Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı okuyorlar. (Kitab'ı) bilmeyenler de tıpkı bunların söyledikleri gibi demişti. Artık onların aralarında uyuşamadıkları davada, kıyamet gününde hükmü Allah verecektir.

وَقَالَتِ الْيَهُودُ لَيْسَتِ النَّصَارٰى عَلٰى شَيْءٍ وَقَالَتِ النَّصَارٰى لَيْسَتِ الْيَهُودُ عَلٰى شَيْءٍ وَهُمْ يَتْلُونَ الْكِتَابَ كَذٰلِكَ قَالَ الَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ مِثْلَ قَوْلِهِمْ فَاللّٰهُ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ فِيمَا كَانُوا فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

ve ḳāleti l-yehūdu leyseti n-neSārā ǎlā şey'in ve ḳāleti n-neSārā leyseti l-yehūdu ǎlā şey'in ve hum yetlūne l-kitābe ke ƶālike ḳāle (e)lleƶīne lā yeǎ'lemūne miṧle ḳavlihim fe(a)llahu yeHkumu beynehum yevme l-ḳiyāmeti fīmā kānū fīhi yeḣtelifūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَقَالَتِve ḳāletiق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve dediler ki
2الْيَهُودُl-yehūduاليهودYahudiler
3لَيْسَتِleysetiل ي سDeğil, yoktur, değildir, bulunmaz, mevcut değildirdeğiller
4النَّصَارٰىn-neSārāن ص رyardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumakHıristiyanlar
5عَلٰىǎlāüzerinde
6شَيْءٍşey'inش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişbir şey (temel)
7وَقَالَتِve ḳāletiق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve dediler ki
8النَّصَارٰىn-neSārāن ص رyardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumakHıristiyanlar da
9لَيْسَتِleysetiل ي سDeğil, yoktur, değildir, bulunmaz, mevcut değildirdeğildirler
10الْيَهُودُl-yehūduاليهودYahudiler
11عَلٰىǎlāüzerinde
12شَيْءٍşey'inش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişbir şey (temel)
13وَهُمْve humoysa onlar
14يَتْلُونَyetlūneت ل وTakip etmek, arkasından yürümek, taklit etmek, peşinden gitmek, ardışık. Okumak, ezberden okumak, dikkatle incelemek, prova yapmak, beyan etmek, derin düşünmek.okuyorlar
15الْكِتَابَl-kitābeك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitabı
16كَذٰلِكَke ƶālikeböylece
17قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelesöylediler
18الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
19لَا
20يَعْلَمُونَyeǎ'lemūneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilmeyen(ler)
21مِثْلَmiṧleم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.benzerini
22قَوْلِهِمْḳavlihimق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleonların sözlerinin
23فَاللّٰهُfe(a)llahuartık Allah
24يَحْكُمُyeHkumuح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hüküm verecektir
25بَيْنَهُمْbeynehumب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinaralarında
26يَوْمَyevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigünü
27الْقِيٰمَةِl-ḳiyāmetiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkıyamet
28فِيمَاfīmāşey hakkında
29كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinoldukları
30فِيهِfīhionda
31يَخْتَلِفُونَyeḣtelifūneخ ل فTakip etmek/ardından gelmek/başkasının yerine geçmek, yerine geçmek veya yerini almak, birine tedarikçi olmak/tedarik etmek, birine bir şeyi iade etmek veya değiştirmek, arkadan vurmak veya çarpmak, eşinin yokluğunda/arkasından başkasına meyletmek, birinin arkasından konuşmak/bahsetmek, geride kalmak/ileri gitmemek, tüm iyiliklerden mahrum kalmak, başarılı olamamak veya gelişememek, bozulmak veya kötüye gitmek, geri çekilmek/ayrılmak/uzaklaşmak, bir şeyden uzak durmak/kaçınmak/sakınmak, aptallaşmak/zeka eksikliği göstermek, huysuz/zor mizaçlı olmak, geride bırakmak, birini halef olarak atamak, biriyle anlaşamamak veya farklı düşünmek, birine karşı çıkmak veya muhalefet etmek, sözünü tutmamak/yerine getirmemek, karşılıklı takip etmek/dönüşümlü olmak/değişmek, sürekli ileri geri hareket etmek (gelip gitmek), farklı olmak/benzememekihtilaf halinde

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Yahûdiler, Nâsranîlere, hiçbir şeye dayanmıyorlar dediler. Nâsranîler de, Yahûdiler, hiçbir şeye dayanmıyorlar dediler. Halbuki hepsi de kitap okurlar. Bilgisi olmayanlar da tıpkı onların dediklerini dedi. Allah, aykırılığa düştükleri şey yüzünden, kıyamet gününde aralarını bulur, gerçek hükmü verir elbet.

