İşte zulmettiklerinde yok ettiğimiz memleketler.. Helak edilmeleri için de belli bir zaman tayin etmiştik.

وَتِلْكَ الْقُرٰٓى اَهْلَكْنَاهُمْ لَمَّا ظَلَمُوا وَجَعَلْنَا لِمَهْلِكِهِمْ مَوْعِدًا

ve tilke l-ḳurā ehleknāhum lemmā Zelemū ve ceǎlnā li mehlikihim mev'ǐden

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İşte zulmettikleri için helâk ettiğimiz bunca şehir ve biz, onların helâki için de mukadder bir zaman tâyin etmiştik.

Adem Uğur

İşte şu ülkeler; zulmettikleri zaman onları helâk ettik. Onları helâk etmek için de belli bir zaman tayin etmiştik.

Ahmed Hulusi

İşte sana, zulmettiklerinden dolayı yok ettiğimiz şehirler ki onların helakı için de bir süreç tayin etmiştik.

Ahmet Tekin

İşte, günah isyan ve inkâr bataklığında baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelledikleri zaman helâk ettiğimiz memleketler! Onları helâk etmek için de, belli bir zaman tayin etmiştik.

Ahmet Varol

İşte şu kasabaları zulmettikleri zaman helak ettik ve onların helakleri için bir vakit belirledik.

Ali Bulaç

İşte ülkeler (ve onların halkları), zulmettikleri zaman onları yıkıma uğrattık; ve yıkımları için bir buluşma zamanı tesbit ettik.

Ali Fikri Yavuz

İşte geçmiş zamanlardaki memleketleri!... Onların halkını, yaptıkları zulüm sebebiyle helâk ettik ve bunların helâkleri için de belirli bir vakit tayin eyledik.

Ali Rıza Safa

İşte, haksızlık yaptıkları için yıkıma uğrattığımız kentler. Zaten onların yıkıma uğratılmaları için bir zaman belirlemiştik.

Bayraktar Bayraklı

İşte, zulmettiklerinden dolayı helak ettiğimiz ve helakleri için bir süre tayin ettiğimiz şehirler.

Bekir Sadak

Haksizliklarindan oturu iste yok ettigimiz sehirler! Onlari yok etmek icin bir sure tayin etmistik. *

Celal Yıldırım

İşte zulmettikleri zaman yok ettiğimiz kasabaların kalıntıları ortada) ! Onların da yok edilmelerine bir süre belirlemiştik.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İşte o beldeler (ahalisi), zulme sapınca onları helâk ettik; helâk etmek için de belli bir süre belirlemiştik.

Diyanet İşleri

İşte zulmettiklerinde yok ettiğimiz memleketler.. Helak edilmeleri için de belli bir zaman tayin etmiştik.

Diyanet İşleri (eski)

Haksızlıklarından ötürü işte yok ettiğimiz şehirler! Onları yok etmek için bir süre tayin etmiştik.

Diyanet Vakfi

İşte şu ülkeler; zulmettikleri zaman onları helâk ettik. Onları helâk etmek için de belli bir zaman tayin etmiştik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İşte zulmettikleri için helak ettiğimiz şehirler! Biz onların helâkleri için de belirli bir zaman tayin etmiştik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte o memleketler ki, Biz onları zulmettiklerinde helak etmiş ve helakları için de bir zaman belirlemiştik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Daha o memleketler ki biz onları zulmettiklerinde helak etmişiz ve helaklarıne bir miy'ad ta'yin eylemişiz

Erhan Aktaş

İşte zulmettikleri zaman yok ettiğimiz beldeler. Biz onların yok edilmeleri için de bir zaman belirlemiştik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte zulmettikleri zaman yok ettiğimiz beldeler. Biz onların yok edilmeleri için de bir zaman belirlemiştik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte zulmettikleri zaman yok ettiğimiz beldeler. Biz onların yok edilmeleri için de bir zaman belirlemiştik.

Fizilal-il Kuran

İşte şu kentler, halklarının zalimlikleri yüzünden onları yok ettik ve yok oluşları için belirli bir vakit kararlaştırdık.

Gültekin Onan

İşte ülkeler (ve onların halkları), zulmettikleri zaman onları yıkıma uğrattık; ve yıkımları için bir buluşma zamanı tesbit ettik.

Hamdi Döndüren

(Bunun kanıtı) işte şu kentler; zulmettikleri zaman onları helâk ettik. Onları helâk etmek için de kendilerine belli bir süre tesbit etmiştik!

