Meryem Suresi 13. Ayet — Elfaz
(12-14) (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah'tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.
1وَحَنَانًاve Hanānenve bir rahmetBağlaç+İsimح ن نÖzlem duymak, yoğun bir üzüntü veya sevinç duygusuyla etkilenmek, dişi devenin yavrusuna ses çıkarması gibi ses çıkarmak, merhamet/şefkat/acıma/kalp yumuşaklığı göstermek, bir şeye özlem duymak, merhametli/şefkatli olmak/bir şeye olumlu yaklaşmak, kötülük veya zararlı şeylerden uzaklaşmak, deli veya akıl hastası olmak, korkakça geri çekilmek, yanlış yapmak veya hata işlemek.
2مِنْminHarf-i Cer
3لَدُنَّاledunnākatımızdanİsim+Zamirل د نYanında; yakınında; ile; -den; huzur; huzurunda; için. Ladun: Bir yer parçacığı veya edat.
5وَكَانَve kāneve olduBağlaç+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin