Kehf Suresi 99. Ayet — Elfaz
O gün biz onları bırakırız, dalga dalga birbirlerine karışırlar. Sonra sura üfürülür de onları toptan bir araya getiririz.
1وَتَرَكْنَاve teraknābiz bırakırızBağlaç+Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrت ر كTerk etmek, bırakmak, vazgeçmek, feragat etmek, ihmal etmek, atlamak, birine bir şey bırakmak.
3يَوْمَئِذٍyevmeiƶino günZaman Zarfı
4يَمُوجُyemūcudalgalanır bir haldeMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibم و جKarmaşa içinde olmak, tedirgin olmak, kargaşalı olmak, çatışmak veya çarpışmak, karmaşık ve rahatsız bir durumda olmak, şaşkın veya hayret içinde olmak, ileri geri hareket etmek, yandan yana hareket etmek.
5فِيfīiçindeHarf-i Cer
7وَنُفِخَve nufiḣave üflenirBağlaç+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibن ف خAğızla üflemek, nefes almak.
8فِيfīHarf-i Cer
9الصُّورِS-SūriSur'aMarife (Belirlilik Takısı)+İsimص و رşekillendirmek, biçimlendirmek, tasarlamak, işaretlemek, resmetmek, süslemek, hazırlamak, yapmak
10فَجَمَعْنَاهُمْfe cemeǎ'nāhumve onları toplarızİsti'nafiye Edatı+Mazi Fiil+Zamir+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrج م عToplamak veya bir araya getirmek, birleştirmek, toplanmak veya bir araya gelmek, birleşmek veya bağlanmak veya bağlantı kurmak, birlik durumuna getirmek, uzlaştırmak veya barıştırmak, bir şey giymek [giysi], düzenlemek/tertip etmek/çözümlemek, cemaatle namaz kılmak, bir şeye karar vermek/karara bağlamak, görüş birliğine varmak veya birleşmek, bir şeyi hazırlamak veya hazır hale getirmek, bir şeyi kurutmak, başkasıyla gizli anlaşma yapmak veya birlik olmak, biriyle bir arada var olmak, sıkı/sıkıştırılmış/daraltılmış olmak, enerji harcamak, uzlaşmak veya kapsamak veya içermek, girmek veya içeri gitmek, başkasıyla buluşmak veya birlikte olmak.
11جَمْعًاcem'ǎnhepsiniİsimج م عToplamak veya bir araya getirmek, birleştirmek, toplanmak veya bir araya gelmek, birleşmek veya bağlanmak veya bağlantı kurmak, birlik durumuna getirmek, uzlaştırmak veya barıştırmak, bir şey giymek [giysi], düzenlemek/tertip etmek/çözümlemek, cemaatle namaz kılmak, bir şeye karar vermek/karara bağlamak, görüş birliğine varmak veya birleşmek, bir şeyi hazırlamak veya hazır hale getirmek, bir şeyi kurutmak, başkasıyla gizli anlaşma yapmak veya birlik olmak, biriyle bir arada var olmak, sıkı/sıkıştırılmış/daraltılmış olmak, enerji harcamak, uzlaşmak veya kapsamak veya içermek, girmek veya içeri gitmek, başkasıyla buluşmak veya birlikte olmak.