De ki: "Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter. Çünkü O, kullarından hakkıyla haberdardır, onları hakkıyla görendir."

قُلْ كَفٰى بِاللّٰهِ شَهِيدًا بَيْنِي وَبَيْنَكُمْ اِنَّهُ كَانَ بِعِبَادِهِ خَبِيرًا بَصِيرًا

ḳul kefā bi(a)llahi şehīden beynī ve beynekum innehu kāne bi ǐbādihi ḣabīran beSīran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2كَفٰىkefāك ف يYeterli olmak, yetmek.yeter
3بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah
4شَهِيدًاşehīdenش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.şahid olarak
5بَيْنِيbeynīب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinbenimle
6وَبَيْنَكُمْve beynekumب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinsizin aranızda
7اِنَّهُinnehuşüphesiz O
8كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
9بِعِبَادِهِbi ǐbādihiع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekkullarını
10خَبِيرًاḣabīranخ ب رBilmek/sahip olmak, bir şey hakkında bilgi sahibi olmak, bir şeyi iç veya gerçek durumuna göre bilmek, bilgilendirilmiş/tanıdık.haber alır
11بَصِيرًاbeSīranب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısıgörür

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Benimle sizin aranızda tanık olarak Allah yeter; şüphe yok ki o, kullarından haberdardır, onları görür.

Abdulkadir Gölpınarlı

De ki: Benimle sizin aranızda tanık olarak Allah yeter; şüphe yok ki o, kullarından haberdardır, onları görür.

Adem Uğur

De ki: Benimle sizin aranızda gerçek şahit olarak Allah kâfidir. Zira O, kullarını hakikaten bilip görmektedir.

Ahmed Hulusi

De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak, Esma'sıyla hakikatim olan Allah yeterlidir! Muhakkak ki O, kullarıyla Habiyr'dir, Basıyr'dir. "

Ahmet Tekin

'Benimle sizin aranızdaki konularda, benim hak peygamber olduğum konusunda gerçek şâhit olarak Allah kâfidir. O, kullarının gizli-açık bütün davranışlarından haberdardır ve onları bilmekte, görmektedir.' de.

Ahmet Varol

De ki: 'Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Şüphesiz O kullarından haberdar olan, onları görendir.'

Ali Bulaç

De ki: "Benimle aranızda şahid olarak Allah yeter; kuşkusuz O, kullarından gerçeğiyle haberdardır, görendir."

Ali Fikri Yavuz

De ki: “- Allah, sizinle benim aramda şâhid yeter. Muhakkak ki o, kullarının yaptığından haberdardır, bütün hallerini görendir.

Ali Rıza Safa

De ki: "Aramızda Tanık olarak, Allah yeterlidir. Kuşkusuz, O, kullarından Haberlidir; Görendir!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Benimle sizin aranızda gerçek şahit olarak Allah yeterlidir. Zira O, kullarını bilip görmektedir."

Bekir Sadak

De ki: «Benimle sizin aranizda sahit olarak Allah yeter. Dogrusu O, kullarini gorur, haberdardir.»

Celal Yıldırım

De ki: Benimle sizin aramızda şâhid olarak Allah yeter. Şüphesiz ki O, kullarından haberlidir ve (onların her hâlini) görendir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Yine de ki: “Benimle sizin aranızda gerçek şahit olarak Allah kâfidir. O, kullarını çok iyi bilip görmektedir.”

Diyanet İşleri

De ki: "Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter. Çünkü O, kullarından hakkıyla haberdardır, onları hakkıyla görendir."

Diyanet İşleri (eski)

De ki: 'Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Doğrusu O, kullarını görür, haberdardır.'

Diyanet Vakfi

De ki: Benimle sizin aranızda gerçek şahit olarak Allah kâfidir. Zira O, kullarını hakikaten bilip görmektedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

De ki: «Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Çünkü O, kullarının yaptığından haberdardır, yaptıklarını çok iyi görendir.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Allah, sizinle benim aramda şahit olarak yeter. Gerçekten O, kullarından haberdardır, çok iyi görendir."

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: Allah sizinle benim aramda şahid yeter, her halde o, kullarına habir basir bulunuyor

Erhan Aktaş

De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Kuşkusuz O, kulları için Her Şeyden Haberdar Olan'dır, Her Şeyi Gören'dir."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter." Kuşkusuz O, kulları için Her Şeyden Haberdar Olan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter." Kuşkusuz O, kulları için Her Şeyden Haberdar Olan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

Fizilal-il Kuran

De ki; «Benimle sizin aranızda Allah'ın şahitliği yeterlidir. O kullarının yaptıkları her işten haberdardır ve her şeyi görür.»

