De ki: "Eğer yeryüzünde, (insanlar yerine) yerleşip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten bir melek peygamber indirirdik."

قُلْ لَوْ كَانَ فِي الْاَرْضِ مَلٰٓئِكَةٌ يَمْشُونَ مُطْمَئِنِّينَ لَنَزَّلْنَا عَلَيْهِمْ مِنَ السَّمَاءِ مَلَكًا رَسُولًا

ḳul lev kāne fī l-erDi melāiketun yemşūne muTmeinnīne le nezzelnā ǎleyhim mine s-semāi meleken rasūlen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2لَوْleveğer
3كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolsaydı
4فِي
5الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyer yüzünde
6مَلٰٓئِكَةٌmelāiketunم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.melekler
7يَمْشُونَyemşūneم ش يYürümek, gitmek veya gitmek, yaya olarak yürümek, yer değiştirmek, yürüyüş/seyahat/yol/adım/adım atmak, bir eylem dizisinde devam etmek, geçmek, güncel olmak, hareket etmek/harekette bulunmak, dolaşmakyürüyen
8مُطْمَئِنِّينَmuTmeinnīneط م نSakin olmak, rahatlamak, huzur bulmak, güvenmek, emin olmak, içi rahat olmak, endişeden kurtulmakuslu uslu
9لَنَزَّلْنَاle nezzelnāن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.elbette gönderirdik
10عَلَيْهِمْǎleyhimonlara
11مِنَmine-ten
12السَّمَاءِs-semāiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)gök-
13مَلَكًاmelekenم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.bir meleği
14رَسُولًاrasūlenر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalebir elçi

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Yeryüzünde melekler bulunsaydı da rahat rahat gezselerdi onlara gökten bir meleği peygamber olarak gönderirdik.

Abdulkadir Gölpınarlı

De ki: Yeryüzünde melekler bulunsaydı da rahat rahat gezselerdi onlara gökten bir meleği peygamber olarak gönderirdik.

Adem Uğur

Şunu söyle: Eğer yeryüzünde yerleşmiş gezip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten, peygamber olarak bir melek gönderirdik.

Ahmed Hulusi

De ki: "Eğer arzda yaşayanlar yürüyen melekler olsaydı, elbette onlar üzerine semadan melek bir Rasul indirirdik. "

Ahmet Tekin

'Eğer yeryüzünde yerleşip, yaşayan, gezip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara, gökten Rasul olarak bir melek gönderirdik.' de.

Ahmet Varol

De ki: 'Eğer yeryüzünde sakin sakin yürüyen melekler olsaydı elbette onlara peygamber olarak gökten bir melek gönderirdik.'

Ali Bulaç

De ki: "Eğer yeryüzünde (insan değil de) tatmin bulmuş yürüyen melekler olsaydı, biz de onlara gökten elçi olarak elbette melek gönderirdik."

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm, Mekke’lilere) şöyle de: “- Eğer (insanlar gibi) yeryüzünde, yürüyüp duran Melekler olsaydı, elbette onlara da gökten melek bir peygamber gönderirdik.

Ali Rıza Safa

De ki: "Yeryüzünde yerleşik olarak dolaşanlar melekler olsaydı, onlara elçi olarak, kesinlikle gökten melek indirirdik!"

Bayraktar Bayraklı

Şunu söyle: "Eğer yeryüzünde yerleşmiş, gezip dolaşanlar melekler olsaydı, elbette onlara gökten peygamber olarak bir melek gönderirdik."

Bekir Sadak

De ki: «Yeryuzunde yerlesip dolasanlar melek olsalardi, biz de onlara gokten peygamber olarak bir melek gonderirdik.»

Celal Yıldırım

De ki: Eğer yeryüzünde eyleşip gönülleri mutmain ve huzur içinde yürüyen melekler bulunsaydı, elbette üzerlerine gökten peygamber olarak melek gönderirdik.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

De ki: “Yeryüzünde yerleşip dolaşan melekler bulunsaydı elbette onlara da peygamber olarak gökten bir melek gönderirdik.”

