(Ey insanlar!) Sizden cehenneme varmayacak hiç kimse yoktur. Rabbin için bu, kesin olarak hükme bağlanmış bir iştir.

وَاِنْ مِنْكُمْ اِلَّا وَارِدُهَا كَانَ عَلٰى رَبِّكَ حَتْمًا مَقْضِيًّا

ve in minkum illā vāriduhā kāne ǎlā rabbike Hatmen meḳDiyyen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِنْve inve yoktur
2مِنْكُمْminkumiçinizden
3اِلَّاillāhiç kimse
4وَارِدُهَاvāriduhāو ر دMevcut olmak, (içmek için herhangi bir suya) ulaşmak, inmek, (bir yere) yaklaşmakoraya gitmeyecek
5كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin(bu)
6عَلٰىǎlāüzerine
7رَبِّكَrabbikeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbinin
8حَتْمًاHatmenح ت مİlham vermek, zorunlu/gerekli kılmak, bir şeyi sağlam bir şekilde yerleştirmek, kararlaştırmak/emretmek/ilan etmek, kurmak/tesis etmek, kaçınılmaz olmak, bir şeye adli olarak karar vermek, bir şeyi zorunlu kılmak, birine iyilik dilemek, yumuşak/uysal/dağılabilir/kolay kırılabilir olmak, ufalanmak veya küçük parçalara ayrılmak, parçalara ayırmak, neşeli/canlı/dinç/hareketli olmak, bir şeyi kesmek veya koparmakbir borçtur
9مَقْضِيًّاmeḳDiyyenق ض يTamamen bitirmek, kararlaştırmak/hükmetmek/yargısal karar vermek, hüküm vermek, yaratmak, sona erdirmek, elde etmek/başarmak/tatmin etmek, uygulamak, çözümlemek, yerine getirmek, duyurmak, açığa çıkarmakkesin

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sizden bir tek kişi bile yoktur ki oraya uğramasın; bu, Rabbinin takdîr ettiği bir şeydir.

Adem Uğur

İçinizden, oraya uğramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, Rabbin için kesinleşmiş bir hükümdür.

Ahmed Hulusi

Sizden Cehennem'e uğramayacak hiç kimse yoktur! Bu Rabbinin kesinleşmiş bir hükmüdür.

Ahmet Tekin

İçinizden oraya uğramayacak hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin icrası kesinleşmiş bir hükmüdür.

Ahmet Varol

Sizden oraya uğramayacak yoktur. Bu, Rabbinin üzerine aldığı kesinleşmiş bir hükümdür.

Ali Bulaç

Sizden ona girmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin kesin olarak üzerine aldığı bir karardır.

Ali Fikri Yavuz

İçinizden hiç biri istisna edilmemek üzere mutlaka Cehennem’e varacaktır. Bu, Rabbinin katında kesinleşmiş bir hükümdür. (Ancak Cennetlikler yanmadan geçecekler, Cehennemlikler ise ateşe düşeceklerdir.)

Ali Rıza Safa

Aranızda ona girmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Efendinin üstlendiği, kesinleşmiş bir yargıdır.

Bayraktar Bayraklı

Ey tekrar dirilişi inkar edenler! İçinizden oraya uğramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, Rabbin için kesinleşmiş bir hükümdür.

Bekir Sadak

Sizden cehenneme ugramayacak yoktur. Bu, Rabbinin yapmayi uzerine aldigi kesinlesmis bir hukumdur.

Celal Yıldırım

Hem sizden hiçbir kimse yoktur ki Cehennem'e uğramış olmasın. Bu, Rabbın yanında kesin hükme bağlanmıştır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İçinizden, oraya varmayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, rabbinin kesinleşmiş bir hükmüdür.

Diyanet İşleri

(Ey insanlar!) Sizden cehenneme varmayacak hiç kimse yoktur. Rabbin için bu, kesin olarak hükme bağlanmış bir iştir.

Diyanet İşleri (eski)

Sizden cehenneme uğramayacak yoktur. Bu, Rabbinin yapmayı üzerine aldığı kesinleşmiş bir hükümdür.

Diyanet Vakfi

İçinizden, oraya uğramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, Rabbin için kesinleşmiş bir hükümdür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İçinizden hiçbiri istisna edilmemek üzere mutlaka herkes cehenneme varacaktır. Bu, Rabbinin katında kesinleşmiş bir hükümdür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İçinizden oraya varmayacak hiçbir kimse yoktur ve bu, Rabbinin üstlenmiş olduğu kesinleşmiş bir hükümdür.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem içinizden hiç biri yoktur ki mutlak ona varacak olmasın ve bu rabbının uhdesine vacib kıldığı bir kazıyyei mahkeme olmuştur

Erhan Aktaş

Sizden oraya gelmeyecek hiç kimse yoktur. Bu Rabb'inin üzerine aldığı kesinleşmiş bir yargıdır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sizden oraya gelmeyecek hiç kimse yoktur. Bu Rabb'inin üzerine aldığı kesinleşmiş bir yargıdır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sizden oraya gelmeyecek hiç kimse yoktur. Bu Rabb'inin üzerine aldığı kesinleşmiş bir hükümdür.

