Bilmeyenler, "Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!" derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti. Onların kalpleri (anlayışları) birbirine benziyor. Biz ayetleri, kesin olarak inanacak bir toplum için açıkladık.
وَقَالَ الَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ لَوْلَا يُكَلِّمُنَا اللّٰهُ اَوْ تَأْتِينَا اٰيَةٌ كَذٰلِكَ قَالَ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ مِثْلَ قَوْلِهِمْ تَشَابَهَتْ قُلُوبُهُمْ قَدْ بَيَّنَّا الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ
ve ḳāle (e)lleƶīne lā yeǎ'lemūne levlā yukellimunā (a)llahu ev te'tīnā āyetun ke ƶālike ḳāle (e)lleƶīne min ḳablihim miṧle ḳavlihim teşābehet ḳulūbuhum ḳad beyyennā l-āyāti li ḳavmin yūḳinūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Bilgisi olmayanlar, Allah bizimle konuşsa, yahut bize bir delil, bir mucize gelse dediler. Önce gelenler de tıpkı onlar gibi söylemişlerdi. Kalpleri, ne kadar da birbirine benzedi onların. Gerçeği iyice bilmek isteyenlere âyetlerimizi apaçık gösterdik.
Abdulkadir Gölpınarlı
Bilgisi olmayanlar, Allah bizimle konuşsa, yahut bize bir delil, bir mucize gelse dediler. Önce gelenler de tıpkı onlar gibi söylemişlerdi. Kalpleri, ne kadar da birbirine benzedi onların. Gerçeği iyice bilmek isteyenlere âyetlerimizi apaçık gösterdik.
Adem Uğur
Bilmeyenler dediler ki: Allah bizimle konuşmalı ya da bize bir âyet (mucize) gelmeli değil miydi? Onlardan öncekiler de işte tıpkı onların dediklerini demişlerdi. Kalpleri (akılları) nasıl da birbirine benzedi? Gerçekleri iyice bilmek isteyenlere âyetleri apaçık gösterdik.
Ahmed Hulusi
(Allah ismiyle işaret edilen hakkında) bilgisizler (O'nu gökte bir tanrı sanıp) "Allah bizimle konuşsaydı ya da bize bir mucize verseydi ya" dediler!. . Onlardan öncekiler de onlar gibi konuşmuşlardı. Bakış açıları birbirine benzemiş! (Ayna nöronların işlevi sonucu - aynı kafadan!). . . Biz ayetlerimizi (gerçeğe işaret eden oluşumu), onları hakkıyla değerlendirmek isteyenlere apaçık gösterdik.
Ahmet Tekin
İlimden nasipleri olmayanlar: 'Allah bizimle konuşmalı, ya da bize bir âyet, bir mûcize, maddî bir işaret gelmeli' dediler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişlerdi. Kalpleri, akılları birbirine benzedi. İlme, delile ve gerekçeye itibar eden, inanmak isteyen bilgi toplumları için, Muhammed’in hak peygamber olduğu ile ilgili âyetleri, mûcizeleri açık seçik açıkladık.
Ahmet Varol
Bilgi sahibi olmayanlar 'Allah bizimle konuşmalı ya da bize bir ayet (mucize) gelmeli değil miydi?' dediler. Onlardan öncekiler de onların bu sözlerine benzer şeyler söylemişlerdi. Kalpleri birbirine benziyor. Biz iyi anlayan bir topluluk için ayetlerimizi açık bir şekilde gösterdik.
Ali Bulaç
Bilgisizler, dediler ki: "Allah bizimle konuşmalı veya bize de bir ayet gelmeli değil miydi?" Onlardan öncekiler de onların bu söylediklerinin benzerini söylemişlerdi. Kalbleri birbirine benzedi. Biz, kesin bilgiyle inanan bir topluluğa ayetleri apaçık gösterdik.