Hasan Basri Çantay

İşte (halkı) zulmetdikleri zaman helak etdiğimiz memleketler! Biz bunların helakleri için de bir zaman ta'yin etmişizdir.

Hasib Asutay

İşte (halkını) zulmettikleri zaman helâk ettiğimiz ülkeler! Onları helâk etmek için de bir süre belirledik.

Hayrat Neşriyat

İşte zulmettikleri zaman kendilerini helâk ettiğimiz şehirler! Onları helâk etmek için de (gelmeyeceğini zannettikleri) bir zaman ta'yîn etmiştik.

İbni Kesir

İşte zulmettiklerinden dolayı helak ettiğimiz kasabalar. Onları yok etmek için, bir süre tayin etmiştik.

Mehmet Okuyan

İşte haksızlık ettikleri zaman şu şehirler(in halkları)nı helak etmiştik. Onları helak etmek için de belirli bir süre belirlemiştik.

Muhammed Esed

tıpkı, zulüm üstüne zulüm işlediklerinde yok ettiğimiz önceki toplumlar gibi: ki Biz onların ortadan kaldırılması için de bir süre belirlemiştik.

Mustafa İslamoğlu

Nitekim işte o şehirlerin (harabeleri)!.. Zulümde ısrar edince onların tümünü yok ettik; ki Biz onların helakı için de (sınırlı) bir zaman takdir etmiştik.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve (yâd ediniz) o memleketleri ki, zulmeder oldukları vakit onları helâk ettik. Ve onların helâkleri için bir muayyen vakit tayin etmiş idik.

Ömer Öngüt

Zulmettiklerinden ötürü işte yok ettiğimiz şehirler! Onları helâk etmek için belli bir süre tayin etmiştik.

Suat Yıldırım

İşte o şehirlerin harabeleri!.. Oraların ahalileri zulümlerinde ısrar edince onları imha ettik. Onların helâkleri için de, bir vâde tayin ettik.

Süleyman Ateş

İşte şu kentler de zulmetmeğe başlayınca onları helak ettik. Onları helak etmek için de bir süre belirlemiştik.

Süleymaniye Vakfı

İşte (halklarını helak ettiğimiz) kentler… Onları, yanlışlara daldıklarında helak etmiştik. Helak edilmeleri için de bir zaman belirlemiştik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yanlış yaptıkları için etkisiz bıraktığımız o kentler... Onlar için etkisiz bırakılma ile tehdit edildikleri bir gün belirlemiştik.

Şaban Piriş

İşte zulmettikleri için helak ettiğimiz şehirler, onlara da yok etmek için bir süre tanıdık.

Tefhim-ul Kuran

İşte ülkeler (ve onların halkları), zulme saptıkları zaman onları yıkıma uğrattık; ve yıkımları için de bir buluşma zamanı tesbit ettik.

Ümit Şimşek

İşte zulmettiklerinde helâk ettiğimiz beldeler! Hepsinin helâkleri için Biz birer vade belirlemiştik.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte sana bir yığın kent/medeniyet. Zulme saptıklarında onları helak ettik. Onları helak etmek için de bir süre belirlemiştik.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Budur haqsızlıq etdikləri zaman məhv etdiyimiz məmləkətlər. Biz onları məhv etmək üçün vaxt müəyyən etmişdik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O məmləkətlərin əhalisini (Ad, Səmud tayfalarını) zülm etdikləri zaman məhv etdik. Biz onları məhv etmək üçün vaxt (vəʼdə) müəyyən etmişdik.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gedenkt jener Städte, die Wir vernichteten, als ihre Bewohner Unrecht begingen! Wir setzten dafür einen Zeitpunkt fest, der genau eingehalten wurde.

Almanca — Der Edle Quran

Und diese Städte da vernichteten Wir, als sie Unrecht taten. Und Wir haben für ihre Vernichtung eine Verabredung festgelegt.

Almanca — M. A. Rassoul

Und diese Städte ! Wir zerstörten sie, als sie Frevel begingen. Und Wir setzten eine Frist für ihre Zerstörung.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und diese Ortschaften haben WIR zugrunde gerichtet, nachdem sie Unrecht begingen. Und WIR setzten für ihr Zugrunde-Richten einen Termin fest.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Such were the towns of old whose inhabitants We did away with when they proved themselves wrongful of actions and We determined the point of time at which We carried this punishment into effect.

Abdul Haleem

[just like] the former communities We destroyed for doing wrong: We set an appointed time for their destruction.