Diyanet İşleri

De ki: "Eğer yeryüzünde, (insanlar yerine) yerleşip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten bir melek peygamber indirirdik."

Diyanet İşleri (eski)

De ki: 'Yeryüzünde yerleşip dolaşanlar melek olsalardı, biz de onlara gökten peygamber olarak bir melek gönderirdik.'

Diyanet Vakfi

Şunu söyle: Eğer yeryüzünde yerleşmiş gezip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten, peygamber olarak bir melek gönderirdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Ey Muhammed! Mekkelilere) şöyle de: «Eğer yeryüzünde huzur içinde yürüyüp duran melekler olsaydı, elbette onlara gökten peygamber olarak bir melek indirirdik.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Söyle onlara: "Eğer yeryüzünde uslu uslu yürüyen melekler olsaydı, elbette onlara gökten melek olan bir peygamber gönderirdik!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Söyle onlara eğer, Arzda hep uslu uslu yürüyen Melaike olsa idi elbette onlara Semadan Melek bir Resul gönderdik

Erhan Aktaş

De ki: "Eğer yeryüzünün sakinleri melekler olsaydı, elbette onlara gökten resul olarak bir melek gönderirdik."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Eğer yeryüzünün sakinleri melekler olsaydı, elbette onlara gökten resul olarak bir melek gönderirdik."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Eğer yeryüzünün sakinleri melekler olsaydı, elbette onlara gökten rasul olarak bir melek gönderirdik."

Fizilal-il Kuran

De ki; «Eğer yeryüzünde doğallıkla, rahatça gezinen melekler yaşasaydı, onlara gökten melek kökenli bir peygamber gönderirdik.»

Gültekin Onan

De ki: "Eğer yeryüzünde (insan değil de) tatmin bulmuş yürüyen melekler olsaydı, biz de onlara gökten elçi olarak elbette melek gönderirdik."

Hamdi Döndüren

De ki: “Eğer yeryüzünde yerleşip dolaşanlar melekler olsaydı, elbette onlara, elçi olarak gökten bir melek gönderirdik.”

Hasan Basri Çantay

De ki: "Eğer (yüzün) de (insanlar gibi) sakin sakin yürüyen melekler olsaydı biz ancak onlara gökden melek bir peygamber gönderirdik".

Hasib Asutay

(Resulüm!) De ki: Eğer yeryüzünde (insanlar yerine) yerleşip dolaşan melekler olsaydı, biz de elbette onlara elçi olarak bir melek gönderirdik.

Hayrat Neşriyat

De ki: 'Eğer yeryüzünde yerleşmiş kimseler olarak gezip dolaşanlar melekler olsaydı, elbette onlara (da kendi nev'lerinden) gökten melek bir peygamber gönderirdik.'

İbni Kesir

De ki: Eğer yeryüzünde yerleşmiş dolaşan melekler olsaydı; Biz, ancak onlara peygamber olarak gökten bir melek indirirdik.

Mehmet Okuyan

De ki: “Yerde yerleşip yürüyenler melekler olsaydı, elbette biz de gökten onlara elçi olarak melek indirirdik.”

Muhammed Esed

Onlara (şu sözümüzü) ilet: "Eğer yeryüzünde yurt tutup dolaşan melekler olsaydı, o zaman onlara elçi olarak şüphesiz gökten bir melek indirirdik!"

Mustafa İslamoğlu

Onlara de ki: "Eğer yeryüzünde salına salına dolaşanlar melekler olsaydı, elbet Biz de onlara elçi olarak gökten bir melek indirirdik."

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «Eğer yeryüzünde mutmainler olarak yürür melekler olsa idi elbette onlara gökten resûl olan bir melek indirirdik.»