Ali Fikri Yavuz
Müşriklerin ve kitap ehlinin cahilleri: “- Allah, bize senin hak peygamber olduğunu söyleyeydi, yahud sen bize bir alâmet getireydin ya” dediler. Bunlardan önce Yahûdî ve Hristiyanlar da tıpkı bunlar gibi (peygamberlerine: “-Bize Allah’ı aşikâr göster ve gökten sofra indir.”) söylemişlerdi. Küfür ve inadda kalbleri birbirine benzemiştir. Biz hakikatı anlayanlara mûcizeleri apaçık gösterdik.
Ali Rıza Safa
Bilgisizler, şöyle dediler: "Allah, bizimle konuşmalı veya bize bir mucize gelmeliydi; öyle değil mi?" Öncekiler de onların söylediklerinin tıpkısını söylemişlerdi; yürekleri birbirine benzedi. Kesin bilgiyle inanan bir topluma ayetleri gösteriyoruz.
Bayraktar Bayraklı
Bilmeyenler dediler ki: "Allah bizimle niçin konuşmuyor,yahut bize niçin bir ayet gelmiyor?" Onlardan öncekiler de tıpkı onların dediklerini demişlerdi. Kalpleri birbirine benzedi. Gerçekleri iyice bilmek isteyenlere ayetleri apaçık gösterdik.
Bekir Sadak
Bilmeyenler: «Allah bizimle konusmali veya bize bir ayet gelmeli degil miydi?» dediler. Onlardan oncekiler de onlarin soylediklerinin tipkisini soylemislerdi. Kalbleri birbirine benzedi. Kesinlikle inanan kimseler icin ayetleri aciklamisizdir.
Celal Yıldırım
(Gerçeği) bilmeyenler, «Allah bizimle konuşsa ya..» Veya «bize bir âyet (mu'cize, açık belge) gelse ya..» derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı bunların dedikleri gibi demişlerdi. Kalbleri ne kadar birbirine benzemiş! Hakikati bilip şüpheden kurtulanlara âyetlerimizi yeterince açıklamışızdır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Bilgiden yoksun olanlar, “Allah bizimle konuşmalı veya bize bir mûcizeli işaret gelmeli değil miydi?” dediler. Bunun gibi onlardan öncekiler de onların dediklerinin benzerini demişlerdi. Kalpleri hep birbirine benziyor! Biz, gerçeği kabul edenlere âyetleri açıkladık.
Diyanet İşleri
Bilmeyenler, "Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!" derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti. Onların kalpleri (anlayışları) birbirine benziyor. Biz ayetleri, kesin olarak inanacak bir toplum için açıkladık.
Diyanet İşleri (eski)
Bilmeyenler: 'Allah bizimle konuşmalı veya bize bir ayet gelmeli değil miydi?' dediler. Onlardan öncekiler de onların söylediklerinin tıpkısını söylemişlerdi. Kalbleri birbirine benzedi. Kesinlikle inanan kimseler için ayetleri açıklamışızdır.
Diyanet Vakfi
Bilmeyenler dediler ki: Allah bizimle konuşmalı ya da bize bir âyet (mucize) gelmeli değil miydi? Onlardan öncekiler de işte tıpkı onların dediklerini demişlerdi. Kalpleri (akılları) nasıl da birbirine benzedi? Gerçekleri iyice bilmek isteyenlere âyetleri apaçık gösterdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Bilgiden nasibi olmayanlar da «Allah bizimle konuşsa ya, yahut bize de bir mucize gelse ya!» dediler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişlerdi. Onların kalbleri birbirlerine benzedi. Gerçekten de yakîne ermek (hakikati bilmek) isteyen bir kavim için biz mucizeleri çok açık seçik gösterdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İlmi olmayanlar da: "Ne olur Allah bizimle konuşsa, yahut bize bir mucize gelse!" dediler. Bunlardan öncekiler de tıpkı bunların dedikleri gibi demişlerdi. Kalpleri birbirine benzedi. Cidden gerçekleri bilmek isteyen bir ümmet için biz mucizeleri açık bir şekilde gösterdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
İlmi olmıyanlar da, Allah bizimle konuşsa ya, yahud bize bir mu'cize gelse ya, dediler, bunlardan evvelkiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti, kalbleri birbirine benzedi; cidden yakin edinecek bir ümmet için biz mucizeleri açık bir suretde gösterdik
Erhan Aktaş
Bilmeyen kimseler: "Allah'ın bizimle konuşması veya bize bir ayet göndermesi gerekmez mi?" dediler. Onlardan öncekiler de onların sözlerine benzer sözler söylemişlerdi. Kalpleri birbirlerine benziyor. Bilmek isteyen kimseler için ayetleri iyice açıkladık.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Bilmeyen kimseler: "Allah'ın bizimle konuşması veya bize bir ayet göndermesi gerekmez mi?" dediler. Onlardan öncekiler de onların sözlerine benzer sözler söylemişlerdi. Kalpleri birbirlerine benziyor. Bilmek isteyen kimseler için ayetleri iyice açıkladık.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Bilmeyen kimseler: "Allah'ın bizimle konuşması veya bize bir ayet göndermesi gerekmez mi?" dediler. Onlardan öncekiler de, onların sözlerine benzer sözler söylemişlerdi. Kalpleri birbirine benziyor. Bilmek isteyen kimseler için ayetleri iyice açıkladık.