Abdulkadir Gölpınarlı

Yahûdiler, Nâsranîlere, hiçbir şeye dayanmıyorlar dediler. Nâsranîler de, Yahûdiler, hiçbir şeye dayanmıyorlar dediler. Halbuki hepsi de kitap okurlar. Bilgisi olmayanlar da tıpkı onların dediklerini dedi. Allah, aykırılığa düştükleri şey yüzünden, kıyamet gününde aralarını bulur, gerçek hükmü verir elbet.

Adem Uğur

Hepsi de kitabı (Tevrat ve İncil'i) okumakta oldukları halde Yahudiler: Hıristiyanlar doğru yolda değillerdir, dediler. Hıristiyanlar da: Yahudiler doğru yolda değillerdir, dediler. Kitabı bilmeyenler de birbirleri hakkında tıpkı onların söylediklerini söylediler. Allah, ihtilâfa düştükleri hususlarda kıyamet günü onlar hakkında hükmünü verecektir.

Ahmed Hulusi

Yahudiler, "Nasraniler boş şeylerle uğraşıyor"; Nasraniler de, "Yahudiler boş şeylerle uğraşıyorlar" dediler. Bunlar Kitabı (inzal olmuş bilgiyi) okurlar güya! O bilgiyi okumamış olanlar da zaten onların dediğini söyler!. . İhtilaf ettikleri konuda Allah, kıyamet sürecinde hükmünü açıklayacaktır.

Ahmet Tekin

Hepsi de kitabı, Tevrat’ı, İncil’i okumakta oldukları halde yahudiler: 'Hristiyanlar, amellerine, ibadetlerine değer kazandıran hak bir dinde, hak bir yolda değildirler' dediler. Hristiyanlar da: 'Yahudiler, amellerine, ibadetlerine değer kazandıran hak bir dinde, hak bir yolda değildirler' dediler. Kutsal kitaplarla ilgili bilgilere sahip olmayanlar da, birbirleri hakkında onların söylediklerine benzer sözler söylediler. Allah, kıyamet günü onların arasında ihtilâf edegeldikleri konularda hükmünü verecektir.

Ahmet Varol

Yahudiler: 'Hıristiyanlar bir şey üzere değildirler' dediler. Hıristiyanlar da 'Yahudiler bir şey üzere değildirler' dediler. Oysa onlar Kitab'ı okumaktadırlar. Bir şey bilmeyenler (müşrikler) de tıpkı onların söylediklerini söylediler. Anlaşmazlığa düştükleri konularda, kıyamet günü Allah hüküm verecektir.

Ali Bulaç

Yahudiler dediler ki: "Hristiyanlar bir şey (herhangi bir temel) üzere değillerdir"; hristiyanlar da: "Yahudiler bir şey üzere değillerdir" dediler. Oysa onlar, Kitabı okuyorlar. Bilmeyenler (bilgisizler) de, onların söylediklerinin benzerini söylemişlerdi. Artık Allah, kıyamet günü anlaşmazlığa düştükleri şeyde aralarında hüküm verecektir.

Ali Fikri Yavuz

Yahûdi’ler: “- Hristiyanlar, din işinde bir şey üzre değildirler.” dediler. Hristiyanlar da: “Yahûdiler, din işinde güvenilir bir şey üzre değildir.” dediler. Halbuki hepsi kendilerine indirilen Tevrat ve İncil’i okuyorlar. Kitab ehli olmayan ve okumak bilmeyen Arap müşrikleri de Yahûdilerle Hristiyanların söyledikleri gibi söylerler. Allah, ayrılığa düştükleri şeyde, kıyamet günü aralarında hükmünü verecek (haklıyı Cennete ve haksızı Cehenneme koyacaktır.)

Ali Rıza Safa

Yahudiler, şöyle dediler: "Nasraniler, bir şey üzerinde değiller!" Nasraniler de şöyle dediler: "Yahudiler, bir şey üzerinde değiller!" Üstelik Kitap'ı okuyorlar. Bilgisizler de onların söylediklerinin tıpkısını söylemişlerdi. Artık, Allah, uyuşmazlığa düştükleri konularda, Yeniden Yaratılış Günü'nde, aralarında yargı verecektir.

