Hoşlarına gitmeyen şeyleri Allah'a isnad ederler. En güzel sonuç kendilerininmiş diye dilleri de yalan uyduruyor. Hiç şüphe yok ki onlara cehennem vardır ve onlar oraya en önde sokulacaklardır.

وَيَجْعَلُونَ لِلّٰهِ مَا يَكْرَهُونَ وَتَصِفُ اَلْسِنَتُهُمُ الْكَذِبَ اَنَّ لَهُمُ الْحُسْنٰى لَا جَرَمَ اَنَّ لَهُمُ النَّارَ وَاَنَّهُمْ مُفْرَطُونَ

ve yec'ǎlūne li (a)llahi mā yekrahūne ve teSifu elsinetuhumu l-keƶibe enne lehumu l-Husnā lā cerame enne lehumu n-nāra ve ennehum mufraTūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَيَجْعَلُونَve yec'ǎlūneج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakve isnad ediyorlar
2لِلّٰهِli (a)llahiAllah'a
3مَاşeyi
4يَكْرَهُونَyekrahūneك ر هZor bulmak, hoşlanmamak, onaylamamak, tiksinti duymak, isteksiz olmak, tiksinmek, nefret etmek, iğrenmek, nefret etmek, isteksiz olmakhoşlanmadıkları
5وَتَصِفُve teSifuو ص فBir şeyi iyi veya kötü olarak tanımlamak, bir şeyi gerçek olarak ileri sürmek, başarmak, atfetmek, belirtmek.ve uyduruyorlar
6اَلْسِنَتُهُمُelsinetuhumuل س نBir dil/konuşma/lisan, birini dilinden yakalamak, sözlerle ısırmak, bir şeyi sivri uçlu yapmak, akıcı konuşma.onların dilleri
7الْكَذِبَl-keƶibeك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.yalan
8اَنَّennehakkında
9لَهُمُlehumukendilerinin olacağı
10الْحُسْنٰىl-Husnāح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.en güzel sonucun
11لَاhiç yok ki
12جَرَمَcerameج ر مBir şeyi kesmek veya koparmak, bir şey kazanmak/elde etmek/edinmek, birini suç işlemeye yönlendirmek veya teşvik etmek, bir suç/günah/kabahat/hata işlemek, itaatsizlik yapmak, açık/net olmak, bir şeyi tamamlamak, bir şeyi bitirmek veya sonlandırmak [tamamlandığında].şüphe
13اَنَّennemutlaka
14لَهُمُlehumuonlara vardır
15النَّارَn-nāraن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakateş
16وَاَنَّهُمْve ennehumve onlar
17مُفْرَطُونَmufraTūneف ر طÖnceden gelmek, ihmal etmek, ihmalkâr olmak, atlamak, aşırı olmak, terk etmek, aceleci veya haksız davranmak, yetersiz kalmak, sınırları aşmak, müsrif/aşırı olmak, adaletsizlik, başkalarını geçmek. mufratun - önceden gönderilip terk edilmek ve bırakılmak.ona sürüleceklerdir

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah'a, kendilerinin bile hoşlanmadıkları şeyleri atfederler ve dilleri de güzel ve hayırlı sonucun kendilerine mukadder olduğunu yalan yere söyler durur. Hiç şüphe yok ki onlarındır ateş ve tezcek, herkesten önce onlar girerler ateşe.

Abdulkadir Gölpınarlı

Allahʼa, kendilerinin bile hoşlanmadıkları şeyleri atfederler ve dilleri de güzel ve hayırlı sonucun kendilerine mukadder olduğunu yalan yere söyler durur. Hiç şüphe yok ki onlarındır ateş ve tezcek, herkesten önce onlar girerler ateşe.

Adem Uğur

Kendilerinin hoşlarına gitmeyen şeyleri Allah'a isnat ediyorlar. En güzel sonucun kendilerinin olduğunu anlatan dilleri de yalanın örneğini veriyor. Hiç şüphesiz onlar için sadece ateş vardır ve onlar, (ateşe) terkolunacaklar.

Ahmed Hulusi

(Müşrikler) hoşlanmadıkları şeyleri Allah'a yakıştırırlar (melekler kızlarıdır diyerek). . . Üstelik de yalan söyleyip, en güzel geleceğin kendilerine ait olduğunu iddia ederler. Şüphesiz onlara ateş vardır ve onlar en önde götürüleceklerdir.