Fizilal-il Kuran
Bilmeyenler «Allah bizimle konuşmalı ya da bize bir mucize gelmeliydi» dediler. Onlardan öncekiler de onların dedikleri gibi söylemişlerdi. Kalpleri birbirine benzedi. Kesin iman sahiplerine ayetleri apaçık göstermişizdir.
Gültekin Onan
Bilgisizler "Tanrı bizimle konuşmalı veya bize de bir ayet gelmeli değil miydi?" dediler. Onlardan öncekiler de onların bu söylediklerinin benzerini söylemişlerdi. Kalpleri birbirine benzedi. Biz kesin bilgiyle inanan bir topluluğa ayetleri apaçık gösterdik.
Hamdi Döndüren
Bilgiden yoksun olanlar, “Allah bizimle konuşmalı veya bize bir mucize gelmeli değil miydi?” dediler. Bunlardan öncekiler de tıpkı onların söyledikleri gibi söylemişlerdi. Kalpleri nasıl da birbirine benzedi! Oysa biz, kesin bilgiye ulaşmak isteyenlere, mucizeleri açık bir şekilde göstermişizdir.
Hasan Basri Çantay
(Hakıykati) bilmeyenler (veya bilib de bilmezlenenler): "Ne olur, Allah bizimle (senin hak peygamber olduğuna dair yüz yüze bir) söylese, konuşsa, yahud (bu babda) bize bir ayet (mucize) gelse" dedi (ler). Onlardan evvelkiler de tıpkı onların söyledikleri gibi söylemiş (ler) di. Kalbleri birbirine ne kadar da benzemiş!. Biz hakıykatleri iyice bilmek isteyenlere ayetlerimizi apaçık göstermişizdir.
Hasib Asutay
Bilmeyenler dediler ki: 'Allah bizimle konuşmalı ya da bize bir âyet (mucize) gelmeli değil miydi?'. Onlardan öncekiler de onların dedikleri gibi demişlerdi. Kalpleri (anlayışları) birbirine benzedi. Biz âyetleri hakikati bilmek isteyen bir topluma açıkladık.
Hayrat Neşriyat
Bilmeyenler ise: 'Allah bizimle (de) konuşmalı veya bize bir mu'cize gelmeli değil miydi?' dediler. Kendilerinden öncekiler de böyle onların sözlerinin benzerini söylemişlerdi. Kalbleri (ne kadar da) birbirine benzedi! Doğrusu (biz) kat'î olarak îmân edecek bir kavim için âyetleri iyice açıkladık.
İbni Kesir
Bilmeyenler dediler ki: Allah bizimle konuşmalı veya bize bir ayet gelmeli değil miydi? Onlardan öncekiler de onların dedikleri gibi demişlerdi. Kalbleri birbirine benzemiş. Biz yakınen bilmek isteyen bir kavme ayetlerimizi apaçık bildirdik.
Mehmet Okuyan
(Gerçekleri) bilmeyenler şöyle demişlerdi: “Allah bize konuşmalı veya bize bir delil gelmeli değil miydi?” Öncekiler de tıpkı onların dediklerini demişlerdi. Kalpleri (akılları nasıl da) birbirine benzedi! Kesin bir şekilde inananlara ayetleri elbette apaçık ortaya koyduk.
Muhammed Esed
(Yalnız) bilgiden yoksun olanlar: "Allah neden bizimle konuşmaz ve neden bize (mucizevi) bir işaret göstermez?" derler. Onlardan önce yaşamış olanlar da tıpkı onların dedikleri gibi demişlerdi: Kalpleri hep birbirine benziyor. Gerçekte Biz, bütün işaretleri, yürekten inanıp tasdik etmeye niyetli olanlar için açık ve anlaşılır kıldık.
Mustafa İslamoğlu
İlimden yoksun olanlar "Allah bizimle niçin konuşmuyor, ya da niçin bize mucizevi bir belge ulaştırmıyor" derler. Onlardan öncekiler de aynen onların söylediğini söylemişlerdi. Akılları da birbirine benzedi. Elbet biz gönülden inanacak herkes için ayetlerimizi açık ve anlaşılır kılmışızdır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve bilmeyen kimseler dedi ki: «Allah bizimle konuşsa ya veya bize bir âyet gelse ya.» Onlardan evvelkiler de onların dedikleri gibi demişti. Kalbleri birbirine benzemiştir. Biz âyetlerimizi ikan sahibi olan bir kavme apaçık bildirdik.
Ömer Öngüt
Bilmeyen (cahil müşrik)ler: “Allah bizimle konuşmalı ya da bize bir âyet (mucize) gelmeli değil miydi?” dediler. Kendilerinden öncekiler de aynı şeyi söylediler. Kalpleri ne kadar da birbirine benzemiş! Gerçekleri iyice bilmek isteyenlere âyetleri açıkladık.
Suat Yıldırım
Gerçeği bilmeyenler dediler ki: "Allah bizimle konuşmalı veya bize mûcize gösterilmeli değil miydi?" Onlardan öncekiler de buna benzer sözler söylemişlerdi. Kalpleri nasıl da birbirine benziyor! Gerçekleri iyice bilmek isteyenler için delilleri apaçık gösterdik.
Süleyman Ateş
Bilmeyenler dediler ki: "Allah bizimle konuşmalı, ya da bize bir ayet (mu'cize) gelmeli değil miydi?" Onlardan öncekiler de onların dedikleri gibi demişlerdi. Kalbleri birbirine benzedi. Gerçekleri iyice bilmek isteyenlere ayetleri açıkladık.
Süleymaniye Vakfı
(Kitab'ı) Bilmeyenler: "Allah bizimle de konuşsa veya bize de bir ayet gelse ya!" dediler. Onlardan öncekiler de onların sözlerine denk şeyler söylediler. Kalpleri birbirine benzedi. Biz ayetleri, inancı kesin olan bir toplum için açık açık anlattık.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Kendini bilmezler; "Allah bizimle konuşsa yahut bize bir ayet (mucize) gelse ya!" derler. Öncekiler de öyle derlerdi, kalpleri birbirine benzedi. İkna olmak isteyen bir topluluk için ayetleri açık açık gösterdik.
Şaban Piriş
Bilmeyenler: -Ne olur Allah bizimle konuşsa veya bize bir ayet gelse?! demektedirler. Onlardan öncekiler de tıpkı onların söyledikleri gibi söylemişlerdi; kalpleri (nasıl da) birbirine benzemiş. Oysa biz, iyice bilmek isteyen bir toplum için ayetlerimizi apaçık göstermişizdir.
Tefhim-ul Kuran
Bilgisizler, dediler ki: «Allah bizimle konuşmalı veya bize de bir ayet gelmeli değil miydi?» Onlardan öncekiler de onların bu söylediklerinin benzerini söylemişlerdi. Kalbleri birbirine benzeşti. Biz, kesin bir bilgiyle inanan bir topluluğa ayetleri apaçık göstermişiz.