Bayraktar Bayraklı

Yahudiler "Hıristiyanların hiçbir tutar tarafı yoktur" dediler. Hıristiyanlar da "Yahudilerin hiçbir tutar tarafı yoktur" dediler. Halbuki hepsi kitabı okuyorlar. Bilmeyenler de tıpkı onların söylediklerini söylediler. Allah, ihtilafa düştükleri hususlarda,kıyamet günü onlar hakkında hükmünü verecektir.

Bekir Sadak

Yahudiler, «Hiristiyanligin bir temeli yoktur» dediler; oysa onlar Kitablarini da okuyorlar. Bilgisizler de tipki onlarin soylediklerini soylemistir. Allah, kiyamet gunu, anlasmazliga dustukleri seylerde onlarin arasinda hukum verecektir.

Celal Yıldırım

Yahudiler, «Hıristiyanlar kayde değer bir şey (hak bir din) üzere değillerdir,» dediler. Hıristiyanlar da, «Yahudiler kayde değer bir şey (hak bir din) üzere değillerdir,» dediler. Halbuki her iki taraf da kendilerine ait kitapları okurlar. Böylece bu hususta bilgisi olmayanlar da (takiîd yolunu seçerek) onların dediği gibi demeye başladılar. Allah kıyamet günü ayrılığa düştükleri hususta onlar arasında hükmedecektir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Hepsi de kitabı okumakta oldukları halde yahudiler, “Hıristiyanlar hiçbir gerçeğe dayanmıyor” dediler; hıristiyanlar da “Yahudiler hiçbir gerçeğe dayanmıyor” dediler. Bilmeyenler de onların dediklerine benzer şeyler söylediler. Allah, ayrılığa düştükleri konularda kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.

Diyanet İşleri

Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı okuyorlar. (Kitab'ı) bilmeyenler de tıpkı bunların söyledikleri gibi demişti. Artık onların aralarında uyuşamadıkları davada, kıyamet gününde hükmü Allah verecektir.

Diyanet İşleri (eski)

Yahudiler 'Hıristiyanlar bir temel üzerinde değil' dediler, Hıristiyanlar da 'Yahudiler bir temel üzerinde değil' dediler; oysa onlar Kitaplarını da okuyorlar. Bilgisizler de tıpkı onların söylediklerini söylemiştir. Allah, kıyamet günü, anlaşmazlığa düştükleri şeylerde onların arasında hüküm verecektir.

Diyanet Vakfi

Hepsi de kitabı (Tevrat ve İncil'i) okumakta oldukları halde Yahudiler: Hıristiyanlar doğru yolda değillerdir, dediler. Hıristiyanlar da: Yahudiler doğru yolda değillerdir, dediler. (Kitabı) bilmeyenler de birbirleri hakkında tıpkı onların söylediklerini söylediler. Allah, ihtilâfa düştükleri hususlarda kıyamet günü onlar hakkında hükmünü verecektir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yahudiler dediler ki, «Hıristiyanlar birşey üzerinde değiller», Hristiyanlar da «Yahudiler bir şey üzerinde değiller» dediler. Oysa hepsi de kitabı okuyorlar. Hiçbir bilgisi olmayanlar da öyle onların dedikleri gibi dediler. İşte bundan dolayı Allah, ihtilafa düştükleri bu gibi şeylerde, kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yahudiler: "hıristiyanların dayandığı bir şey yoktur." derken, hıristiyanlar da: "yahudilerin dayandığı bir şey yoktur." dediler. Oysa hepsi de Kitabı okuyorlar. Bilmeyenler de tıpkı onların dedikleri gibi diyorlar. Bu yüzden Allah ihtilaf ettikleri bu hususta kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yehud dedi ki: "Nasara hiç bir şey üzerinde değil" Nasara da dedi ki: "Yehud, hiç bir şey üzerinde değil" halbuki hepsi de kitab okuyorlar; İlmi olmıyanlar da tıpkı öyle onların dedikleri gibi dedi, onun için Allah ihtilaf etmekde oldukları davada Kıyamet günü beyinlerinde hükmünü verecekdir.