Ahmet Tekin

Müşrikler, kendilerinin hoşlanmadıkları şeyleri Allah’a yakıştırıyorlar. Dilleri, yalan yere en güzel mükâfatın kendilerine ait olduğunu ifade ediyor. Hiç şüphesiz onlar için ateş, cehennem vardır. Onlar, herkesten önce cehenneme atılacaklar ve unutulacaklar.

Ahmet Varol

Kendilerinin hoşlanmadıklarını Allah'a isnad ediyorlar; dilleri de en güzelin kendilerinin olacağı konusunda yalan uyduruyor. Şüphesiz onlar için ateş (cehennem) vardır ve onlar (orada) öncüdürler.

Ali Bulaç

Onlar, Allah'a, hoşlarına gitmeyen şeyleri uygun görürler, dilleri de yalan olarak en güzel olanın 'kendilerinin olduğunu' düzmektedir. Hiç şüphesiz ateş onlar içindir ve hiç şüphesiz onlar, (cehennemde) öncülerdir.

Ali Fikri Yavuz

Hem kendilerinin hoşlanmamakta oldukları kızları Allah’a isnad ediyorlar, hem de: “-En güzel akıbet onlarınmış.” diye dilleri kendilerine yalan söylüyor. Çare yok, ateş onların... Oraya en önde gidip kalacaklardır.

Ali Rıza Safa

Hoşlanmadıkları şeyleri, Allah'a yakıştırıyorlar. Dilleri de en güzel olanın kendilerine özgü olduğu yalanını söylüyor. Kuşkusuz, ateş, kesinlikle onlar içindir. Zaten aslında, onlar, öncüler olacaklardır.

Bayraktar Bayraklı

Hoşlarına gitmeyen şeyleri Allah'a mal ediyorlar. En güzel şeylerin de kendilerine ait olduğunu söylüyorlar. Şüphesiz, onlara ateş vardır ve onlar ateşte terkolunacaklardır.

Bekir Sadak

Begenmediklerini Allah'a malederler. Dilleri, guzel seylerin kendilerine ait oldugunu yalan yere soyler durur. Cehennemin onlarin oldugunda ve onceden oraya gideceklerinde suphe yoktur.

Celal Yıldırım

Hoşlanmadıkları şeyleri Allah'a ait kılarlar. Dilleri ise yalan söyler de en güzel şeyleri kendilerine nisbet ederler. Şüphe yok ki, ateş onlarındır ve elbette Cehennem'e ilk varanlar da onlardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Hoşlanmadıkları şeyleri Allah’a nisbet ediyorlar. Öte yandan en güzel sonucun kendileri için olacağı yolunda dillerinden asılsız iddialar dökülüyor. Kaçınılmaz olarak onlara ancak ateş vardır ve onlar oraya sürüleceklerdir!

Diyanet İşleri

Hoşlarına gitmeyen şeyleri Allah'a isnad ederler. En güzel sonuç kendilerininmiş diye dilleri de yalan uyduruyor. Hiç şüphe yok ki onlara cehennem vardır ve onlar oraya en önde sokulacaklardır.

Diyanet İşleri (eski)

Beğenmediklerini Allah'a malederler. Dilleri, güzel şeylerin kendilerine ait olduğunu yalan yere söyler durur. Cehennemin onların olduğunda ve önceden oraya gideceklerinde şüphe yoktur.

Diyanet Vakfi

Kendilerinin hoşlarına gitmeyen şeyleri Allah'a isnat ediyorlar. En güzel sonucun kendilerinin olduğunu anlatan dilleri de yalanın örneğini veriyor. Hiç şüphesiz onlar için sadece ateş vardır ve onlar, (ateşe) terkolunacaklar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Müşrikler, kendilerinin hoşlanmadıkları şeyleri, Allah'a isnad ediyorlar. Dilleri, en güzel şeylerin kendilerine ait olduğunu yalan yere durmadan söyler. Hiç şüphesiz onlar için, sadece ateş vardır. Oraya en önde gidip kalacaklardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar, kendilerinin hoşlanmayacakları şeyleri Allah'a isnat ediyorlar, dilleri de en güzel akıbetin kendilerinin olduğuna ait yalan söylüyor. Doğrusu, onların hakkı sadece ateştir ve onlar en önde gidecekler o ateşe!

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem Allaha kendilerinin hoşlanmıyacakları şeyler isnad ediyorlar, hem de dilleri kendilerine yalan söylüyor: en güzel akıbet onlarınmış! Doğrusu ateş onların, hem onlar ona en önde gidecekler

Erhan Aktaş

Onlar, hoşlanmadıkları şeyleri Allah'a ait kılarlar. Dilleri en iyinin kendilerine ait olduğu yalanını söyler durur. Ateş onlara aittir. Onlar ifratta olanlardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, hoşlanmadıkları şeyleri Allah'a ait kılarlar. Dilleri en iyinin kendilerine ait olduğu yalanını söyler durur. Ateş onlara aittir. Onlar ifratta olanlardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, hoşlanmadıkları şeyleri Allah'a ait kılarlar. Dilleri en iyinin kendilerine ait olduğu yalanını söyler durur. Ateş onlara aittir. Onlar ifratta olanlardır.

Fizilal-il Kuran

Hoşlarına gitmeyen şeyleri Allah'a yakıştırırlar. Buna rağmen en güzel akıbet kendilerinin olacak diye asılsız kuruntular gevelerler. Oysa, hiç kuşku yok ki, yerleri cehennemdir, oraya öncelikle gireceklerdir.

Gültekin Onan

Onlar, Tanrı'ya, hoşlarına gitmeyen şeyleri uygun görürler, dilleri de yalan olarak en güzel olanın 'kendilerinin olduğunu' düzmektedir. Hiç şüphesiz ateş onlar içindir ve hiç şüphesiz onlar, (cehennemde) öncülerdir.

Hamdi Döndüren

Onlar, kendilerinin hoşlanmadıklarını Allah’a isnat etmektedirler, ama dilleri ise, “En güzel sonucun kendilerinin olduğunu yalan yere söyler durur! Onlara mutlaka ateş vardır ve onlar ona sürüleceklerdir.

Hasan Basri Çantay

Onlar Allah kendilerinin bile hoşlanmamakda oldukları şeyleri isnad ederler, dilleri de yalan yere en güzel (aakıbet) in muhakkak kendilerine has olduğunu söyler. Hiç şüphe yokdur ki onların hakkı ateşdir ve onlar (cehennemin) öncüler (i) dir.

Hasib Asutay

Hoşlarına gitmeyen şeyleri Allah'a isnat ederler, dilleri de yalan yere en güzel (akibet) in muhakkak kendilerinin olduğunu söyler. Şüphesiz onların hakkı ateştir ve onlar (cehennemde) öncülerdir.

Hayrat Neşriyat

Hem beğenmeyecekleri şeyleri Allah’a isnâd ediyorlar, hem de en güzel (âkıbet)gerçekten kendilerininmiş diye dilleri yalan söylüyor. Hiç şübhesiz ki, onlar için ateş vardır ve onlar (ona) gerçekten en önde götürülecek kimselerdir!

İbni Kesir

Hoşlanmadıklarını Allah'a mal ederler. Dilleri de güzel şeylerin kendilerinde olduğunu yalan yere söyler durur. Şüphesiz cehennem onlarındır. Ve onlar, gerçekten aşırı gidenlerdir.

Mehmet Okuyan

Kendilerinin hoşlarına gitmeyen şeyleri Allah’a yakıştırıyorlar; dilleri de (mahşerde) en güzel (ödülün) kendilerinin olduğu yalanını yakıştırıyor. Şüphesiz ki onlar için sadece ateş vardır ve onlar şüphesiz ki (ateşe) terk edileceklerdir.

Muhammed Esed

Ve bir de, hoşlanmadıkları şeyi (önce) Allah'a yakıştırırlar; sonra da kalkıp bunu dile getirirken, sanki en güzel, en erdemli olan neyse onu hak etmişler gibi, gerçek dışı, yalan açıklamalarda bulunurlar. Aslında, onlar sadece ateşi hak etmektedirler ve şüphesiz kendileri (Allah'ın rahmetinden) uzak tutulacaklar!

Mustafa İslamoğlu

Hem kendilerinin hoşlanmadığı şeyi Allah'a layık görürler, hem de en güzel akıbete kendileri layıkmış gibi yalan beyanda bulunan dilleriyle kendilerini aldatırlar. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın ki, ellerine geçen sadece ateş olacaktır; üstelik de onlar önden buyur edilecekler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Allah için kendilerinin hoşlanmadıklarını isnat ederler ve dilleri yalanı söylüyor ki, onlar için elbette en güzel akıbet vardır. Şüphe yok ki onlar için ateş vardır. Ve onlar mutlaka o ateşte terkedilmişlerdir.

Ömer Öngüt

Hoşlarına gitmeyen şeyleri Allah'a nisbet ederler. Güzel şeylerin ise kendilerinin olduğunu anlatan dilleri de yalan söylüyor. Hiç şüphesiz ki onlar için sadece ateş vardır ve onlar ateşe sürüleceklerdir.

Suat Yıldırım

Hem utanmadan, kendilerinin beğenmedikleri şeyleri Allah’a yakıştırıyor,O’nun dinini, peygamberini hafife alıyorlar, hem de en güzel âkıbetin kendilerini beklediği yalanını uyduruyorlar. Beklesinler bakalım!Onlara olsa olsa ateş vardır!Hem de oraya gireceklerin başında olacaklardır.

Süleyman Ateş

Kendilerinin hoşlanmadıkları şeyi Allah'a veriyorlar, üstelik de dilleri, "En güzel sonuç, kendilerinin olacak" diye yalan söylüyor. Onlara mutlaka ateş vardır ve onlar ona sürüleceklerdir!

Süleymaniye Vakfı

Hoşlanmadıkları şeyleri Allah'a yakıştırırlar. Dilleri de en güzelinin kendilerine ait olacağına dair yalanlar ileri sürer. Şüphe yok ki onların payına düşen ateştir ve orada bırakılıp unutulacaklardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dillerinin süslediği yalanla en güzelin kendi hakları olduğunu söyleyerek beğenmedikleri şeyi Allah'a mal ederler. Zerre kadar şüphe yok ki onların hak ettikleri ateştir ve oraya önce onlar sokulacaklardır.

Şaban Piriş

Hoşlarına gitmeyen şeyleri Allah'a mal ederler ve yalana alışkın dilleri en güzel şeylerin kendilerine ait olduğunu ifade eder. Kuşkusuz onlara ait olan "ateş"tir. Ve onlar "cehennem"e doldurulacaklardır.

Tefhim-ul Kuran

Onlar, Allah'a, hoşlarına gitmeyen şeyleri uygun görürler, dilleri de yalan olarak en güzel olanın 'kendilerinin olduğunu' düzmektedir. Hiç şüphesiz ateş onlar içindir ve hiç şüphesiz onlar, (cehennemde) öncülerdir.

Ümit Şimşek

Kendilerinin hoşlanmadığı şeyi Allah'a yakıştırıyorlar; bir de kendilerini güzel bir âkıbetin beklediğine dair dilleriyle yalan uyduruyorlar. Hiç kuşkusuz onların hakkı ateştir ve oraya herkesten önce gireceklerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Kendilerinin bile çirkin bulacağı şeyleri Allah'a isnat ediyorlar. Dilleri de yalan düzüp donatıyor: En ileri güzellik onlarınmış! Kuşkusuz olan şu: Onlar için ateş vardır. Ve ona en önden gideceklerdir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar özlərinin xoşlamadıqları qızları Allaha aid edirlər. Dilləri də yalandan ən gözəl aqibətin onların olacağını söyləyir. Şübhəsiz ki, od onlar üçün hazırlanmışdır və onlar orada tərk olunacaqlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Müşriklər) özlərinin bəyənmədiklərini (qızları) Allaha isnad edərlər. Dilləri də: ″Onları ən gözəl aqibət (Cənnət, Allah rizası) gözləyir!″ - deyə yalan söylər. Şübhəsiz ki, onları Cəhənnəm gözləyir. Onlar (Cəhənnəm atəşinə daxil olduqdan sonra hamı tərəfindən) tərk olunacaqlar. (Və ya onlar gündən-günə Cəhənnəmə yaxınlaşanlardır.)