Ümit Şimşek
Cahiller, 'Allah bizimle konuşsa veya bize bir mucize gelseydi' dediler. Daha evvelkiler de bunların sözüne benzer şeyler söylemişlerdi. Bunların kalpleri hep birbirine benziyor. Oysa Biz, hakkı yakînen bilmek isteyenlere âyetlerimizi açıklamışızdır.
Yaşar Nuri Öztürk
Bilgiden yoksun olanlar dedi ki: "Allah bizimle konuşsaydı yahut bize bir mucize gelseydi ya!..." Onlardan öncekiler de aynen onların dediği gibi demişti. Kalpleri birbirine benzemiştir. Biz ayetleri, gerçeği apaçık bilmek isteyenler için iyiden iyiye açıklamışızdır.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Cahillər dedilər: “Bəs nə üçün Allah bizi danışdırmır, yaxud bizə bir ayə gəlmir?” Onların əcdadları da elə onlar kimi danışırdılar. Onların qəlbləri bir-birinə oxşayır. Biz, yəqinliklə inanan bir xalqa dəlillərimizi bəyan etmişik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Müşriklərdən olan) cahillər dedilər: ″Nə olaydı ki, Allah bizimlə də danışaydı, bizə də bir ayə gələydi!″ Onlardan əvvəl gələnlər (yəhudilər və xaçpərəstlər) də buna bənzər sözlər demişdilər. Onların qəlbləri biri-birinə bənzəyir. Biz tam yəqinliklə iman gətirənlərə ayələrimizi (dəlillərimizi) açıqcasına göstərdik.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Die unwissenden Araber sagen: ʺWie wäre es, wenn Gott zu uns spräche? Oder wenn zu uns ein sinnfälliges Wunder käme? ʺ So haben auch die Ungläubigen früher geredet. Die Herzen der Ungläubigen ähneln einander. Wir haben die Verse für die Menschen klargemacht, die sich der Wahrheit ergeben.
Almanca — Der Edle Quran
Und diejenigen, die nicht Bescheid wissen, sagen: ʺO würde Allah doch zu uns sprechen oder käme zu uns ein Zeichen!ʺ Dergleichen Worte führten schon diejenigen, die vor ihnen waren. Ihre Herzen sind einander ähnlich. Wir haben die Zeichen klargemacht für Leute, die überzeugt sind.
Almanca — M. A. Rassoul
Und diejenigen, die kein Wissen besitzen, sagen: ʺWarum spricht Allah nicht zu uns und sendet uns kein Zeichen?ʺ So, wie sie reden, redeten auch diejenigen vor ihnen. Ihre Herzen sind einander gleich. Wir haben die Ayat klargemacht für Leute mit sicherem Glauben.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und diejenigen, die nicht wissen, sagten: ʺWürde ALLAH zu uns doch nur sprechen oder käme zu uns doch nur eine Aya!ʺ Solcherart sprachen diejenigen vor ihnen Gleiches wie ihre Worte, ihre Herzen sind sich ähnlich. Bereits erläuterten WIR die Ayat für Leute, die Gewißheit haben.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And those who are so ignorant to know the truth vented their hearts, which are overflowing with the sense of sin, they said: "If only Allah would speak to us or display a sign evincing both Muhammad's Prophethood and integrity!" This much said those who preceded them who had similar natured hearts as those who succeeded them. Their thoughts are so base, pursuing vanity. We have expounded Our revelations and signs evincing both Omnipotence and Authority to people who lift to Allah their inward sight.
Abdul Haleem
Those who have no knowledge also say, ‘If only God would speak to us!’ or ‘If only a miraculous sign would come to us!’ People before them said the same things: their hearts are all alike. We have made Our signs clear enough to those who have solid faith.
Abdullah Yusuf Ali
Say those without knowledge: "Why speaketh not Allah unto us? or why cometh not unto us a Sign?" So said the people before them words of similar import. Their hearts are alike. We have indeed made clear the Signs unto any people who hold firmly to Faith (in their hearts).
Abul A'la Maududi
The ignorant say: "Why does Allah not speak to us? Why does no Sign come to us?" The same was said by people before them. Their hearts are all alike. We have made the Signs clear for people of firm faith.
