Daha önce sana anlattıklarımızı yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz (bununla) onlara zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

وَعَلَى الَّذِينَ هَادُوا حَرَّمْنَا مَا قَصَصْنَا عَلَيْكَ مِنْ قَبْلُ وَمَا ظَلَمْنَاهُمْ وَلٰكِنْ كَانُوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

ve ǎlā (e)lleƶīne hādū Harramnā mā ḳaSaSnā ǎleyke min ḳablu ve mā Zelemnāhum ve lākin kānū enfusehum yeZlimūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَعَلَىve ǎlāve
2الَّذِينَ(e)lleƶīneolanlara da
3هَادُواhādūه و دYahudi olmak, yönlendirilmek, görevine nazikçe geri dönmek. Tahweed: sürünmek, emeklemek; Tövbe.Yahudi
4حَرَّمْنَاHarramnāح ر مYasaklamak, engellemek, önlemek, yasadışı ilan etmek veya yapmak, mahrum bırakmak, kutsal/dokunulmaz/saygı veya hürmet veya onura layık olmak, bir şeyi reddetmek veya inkar etmek, birini umutsuzluğa sürüklemek, refahtan mahrum bırakmak, talihsiz kılmak, inatla ısrar etmek, tartışma veya davada veya çekişmede ısrar etmek, asi veya inatçı olmak, bir şeyi sıkıca bağlamak, bir şeyden uzak durmak, kumar oyununda bahis veya iddia için yarışmada birini yenmek, yasaklama durumunda olmak, kendini korumak veya savunmak.haram kılmıştık
5مَا
6قَصَصْنَاḳaSaSnāق ص صİletmek, anlatmak/iletişim kurmak/hikaye etmek/nakletmek, birinin izini takip etmek, geri dönmek, misilleme yapmak, kesmek, ilişkili olmak, beyan etmek, bahsetmek. Qasasun - anlatı/hikaye, takip etme eylemi. Qisas - adil misilleme/kısas.anlattıklarımızı
7عَلَيْكَǎleykesana
8مِنْmin
9قَبْلُḳabluق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekbundan önce
10وَمَاve mādeğildik
11ظَلَمْنَاهُمْZelemnāhumظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakonlara zulmediyor
12وَلٰكِنْve lākinfakat
13كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinediyorlardı
14اَنْفُسَهُمْenfusehumن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunanonlar kendilerine
15يَظْلِمُونَyeZlimūneظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakzulm

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Yahûdi olanlara da daha önce sana anlattığımız şeyleri harâm etmiştik. Onlar, bize zulmetmediler, kendilerine zulmettiler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Yahûdi olanlara da daha önce sana anlattığımız şeyleri harâm etmiştik. Onlar, bize zulmetmediler, kendilerine zulmettiler.

Adem Uğur

Sana anlattıklarımızı, daha önce, yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmedik, fakat, onlar kendilerine haksızlık ediyorlardı.

Ahmed Hulusi

Biz daha önce sana hikaye edip anlattığımız şeyleri, Yahudi olanlar üzerine de haram etmiştik. . . Biz onlara zulmetmedik, fakat onlar kendi nefslerine zulmediyorlardı.

Ahmet Tekin

Sana anlattıklarımızı, daha önce, yahudiliğin takipçilerine de haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmedik. Fakat onlar kendilerine, birbirlerine haksızlığı alışkanlık haline getiriyorlardı.

Ahmet Varol

Yahudilere de daha önce sana anlattıklarımızı haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmedik, ama onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

Ali Bulaç

Yahudi olanlara da, bundan önce sana aktardıklarımızı haram kıldık. Biz onlara zulmetmedik, ancak onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.

Ali Fikri Yavuz

Daha önce (En’am sûresi, 146. âyet’de) Yahudi’lere haram kıldığımız şeyleri sana (ey Rasûlüm) anlatmıştık. Biz, onlara zulüm yapmadık, fakat onlar kendi nefislerine zulüm yapıyorlardı.

Ali Rıza Safa

Sana anlattıklarımızı, daha önce, Yahudilere de yasaklamıştık. Biz, onlara haksızlık etmedik. Tam tersine, onlar, kendilerine yazık ettiler.

