"Beni anama saygılı kıldı. Beni azgın bir zorba kılmadı."

وَبَرًّا بِوَالِدَتِي وَلَمْ يَجْعَلْنِي جَبَّارًا شَقِيًّا

ve berran bi vālidetī ve lem yec'ǎlnī cebbāran şeḳiyyen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَبَرًّاve berranب ر رİyilik yapmak, ihsan etmek, doğru olmak, sadık olmak, gerçek olmak, yemin etmek, haklı çıkmak, yerine getirmek, sözünde durmakve iyilik eder (kıldı)
2بِوَالِدَتِيbi vālidetīو ل دdoğurmak, dünyaya getirmekanneme
3وَلَمْve lem
4يَجْعَلْنِيyec'ǎlnīج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakve beni yapmadı
5جَبَّارًاcebbāranج ب رKırık bir durumdan düzeltmek veya yoksulluk durumundan yeterliliğe getirmek. Kırık bir durumdan düzeltilmiş veya azaltılmış. 'Fakir bir insan kırık kemiği olan birine benzetilir ve onun servete kavuşması kemiğin yerine oturtulmasına benzetilir.' Başkasını [iradesine karşı] zorlamak, mecbur etmek, kışkırtmak, teşvik etmek veya ikna etmek. [Hesaplamada] onarım amacıyla bir şeyin eklenmesi. Kendini yüceltme, kibir, gurur, küstahlık, cesur, cüretkar, aşırı, zorba, buyurgan, aşırıya kaçan. Bir kral. 'Hiçbir peygamberlik makamı yoktur ki, birinin kendini yüceltmesi, kibri, gururu veya küstahlığı yoluyla yerine krallık makamı gelmiş olmasın.' Köle, hizmetkar. [Bir şey/kişi için] misilleme veya telafi edici para cezası alınmamış. Uzun boylu, elin erişemeyeceği yükseklikte, [meyvesini kesmek için uzun büyüyen hurma ağacına] tırmanmak ve mükemmelliği korumak.bir zorba
6شَقِيًّاşeḳiyyenش ق وMutsuz olmak, bedbaht olmak, sıkıntı çekmek, eşkıyalık yapmak, haydutluk yapmak, kötü yola düşmek, zorbalık yapmak, sefil olmak, sefalete düşmekbaş kaldıran

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve anama itâatli etmiştir beni ve cebbar, kötü kişi olarak yaratmamıştır beni.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve anama itâatli etmiştir beni ve cebbar, kötü kişi olarak yaratmamıştır beni.

Adem Uğur

Beni anneme saygılı kıldı; beni bedbaht bir zorba yapmadı.

Ahmed Hulusi

"Anneme hayırlı kıldı; zorba mahrum kılmadı!"

Ahmet Tekin

'Beni anneme hürmetkâr kıldı. Beni zorba ve âsî biri olarak yetiştirmedi.'

Ahmet Varol

Anneme iyilik eden biri (kıldı). Beni azgın bir zorba yapmadı.

Ali Bulaç

"Anneme itati de. Ve beni mutsuz bir zorba kılmadı."

Ali Fikri Yavuz

Beni, anneme ihsankâr kıldı ve beni azgın bir zorba yapmadı.

Ali Rıza Safa

"Ve anneme saygılı davranmamı. Zaten beni, dikbaşlı bir zorba yapmadı!"

Bayraktar Bayraklı

"Beni anneme saygılı kıldı; beni bedbaht bir zorba yapmadı."

Bekir Sadak

(30-33) Cocuk: «Ben suphesiz Allah'in kuluyum. Bana kitap verdi ve beni peygamber yapti, nerede olursam olayim beni mubarek kildi. Yasadigim muddetce namaz kilmami, zekat vermemi ve anneme iyi davranmami emretti. Beni bedbaht bir zorba kilmadi. Dogdugum gunde, lecegim gunde, dirilecegim gunde bana selam olsun» dedi.

Celal Yıldırım

Anama iyilikte bulunmamı emretti; O beni bedbaht bir zorba yapmadı.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(31-32) Nerede olursam olayım, o beni kutlu ve bereketli kıldı; yaşadığım sürece bana namazı, zekâtı ve anneme saygılı olmayı emretti; beni zorba ve isyankâr yapmadı.