Gültekin Onan

De ki: "Benimle aranızda şahid olarak Tanrı yeter; kuşkusuz O, kullarından gerçeğiyle haberdardır, görendir."

Hamdi Döndüren

De ki: “Benimle sizin aranızda tanık olarak Allah yeter. O, kullarından haberdardır, çok iyi görür.”

Hasan Basri Çantay

De ki: "Benimle sizin aranızda hakıyki şahid olarak Allah yeter. Çünkü O, kullarının (her şeyinden) cidden haberdardır, kemaliyle görendir".

Hasib Asutay

(Resulüm!) De ki: Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Çünkü O, kullarından cidden haberdardır, görendir.

Hayrat Neşriyat

De ki: 'Benimle sizin aranızda şâhid olarak Allah yeter! Şübhesiz ki O, kullarından hakkıyla haberdardır, (onları) hakkıyla görendir.'

İbni Kesir

De ki: Şahid olarak, benim ve sizin aranızda Allah yeter. Muhakkak ki O; kulları için Habir'dir, Basir'dir.

Mehmet Okuyan

De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, görendir.”

Muhammed Esed

De ki: "Benimle sizin aranızda Allah'tan başkası tanıklık edemez; kullarından (onların kalplerinde olanı bütün açıklığıyla) görerek haberdar olan O'dur".

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Benimle sizin aranızda (bütün bu olan bitenlere) şahit olarak Allah yeter: Çünkü o kullarıyla ilgili her habere (daha kaynağında) vakıf olan, onların her halini bizzat görendir."

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «Allah Teâlâ benimle sizin aranızda şahit olarak kifâyet eder. Şüphe yok ki, O, kullarından haberdardır (onları bihakkın) görücü bulunmaktadır.»

Ömer Öngüt

De ki: “Benimle sizin aranızda gerçek şâhit olarak Allah kâfidir. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, onları görmektedir. ”

Suat Yıldırım

De ki: "Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter! Doğrusu O kullarının bütün hallerini bilip görmektedir."

Süleyman Ateş

De ki: "Benimle sizin aranızda şahid olarak Allah yeter. O, kulları(nın halleri)ni haber alır, görür."

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Şüphesiz o, kullarının durumundan haberdar olan ve onları görendir."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Allah kullarının içini bilir ve onları görür."

Şaban Piriş

De ki: -Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O kullarından haberdardır.

Tefhim-ul Kuran

De ki: «Benimle aranızda şahid olarak Allah yeter; kuşkusuz O, kullarından gerçeğiyle haberdardır, görendir.»

Ümit Şimşek

De ki: Sizinle benim aramda şahit olarak Allah kâfidir. Çünkü O kullarından haberdardır ve onları görmektedir.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Benimle sizin aranızda tanık olarak Allah yeter. O, kullarından haberdardır, onları görmektedir."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

De: “Mənimlə sizin aranızda Allahın şahid olması yetər. Həqiqətən, O, qullarından Xəbərdardır, nə etdiklərini Görəndir”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

De: ″Mənimlə sizin aranızda təkcə Allahın (peyğəmbərliyimin həqiqiliyinə) şahid olması kifayət edir. Şübhəsiz ki, O, bəndələrindən (bəndələrinin bütün əməllərindən) xəbərdardır, (onların gizlində və aşkarda nələr etdiyini) görəndir!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sage: ʺGott genügt als Zeuge zwischen mir und euch. Er kennt Seine Diener und durchschaut sie.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sag: Allah genügt als Zeuge zwischen mir und euch. Gewiß, Er kennt und sieht Seine Diener wohl.

Almanca — M. A. Rassoul

Sprich: ʺAllah genügt als Zeuge gegen mich und euch; wahrlich, Er weiß und sieht alles von Seinen Dienern.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sag: ʺALLAH genügt als Zeuge zwischen mir und euch! Gewiß, ER ist über Seine Diener allkundig, allsehend.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Say to them: "Enough is Allah to be my witness and your witness; He is indeed Khabirun (Omniscient) and Bassirun (Omnipresent) Whose constant vigilance is extended to all His creatures. "

Abdul Haleem

Say, ‘God is witness enough between me and you. He knows and observes His servants well.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "Enough is Allah for a witness between me and you: for He is well acquainted with His servants, and He sees (all things).