Abdullah Yusuf Ali

Such were the populations we destroyed when they committed iniquities; but we fixed an appointed time for their destruction.

Abul A'la Maududi

All the townships afflicted with scourge are before your eyes. When they committed wrong, We destroyed them. For the destruction of each We had set a definite term.

Aisha Bewley

Those cities: We destroyed them when they did wrong and fixed a promised time for their destruction.

Al-Hilali & Khan

And these towns (population, - ‘Âd, Thamûd) We destroyed them when they did wrong. And We appointed a fixed time for their destruction.

Ali Quli Qarai

Those are the towns that We destroyed when they were wrongdoers, and We appointed a tryst for their destruction.

Amatul Rahman Omar

And these are townships (of the people committed to punishment), We destroyed them when they committed inequities and wrong. And We appointed a fixed time for their destruction.

Arthur John Arberry

And those cities, We destroyed them when they did evil, and appointed for their destruction a tryst.

Bijan Moeinian

Thus I destroyed many towns (Sodom, Gomorrah, etc. ) after having given ample time to its unjust people.

E. Henry Palmer

These cities, we destroyed them when they were unjust; and for their destruction we set an appointed time.

Edip-Layth

Such are the towns which We had destroyed when they transgressed. We made for their destruction an appointed time.

George Sale

And those former cities did We destroy, when they acted unjustly; and We gave them previous warning of their destruction.

Hamid S. Aziz

But your Lord is Forgiving, endowed with Mercy; were He to punish them for what they have earned He would have hastened for them the doom. Nay rather, they have their appointed term from which they have no escape.

Mahmoud Ghali

And those towns, We caused them to perish as soon as they did injustice, and We made for their perishing an appointment.

Marmaduke Pickthall

And (all) those townships! We destroyed them when they did wrong, and We appointed a fixed time for their destruction.

Mohamed Ahmed - Samira

As for these habitations, We destroyed them only when they transgressed; even so We had fixed a time for their annihilation.

Muhammad Asad

as [was the case with all] those communities that We destroyed when they went on and on doing wrong: for We had set a time-limit for their destruction.

Mustafa Khattab

Those ˹are the˺ societies We destroyed when they persisted in wrong,[1] and We had set a time for their destruction.

Progressive Muslims

And such are the towns which We had destroyed when they transgressed. And We made for their destruction an appointed time.

Sahih International

And those cities - We destroyed them when they wronged, and We made for their destruction an appointed time.

Sam Gerrans

And those cities: We destroyed them when they did wrong; and We made for their destruction an appointment.

Shabbir Ahmed

Our Law of Requital annihilated many communities when they went on and on with their unjust systems. They were all given a due period of respite (in order to make amends) and We set up a time-limit for their annihilation.

Syed Vickar Ahamed

And such were the peoples, We destroyed when they committed injustices; But We fixed a definite time for their destruction.

Taqi Usmani

These are the towns that We destroyed when they (i.e. their people) transgressed, and We had appointed a time for their destruction.

The Monotheist Group

And those towns, We destroyed them when they transgressed. And We made for their destruction an appointed time.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et voilà les villes que Nous avons fait périr quand leurs peuples commirent des injustices et Nous avons fixé un rendez-vous pour leur destruction.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Xelkên wan welatan dema zilm kirin (û îman neanîn) Me ew helak kirin. Me ji bo helakkirina wan civanekî aşkera danî (vêca tiştê bi serê wan de hatî dê bi serê we de jî bê).

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En dat zijn de steden die Wij vernietigd hebben toen zij onrecht pleegden. En Wij hebben voor hun vernietiging een aangewezen tijdstip vastgesteld.

Hollandaca — Salomo Keyzer

De vroegere steden hebben wij verwoest, toen zij onrechtvaardig handelden, en wij waarschuwden deze, voor hare verdelging.

Hollandaca — Siregar

En dat zijn de steden die Wij vernietigd hebben toen zij onrechtvaardig waren; en Wij hebben voor hun vernietiging een tijdstip bepaald.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И те селения [селения, где жили адиты, самудяне, народ пророка Лута,...] погубили Мы, когда они [их жители] творили беззаконие [неверие], и установили Мы для их гибели определенный срок (который когда наступил, приходило наказание от Аллаха).

Rusça — Osmanov

[как не спаслись] жители городов, которых Мы погубили за то, что они грешили, и установили для их погибели предначертанный срок.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Dessa städer som Vi förstörde (därför att invånarna) ständigt begick orätt, förstörde Vi (först) efter det att Vi hade utsatt en frist för deras förstöring.