Sonra yine bir yol tuttu.

ثُمَّ اَتْبَعَ سَبَبًا

ṧumme etbeǎ sebeben

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sonra gene bir yol tuttu.

Abdulkadir Gölpınarlı

Sonra gene bir yol tuttu.

Adem Uğur

Sonra yine bir yol tuttu.

Ahmed Hulusi

Sonra (Zül-Karneyn) bir yolu daha kullandı.

Ahmet Tekin

Sonra yine doğru sebep ve vesilelere, meşrû araçlara başvurarak bir hedefe daha yöneldi.

Ahmet Varol

Sonra yine bir yol tuttu.

Ali Bulaç

Sonra bir yol (daha) tuttu.

Ali Fikri Yavuz

Sonra da (güneyden kuzeye doğru üçüncü) bir yol tuttu.

Ali Rıza Safa

Sonra, yine bir yol tuttu.

Bayraktar Bayraklı

Sonra yine bir yol tutup gitti.

Bekir Sadak

Sonra yine bir yol tuttu.

Celal Yıldırım

Sonra o başka bir yol tuttu.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sonra yine bir yol tuttu.

Diyanet İşleri

Sonra yine bir yol tuttu.

Diyanet İşleri (eski)

Sonra yine bir yol tuttu.

Diyanet Vakfi

Sonra yine bir yol tuttu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sonra yine bir yol tuttu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra da başka bir sebebi takip etti.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra da diğer bir sebebi ta'kıb etti

Erhan Aktaş

Sonra bir sebebe tabi oldu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra bir sebebe tabi oldu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra bir sebebe tabi oldu.

Fizilal-il Kuran

Arkasından yine bir sebebe sarılarak yola koyuldu.

Gültekin Onan

Sonra bir yol (daha) tuttu.

Hamdi Döndüren

O yine bir yol tuttu.

Hasan Basri Çantay

Sonra yine bir yol tutdu.

Hasib Asutay

Sonra (yine) bir yol tuttu.

Hayrat Neşriyat

Sonra bir sebeb (bir yol daha) tuttu.

İbni Kesir

Sonra da bir yol tuttu.

Mehmet Okuyan

Sonra (farklı) bir yol tutmuştu.

Muhammed Esed

Ve o (böylece, doğru bir amaca ulaşmak için) bir kere daha, doğru aracı seçmiş oldu.

Mustafa İslamoğlu

Yeniden kendisini (amacına) ulaştıracak bir araca başvurdu.

Ömer Nasuhi Bilmen

Sonra diğer bir yolu takibe başladı.

Ömer Öngüt

Sonra yine bir yol tutup gitti.

Suat Yıldırım

Sonra o başka bir yol tuttu.

Süleyman Ateş

Sonra yine bir yol tuttu.

Süleymaniye Vakfı

Sonra bir yolu daha takip etti.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra yine başka bir yol tuttu.

Şaban Piriş

Sonra yoluna devam etti.

Tefhim-ul Kuran

(92-93) Sonra (yine) bir yol tuttu. Nihayet iki dağ arasına ulaştığı zaman orada hiç söz anlamayan bir kavim buldu.

Ümit Şimşek

Sonra yine bir sebebi izledi.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra yine bir sebebi izledi.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Sonra o, yenə yoluna davam etdi.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wieder machte er von den ihm gewährten Mittel Gebrauch und zog weiter.

Almanca — Der Edle Quran

Hierauf verfolgte er einen Weg,

Almanca — M. A. Rassoul

Hierauf folgte er dem gegebenen Weg

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann folgte er einem Weg.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Again he purposefully lead the way.

Abdul Haleem

He travelled on;

Abdullah Yusuf Ali

Then followed he (another) way,

Abul A'la Maududi

Then he set out on another expedition

Aisha Bewley

Then he followed a path

Al-Hilali & Khan

Then he followed (another) way,

Ali Quli Qarai

Then he followed a means.

Amatul Rahman Omar

Then he launched out on (yet another) course (to the northern part of his empire, - to the territory between the Caspian Sea and the Caucasian Mountains).

Arthur John Arberry

Then he followed a way

Bijan Moeinian

Then he took another way and marched on till he reached a valley ….

E. Henry Palmer

Then he followed a way

Edip-Layth

Then he followed the means.

George Sale

And he prosecuted his journey from south to north,

Hamid S. Aziz

He left them as they were. And We comprehended fully the forces before him.

Mahmoud Ghali

Thereafter he followed up (another) means.

Marmaduke Pickthall

Then he followed a road

Mohamed Ahmed - Samira

He then followed (another) road

Muhammad Asad

And once again he chose the right means (to achieve a right end].

Mustafa Khattab

Then he travelled a ˹third˺ course

Progressive Muslims

Then he followed the means.

Sahih International

Then he followed a way

Sam Gerrans

Then he went his way.

Shabbir Ahmed

And once again he chose the right means to achieve a right end. (North towards Caucasus.)

Syed Vickar Ahamed

Then he followed (yet another) way,

Taqi Usmani

Thereafter he followed a course

The Monotheist Group

Then he followed the means.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Puis, il suivit (une autre) voie.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Piştre dîsa ew kete pey wan rê û derfetan.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Daarna volgde hij een toegangsweg,

Hollandaca — Salomo Keyzer

En hij zette zijne reis voort van het zuiden naar het noorden.

Hollandaca — Siregar

Daarop volgde hij een weg.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Потом он [Зу-ль-Карнайн] пошел по пути.

Rusça — Osmanov

Затем он последовал своим путем

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Därpå följde han en väg,