Erhan Aktaş

Kitap'ı okuyup durdukları halde, Yahudiler: "Nesara geçerli bir inanç üzerinde değildirler." derler. Nesara da: "Yahudiler geçerli bir inanca sahip değildirler." derler. Oysa Kitap'ı okuyorlar. Kitap'tan habersiz olanlar da onların sözlerinin aynısını söylediler. Allah, onların anlaşmazlığa düştükleri konuda kıyamet günü hüküm verecektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kitap'ı okuyup durdukları halde, Yahudiler: "Hıristiyanlar geçerli bir inanç üzerinde değildirler." derler. Hıristiyanlar da: "Yahudiler geçerli bir inanca sahip değildirler." derler. Oysa Kitap'ı okuyorlar. Kitap'tan habersiz olanlar da onların sözlerinin aynısını söylediler. Allah, onların anlaşmazlığa düştükleri konuda Kıyamet Günü hüküm verecektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kitap'ı okuyup durdukları halde, Yahudiler: "Hıristiyanlar geçerli bir inanç üzerinde değildirler."; Hıristiyanlar da: "Yahudiler geçerli bir inanca sahip değildirler." derler. Kitap'tan habersiz olanlar da onların sözlerinin aynısını söylediler. Allah, onların anlaşmazlığa düştükleri konuda Kıyamet Günü hüküm verecektir.

Fizilal-il Kuran

Yahudiler: «Hıristiyanlar hiçbir gerçeğe dayanmıyor» dediler. Hıristiyanlar da; «Yahudiler hiçbir gerçeğe dayanmıyor» dediler. Oysa hepsi de kitabı okuyorlar. Gerçeği bilmeyenler de onların dediğini söylemişlerdi. Kıyamet günü Allah, anlaşmazlığa düştükleri konularda aralarında hüküm verir.

Gültekin Onan

Yahudiler: "Hristiyanlar bir şey (herhangi bir temel) üzere değillerdir" derken, Hristiyanlar da: "Yahudiler bir şey üzere değildir" dediler. Oysa onlar kitabı okuyorlar. Bilmeyenler (bilgisizler) de onların söylediklerinin benzerini söylemişlerdi. Artık Tanrı, kıyamet günü anlaşmazlığa düştükleri şeyde aralarında hüküm verecektir.

Hamdi Döndüren

Yahudiler dedi ki, “Hristiyanlar (inanç bakımından) bir temel üzerinde değiller.” Hristiyanlar da, “Yahudiler bir temel üzerinde değiller.” dediler. Halbuki hepsi de Kitabı (Tevrat ve İncil’i) okuyorlar. Bilgisi olmayanlar da birbirleri hakkında tıpkı onların söyledikleri gibi söylediler. Allah ayrılığa düştükleri konularda kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.

Hasan Basri Çantay

Yahudiler: "Hıristiyan (saymıya değer) bir şey'e saahib değil" dedi (ler). Hıristiyanlar da: "Yahudiler (saymıya değer) bir şey'e saahib değil" dedi (ler). Halbuki hepsi de (kendilerine indirilen) Kitabı (sözde) okuyorlar. (Okumak) bilmeyenler de tıbkı onların dediklerini söyledi. Artık Allah ihtilafa düşmekde oldukları bu (davada) kıyamet günü aralarında hükmünü verecekdir.

Hasib Asutay

Yahudiler, 'Hıristiyanlar bir şey (bir temel) üzerinde değillerdir' dediler. Hıristiyanlar da, 'Yahudiler bir şey üzerinde değillerdir' dediler. Oysa onlar kitabı (45) okuyorlar. Bilmeyenler de, onların söylediklerinin benzerini söylemişlerdi. (46) Artık Allah, ayrılığa düştükleri şey hakkında kıyamet günü aralarında hüküm verecektir. (45. Tevrat ve İncil.) (46. Müşrikler de 'Hiçbir din sahibi bir şey üzerinde değildir' dediler.)

Hayrat Neşriyat

Ve yahudiler: 'Hristiyanlar (hak) bir şey (bir esas) üzerinde değildir' dediler. Hristiyanlar da: 'Yahudiler (hak) bir şey (bir esas) üzerinde değildir' dediler. Hâlbuki onlar(kendilerine indirilen) kitâbı okuyorlar. (Kitab ehli olmayan ve bir şey) bilmeyenler de böyle onların sözlerinin benzerini söylediler. Artık hakkında ihtilâf etmekte oldukları şeyler husûsunda, kıyâmet günü aralarında Allah hüküm verecektir.

İbni Kesir

Yahudiler: Hristiyanlar hiç bir şeye sahip değildir, dedi. Hristiyanlar da yahudiler hiç bir şeye sahip değildir, dedi. Halbuki hepsi de kitabı okuyorlar. Bilmeyen kimseler de onların dedikleri gibi dedi. İhtilafa düşer oldukları şeyde kıyamet günü Allah aralarında hükmünü verecektir.