Fizilal-il Kuran

Aranızda cehenneme uğramayacak hiç kimse kalmayacaktır. Bu Rabbinin kesinleşmiş bir hükmüdür.

Gültekin Onan

Sizden ona girmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, rabbinin kesin olarak üzerine aldığı bir karardır.

Hamdi Döndüren

İçinizden hiçbiri istisna edilmemek üzere mutlaka cehenneme varacaktır. Bu, Rabbinin katında kesinleşmiş bir hükümdür.

Hasan Basri Çantay

Sizden hiç biriniz müstesna olmamak üzere ille oraya (cehenneme) uğrıyacakdır. Bu, Rabbinin üzerine kat'i olarak aldığı, kazaa etdiği (bir şey) dir.

Hasib Asutay

İçinizden oraya uğramayacak hiçbir kimse yoktur. (20) Bu, Rabbin için kesinleşmiş bir hükümdür. (20. Ya cehenneme uğrayacaklar, ateş onları yakmayacak veya köprüden geçecekler.)

Hayrat Neşriyat

Hem sizden oraya uğramayacak hiçbir kimse yoktur. (Bu,) Rabbinin kendi üzerine aldığı kesinleşmiş bir hükümdür.

İbni Kesir

Sizden oraya gitmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Rabbının yapmayı üzerine aldığı kesin bir hükümdür.

Mehmet Okuyan

(Ey inkârcılar)! Sizden oraya (cehenneme) girmeyecek kimse yoktur. Bu, Rabbinin katında kesinleşmiş bir hükümdür.

Muhammed Esed

Ve sizin her biriniz onu görebilecek bir noktaya varacaksınız: Bu, Rabbin katında yerine getirilmesi gerekli bir hükümdür.

Mustafa İslamoğlu

Başka yolu yok; (siz ey cehennemlikler) mutlaka her biriniz oraya varacaksınız: Bu Rabbinin katında kesinleşmiş bir hükümdür.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve sizden bir kimse yoktur ki, illâ oraya uğrayacaktır. Bu, Rabbin tarafından hükm ve kaza buyurulmuş bir şeydir.

Ömer Öngüt

İçinizden cehenneme uğramayacak hiç kimse yoktur. Bu Rabbinin katında kesinleşmiş bir hükümdür.

Suat Yıldırım

Sizden hiç kimse yoktur ki cehenneme varmasın. Bu Rabbinin katında kesinleşmiş bir hükümdür.

Süleyman Ateş

İçinizden oraya gitmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin üzerine aldığı kesin borçtur.

Süleymaniye Vakfı

Sizden (Rahman'a baş kaldıranlardan) oraya varmayacak biri yoktur. Bu, Rabbinin uygulamayı üstlendiği kesin hükümdür.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sizden oraya suya koşarcasına gitmeyecek yoktur. Bu, Rabbinin uygulamayı üstlendiği kesin hükümdür.

Şaban Piriş

Sizden ona uğramayacak kimse yoktur. Bu Rabbinin yapmayı üzerine aldığı kesin bir hükümdür.

Tefhim-ul Kuran

Sizden ona girmeyecek hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin kesin olarak üzerine aldığı bir karardır.

Ümit Şimşek

İçinizde oradan geçmeyecek kimse yoktur. Bu, Rabbinin kesinleşmiş hükmüdür.

Yaşar Nuri Öztürk

İçinizden oraya uğramayacak hiç kimse yoktur. Bu, Rabbin üzerinde kesinleşmiş bir hükümdür.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

İçinizdən hər kəs oraya varid olacaqdır. Bu, Rəbbinin əzəldən müəyyən etdiyi qəti bir qərardır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sizdən elə bir kəs olmaz ki, oraya varid olmasın. Bu, Rəbbinin (əzəldən) buyurduğu vacib bir hökmdür. (Bütün insanlar Cəhənnəmin müdhiş mənzərəsini onun körpüsü üstündən keçərkən öz gözləri ilə görəcəklər. Cənnətliklər cəhənnəm odunun içindən yanmadan, sağ-salamat keçəcək, cəhənnəmliklər isə ora düşüb əbədi əzaba məhkum olacaqlar. Bir qism insan da müəyyən müddət orada qalıb günahı təmizlənəcək, sonra Cənnətə qayıdacaqdır).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Keinen Menschen gibt es, der nicht dahin kommt. (Die Gläubigen, damit sie sehen und die Ungläubigen, damit sie hineingeführt werden). Das ist die Entscheidung deines Herrn, die unbedingt in Erfüllung gehen wird.

