Bakara Suresi 115. Ayet — Elfaz
Doğu da, Batı da (tüm yeryüzü) Allah'ındır. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü işte oradadır. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.
1وَلِلّٰهِve li (a)llahive Allah'ındırİsti'nafiye Edatı+Harf-i Cer+Lafza-i Celal
2الْمَشْرِقُl-meşriḳudoğu daMarife (Belirlilik Takısı)+İsimش ر قBölmek, yükselmek, yarmak anlamlarına gelir. Sharqiyyun - doğuya ait veya doğu ile ilgili, doğulu. Mashriq - güneşin doğduğu yer, doğu. Mashriqain - iki doğu/ufuk, güneşin doğduğu iki yer (kış ve yaz, Doğu ve Batı). Mashaariq - güneşin yıl boyunca doğduğu farklı noktalar, ışın, parıltı, doğu bölgeleri. Ashraqa (fiil 4) - parlamak, yükselmek. Ishraaq - gün doğumu. Mushriqun - üzerine güneş doğan kişi, gün doğumunda bir şey yapan kişi, gün doğumunda giren kişi.
3وَالْمَغْرِبُve l-meğribubatı daBağlaç+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimغ ر بGitmek/vefat etmek, ayrılmak/emekli olmak/kaldırmak/kaybolmak, uzak/mesafeli/yok/gizli/siyah olmak, geri çekilmek, batılı, yabancı/garip, aşmak, bolluk, keskinlik, (akşam günbatımı), siyah, kuzguni siyah, güneşin battığı yer, batı
4فَاَيْنَمَاfe eynemānereyeİsti'nafiye Edatı+Şart Edatı
5تُوَلُّواtuvellūdönersenizMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatab · Tef'îl Bâbıو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak
6فَثَمَّfe ṧemmeoradadırSonuç Edatı+Mekan Zarfı
8اللّٰهِ(a)llahiAllah'ınLafza-i Celal
9اِنَّinneşüphesizHarf-i Nasb
10اللّٰهَ(a)llaheAllah'(ın)Lafza-i Celal
11وَاسِعٌvāsiǔn(rahmeti ve ni'meti) boldurİsimو س عBol olmak, içine almak, kavramak, sarıp sarmalamak.
12عَلِيمٌǎlīmun(her şeyi) bilendirSıfatع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatname