İnsanların hangisinin daha güzel amel yaptığını deneyelim diye şüphesiz biz yeryüzündeki şeyleri ona bir zinet yaptık.

اِنَّا جَعَلْنَا مَا عَلَى الْاَرْضِ زِينَةً لَهَا لِنَبْلُوَهُمْ اَيُّهُمْ اَحْسَنُ عَمَلًا

innā ceǎlnā mā ǎlā l-erDi zīneten lehā li nebluvehum eyyuhum eHsenu ǎmelen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّاinnāşüphesiz biz
2جَعَلْنَاceǎlnāج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakyarattık
3مَاşeyleri
4عَلَىǎlāüzerindeki
5الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyer
6زِينَةًzīnetenز ي نSüslemek, donatmak. Süslemek, zarafet katmak, onurlandırmak [bir eylem, nitelik veya söz için]. Dili süsledi, donattı veya düzenledi. Süsledi [örn. Yeryüzü veya toprak, bitki örtüsüyle süslendi], süsledi, dekore etti, donattı, bezedi, güzelleştirdi veya zarafet kattı. Dil için şöyle denir: 'Süslendi, güzelleştirildi veya düzenlendi'. Eylem için şöyle denir: 'Süslendi, güzelleştirildi'; yani başka biri tarafından bir kişiye tavsiye edildi. Zarafet, güzellik, yakışır nitelik, fiziksel/entelektüel süs, onur veya itibar ve bir kişi veya şeyin gururu veya şerefi olan her şey. Bilge bir insanı, mevcut dünyada veya gelecek dünyada, herhangi bir durumunda veya koşulunda utandırmayan veya yakışıksız kılmayan şey. Üç türdür: Zihinsel: Bilgi/bilim ve iyi kiracılar gibi. Bedensel: Güç, boy uzunluğu, görünüş güzelliği. Dışsal: Zenginlik, rütbe veya mevki, haysiyet.süs olsun diye
7لَهَاlehākendisine
8لِنَبْلُوَهُمْli nebluvehumب ل وDenemek, test etmek, sınamak, imtihan etmekonları denemek için
9اَيُّهُمْeyyuhumhangisinin
10اَحْسَنُeHsenuح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.daha güzel
11عَمَلًاǎmelenع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatiş yaptığını

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Biz, gerçekten de insanların hangisi daha iyi ve güzel iş işleyecek, bunu sınamak için yeryüzünde ne varsa, yere biz ziynet olarak halkettik onu.

Abdulkadir Gölpınarlı

Biz, gerçekten de insanların hangisi daha iyi ve güzel iş işleyecek, bunu sınamak için yeryüzünde ne varsa, yere biz ziynet olarak halkettik onu.

Adem Uğur

Biz, insanların hangisinin daha güzel amel edeceğini deneyelim diye yeryüzündeki her şeyi dünyanın kendine mahsus bir zinet yaptık.

Ahmed Hulusi

En güzel davranışı kimin ortaya koyacağı açığa çıksın diye, arzda bulunan her şeyi (veya bedensellik yaşamını) kendisine süsledik!

Ahmet Tekin

Biz, onların, hangilerinin daha güzel, daha değerli, bilinçli, amaçla örtüşen niyete dayalı, devamlı ameller işleyeceğini denemek için, yeryüzündeki her şeyi, kendine has cezbedici güzelliklere sahip varlıklar olarak yarattık.

Ahmet Varol

Biz, onların (insanların) hangilerinin daha iyi amel edeceklerini deneyelim diye yeryüzünde olanları onun için bir süs kıldık.

Ali Bulaç

Şüphesiz biz, yeryüzü üzerindeki şeyleri ona bir süs kıldık; onların hangisinin daha güzel davranışta bulunduğunu deneyelim diye.

Ali Fikri Yavuz

Biz, yeryüzünde olan şeyleri, yer halkına bir süs yaptık ki, insanların hangisi daha güzel bir amelde bulunacağını imtihan edelim.