Bayraktar Bayraklı

Sana anlattıklarımızı daha önce Yahudilere de haram kılmıştık. Biz onlara haksızlık etmedik; aksine onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

Bekir Sadak

Sana anlattiklarimizi, daha once, yahudi olanlara da haram kilmistik; biz onlara zulmetmedik, onlar kendilerine zulmediyorlardi.

Celal Yıldırım

Daha önce sana anlattıklarımızı da Yahudi olanlara haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmedik, ama onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Yahudilere daha önce sana sözünü ettiğimiz şeyleri haram kılmıştık. Onlara biz haksızlık etmedik, fakat onlar kendi kendilerine haksızlık ediyorlardı.

Diyanet İşleri

Daha önce sana anlattıklarımızı yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz (bununla) onlara zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Diyanet İşleri (eski)

Sana anlattıklarımızı, daha önce, yahudi olanlara da haram kılmıştık; biz onlara zulmetmedik, onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Diyanet Vakfi

Sana anlattıklarımızı, daha önce, yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmedik, fakat, onlar kendilerine haksızlık ediyorlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sana anlattıklarımızı, daha önce yahudilere de haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmemiştik. Fakat onlar kendi kendilerine zulmetmişlerdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yahudilere ise bundan önce sana aktardıklarımızı haram kıldık ve onlara biz zulmetmedik, fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yehudi olanlara ise bundan evvel sana naklettiklerimizi haram kıldık ve onlara biz zulm etmedik ve lakin kendi kendilerine zulmediyorlardı

Erhan Aktaş

Sana anlattıklarımızı daha önce Yahudilere de haram kılmıştık. Biz, onlara haksızlık yapmadık. Fakat onlar kendi kendilerine haksızlık ediyorlardı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sana anlattıklarımızı daha önce Yahudilere de haram kılmıştık. Biz, onlara haksızlık yapmadık. Fakat onlar kendi kendilerine haksızlık ediyorlardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sana anlattıklarımızı daha önce Yahudilere de haram kılmıştık. Biz, onlara haksızlık yapmadık. Fakat onlar kendi kendilerine haksızlık ediyorlardı.

Fizilal-il Kuran

Yahudilere, sana daha önce anlattığımız yiyecekleri haram kıldık. Ama biz onlara zulmetmiş değiliz, tersine onlar kendi kendilerine zulmettiler.

Gültekin Onan

Yahudi olanlara da, bundan önce sana aktardıklarımızı haram kıldık. Biz onlara zulmetmedik, ancak onlar kendi nefslerine zulmediyodardı.

Hamdi Döndüren

Sana anlattıklarımızı, daha önce Yahudilere de haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmedik, ama onlar, kendi kendilerine zulmediyorlardı!

Hasan Basri Çantay

Biz sana anlatdığımız şeyleri Yahudilere daha evvel haram kılmışdık. (Bununla) biz onlara zulmetmemişdik. Fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Sana anlattıklarımızı daha önce, Yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı. (37) (37. İçinde bulundurulan dünya nimetleri yakında yok olacaktır. Sonra elem verici bir azaba uğratılacaklardır.)

Hayrat Neşriyat

Yahudi olanlara ise, daha önce sana anlattıklarımızı haram kılmıştık. Hâlbuki(biz) onlara zulmetmedik, fakat (onlar, kötü amelleriyle) kendilerine zulmediyorlardı.

İbni Kesir

Sana anlattıklarımızı daha evvel Yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmemiştik, fakat onlar kendilerine zulmetmişlerdi.

Mehmet Okuyan

Sana daha önce anlattıklarımızı yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz onlara haksızlık etmedik fakat onlar kendilerine yazık ediyorlardı.

Muhammed Esed

Ve (yalnız) Yahudi inancına bağlı olanlara sana daha önce sözünü ettiğimiz şeyleri yasakladık; çünkü onlara Biz haksızlık yapmadık; tam tersine, onlar kendi kendilerine haksızlık yaptılar.

Mustafa İslamoğlu

Ve yalnızca Yahudileşen kimselere sana daha önce aktardığımız şeyleri yasaklamıştık; ama onlara zulmeden biz değildik, ne var ki onlar asıl kendi kendilerine zulmettiler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve sana evvelce hikaye etmiş olduğumuz şeyleri Yahudilere haram kılmış idik. Ve onlara Biz zulüm etmedik velâkin onlar kendi nefislerine zulüm eder oldular.