Diyanet İşleri

"Beni anama saygılı kıldı. Beni azgın bir zorba kılmadı."

Diyanet İşleri (eski)

(30-33) Çocuk: 'Ben şüphesiz Allah'ın kuluyum. Bana kitap verdi ve beni peygamber yaptı, nerede olursam olayım beni mübarek kıldı. Yaşadığım müddetçe namaz kılmamı, zekat vermemi ve anneme iyi davranmamı emretti. Beni bedbaht bir zorba kılmadı. Doğduğum günde, öleceğim günde, dirileceğim günde bana selam olsun' dedi.

Diyanet Vakfi

«Beni anneme saygılı kıldı; beni bedbaht bir zorba yapmadı.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Beni anneme hürmetkar kıldı. Beni zorba ve isyankar yapmadı.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Beni anneme saygılı kıldı, beni eşkiya bir zorba yapmadı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve beni valideme hürmetkar kıldı, bir cebbar şekıy kılmadı

Erhan Aktaş

Ve anneme karşı birr yaptı. Ve beni bir zorba, bir isyankar yapmadı."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ve anneme karşı birr yaptı. Ve beni bir zorba, bir isyankar yapmadı."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve anneme karşı birr olmayı. Ve beni bir zorba, bir isyankar yapmadı.

Fizilal-il Kuran

Beni anama düşkün bir evlat olarak yarattı; dik kafalı ve kötülük düşkünü biri olmaktan uzak tuttu.

Gültekin Onan

"Anneme itaati de. Ve beni mutsuz bir zorba kılmadı."

Hamdi Döndüren

“Beni, anneme karşı saygılı kıldı ve beni bedbaht bir zorba yapmadı.”

Hasan Basri Çantay

"Beni anneme hürmetkar kıldı. Beni bir zorba, bir bedbaht yapmadı".

Hasib Asutay

Beni anneme saygılı (kıldı); beni bedbaht bir zorba yapmadı.

Hayrat Neşriyat

'Ve (beni) anneme iyilik eden bir kimse kıldı. Hem beni zorba ve âsî bir kimse yapmadı.'

İbni Kesir

Bir de anneme iyi davranmamı. Ve beni bedbaht bir zorba kılmadı.

Mehmet Okuyan

Beni, anneme iyilik yapar (saygılı) kıldı ve beni azgın bir zorba yapmadı.

Muhammed Esed

ve anamı saygıyla gözetmemi; ve beni merhametten yoksun bir zorba kılmadı.

Mustafa İslamoğlu

bir de anama iyi davranmayı... Fakat beni azgın bir zorba kılmadı.

Ömer Nasuhi Bilmen

«Ve beni valideme itaatkar kıldı ve beni bir zorba, isyankâr kılmadı.»

Ömer Öngüt

“Beni anneme hürmetkâr kıldı, baş kaldıran bir bedbaht yapmadı. ”

Suat Yıldırım

"Anneme saygılı, hayırlı evlat kılıp, asla zorba, bedbaht ve hayırsız biri yapmadı"

Süleyman Ateş

"(Beni) anneme iyilik eder (kıldı), beni baş kaldıran bir zorba yapmadı."

Süleymaniye Vakfı

Anama iyilik eden biri yaptı. Beni zorba ve hayırsız biri yapmadı."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Bana, anama iyi evlat olacağım; zorba ve isyankar olmayacağım bir yapı verdi."

Şaban Piriş

Bir de anneme iyi davranışlı kıldı ve beni zorba ve asi kılmadı.

Tefhim-ul Kuran

«Anneme itaati de. Ve beni mutsuz bir zorba kılmadı.»

Ümit Şimşek

'Beni anneme hayırlı bir evlât kıldı; bedbaht bir zorba yapmadı.

Yaşar Nuri Öztürk

"Anneme iyilik etmemi önerdi. Beni zorba bir eşkıya yapmadı."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Həm də məni anama qarşı qayğıkeş etdi; məni lovğa və bədbəxt etmədi.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O, həmçinin məni anama qarşı olduqca itaətkar (nəvazişkar) etdi, (heç kəsə qarşı) zülmkar, asi (dikbaş) eləmədi!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ich soll gut zu meiner Mutter sein, und Er machte mich nicht zu einem anmaßenden, bösen Gewalttäter.