Ali Rıza Safa

Aslında, hangisinin daha güzel edimler yaptığını sınamak için, yeryüzündeki şeyleri çekici gösterdik.

Bayraktar Bayraklı

Biz yeryüzündeki şeyleri, kendisine süs olsun diye yarattık ki, onların hangisinin daha güzel amel yaptığını deneyelim.

Bekir Sadak

Insanlarin hangisinin daha iyi is isledigini ortaya koyalim diye, yeryuzunde olan seyleri, yeryuzunun susu yaptik.

Celal Yıldırım

Şüphesiz ki biz yeryüzünde bulunan şeyleri ona bir süs yaptık, tâ ki onlardan (insanlardan) hangisinin daha güzel-iyi amel ettiğini deneyelim.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Biz, kimlerin daha güzel amel edeceğini deneyelim diye yeryüzündeki her şeyi oranın süsü yaptık.

Diyanet İşleri

İnsanların hangisinin daha güzel amel yaptığını deneyelim diye şüphesiz biz yeryüzündeki şeyleri ona bir zinet yaptık.

Diyanet İşleri (eski)

İnsanların hangisinin daha iyi iş işlediğini ortaya koyalım diye, yeryüzünde olan şeyleri, yeryüzünün süsü yaptık.

Diyanet Vakfi

Biz, insanların hangisinin daha güzel amel edeceğini deneyelim diye yeryüzündeki her şeyi dünyanın kendine mahsus bir zinet yaptık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Biz yeryüzündeki şeyleri kendisine süs olsun diye yarattık ki, insanların hangisinin daha güzel amel edeceğini deneyelim.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz yeryüzünde olan şeyleri ona bir süs yaptık ki insanları imtihan edelim: Hangisi daha güzel bir amel yapacak?

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz Yer yüzündeki şeyleri ona bir ziynet yaptık ki insanları imtihan edelim: hangisi daha güzel bir amel yapacak?

Erhan Aktaş

Biz, hangisinin daha iyi şeyler yapacağına sınav olsun diye, yeryüzünde olan şeyleri ilgi çekici yaptık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, hangisinin daha iyi şeyler yapacağına sınav olsun diye, yeryüzünde olan şeyleri ilgi çekici yaptık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, hangisinin daha iyi şeyler yapacağına sınav olsun diye, yeryüzünde olan şeyleri ilgi çekici yaptık.

Fizilal-il Kuran

Biz dünyadaki her şeyi yeryüzünün süsü yaptık. Amacımız, insanları sınavdan geçirerek hangilerinin daha iyi işler yapacaklarını görmektir.

Gültekin Onan

Şüphesiz biz, yeryüzü üzerindeki şeyleri ona bir süs kıldık; onların hangisinin daha güzel davranışta bulunduğunu deneyelim diye.

Hamdi Döndüren

Biz yeryüzündeki şeyleri, kendisine süs olsun diye yarattık ki onların hangisinin daha iyi iş yapacağını denemiş olalım!

Hasan Basri Çantay

Biz yer üzerinde olan şeylere, onlara mahsus, birer zinet verdik, (insanların) hangisinin ameli daha güzel, onları imtihan edelim diye.

Hasib Asutay

Biz yeryüzündeki şeyleri kendisine süs olsun diye yarattık ki onların hangisinin daha güzel iş yaptığını deneyelim.

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz ki biz, yeryüzündeki şeyleri kendine bir ziynet kıldık ki, (insanların)hangileri amelce daha güzeldir diye onları imtihân edelim.

İbni Kesir

İnsanlardan hangisinin daha güzel amel işlediğini deneyelim diye, yeryüzünde olan şeylere bir süs verdik.