Ömer Öngüt

De ki: “Eğer yeryüzünde yerleşip dolaşanlar melekler olsaydı, elbette onlara peygamber olarak gökten bir melek indirirdik. ”

Suat Yıldırım

Onlara de ki: "Eğer yeryüzünde melekler yerleşip dolaşsalardı o zaman Biz onlara melek elçi gönderirdik."

Süleyman Ateş

De ki: "Eğer yer yüzünde uslu uslu yürüyen melekler olsaydı, elbette onlara gökten bir meleği elçi gönderirdik."

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Yeryüzünde yerleşip dolaşanlar melekler olsaydı biz de gökten onlara elçi olarak bir melek indirirdik."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Yeryüzüne yerleşip dolaşanlar melekler olsaydı, onlara elçi olarak elbette gökten bir melek gönderirdik."

Şaban Piriş

De ki: -Eğer yeryüzünde yürüyen ve nimetlerinden istifade eden melekler olsaydı; biz onlara elçi olarak gökten bir melek indirirdik.

Tefhim-ul Kuran

De ki: «Eğer yeryüzünde (insan değil de) tatmin bulmuş yürüyen melekler olsaydı, biz de onlara gökten elçi olarak elbette melek gönderirdik.»

Ümit Şimşek

De ki: Yeryüzünün sakinleri olarak orada melekler dolaşsaydı, o zaman Biz onlara elçi olarak gökten bir melek indirirdik.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Eğer yeryüzünde doygunluğa ulaşmış melekler dolaşır olsaydı, elbette gökten onlara bir melek resul gönderirdik."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

De: “Əgər yer üzündə arxayın gəzib dolaşanlar mələklər olsaydı, əlbəttə, onlara göydən bir mələk elçi göndərərdik”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) De: ″Əgər yer üzündə (siz insanlar kimi) arxayın gəzib dolaşanlar mələklər olsaydı (yer üzünün əhalisi mələklərdən ibarət olsaydı), sözsüz ki, onlara bir mələk peyğəmbər göndərərdik!″

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Sage: ʺWenn es Engel gäbe, die sicher auf Erden wandeln könnten, hätten Wir ihnen einen Engel vom Himmel als Gesandten herabgeschickt.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sag: Wenn es auf der Erde Engel gäbe, die (da) in Ruhe umhergingen, hätten Wir ihnen vom Himmel wahrlich einen Engel als Gesandten hinabgesandt.

Almanca — M. A. Rassoul

Sprich: ʺWären auf Erden friedlich und in Ruhe wandelnde Engel gewesen, hätten Wir ihnen gewiß einen Engel vom Himmel als Gesandten geschickt.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Say to them: "If it were possible for angels to feel safe and secure when they move about on the ground here below, We would have sent down a divine Messenger".

Abdul Haleem

Say, ‘If there were angels walking about on earth, feeling at home, We would have sent them an angel from Heaven as a messenger.’

Abdullah Yusuf Ali

Say, "If there were settled, on earth, angels walking about in peace and quiet, We should certainly have sent them down from the heavens an angel for a messenger."

Abul A'la Maududi

Say: "Had angels been walking about in peace on the earth, We would surely have sent to them an angel from the heavens as Messenger."

Aisha Bewley

Say: ‘If there had been angels on the earth going about in peace, We would have sent down to them an angel from heaven as Messenger. ’

Al-Hilali & Khan

Say: "If there were on the earth, angels walking about in peace and security, We should certainly have sent down for them from the heaven an angel as a Messenger."

Ali Quli Qarai

Say, ‘Had there been angels in the earth, walking around and residing [in it like humans do], We would have sent down to them from the heaven an angel as apostle. ’

Amatul Rahman Omar

Say, `Had there been angels on the earth (in place of human beings) walking about secure and sound We (too) would have invariably sent down an angel from heaven as a Messenger to them. '

Arthur John Arberry

Say: 'Had there been in the earth angels walking. at peace, We would have sent down upon them out of heaven an angel as Messenger.'