Mehmet Okuyan

Kitabı (Tevrat ve İncil’i) tilavet etmekte (okuyup aktarmakta) oldukları hâlde, yahudiler “Hristiyanlar, herhangi bir şey üzerinde (doğru yolda) değildir.” demişlerdi. Hristiyanlar da “Yahudiler, herhangi bir şey üzerinde (doğru yolda) değildir.” demişlerdi. (Kitabı) bilmeyenler de (birbirleri hakkında) tıpkı onların dediklerini söylemişlerdi. Allah, onların anlaşmazlığa düştükleri şey hakkında kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.

Muhammed Esed

Ayrıca Yahudiler, "Hıristiyanlar geçerli, tutarlı bir inanç temelinden yoksunlar" iddiasında bulunurken Hıristiyanlar da (aynı şekilde); "Yahudiler, geçerli, tutarlı bir inanç temelinden yoksunlar" diye iddia ederler; ve her iki taraf da (bu iddialarında) ilahi kelama atıfta bulunurlar! Hatta bilgiden yoksun bulunanlar, onların söylediklerini aynen tekrarlayıp dururlar; ama anlaşamadıkları şeyler konusunda Kıyamet Günü aralarında hüküm verecek olan Allah'tır.

Mustafa İslamoğlu

Hepsi de (aynı) kitabı okudukları halde, Yahudiler "Hıristiyanlar bir inanç temelinden yoksundur" dediler; Hıristiyanlar da "Yahudiler bir inanç temelinden yoksundur" dediler. (Vahye dair) bilgisi olmayanlar da tuttu, aynen onların söylediği gibi söyledi. Fakat Allah, anlaşamadıkları şeyler konusunda kıyamet günü son sözü söyleyecektir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Yahudiler dedi ki: «Nasranîler hiçbir şey üzere değildir.» Ve Nasrânîler de dedi ki: «Yahudiler hiçbir şey üzere değildir.» Halbuki onlar kitabı okurlar. Bilmeyen kimseler de onların sözleri gibi söylediler. Allah Teâlâ ise bu ihtilaf ettikleri şeyler hakkında yarın Kıyamet günü aralarında hükmedecektir.

Ömer Öngüt

Yahudiler: “Hıristiyanlar bir şey (bir temel) üzerinde değildirler. ” dediler. Hıristiyanlar da: “Yahudiler bir şey (bir temel) üzerinde değildirler. ” dediler. Oysa onlar Kitab'ı da okumaktadırlar. Kitab'ı bilmeyen kimseler de öylece onların dedikleri gibi dediler. Ayrılığa düştükleri şeyde Allah kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.

Suat Yıldırım

Yahudiler: "Hıristiyanlar hakikî bir din üzere değil." Hıristiyanlar ise: "Yahudiler hakikî bir din üzere değil." dediler. Halbuki her iki topluluk da kitabı (Tevrat ve İncîl’i) okumaktalar. Dini bilmeyenler de onlarınkine benzer sözler söylediler. Allah, kıyamet günü anlaşamadıkları hususlarda hükmünü verecektir.

Süleyman Ateş

Yahudiler: "Hıristiyanlar, bir temel üzerinde değiller," dediler. Hıristiyanlar da: "Yahudiler bir temel üzerinde değiller," dediler. Oysa hepsi de Kitabı okuyorlar. Bilmeyenler de tıpkı onların dedikleri gibi demişlerdi. Artık Allah, ayrılığa düştükleri şey hakkında, kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.

Süleymaniye Vakfı

Yahudiler, "Hıristiyanların bir temeli yoktur" dediler; Hıristiyanlar da "Yahudilerin bir temeli yoktur" dediler. Halbuki onlar, kitaplarını bağlantılarıyla birlikte okurlar. (Kitab'ı) Bilmeyenler de bunların sözlerine denk şeyler söylediler. Allah kıyamet /mezardan kalkış günü, ihtilafa düştükleri konu hakkında aralarında hüküm verecektir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kitab'ı (Tevrat'ı) okudukları halde, Yahudiler, "Hristiyanların bir temeli yoktur"; Hristiyanlar da "Yahudilerin bir temeli yoktur" derler. Bilmeyenler de böyle söylerler. Allah, anlaşamadıkları konuda Kıyamet günü aralarında kararını verecektir.

Şaban Piriş

Hepsi de (kendilerine indirilen) kitabı okuyup durdukları halde, Yahudiler, Hıristiyanların (doğru) bir şey üzerinde olmadıklarını söylerken, Hıristiyanlar da Yahudilerin (doğru) bir yol üzerinde olmadıklarını söylemektedirler. Bilmeyenler de aynen onların sözlerini söylüyorlar. Allah ise kıyamet günü ihtilafa düştükleri konu hakkında, aralarında elbette hükmünü verecektir.

Tefhim-ul Kuran

Yahudiler dedi ki: «Hıristiyanlar bir şey (herhangi bir temel) üzere değillerdir. «; Hıristiyanlar da: «Yahudiler bir şey (herhangi bir temel) üzere değillerdir» dedi. Oysa onlar, Kitabı okuyorlar. Bilmeyen (bilgisiz) ler de, onların söylediklerinin benzerini söylemişlerdi. Artık Allah, kıyamet günü anlaşmazlığa düştükleri şeyde aralarında hüküm verecektir.

Ümit Şimşek

Yahudiler dedi ki: 'Hıristiyanların dayandığı birşey yok.' Hıristiyanlar da dedi ki: 'Yahudilerin dayandığı birşey yok.' Oysa ikisi de kitabı okuyup duruyor. Cahiller de onların sözlerine benzer şeyler söylediler. Onların ihtilâf ettikleri şey hakkında hükmü kıyamet gününde Allah verecektir.

Yaşar Nuri Öztürk

Yahudiler: "Hıristiyanlar hiç bir şey üzerinde değil." dediler. Hıristiyanlar da: "Yahudiler hiç bir şey üzerinde değil." dediler. Ve bunlar Kitap'ı da okuyup dururlar, ilimden yoksun olanlar da aynen onların söyledikleri gibi söyledi. Tartışmaya girdikleri şey hakkında, aralarında hükmü, kıyamet günü Allah verecektir.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Yəhudilər: “Xaçpərəstlər heç bir şeyə əsaslanmırlar!”– deyir, xaçpərəstlər isə: “Yəhudilər heç bir şeyə əsaslanmırlar!”– deyirlər. Halbuki onlar Kitab oxuyandırlar. Cahillər də onların danışdığı kimi danışırlar. Allah ixtilafa düşdükləri şey barəsində Qiyamət günü onların arasında hökm verəcəkdir.

Almanca (2)

Almanca — Al-Azhar

Die Juden sagen: ʺDie Christen haben keinen wahren Glauben.ʺ Die Christen sagen: ʺDie Juden haben keinen wahren Glauben.ʺ Dabei berufen sich diese und jene auf die (Heiligen) Schriften. Auch die unwissenden Araber, die die (Heiligen) Bücher nicht kennen, äußern sich ähnlich. Am Jüngsten Tag wird Gott zwischen ihnen über ihre Kontroversen urteilen.

Almanca — Der Edle Quran

Die Juden sagen: ʺAuf nichts fußen die Christenʺ; und die Christen sagen: ʺAuf nichts fußen die Judenʺ, obwohl sie doch (beide) die Schrift lesen. Dergleichen Worte führten schon diejenigen, die nicht Bescheid wissen. Aber Allah wird zwischen ihnen am Tag der Auferstehung über das richten, worüber sie uneinig sind.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And yet the Jews say: "The Christians are prone to a system not based upon truth. " And the Christians say: "The Jews rely on a religion without the groundwork of truth, while both of them learn from the same Book." Without much knowledge of the Book, the Pagans said this but Allah shall judge them in Day of Judgement* in matters concerning their variance.

Abdul Haleem

The Jews say, ‘The Christians have no ground whatsoever to stand on,’ and the Christians say, ‘The Jews have no ground whatsoever to stand on,’ though they both read the Scripture, and those who have no knowledge say the same; God will judge between them on the Day of Resurrection concerning their differences.

Abdullah Yusuf Ali

The Jews say: "The Christians have naught (to stand) upon; and the Christians say: "The Jews have naught (To stand) upon." Yet they (Profess to) study the (same) Book. Like unto their word is what those say who know not; but Allah will judge between them in their quarrel on the Day of Judgment.

Abul A'la Maududi

The Jews say: "The Christians have no basis for their beliefs," and the Christians say: “The Jews have no basis for their beliefs.” They say so even though they read the Scripture. The claim of those who have no knowledge (of the Scripture) is similar. Allah will judge between them concerning their differences on the Day of Resurrection.

Aisha Bewley

The Jews say, ‘The Christians have nothing to stand on,’ and the Christians say, ‘The Jews have nothing to stand on,’ yet they both recite the Book. Those who do not know say the same as they say. Allah will judge between them on the Day of Rising regarding the things about which they differ.