Mehmet Okuyan

Biz, (insanların) hangisinin daha güzel iş(ler) yapacağını deneyelim diye yerdeki her şeyi ona ait bir süs yaptık.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, yeryüzünde güzel olan ne varsa Biz hepsini, hangisinin daha iyi davrandığını ortaya koymak üzere, insanları sınamak için bir araç kıldık;

Mustafa İslamoğlu

Gerçekten de Biz yeryüzünde bulunan şeyleri, onlardan hangisinin daha güzel davranacağını sınayalım diye oraya (cazibe katan) birer süs unsuru kıldık;

Ömer Nasuhi Bilmen

Biz yeryüzünde olanları onun için bir ziynet kıldık ki, hangisi amelce daha güzeldir diye insanları imtihan edelim.

Ömer Öngüt

İnsanlardan hangisinin daha güzel amel işlediğini imtihan etmek için yeryüzünde olan şeylere bir ziynet verdik.

Suat Yıldırım

Biz, yeryüzünde bulunan her şeyi bir dünya zineti kıldık. Böylece insanlardan kimin daha iyi iş gerçekleştireceğini ortaya koymak istedik.

Süleyman Ateş

Biz yeryüzündeki şeyleri, kendisine süs olsun diye yarattık ki onların, hangisinin daha güzel iş yaptığını deneyelim.

Süleymaniye Vakfı

Hangisi daha güzel iş yapacak diye insanları yıpratıcı bir imtihandan geçirmek için, biz yerin üzerinde olanları onun süsü yaptık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Üzülmene gerek yok çünkü) Biz, yeryüzündeki her şeye bir çekicilik verdik ki kimin işi daha güzel olacak diye onları yıpratıcı bir imtihandan geçirelim.

Şaban Piriş

İnsanların hangisi daha güzel hareket edecek diye denemek için yeryüzünde bulunanları, oranın süsü yaptık.

Tefhim-ul Kuran

Şüphesiz biz, yeryüzü üzerindeki şeyleri ona bir süs kıldık; onların hangisinin daha güzel davranışta bulunduğunu deneyelim diye.

Ümit Şimşek

Biz yeryüzünü üzerindekilerle süsledik ki, hangisi daha güzel işler yapacak diye insanları sınayalım.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz, yeryüzündeki şeyleri ona bir süs yaptık ki, insanları, içlerinden hangisi amel yönünden daha güzeldir diye imtihan edelim.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz yer üzündə olan bütün şeyləri ona bəzək etdik ki, insanlardan hansının əməlcə daha gözəl olduğunu sınaqdan keçirək.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz yer üzündə olanları onun (sakinləri) üçün (və ya onun özünə məxsus) bir zinət yaratdıq ki, onlardan hansının daha gözəl əməl sahibi olduğunu yoxlayıb ayırd edək.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Wir haben alles, was es auf der Erde gibt, als Schmuck und Zierde für sie geschaffen, damit Wir prüfen, wer von ihnen am besten handelt.

Almanca — Der Edle Quran

Gewiß, Wir haben (alles), was auf der Erde ist, zu einem Schmuck für sie gemacht, um sie zu prüfen (und festzustellen), wer von ihnen die besten Taten begeht.

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich, Wir machten alles, was auf der Erde ist, zu einem Schmuck für sie, auf daß Wir sie prüften, wer unter ihnen der Beste im Wirken sei.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

We have caused the material world on earth to be of the nature of an embellishment and ornamentation in order to test the peoples' reaction to the grace of Allah and distinguish those of them who will imprint their deeds with wisdom and piety.

Abdul Haleem

We have adorned the earth with attractive things so that We may test people to find out which of them do best,

Abdullah Yusuf Ali

That which is on earth we have made but as a glittering show for the earth, in order that We may test them - as to which of them are best in conduct.

Abul A'la Maududi

Surely We have made all that is on the earth an embellishment for it in order to test people as to who of them is better in conduct.

Aisha Bewley

We made everything on the earth adornment for it so that We could test them to see whose actions are the best.

Al-Hilali & Khan

Verily! We have made that which is on earth as an adornment for it, in order that We may test them (mankind) as to which of them are best in deeds. [i.e. those who do good deeds in the most perfect manner, that means to do them (deeds) totally for Allâh’s sake and in accordance to the legal ways of the Prophet صلى الله عليه وسلم].