Almanca — Der Edle Quran

Und es gibt keinen unter euch, der nicht daran vorbeigehen würde. Dies obliegt deinem Herrn unabänderlich beschlossen.

Almanca — M. A. Rassoul

Und keiner ist unter euch, der nicht daran vorbeikommen wird das ist eine von deinem Herrn beschlossene Fügung.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und jeder von euch wird es (das Feuer) gewiß ansteuern. Für deinen HERRN ist dies eine beschlossene Notwendigkeit.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

None of you people but shall go by it -the confines of Hell-, an inevitable event that is promised by Allah and incumbent upon Him and no one is destined to escape it.

Abdul Haleem

but every single one of you will approach it, a decree from your Lord which must be fulfilled.

Abdullah Yusuf Ali

Not one of you but will pass over it: this is, with thy Lord, a Decree which must be accomplished.

Abul A'la Maududi

There is not one of you but shall pass by Hell. This is a decree which your Lord will fulfil.

Aisha Bewley

There is not one of you who will not come to it. That is the final decision of your Lord.

Al-Hilali & Khan

There is not one of you but will pass over it (Hell): this is with your Lord; a Decree which must be accomplished.[1]

Ali Quli Qarai

There is none of you but will come to it: a [matter that is a] decided certainty with your Lord.

Amatul Rahman Omar

There is none among you, (O those condemned to Hell!), but he shall reach there (- the Hell). This is (a promise) binding on your Lord, an absolute decree.

Arthur John Arberry

Not one of you there is, but he shall go down to it; that for thy Lord is a thing decreed, determined.

Bijan Moeinian

Every one of you will tour the Hell (to feel how awful of a place it is. )

E. Henry Palmer

There is not one of you who will not go down to it, - that is settled and decided by thy Lord.

Edip-Layth

Every single one of you must pass by it. This for your Lord is a certainty that will come to pass.

George Sale

There shall be none of you but shall descend into the same hell: This is an established decree upon thy Lord.

Hamid S. Aziz

And surely We are best aware of those who are most deserving to be broiled therein.

Mahmoud Ghali

And decidedly not one of you (there is), except that he will go (herded) down to it; that, for your Lord, has been a thing decreed, a must.

Marmaduke Pickthall

There is not one of you but shall approach it. That is a fixed ordinance of thy Lord.

Mohamed Ahmed - Samira

There is not one among you who will not reach it. Your Lord has made this incumbent on Himself.

Muhammad Asad

And every one of you will come within sight of it: this is, with thy Sustainer, a decree that must be fulfilled.

Mustafa Khattab

There is none of you who will not pass over it.[1] ˹This is˺ a decree your Lord must fulfil.

Progressive Muslims

And every single one of you must pass by it. This for your Lord is a certainty that will come to pass.

Sahih International

And there is none of you except he will come to it. This is upon your Lord an inevitability decreed.

Sam Gerrans

And there is not one of you save will arrive at it; that is upon thy Lord an inevitability decreed.

Shabbir Ahmed

Everyone of you (followers of the most stubborn rebels) will approach it (19:69), (19:86), (21:99)). This is a fixed decree of your Lord.

Syed Vickar Ahamed

And (there is) not one of you who will not go over it (Fire): That is a Decree with your Lord, which must be completed.

Taqi Usmani

There is none among you who does not have to arrive at it. This is undertaken by your Lord as an absolute decree, bound to be enforced.

The Monotheist Group

And every single one of you will encounter it. This for your Lord is a certainty that will come to pass.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il nʹy a personne parmi vous qui ne passera pas par (LʹEnfer): Car (il sʹagit là) pour ton Seigneur dʹune sentence irrévocable.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji we her kes (çi mumîn û çi kafir) her wê bê ser dojehê û dê wê bibîne. Ev ji Xwedayê te hukmekî vebirî ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Er is niemand onder jullie die er niet naar zal afdalen. En het is voor jouw Heer een besluit dat gevallen is.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Er is niemand van u, die haar niet zal naderen; dit is een vast besluit van uwen Heer.

Hollandaca — Siregar

En er is niemand onder jullie of hij treedt daar binnen. Het is van jouw Heer een als onafwendbaar vastgesteld besluit.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И нет среди вас (о, люди) того, кто бы в нее [в Геенну] не вошел [каждый будет проходить по мосту, который проложен над Адом; но неверующие сразу провалятся в Ад, а верующие будут проходить этот мост с такой быстротой, которая соответствует их благим делам]. (И это) – для твоего Господа уже решенное постановление.

Rusça — Osmanov

И нет среди вас (т. е. неверных) такого, кто не войдет в ад, и твоим Господом [, о Мухаммад,] это решено бесповоротно.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Ingen av er skall slippa ifrån denna (syn). Det är din Herres fasta beslut.