Abul A'la Maududi

Tell them, (O Prophet): "Allah suffices as a witness between me and you. Allah is well aware and fully observes everything pertaining to His servants."

Aisha Bewley

Say: ‘Allah is a sufficient witness between me and you. He is certainly aware of and sees His slaves.’

Al-Hilali & Khan

Say: "Sufficient is Allâh for a witness between me and you. Verily He is Ever the All-Knower, the All-Seer of His slaves."

Ali Quli Qarai

Say, ‘Allah suffices as a witness between me and you. Indeed He is well aware and percipient of His servants.’

Amatul Rahman Omar

Say, `Allâh suffices as a witness between me and you. Surely, He is Ever Aware of and sees His servants full well.'

Arthur John Arberry

Say: 'God suffices as a witness between me and you; surely He is aware of and sees His servants. '

Bijan Moeinian

Say: "I take only God as my witness (for your reaction to the Message as He is the One Who is going to judge you. ) He sees His worshipping creatures (all creature worship God by submitting themselves to the biological laws imposed upon them by the Lord) and knows how they behave.

E. Henry Palmer

Say, 'God is witness enough between me and you; verily, He is ever of His servants well aware, and sees. '

Edip-Layth

Say, "God suffices as a witness between me and you. He is Ever-aware and Watcher over His servants."

George Sale

Say, God is a sufficient witness between me and you: For He knoweth and regardeth his servants.

Hamid S. Aziz

Say, "Allah is sufficient witness between me and you; verily, He is Knower, Seer of His servants. "

Mahmoud Ghali

Say, " Allah suffices as an Ever-Present Witness between you and me; surely He has been Ever-Cognizant of (and) Ever-Beholding His bondmen. "

Marmaduke Pickthall

Say: Allah sufficeth for a witness between me and you. Lo! He is Knower, Seer of His slaves.

Mohamed Ahmed - Samira

Tell them: "God is sufficient witness between me and you, for He knows His creatures well, and is well-informed. "

Muhammad Asad

Say: "None can bear witness between me and you as God does: verily, fully aware is He of His creatures, and He sees all [that is in their hearts]. "

Mustafa Khattab

Say, "Sufficient is Allah as a Witness between me and you. He is certainly All-Knowing, All-Seeing of His servants."

Progressive Muslims

Say: "God suffices as a witness between me and you. He is Expert and Watcher over His servants."

Sahih International

Say, "Sufficient is Allah as Witness between me and you. Indeed he is ever, concerning His servants, Acquainted and Seeing."

Sam Gerrans

Say thou: “Sufficient is God as witness between me and you; He is of His servants aware and seeing.”

Shabbir Ahmed

Tell them, "Allah suffices as witness between me and you. Verily, fully Aware He is of His servants." (The outcome according to His Law will prove who is right).

Syed Vickar Ahamed

Say: "Allah is enough for a witness between me and you: Verily, He is the totally-Informed (Khabeer), the All Seer (Baseer, Well Acquainted, seeing all things).

Taqi Usmani

Say, "Allah is sufficient as witness between me and you. Surely, He is All-Aware, All-Watchful to His servants."

The Monotheist Group

Say: "God suffices as a witness between me and you. He is Expert and Seer over His servants."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Dis: ʺAllah suffit comme témoin entre vous et moiʺ. Il est, sur Ses serviteurs, Parfaitement Connaisseur et Clairvoyant.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zeg: ʺGod is goed genoeg als getuige tussen mij en jullie. Hij is over Zijn dienaren goed ingelicht en doorziet ze.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zeg: God is een voldoende getuige tusschen mij en u; want hij kent en ziet zijne dienaren.

Hollandaca — Siregar

Zeg: ʺAllah is voldoende als Getuige tussen mij en jullie, en voorwaar Hij is Alwetend, Alziend over Zijn dienaren.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажи (им): «Достаточно Аллаха свидетелем между мной и вами (в том, что я говорю правду и действительно являюсь его пророком): (ведь) поистине, Он о Своих рабах сведущ [знает их положение] и видящий [видит их деяния] (и воздаст им за них)!»

Rusça — Osmanov

Скажи: ʺТолько Аллах может быть свидетелем между мною и вами. Воистину, Он - сведущий и видящий [все, что вершат] Его рабыʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Säg: ʺDet behövs inga andra vittnen mellan mig och er än Gud. Han är (fullt) underrättad om Sina tjänares (förehavanden) och förlorar dem inte ur sikte.ʺ