Aisha Bewley
Those who do not know say, ‘If only Allah would speak to us, or some sign come to us!’ just like those before them who said the same as they say. Their hearts are much the same. We have made the Signs clear for people who have certainty.
Al-Hilali & Khan
And those who have no knowledge say: "Why does not Allâh speak to us (face to face) or why does not a sign come to us?" So said the people before them words of similar import. Their hearts are alike, We have indeed made plain the signs for people who believe with certainty.
Ali Quli Qarai
Those who have no knowledge say, ‘Why does not Allah speak to us, or come to us a sign?’ So said those who were before them, [words] similar to what they say. Alike are their hearts. We have certainly made the signs clear for a people who have certainty.
Amatul Rahman Omar
And those who do not know (the wisdom implied in Divine revelation) say, `Why does not Allâh (Himself) speak to us or give us a (convincing) sign?' That is exactly what their predecessors had said. Their hearts have become very much alike. We have certainly made (Our) signs explicitly clear for a people who wish to be convinced.
Arthur John Arberry
And they that know not say, 'Why does God not speak to us? Why does a sign not come to us?' So spoke those before them as these men say; their hearts are much alike. Yet We have made clear the signs unto a people who are sure
Bijan Moeinian
Those who are not aware [of their physical/ mental shortcomings] say: "Why God does not talk to us directly; why do we not get any revelation?" People before them, with the same kind of mentality, used to ask similar questions. The fact of the matter is, the Lord’s signs are already available to the believers (the best example of such signs is this Qur’an which is in front of you.)
E. Henry Palmer
And those who do not know (the Scriptures) say, 'Unless God speak to us, or there comes a sign. ' So spake those before them like unto their speech. Their hearts are all alike. We have made manifest the signs unto a people that are sure.
Edip-Layth
Those who do not know said, "If only God would speak to us, or a sign would come to us!" The people before them have said similar things; their hearts are so similar! We have clarified the signs for a people who have conviction.
George Sale
And they who know not the scriptures say, unless God speak unto us, or thou shew us a sign, we will not believe. So said those before them, according to their saying: Their hearts resemble each other. We have already shewn manifest signs unto people who firmly believe;
Hamid S. Aziz
And those without knowledge say, "Why does not Allah speak to us?" or "Why does no sign come to us?". So spoke those before them in words of similar meaning. Their hearts are all alike. We have made manifest the signs unto a people that are sure.
Mahmoud Ghali
And they that do not know have said, "if (only) Allah had spoken to us or a sign had come up to us. " Thus did the ones even before them say the like of their saying. Their hearts resemble each other. We have already made evident the signs for a people that have certitude.
Marmaduke Pickthall
And those who have no knowledge say: Why doth not Allah speak unto us, or some sign come unto us? Even thus, as they now speak, spake those (who were) before them. Their hearts are all alike. We have made clear the revelations for people who are sure.
Mohamed Ahmed - Samira
Creator of the heavens and the earth from nothingness, He has only to say when He wills a thing: "Be", and it is.
Muhammad Asad
AND [only] those who are devoid of knowledge say, "Why does God not speak unto us, nor is a [miraculous] sign shown to us?" Even thus, like unto what they, say, spoke those who lived before their time their hearts are all alike. Indeed, We have made all the signs manifest unto people who are endowed with inner certainty.
Mustafa Khattab
Those who have no knowledge say, "If only Allah would speak to us or a sign would come to us!" The same was said by those who came before. Their hearts are all alike. Indeed, We have made the signs clear for people of sure faith.
Progressive Muslims
And those who do not know said: "If only God would speak to us, or a sign would come to us. " It is the same thing that the people before them have said, their hearts are so similar! We have clarified the signs for a people who comprehend.
Sahih International
Those who do not know say, "Why does Allah not speak to us or there come to us a sign?" Thus spoke those before them like their words. Their hearts resemble each other. We have shown clearly the signs to a people who are certain [in faith].