Ömer Öngüt

Sana anlattıklarımızı daha önce yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmedik, onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Suat Yıldırım

Yahudilere de, daha önce sana bildirdiğimiz şeyleri haram kılmıştık. Bununla Biz onlara zulmetmedik. Lâkin onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

Süleyman Ateş

Yahudi olanlara da, bundan önce sana anlattıklarımızı haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmedik, fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı!

Süleymaniye Vakfı

Yahudilere de sana daha önce anlattığımız şeyleri haram kılmıştık. Biz onlara bir yanlış yapmadık; ama onlar yanlışı kendilerine yapıyorlardı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sana anlattığımız şeyleri daha önce Yahudilere de haram kılmıştık. Bizim onlara bir yanlışımız olmadı ama onlar, yanlışı kendilerine yapıyorlardı.

Şaban Piriş

Sana anlattıklarımızı daha önce Yahudilere de haram kılmıştık. Onlara biz zulmetmedik, fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

Tefhim-ul Kuran

Yahudi olanlara da, bundan önce sana aktardıklarımızı haram kıldık. Biz onlara zulmetmedik, ancak onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.

Ümit Şimşek

Yahudilere de, daha önce sana anlattığımız şeyleri haram kılmıştık. Biz onlara haksızlık etmedik; onlar kendilerine zulmedip duruyorlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Sana anlattıklarımızı daha önce, Yahudilere haram kılmıştık. Biz onlara haksızlık etmedik; aksine, onlar kendi benliklerine zulmediyorlardı.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Yəhudilərə haram etdiyimiz şeyləri daha əvvəl sənə xəbər vermişdik. Biz (bunları haram buyurmaqla) onlara zülm etmədik. Onlar (günah işlər görməklə) özləri özlərinə zülm edirdilər. (Buna görə də Allah bir çox neʼmətləri onlara haram buyurdu).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Den Juden haben Wir verboten, was Wir dir zuvor mitgeteilt haben. Wir haben ihnen nicht unrecht getan, sondern sie sind es, die sich selbst unrecht getan haben.

Almanca — Der Edle Quran

Und denjenigen, die dem Judentum angehören, haben Wir das verboten, worüber Wir dir zuvor berichtet haben. Und nicht Wir haben ihnen Unrecht getan, sondern sie haben sich selbst Unrecht zugefügt.

Almanca — M. A. Rassoul

Und denen, die Juden sind, haben Wir zuvor schon all das verboten, was Wir dir mitteilen. Und nicht Wir taten ihnen Unrecht, sondern sie taten sich selber Unrecht.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und den Juden erklärten WIR für haram all das, was WIR dir vorher berichteten. Und WIR fügten ihnen kein Unrecht zu, sondern sie pflegten, gegen sich selbst Unrecht zu begehen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

As to the Jews, We forbade them -for their iniquities- the things We have already mentioned to you O Muhammad earlier* We never wronged them but it was they who always wronged themselves.

Abdul Haleem

[Prophet], We forbade the Jews what We told you about. We did not wrong them; they wronged themselves.

Abdullah Yusuf Ali

To the Jews We prohibited such things as We have mentioned to thee before: We did them no wrong, but they were used to doing wrong to themselves.

Abul A'la Maududi

We have already recounted to you what We prohibited to the Jews. In so doing We did not wrong them; it is they who wronged themselves.

Aisha Bewley

We forbade the Jews those things We told you about before. We did not wrong them; rather they wronged themselves.

Al-Hilali & Khan

And unto those who are Jews, We have forbidden such things as We have mentioned to you (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) before [see Verse 6:146]. And We wronged them not, but they used to wrong themselves.

Ali Quli Qarai

We forbade to the Jews what We have recounted to you earlier, and We did not wrong them, but they used to wrong themselves.

Amatul Rahman Omar

We have already made unlawful to those (also) who judaised, all that We have related to you already. And We did not deal with them unjustly. Rather they wronged themselves.

Arthur John Arberry

And those of Jewry -- We have forbidden them what We related to thee before, and We wronged them not, but they wronged themselves.