Al-Hilali & Khan

The Jews said that the Christians follow nothing (i.e. are not on the right religion); and the Christians said that the Jews follow nothing (i.e. are not on the right religion); though they both recite the Scripture. Like unto their word, said (the pagans) who know not. Allâh will judge between them on the Day of Resurrection about that wherein they have been differing.

Ali Quli Qarai

The Jews say, ‘The Christians stand on nothing,’ and the Christians say, ‘The Jews stand on nothing,’ though they follow the [same] Book. So said those who had no knowledge, [words] similar to what they say. Allah will judge between them on the Day of Resurrection concerning that about which they used to differ.

Amatul Rahman Omar

The Jews say, `The Christians have no valid ground whatsoever (for their belief),' while the Christians assert, `The Jews have no valid ground (at all for their belief),' while they both read the same Scripture. Exactly such (ill-founded) things say those who have no knowledge. But Allâh shall judge between them on the Day of Resurrection with regard to all that about which they had been disagreeing.

Arthur John Arberry

The Jews say, 'The Christians stand not on anything'; the Christians say, 'The Jews stand not on anything'; yet they recite the Book. So too the ignorant say the like of them. God shall decide between them on the Day of Resurrection touching their differences.

Bijan Moeinian

The Jews say: "The Christians do not know the truth. " The Christians say: “The Jews do not know the truth.” [The funny thing is that] both of them read the [same] Scripture. The others, too, make similar claims. All these dispute will be solved in the Day of Judgment when the Lord points them where they were wrong.

E. Henry Palmer

The Jews say, 'The Christians rest on nought;' and the Christians say, 'The Jews rest on nought;' and yet they read the Book. So, too, say those who know not, like to what these say; but God shall judge between them on the resurrection day concerning that whereon they do dispute.

Edip-Layth

The Jews said, "The Nazarenes have no basis," and the Nazarenes said, "The Jews have no basis," while they are both reciting the book! Similarly, those who do not know have said the same thing. God will judge between them on the day of Resurrection in what they disputed.

George Sale

The Jews say, the Christians are grounded on nothing; and the Christians say, the Jews are grounded on nothing: Yet they both read the scriptures. So likewise say they who know not the scripture, according to their saying. But God shall judge between them on the day of the resurrection, concerning that about which they now disagree.

Hamid S. Aziz

The Jews say, "The Christians base themselves on naught;" and the Christians say, "The Jews base themselves on naught"; and yet both read the (same) Book. They say the same things as those people say who know not; but Allah shall judge between them on the Day of Judgment concerning that whereon they dispute.

Mahmoud Ghali

And the Jews have said, "The Nasara (i. e. the Christians) do not (stand) on anything, " and the Nasara have said, "The Jews do not (stand) on anything, " and they recite the Book. Thus the ones who do not know have said the like of their saying. So, Allah will judge between them on the Day of the Resurrection wherein they used to differ.

Marmaduke Pickthall

And the Jews say the Christians follow nothing (true), and the Christians say the Jews follow nothing (true); yet both are readers of the Scripture. Even thus speak those who know not. Allah will judge between them on the Day of Resurrection concerning that wherein they differ.

Mohamed Ahmed - Samira

Only he who surrenders to God with all his heart and also does good, will find his reward with his Lord, and will have no fear or regret.

Muhammad Asad

Furthermore, the Jews assert, "The Christians have no valid ground for their beliefs," while the Christians assert, "The Jews have no valid ground for their beliefs" - and both quote the divine writ! Even thus, like unto what they say, have [always] spoken those who were devoid of knowledge;" but it is God who will judge between them on Resurrection Day with regard to all on which they were wont to differ.

Mustafa Khattab

The Jews say, "The Christians have nothing to stand on" and the Christians say, “The Jews have nothing to stand on,” although both recite the Scriptures. And those ˹pagans˺ who have no knowledge say the same ˹about people of faith˺. Surely Allah will judge between them on the Day of Judgment regarding their dispute.

Progressive Muslims

And the Jews said: "The Nazarenes have no basis, " and the Nazarenes said: "The Jews have no basis," while they are both reciting the Scripture! Similarly, those who do not know have said the same thing. God will judge between them on the Day of Resurrection in what they disputed.

Sahih International

The Jews say "The Christians have nothing [true] to stand on, " and the Christians say, "The Jews have nothing to stand on," although they [both] recite the Scripture. Thus the polytheists speak the same as their words. But Allah will judge between them on the Day of Resurrection concerning that over which they used to differ.

