Biz, elbette (zamanı gelince) yeryüzündeki her şeyi bir kuru toprak haline getireceğiz.

وَاِنَّا لَجَاعِلُونَ مَا عَلَيْهَا صَعِيدًا جُرُزًا

ve innā le cāǐlūne mā ǎleyhā Saǐyden curuzen

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve biz, elbette yeryüzünde ne varsa hepsini kupkuru toprak haline getiririz sonunda.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve biz, elbette yeryüzünde ne varsa hepsini kupkuru toprak haline getiririz sonunda.

Adem Uğur

(Bununla beraber) biz mutlaka oradaki her şeyi kupkuru bir toprak yapacağız.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki biz arzda (bedende) bulunan her şeyi çorak bir toprak haline getireceğiz!

Ahmet Tekin

Şu bir gerçektir ki, yeryüzündeki cezbedici güzelliği olan her şeyi kuru bir toprağa dönüştüreceğiz.

Ahmet Varol

Biz elbette onun üzerinde olanları kupkuru bir toprak da yaparız.

Ali Bulaç

Biz gerçekten (yeryüzü) üzerinde olanları kupkuru, çorak bir toprak yapabiliriz.

Ali Fikri Yavuz

Şu da muhakkak ki, biz, yeryüzünde olan şeyleri (süsleri) kupkuru bir toprak yaparız.

Ali Rıza Safa

Ve kuşkusuz, onun üzerinde olanları kupkuru toprak yapacağız.

Bayraktar Bayraklı

Biz, elbette yerin üzerindekileri kupkuru bir toprak yapacağız.

Bekir Sadak

suphesiz Biz, yeryuzunde olanlari kupkuru bir toprak haline getirebiliriz.

Celal Yıldırım

Ve elbette biz yeryüzünün üstündeki şeyleri kuru bir toprak haline getiricileriz.

Diyanet İşleri

Biz, elbette (zamanı gelince) yeryüzündeki her şeyi bir kuru toprak haline getireceğiz.

Diyanet İşleri (eski)

Şüphesiz Biz, yeryüzünde olanları kupkuru bir toprak haline getirebiliriz.

Diyanet Vakfi

(Bununla beraber) biz mutlaka oradaki her şeyi kupkuru bir toprak yapacağız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Şüphesiz biz, yeryüzünde olanları kupkuru bir toprak yapacağız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bununla beraber şu da bir gerçek ki Biz, onun üzerinde olan herşeyi kupkuru bir toprak yapmaktayız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bununla beraber şu da muhakkak ki biz onun üzerinde ne varsa hepsini bir kuru toprak etmekteyiz

Erhan Aktaş

Yeryüzünde olan güzellikleri kupkuru toprak haline getireceğiz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yeryüzünde olan güzellikleri kupkuru toprak haline getireceğiz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yeryüzünde olan güzellikleri kupkuru toprak haline getireceğiz.

Fizilal-il Kuran

Günü gelince yeryüzünün bütün gözalıcı yeşilliklerini kesinlikle kupkuru bir toprak düzlüğüne çevireceğiz.

Gültekin Onan

Biz gerçekten yeryüzü üzerinde olanları kupkuru, çorak bir toprak yapabiliriz.

Hamdi Döndüren

Biz elbette yerin üzerindekileri kupkuru bir toprak yaparız.

Hasan Basri Çantay

Bununla beraber biz onun üstünde olan şeyleri elbet kupkuru bir toprak yapanlarız.

Hasib Asutay

Şüphesiz onun (yerin) üzerinde olanları (bir gün) kupkuru toprak yaparız. (1) (1. Şimdi, doğadaki canlıların her zaman gözümüzün önünde ölüp tekrar dirilişiyle, insanların dirilişini karşılaştırmamız için önümüze böyle bir sahne konmuştur.)

Hayrat Neşriyat

Bununla berâber muhakkak ki biz, orada (yeryüzünde) ne varsa, elbette kupkuru bir toprak edicileriz.

İbni Kesir

Şüphesiz ki Biz, yeryüzünde olanları kupkuru bir toprak haline getirebiliriz.

Mehmet Okuyan

Biz mutlaka onun üzerindeki her şeyi kupkuru bir toprak yapacağız.

Muhammed Esed

ve hiç şüphe yok ki (zamanı gelince) yeryüzündeki her şeyi kupkuru toprak haline getireceğiz.

Mustafa İslamoğlu

ama hiç şüphesiz yine Biz, (günü gelince) orada bulunan her şeyi kupkuru bir toprak haline çevirmeyi biliriz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve mamafih onun üzerinde ne varsa muhakkak ki, Biz hepsini de kupkuru, dağınık bir toprak edicileriz.

Ömer Öngüt

Biz onun üzerindeki her şeyi elbette kupkuru bir toprak haline getireceğiz.

Suat Yıldırım

Ve elbette Biz yer üstünde ne varsa hepsini, kupkuru yapıp dümdüz edeceğiz.