Bijan Moeinian

Say: "I would have sent an angel as My Messenger, if the earth was populated by the angels!"

E. Henry Palmer

Say, 'Were there angels on the earth walking in quiet, we had surely sent them an angel as an apostle. '

Edip-Layth

Say, "If the earth had controllers walking about at ease, We would have sent down to them from heaven an controller as a messenger."

George Sale

Answer, if the angels had walked on earth as familiar inhabitants thereof, We had surely sent down unto them from heaven an angel for our apostle.

Hamid S. Aziz

Say, "Had there been on the earth settled angels walking about, then We would surely have sent them an angel as a messenger. "

Mahmoud Ghali

Say, "If there were in the earth Angels walking composed, indeed We would have been sending down upon them from the heaven an Angel as a Messenger. "

Marmaduke Pickthall

Say: If there were in the earth angels walking secure, We had sent down for them from heaven an angel as messenger.

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "If angels had peopled the earth and walked about in peace and quiet, We would surely have sent to them an angel as messenger.

Muhammad Asad

Say: "If angels were walking about on earth as their natural abode, We would indeed have sent down unto them an angel out of heaven as Our apostle. "

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "Had there been angels walking the earth, well settled, We would have surely sent down for them an angel from heaven as a messenger."

Progressive Muslims

Say: "If the Earth had Angels walking about in security, We would have sent down to them from heaven an Angel as a messenger. "

Sahih International

Say, "If there were upon the earth angels walking securely, We would have sent down to them from the heaven an angel [as a] messenger. "

Sam Gerrans

Say thou: “Had there been in the earth angels walking securely, We would have sent down upon them from the sky an angel as messenger.”

Shabbir Ahmed

Say, "If angels walked about and dwelled in the earth, We would have sent an angel from the heaven as Messenger. " (43:60).

Syed Vickar Ahamed

Say; "If on the earth, there were placed, angels walking about in peace and (quiet) security, We should certainly have sent them down from the heavens an angel as a messenger. "

Taqi Usmani

Say, "Had there been angels (living) on the earth, walking about in peace, We would have certainly sent down an angel from the heavens as a messenger."

The Monotheist Group

Say: "If the earth had angels walking about in security, We would have sent down to them from the heaven an angel as a messenger."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Dis: ʺSʹil y avait sur terre des Anges marchant tranquillement, Nous aurions certes fait descendre sur eux du ciel un Ange-Messagerʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bibêje: Eger li ser erdê firîşte hebûna ku li serê bigeriyana û li wê bimana, helbet ji asîmanan me dê ji wan re pêxemberekî firîşte bişanda. (Lê belê ji ber ku xelkê erdê mirov in, pêxemberên wan jî dê beşer bin).

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zeg: ʺAls er op de aarde engelen waren geweest die rustig rondwandelden, dan hadden Wij tot hen uit de hemel een engel als gezant neergezonden.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Antwoord: Indien de engelen op aarde hadden gewandeld als rustige inwoners, zouden wij zekerlijk een engel als onzen gezant van den hemel tot hen hebben nedergezonden.

Hollandaca — Siregar

Zeg: ʺWanneer er op de aarde Engelen waren die rustig rondliepen, dan zouden Wij een Engel tot hen als Boodschapper neergezonden hebben.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажи (о, Пророк) (этим многобожникам): «Если бы были на земле ангелы, которые ходят спокойно, тогда бы Мы, непременно, низвели к ним с неба ангела посланником (но обитатели земли – люди, и поэтому посланником от Аллаха к ним отправлен человек, чтобы они могли говорить и понимать его)».

Rusça — Osmanov

Отвечай [, Мухаммад]: ʺЕсли бы ангелы спокойно ходили по земле, то Мы отправили бы к ним посланником ангелаʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Säg: ʺOm änglarna hade vandrat omkring lugnt och stilla på jorden skulle Vi helt säkert ha låtit en ängel från himlen komma till dem som Vårt sändebud.ʺ