Sam Gerrans

And the Rabbinic Jews say: “The Christians have nothing to stand upon,” and the Christians say: “The Rabbinic Jews have nothing to stand upon,” when they read the Writ; thus say those who know not likewise. And God will judge between them on the Day of Resurrection concerning that wherein they differed.

Shabbir Ahmed

And the Jews say that the Christians have no basis, and the Christians say that the Jews have no basis. Yet both read the Scripture! This is how people oblivious to true knowledge have always behaved. Allah will judge between them on the Day of Resurrection in what they differ ((3:104), (11:118-119)). ('Qaul' = Utterance = Thought = Tenet = Attitude).

Syed Vickar Ahamed

The Jews say: "The Christians have nothing firm to stand upon;" And the Christians say: "The Jews have nothing firm to stand upon. " Yet they (both say that they) read the (same) Book. Like the words they say they do not know what they say; But Allah will judge between them in their dispute on the Day of Judgment.

Taqi Usmani

The Jews say: "The Christians have nothing to stand on" and the Christians say “The Jews have nothing to stand on” while they both read the Book! Similarly, those who do not know have said like they (the Jews and the Christians) say. So, Allah will judge between them on the Day of Resurrection in what they used to dispute.

The Monotheist Group

And the Jews say: "The Nazarenes have no basis," and the Nazarenes say: "The Jews have no basis," while they are both reciting the Book! Similarly, those who do not know have said the same thing. God will judge between them on the Day of Resurrection in what they dispute.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et les Juifs disent: ʺLes Chrétiens ne tiennent sur rienʺ et les Chrétiens disent: ʺLes Juifs ne tiennent sur rienʺ, alors quʹils lisent le Livre! De même ceux qui ne savent rien tiennent un langage semblable au leur. Eh bien, Allah jugera sur ce quoi ils sʹopposent, au Jour de la Résurrection.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Cihûyan got: “Fileh ne li ser tu dînî ne. Filehan jî got: “Cihû ne li ser tu dînî ne.” Hal ev e ku herduyan jî kitêb dixwendin. Her wiha ew ên ku zanîna wan (bi kitêbê) nebû jî mîna gotina wan digotin. Êdî Xwedê der heqê ya ku li serê li hev nedikirin de, ew ê roja qiyametê di navbera wan de ferman bike (dê wan ji hev safî bike).

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

De joden zeggen: ʺDe christenen baseren zich op nietsʺ en de christenen zeggen: ʺDe joden baseren zich op niets.ʺ En toch lezen zij het boek voor. Zo zeggen ook zij die niet weten hetzelfde als zij. God zal dus op de opstandingsdag tussen hen oordelen over dat waarover zij het oneens waren.

Hollandaca — Salomo Keyzer

De Joden zeggen: De Christenen gronden zich op niets, de Christenen zeggen: de Joden gronden zich op niets, en toch lezen beiden de schriften. Zij die niets kennen, spreken evenzoo. Maar God zal eens, op den dag der opstanding, datgene beslechten, waarover zij thans oneenig zijn.

Hollandaca — Siregar

En de Joden zeiden: ʺDe christenen hebben geen grondslagʺ (voor hun beweringen). En de Christenen zeiden: ʺDe Joden hebben geen grondslag. ʺTerwijl zij de Schrift voorlezen. Degenen die niet weten (de veelgodenaanbidders), spreken het zelfde woord als zij. En Allah zal tussen hen oordelen op de Dag der Opstanding omtrent dat waarover zij van mening verschillen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И говорят иудеи: «Христиане – ни на чем [не на истине]!» И говорят христиане: «Иудеи – ни на чем [не на истине]!» и (это в то время, когда) они читают Писание [Тору и Евангелие] (где предписано уверовать во всех пророков). Так (обычно) говорят те, которые не знают [те, которые не читали писаний], подобное их словам [словам людей Писания]. Аллах же рассудит между ними в День Воскрешения относительно того, в чем [в каких вопросах веры] они расходились (и воздаст каждому по его деяниям).

Rusça — Osmanov

Говорят иудеи: ʺХристиане не на истинном путиʺ. А христиане говорят: ʺНе на истинном пути иудеиʺ, и при этом они ссылаются на Писание. Таким же образом повторяют их слова те, которые не знают [истины]. Аллах в День воскресения рассудит их в том, в чем они расходились.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och judarna säger: ʺDe kristna står på osäker grundʺ, och de kristna säger: ʺJudarna står på osäker grund.ʺ Men alla läser de Skriften. Det som de säger är vad alla som saknar kunskap har sagt. Men på Uppståndelsens dag skall Gud döma mellan dem i (allt) det som de var oense om.