Bijan Moeinian

For the Jews, I prohibited what I told you before (VI:It was not the Lord Who imposed hardship (such as the sanctity of the Sabbath) upon them. They are the ones who asked for it.

E. Henry Palmer

For those who are Jews we have forbidden what we have narrated to thee before; we did not wrong them, but it was themselves they wronged.

Edip-Layth

For those who are Jews, We forbade what We narrated to you before. We did not wrong them, but it was themselves they used to wrong.

George Sale

Unto the Jews did We forbid that which we have told thee formerly: And We did them no injury in that respect; but they injured their own souls.

Hamid S. Aziz

For those who are Jews We have forbidden what We have already narrated to you. We wronged them not, but they were wont to wrong themselves.

Mahmoud Ghali

And for the ones who Judaized, (i. e., adopt Judaism) We have prohibited for them what we narrated to you earlier and in no way did We do them an injustice, but to themselves they were doing injustice.

Marmaduke Pickthall

And unto those who are Jews We have forbidden that which We have already related unto thee. And We wronged them not, but they were wont to wrong themselves.

Mohamed Ahmed - Samira

We have already told you what We have forbidden the Jews. We did not wrong them, they wronged themselves.

Muhammad Asad

And [only] unto those who followed the Jewish faith did We forbid all that We have mentioned to thee ere this; and no wrong did We do to them, but it was they who persistently wronged themselves.

Mustafa Khattab

To the Jews, We have forbidden what We related to you before.[1] We did not wrong them, but it was they who wronged themselves.

Progressive Muslims

And for those who are Jews, We forbade what We narrated to you before. We did not wrong them, but it was themselves they used to wrong.

Sahih International

And to those who are Jews We have prohibited that which We related to you before. And We did not wrong them [thereby], but they were wronging themselves.

Sam Gerrans

And to those who hold to Judaism We made unlawful what We related to thee before; and We wronged them not, but they wronged their souls.

Shabbir Ahmed

To the Jews We had prohibited such things as We have mentioned to you before (6:147). We did them no wrong, but they were used to doing wrong to themselves (following their religious leadership instead of the Revelation).

Syed Vickar Ahamed

And for the Jews (also), We prohibited such things like what We have told you before: We did not do them any wrong, but they were used to doing wrong to themselves.

Taqi Usmani

For those who are Jews, We had prohibited that which We have already told you; and We did not wrong them, but it was they who used to wrong themselves.

The Monotheist Group

And for those who are Jewish, We forbade what We told to you before. And We did not wrong them, but they were wronging themselves.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Aux Juifs, Nous avions interdit ce que Nous tʹavons déjà relaté. Nous ne leur avons fait aucun tort; mais ils se faisaient du tort à eux-mêmes.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Resûlê min!) Ew a ku berê Me ji te re gotî, Me ew li cihûyan heram kiribû. Me li wan zilm nekiriye, lê belê wan li xwe zilm dikir.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Aan hen die het jodendom aanhangen hebben Wij verboden wat Wij jou al eerder verteld hebben. Wij hebben hun geen onrecht aangedaan, maar zij hebben zichzelf onrecht aangedaan.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Den Joden verboden wij wat wij u reeds vroeger verhaalden, en wij behandelden hen daarin niet onrechtvaardig; maar zij handelen zelven onrechtvaardig omtrent hunne eigene zielen.

Hollandaca — Siregar

En de Joden verboden Wij wat Wij jou vroeger verhaalden. Wij deden hen geen onrecht aan maar zij waren onrechtvaardig voor zichzelf.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А тем, которые стали иудеями, Мы запретили то, что рассказали тебе (о, Пророк) раньше [[Смотрите Сура 6, аят 146]]. И не поступили Мы несправедливо по отношению к ним, но они сами поступили несправедливо по отношению к самим себе (совершая неверие и злодеяния, тем самым, заслужив это запрещение).

Rusça — Osmanov

А иудеям Мы запретили то, о чем рассказали тебе раньше. Мы не проявили к ним несправедливости, они сами были несправедливы к себе.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men Vi förbjöd dem som följde den judiska tron det som Vi tidigare låtit dig veta; Vi gjorde dem ingen orätt; nej, det var de som gjorde sig själva orätt.