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie schreiben Gott zu, was ihnen verhaßt ist, und sie lügen weiter, indem sie behaupten, daß ihnen der beste Lohn zusteht. Ohne Zweifel steht ihnen die Hölle zu, in der sie sich - verloren und vergessen - zusammendrängen werden.

Almanca — Der Edle Quran

Und sie geben Allah, was ihnen (selbst) zuwider ist, und ihre Zungen behaupten die Lüge, daß für sie (nur) das Beste ist. Zweifellos ist für sie das (Höllen)feuer und daß sie vernachlässigt werden.

Almanca — M. A. Rassoul

Und sie schreiben Allah zu, was ihnen (selbst) mißliebig ist, und ihre Zungen äußern die Lüge, daß sie das Beste erhalten würden. Zweifellos wird ihnen das Feuer zuteil werden, und (darin) sollen sie unbeachtet bleiben.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sie schreiben ALLAH das zu, was sie verabscheuen, und ihre Zungen beschreiben die Lüge, daß ihnen unweigerlich das Beste gebührt. Zweifellos eindeutig ist es, daß für sie das Feuer bestimmt ist, und daß sie ohnehin hineingetrieben werden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And they ascribe to Allah the female gender which they themselves detest and they give a speaking tongue to falsehood at the grossness of which; common sense revolts. They presume upon Allah that all that is good and pleasing shall fall to their lot. It is no wonder that Hell shall be the sea of misery into which their sail be rushed.

Abdul Haleem

They attribute to God what they themselves dislike while their own tongues utter the lie that the best belongs to them. Without doubt it is the Fire that belongs to them: they will be given priority there!

Abdullah Yusuf Ali

They attribute to Allah what they hate (for themselves), and their tongues assert the falsehood that all good things are for themselves: without doubt for them is the Fire, and they will be the first to be hastened on into it!

Abul A'la Maududi

They assign to Allah what they dislike for themselves and their tongues utter a sheer lie in stating that a happy state awaits them. Without doubt the Fire awaits them and it is to it that they shall be hastened.

Aisha Bewley

They allot to Allah what they themselves dislike and their tongues frame the lie that they will receive the Best. There is no doubt at all that they will receive the Fire and that they are people who go to excess.

Al-Hilali & Khan

They assign to Allâh that which they dislike (for themselves), and their tongues assert the falsehood that the better things will be theirs. No doubt for them is the Fire, and they will be the first to be hastened on into it, and left there neglected. (Tafsir Al-Qurtubî)

Ali Quli Qarai

They attribute to Allah what they dislike [for themselves], and their tongues assert the lie that the best reward will be theirs. Undoubtedly, the Fire shall be their lot and they will be foremost [in entering it].

Amatul Rahman Omar

And they ascribe to Allâh what they dislike (for themselves), nevertheless their tongues utter the lie that they shall have the best of every thing (in the Hereafter). As a matter of fact there awaits them the Fire, and indeed they are the ones to be sent (therein) in advance and abandoned.

Arthur John Arberry

They assign to God that they themselves dislike; and their tongues describe falsehood, that the reward most fair shall be theirs. Without any doubt theirs shall be the Fire, and they are hastened in.

Bijan Moeinian

They attribute to God what they consider to be a disgrace for themselves to own. Then they say all kinds of lies to pretend that they are righteous! Beyond any shadow of the doubt they have earned the Hell in which they will be abandoned.

E. Henry Palmer

They set down to God what they abhor themselves; and their tongues describe the lie that 'good is to be theirs. ' Without a doubt theirs is the Fire, for, verily, they shall be sent on there!

Edip-Layth

They attribute to God what they hate, and their tongues assert lies that they will get the best. No doubt they will have the fire, for they have rebelled.

George Sale

They attribute unto God that which they dislike themselves, and their tongues utter a lie; namely, that the reward of paradise is for them. There is no doubt but that the fire of hell is prepared for them, and that they shall be sent thither before the rest of the wicked.

Hamid S. Aziz

They assign to Allah what they abhor themselves; and their tongues expound the lie that all good is to be theirs. " Without a doubt theirs is the Fire, for, verily, they shall be abandoned therein.

Mahmoud Ghali

And they make up to Allah what they (themselves) hate; and their tongues describe the lie that they will have the fairest (reward). No question that theirs will be the Fire, and they have been led far in excess.