Almanca — Der Edle Quran

und gütig gegen meine Mutter zu sein. Und Er hat mich weder gewalttätig noch unglücklich gemacht.

Almanca — M. A. Rassoul

und ehrerbietig gegen meine Mutter (zu sein); Er hat mich nicht gewalttätig und unselig gemacht.

Almanca — Muhammad Zaidan

(ER machte mich) auch zu einem Gütigen meiner Mutter gegenüber. Doch ER machte mich nicht zu einem widerspenstigen Widersacher!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

" He emphasized that I should be kind and dutiful to my mother, and He excluded tyranny and depravity from my nature".

Abdul Haleem

to cherish my mother. He did not make me domineering or graceless.

Abdullah Yusuf Ali

"(He) hath made me kind to my mother, and not overbearing or miserable;

Abul A'la Maududi

and has made me dutiful to my mother. He has not made me oppressive, nor bereft of God's blessings.

Aisha Bewley

and to show devotion to my mother. He has not made me insolent or arrogant.

Al-Hilali & Khan

"And dutiful to my mother, and made me not arrogant, unblest.

Ali Quli Qarai

and to be good to my mother, and He has not made me self-willed and wretched.

Amatul Rahman Omar

`And (He has made me) dutiful to my mother, and He has not made me arrogant, graceless.

Arthur John Arberry

and likewise to cherish my mother; He has not made me arrogant, unprosperous.

Bijan Moeinian

"God has made me to honor my mother; He has not made me a disobedient rebel. "

E. Henry Palmer

and piety towards my mother, and has not made me a miserable tyrant;

Edip-Layth

"To be dutiful to my mother, and He did not make me a rebellious tyrant."

George Sale

and he hath made me dutiful towards my mother, and hath not made me proud, or unhappy.

Hamid S. Aziz

"And He has made me blessed wherever I am; and He has required of me prayer and charity as long as I live,

Mahmoud Ghali

And ever benign to my (female) parent; (Literally: She who gave birt to me) and He has not made me arrogant, wretched.

Marmaduke Pickthall

And (hath made me) dutiful toward her who bore me, and hath not made me arrogant, unblest.

Mohamed Ahmed - Samira

And be dutiful to my mother. He has not made me haughty or rebellious.

Muhammad Asad

and [has endowed me with] piety towards my mother; and He has not made me haughty or bereft of grace.

Mustafa Khattab

and to be kind to my mother. He has not made me arrogant or defiant.

Progressive Muslims

"And to be dutiful to my mother, and He did not make me a rebellious tyrant. "

Sahih International

And [made me] dutiful to my mother, and He has not made me a wretched tyrant.

Sam Gerrans

“And dutiful to my mother; and He has not made me arrogant or wretched.

Shabbir Ahmed

"And He has made me kind to my mother, and has not made me haughty, unblessed. "

Syed Vickar Ahamed

"[He (Allah)] has made me kind to my mother, and not arrogant or miserable;

Taqi Usmani

and (He has made me) good to my mother, and he did not make me oppressive (or) ill-fated.

The Monotheist Group

"And to be dutiful to my mother, and He has not mademe a mischievous tyrant."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et la bonté envers ma mère. Il ne mʹa fait ni violent ni malheureux.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Xwedê li min ferman kiriye) ku li dayika xwe qenciyê bikim û ez nekirime xwemezindêrekî gunehkar.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hij heeft mij gehoorzaam omtrent mijne moeder gemaakt en hij zal mij niet trotsch of ellendig doen worden.

Hollandaca — Siregar

En om goed te zijn voor mijn moeder. En Hij heeft mij niet als een arrogante ongehoorzame gemaakt.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и (повелел мне Господь мой, чтобы я проявлял) благость (по отношению) к моей родительнице [матери] и не сделал меня тираном [высокомерным], (и) несчастным.

Rusça — Osmanov

сделал меня почтительным к матери моей, и Он не создал меня не внемлющим [Господу своему], лишенным [Его] благословения.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och att älska min moder och visa henne aktning - och Han har inte gjort mig till en eländig tyrann.