Süleyman Ateş

Biz elbette (bir gün) yerin üzerindekileri kupkuru bir toprak yaparız.

Süleymaniye Vakfı

(Gün gelecek) Onun üzerinde olanları mutlaka kupkuru bir yüzeye çevireceğiz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Halbuki orada olan her şeyi yok edip kuru bir yüzeye çevireceğiz.

Şaban Piriş

Aynı zamanda biz, yerin üzerindekileri çorak bir arazi de yapabiliriz.

Tefhim-ul Kuran

Biz gerçekten (yeryüzü) üzerinde olanları kupkuru, çorak bir toprak yapabiliriz.

Ümit Şimşek

Onun üzerindeki herşeyi Biz toza toprağa çevireceğiz.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve şu da bir gerçek ki biz, yeryüzündeki her şeyi, bitki bitirmeyen/kıtlık ve ölüme yol açan kupkuru bir toprak haline elbette getireceğiz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz yer üzündə olan hər şeyi lazım gələrsə, məhv edib qupquru bir torpağa döndərərik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Bu da bir həqiqətdir ki) Biz yer üzündə olan hər şeyi (vaxtı gələndə) məhv edib qupquru bir torpağa döndərərik. (Fani dünyaya, onun cah-cəlalına eʼtibar yoxdur. Yer üzündə olan heç bir şey əbədi deyildir. Müəyyən dövrdən sonra orada mövcud olan hər şey məhv olacaqdır).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Am Ende werden Wir die Erde in eine kahle Fläche verwandeln.

Almanca — Der Edle Quran

Und Wir werden das, was auf ihr ist, wahrlich zu unfruchtbarem Erdboden machen.

Almanca — M. A. Rassoul

Und gewiß, Wir werden alles, was auf ihr ist, in dürren Wüstenstaub verwandeln.

Almanca — Muhammad Zaidan

Auch zweifelsohne werden WIR alles, was auf ihr ist, doch in staubigen, dürren Boden verwandeln.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

One day We will render the face of the earth dry and barren - terra firma- destitute of vegetation.

Abdul Haleem

but We shall reduce all this to barren dust.

Abdullah Yusuf Ali

Verily what is on earth we shall make but as dust and dry soil (without growth or herbage).

Abul A'la Maududi

In the ultimate, We shall reduce all that is on the earth to a barren plain.

Aisha Bewley

We will certainly make everything on it a barren wasteland.

Al-Hilali & Khan

And verily We shall make all that is on it (the earth) a bare dry soil (without any vegetation or trees.).

Ali Quli Qarai

And indeed We will turn whatever is on it into a barren plain.

Amatul Rahman Omar

Yet it is We Who shall (one day) reduce all that is on it to a barren soil.

Arthur John Arberry

and We shall surely make all that is on it barren dust.

Bijan Moeinian

One day, I will turn this glittering world (that the materialistic people are in love with so much) into a lifeless desert like planet.

E. Henry Palmer

but, verily, we are going to make what is thereon bare soil.

Edip-Layth

We will then make what is on it a barren wasteland.

George Sale

And we will surely reduce whatever is thereon, to dry dust.

Hamid S. Aziz

But, verily, We shall make all that which is thereon a barren mound.

Mahmoud Ghali

And We will indeed make whatever is on it arid dry soil.

Marmaduke Pickthall

And lo! We shall make all that is thereon a barren mound.

Mohamed Ahmed - Samira

For We shall certainly turn it to barren dust.

Muhammad Asad

and, verily, [in time] We shall reduce all that is on it to barren dust!

Mustafa Khattab

And We will certainly reduce whatever is on it to barren ground.

Progressive Muslims

And We will then make what is on it a barren wasteland.

Sahih International

And indeed, We will make that which is upon it [into] a barren ground.

Sam Gerrans

And We will make what is thereon barren ground.

Shabbir Ahmed

And, verily, We shall reduce all that is on earth to barren dust!

Syed Vickar Ahamed

And surely, whatever is on earth We shall reduce it only to dust and dried soil.

Taqi Usmani

And surely, We are going to turn whatever is thereon into a barren land.

The Monotheist Group

And We will surely make what is on it completely barren.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Puis, Nous allons sûrement transformer sa surface en un sol aride.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman em ê yên li ser erdê hene bi carekê bikin axeke rip û rût.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Wij zullen wat er op haar is tot dorre kale grond maken.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar al deze versierselen zullen wij in stof doen verkeeren.

Hollandaca — Siregar

En voorwaar, Wij zullen zeker wat op haar (de aarde) is tot droge grond maken.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (при окончании этого мира) Мы обязательно сделаем то, что на ней [на земле], плоскостью, лишенной растительности.

Rusça — Osmanov

И, воистину, все, что есть на земле, Мы обратим в равнину бесплодную, на которой ничего не растет.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

men (till sist) skall Vi förvandla allt detta till öde slätter.