Marmaduke Pickthall

And they assign unto Allah that which they (themselves) dislike, and their tongues expound the lie that the better portion will be theirs. Assuredly theirs will be the Fire, and they will be abandoned.

Mohamed Ahmed - Samira

Yet they attribute to God what they find detestable; and their tongues assert the lie that for them is only good. On the contrary, there is Fire for them, and they will be thrown into it.

Muhammad Asad

As it is, they ascribe to God something that they [themselves] dislike -and [all the while] their tongues utter the lie that [by doing so] they earn supreme merit! Truly, they earn but the fire, and will be left out [of God's grace]!

Mustafa Khattab

They attribute to Allah what they hate ˹for themselves˺,[1] and their tongues utter the lie that they will have the finest reward. Without a doubt, for them is the Fire, where they will be abandoned.

Progressive Muslims

And they assign to God what they hate, and their tongues describe with lies that they will have what is good. No doubt they will have the Fire, for they have rebelled.

Sahih International

And they attribute to Allah that which they dislike, and their tongues assert the lie that they will have the best [from Him]. Assuredly, they will have the Fire, and they will be [therein] neglected.

Sam Gerrans

And they assign to God what they dislike; and their tongues describe the lie that they will have the best. Without doubt, they will have the Fire, and they will be rushed in.

Shabbir Ahmed

They ascribe to Allah what they dislike for themselves, and then utter the lie that the fair reward is for them. Surely, for them is the Fire, and they will be hastened on into it (56:10).

Syed Vickar Ahamed

They give to Allah what they dislike (for themselves), and their tongues insist on the lies that all good things are for themselves: Without doubt, the Fire is for them, and they will be the first to be pushed into it!

Taqi Usmani

They assign to Allah what they themselves dislike, and their tongues make the false statement that for them there is a happy end. No, Fire is imminently theirs, and they are being driven (towards it) speedily.

The Monotheist Group

And they assign to God what they hate, and their tongues describe with lies that they will have what is good. No doubt they will have the Fire, for they have rebelled.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ils assignent à Allah ce quʹils détestent (pour eux-mêmes). Et leurs langues profèrent un mensonge quand ils disent que la plus belle récompense leur sera réservée. Cʹest le Feu, sans nul doute, qui leur sera réservé et ils y seront envoyés, les premiers.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew (muşrik) a ku ji bo xwe navên didin aliyê Xwedê. Zimanê wan bi derew dibêje: Ku encama bixêr her ji bo wan e. Bêşik û şubhe agir her ji bo wan e û bêguman ew beriya her kesî diçin dojehê.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij kennen aan God toe wat hun tegenstaat en hun tongen uiten de leugen dat er voor hen het mooiste is weggelegd. Het staat vast dat het vuur voor hen bestemd is en dat zij voortgedreven worden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij schrijven aan God toe wat zij zelve haten, en hunne tongen spreken eene leugen uit, als zij zeggen, dat de belooning van het paradijs voor hen is bestemd. Er bestaat geen twijfel, of het vuur der hel voor hen is gereed gemaakt, en dat zij daarin zullen nedergeworpen worden, vóór het overige deel der zondaren.

Hollandaca — Siregar

En zij kennen aan Allah toe waar zij zelf een afschuw van hebben en hun tongen beschrijven de leugen dat er voor hen het mooiste is. Het is zeker dat er voor hen de Hel is en dat zij zich (er naar toe) haasten.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И приписывают они [многобожники] Аллаху то, что сами ненавидят [дочерей], и языки их описывают [говорят] ложь, что им (уготовано) наилучшее [прекрасный исход дел]. Несомненно, им (уготован) Огонь. И они будут покинуты [оставлены и забыты] (в нем)!

Rusça — Osmanov

Они приписывают Аллаху то, что им неугодно, уста их глаголят ложь, [когда утверждают], что им принадлежит прекрасное. Без сомнения, им уготован адский огонь, и они будут отринуты [Аллахом].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De tilldelar Gud vad de (själva) avskyr och påstår (samtidigt) med en lögn att det högsta goda väntar dem. Utan tvivel är det Elden som väntar dem och dit skall de förpassas utan dröjsmål!