Sam Gerrans
And those who know not say: “Oh, that God would but speak to us, or a proof but come to us!” Thus said those before them likewise; their hearts are similar. We have made plain the proofs for people who are certain.
Shabbir Ahmed
Those who do not explore the realm of knowledge say, "Why does not Allah speak to us directly, or a miracle come to us?" Even thus spoke those before them, as these speak. Their minds are alike. We have made clear Our Signs in the Universe (67:3), and in these verses, for people who wish to attain conviction.
Syed Vickar Ahamed
Those without knowledge say: "Why does Allah not speak to us? Or why does a Sign not come to us?" The people before them said words of similar nature; Their hearts are alike. We have indeed made clear the Signs to any people who hold firmly to Faith (in their hearts).
Taqi Usmani
Those who do not know say: "Why is it that Allah does not speak to us, nor does a sign come to us?" So spoke those before them as these people do. Their hearts resemble each other. We have indeed made the signs clear for the people who have certitude.
The Monotheist Group
And those who do not know said: "If only God would speak to us, or a sign would come to us." It is the same thing that the people before them have said, their hearts are so similar! We have clarified the signs for a people who comprehend.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et ceux qui ne savent pas ont dit: ʺPourquoi Allah ne nous parle-t-Il pas (directement), ou pourquoi un signe ne nous vient-il pas?ʺ De même, ceux dʹavant eux disaient une parole semblable. Leurs cœurs se ressemblent. Nous avons clairement exposé les signes pour des gens qui ont la foi ferme.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ew ên ku zanîna wan (bi kitêbê) nebû digot: “Ma çima Xwedê bi me re napeyive, yan jî mûcîzeyekê (li ser pêxemberiya te) ji me re nayîne.” Her wiha yên beriya wan jî mîna peyva wan digot. Dilê wan mîna hev in. Bêguman me ji bo civateke ku bawer dike, ayetên xwe eşkere kirine.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zij die niet weten zeggen: ʺHad God niet tot ons kunnen spreken of had niet een teken tot ons kunnen komen?ʺ Zo spraken ook zij die er voor hun tijd waren dergelijke woorden. Hun harten lijken op elkaar. Wij hebben de tekenen duidelijk gemaakt voor mensen die overtuigd zijn.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En zij die niets kennen, zeggen: wij willen niets gelooven, tot God zelf met ons spreekt, of gij ons wonderen toont. Zóó zeiden anderen, die vóór hen bestonden; hunne harten zijn gelijk. Wij hebben reeds genoeg bewijzen gegeven voor hen die gelooven wilden.
Hollandaca — Siregar
En degenen die niet weten, zeiden: Waarom spreekt Allah niet tot ons en waarom komt er geen Teken tot ons?ʺ Zo spraken ook degenen die voor hen waren. Hun harten lijken op elkaar. Waarlijk, Wij hebben de Tekenen duidelijk gemaakt aan een overtuigd volk.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И говорят те, которые (ничего) не знают (о миссии пророков): «Если бы поговорил с нами Аллах (и сказал бы, что этот человек на самом деле является Его посланником) или пришло бы к нам знамение (о том, что он действительно посланник Аллаха)!» [[Но они говорят это не из-за того, что желают истины, а только из-за своего упорства, так как Аллах всегда давал Своим посланникам достаточные знамения, доказывающие истинность того, что они являются посланниками.]] Так говорили и те, которые были до них (прежним пророкам), подобное их словам: похожи сердца их [и прежних и последних неверующих] (в том, как они отвергают истину). Мы уже ясно изложили знамения [доказательства] для людей, которые убеждены [для обладателей веры].
Rusça — Osmanov
Неведающие говорят: ʺПочему с нами не заговорит Аллах, почему не дарует знамение нам?ʺ И до них [некоторые] говорили то же самое, похожи сердца тех и других. А Мы ведь раньше разъяснили знамения тем, кто верует!
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
OCH DE som saknar kunskap säger: ʺVarför talar inte Gud till oss eller ger oss ett tecken?ʺ Så sade deras föregångare; deras ord och deras hjärtan liknar varandra. Men Vi har gjort budskapen klara och tydliga för dem som (vill) övertygas.