-i Celal
8اَمْوَاتٌemvātunölüdürlerİsimم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansız
9بَلْbelbilakisİdrab (Vazgeçme) Edatı
10اَحْيَٓاءٌeHyā'unonlar diridirlerİsimح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmek
11وَلٰكِنْve lākinamaZaid Harf+İstidrak Edatı
12لَاlāolmazsınızHarf-i Nefi
13تَشْعُرُونَteş'ǔrūnesiz farkındaMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatabش ع رbilmek/algılamak/anlamak, tanıtmak, duyularla algılamak, şuurunda olmak, şiir, edebi söz