Ali Quli Qarai

Indeed We have made whatever is on the earth an adornment for it that We may test them [to see] which of them is best in conduct.

Amatul Rahman Omar

Verily, We have made all that is on the earth as an embellishment for it, that We may try them as to which of them is the most excellent in (respect of) performing the noblest deeds.

Arthur John Arberry

We have appointed all that is on the earth for an adornment for it, and that We may try which of them is fairest in works;

Bijan Moeinian

I (God) created the world as a place to test mankind and to reward those who are not enchanted by the glitter of the worldly life.

E. Henry Palmer

Verily, we have made what is on the earth an ornament thereof, to try them, which of them is best in works;

Edip-Layth

We have made what is on earth an adornment for it, so that We will test them as to who is better in deeds.

George Sale

Verily we have ordained whatsoever is on the earth for the ornament thereof, that we might make trial of men, and see which of them excelleth in works:

Hamid S. Aziz

Verily, We have placed all that which is on the earth as an ornament thereof, that We may try them, which of them is best in conduct.

Mahmoud Ghali

Surely We have made whatever is on the earth for an adornment for it that We may try whichever of them is fairest in deeds.

Marmaduke Pickthall

Lo! We have placed all that is on the earth as an ornament thereof that We may try them: which of them is best in conduct.

Mohamed Ahmed - Samira

We have made whatever exists on the earth its adornment to test and try them (and) know who acts better;

Muhammad Asad

Behold, We have willed that all beauty on earth be a means by which We put men to a test, [showing] which of them are best in conduct;

Mustafa Khattab

We have indeed made whatever is on earth as an adornment for it, in order to test which of them is best in deeds.

Progressive Muslims

We have made what is on Earth an adornment for them, so that We will test them as to who is better in deeds.

Sahih International

Indeed, We have made that which is on the earth adornment for it that We may test them [as to] which of them is best in deed.

Sam Gerrans

We made what is upon the earth an adornment for it, that We might try them, which of them is best in deed.

Shabbir Ahmed

(We never ordained asceticism for mankind. It was something they invented (57:27)). Behold, We have Willed the earth to be pleasingly decorated. We make it a test for people to see for themselves as to which of them lives a balanced life. (18:30-31), (18:46), (67:2).

Syed Vickar Ahamed

Verily, whatever is on earth, We have made it only as a shining show for the earth. So that We may test them— As to which (ones) of them are best in conduct.

Taqi Usmani

Surely, We have made what is on earth an adornment for it, so that We test them as to who among them is better in deeds.

The Monotheist Group

We have made what is on the earth an adornment for them, so that We will test them as to which of them is best in works.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous avons placé ce quʹil y a sur la terre pour lʹembellir, afin dʹéprouver (les hommes et afin de savoir) qui dʹentre eux sont les meilleurs dans leurs actions.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman çi tiştê li ser erdê heye Me ji (erdê) re kiriye xeml û xweşkayî da ku em însên pê biceribînin; ka kî ji wan bêhtir kar û kiryarên qenc dike.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij hebben wat er op de aarde is tot een versiering voor haar gemaakt om hen op de proef te stellen wie van hen het beste is in wat hij doet.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij hebben hetgeen op de aarde ter harer versiering is, beschikt om de menschen te beproeven, ten einde te weten wie door zijne daden uitmunt.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, Wij hebben wat op de aarde is een versiering voor haar gemaakt om hen te beproeven, (om te zien) wie van hen het beste werk (verrichtte).

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, Мы сделали то, что на земле [животных, растения, ископаемые,...] украшением для нее, чтобы испытать их [людей], кто из них лучше деяниями [более покорный Аллаху].

Rusça — Osmanov

Воистину, все, [что есть] на земле, Мы сотворили как украшение для нее, а также для того, чтобы испытать людей [и узнать], кто из них лучше по деяниям.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Vi har smyckat jorden med sköna ting för att sätta människorna på prov (och för att de med sitt handlande skall visa) vilka som är de bästa ibland dem;